banner238
banner264

“ OĞLUMA SÖZÜM VAR”


08 Haziran 2011, 11:49

             

       Minarelerden insanda ağlama istediği uyandıran akşam ezanı yükselirken, bir martı sürüsü denize değer gibi uçuyordu. Yağmur birikintilerine bata çıka ilerleyen insanların tek derdi; bir an önce evlerine varmaktı. Çünkü gökyüzünden sicim gibi boşalan yağmur, insanları kapalı mekânlara girmeye zorluyordu.

         Üsküdar’ın ara sokaklarında koşan insanların pantolonuna yapışan çamur parçacıkları, bir iskelenin ayaklarına tutunan midyeler gibiydi.

        Soğuğa karşı paltosunun yakasını kaldıran arkadaşım Murat, bir mağazanın önünde, dizlerini karnına çekmiş, çenesini dizine dayayan, kafasında bordo-mavi şapka olan adamı işaret etti bana.

        **

        Akşamın o saatinde, Üsküdar’ın tam göbeğinde, hem bizim oralı, hem de Trabzonsporlu. Sana selam vermeden, senin halini-hatırını sormadan, umursamaz bir tavırla yanından geçer miyiz be amca!

         Geçimini insanları tartarak sağlayan yaşlı adama yüksek sesle selam verdikten sonra, hem kilomuzu öğrenmek, hem de iyi bir muhabbet ortamı sağlamak için çıktık kantara, “ Nerelisin bey amca? Bu soğukta değiyor mu bari? Trabzonsporlusun belli. Fakat şapkan bayağı eski, solmak üzere rengi, kabul edersen eğer, hediye edelim yenisini” dedik.

         Gözlerini büyük gösteren gözlüğünün üzerinden bir müddet süzdü bizi birkaç dakika önce tanıdığımız insan. Birden ciddileşti; tek kaşını hafifçe, kendini önemseyen bir tavırla ayağa kaldırdı. Güçlü bir öksürük nöbeti zayıf bedenini öne arkaya sallamasına rağmen kedi çevikliğinde ayağa kalktı.

          Arkadaşım, “ Durumun yanlış anlaşılmamasını, kendisinin antrenör, benim gazeteci olduğumu, nüfus kağıdımıza Trabzon yazdığını” söylemeyi ihmal etmedi.

          **

           Soğuktan burnu kızaran yaşlı adam, derin bir iç çekti. Mutlu oldu, sevindi. Üşüyen ellerini ovuşturdu. Kulak memelerindeki yağmur damlalarını sildi, “ Acı patlıcanı kırağı çalmaz. Böyle havalar memleketi getiriyor beni” dedikten sonra, vücudunun tüm ağırlığını bir ayağına verdi, uzaklara baktı, daldı…

         Bir müddet sonra konuyu tekrar kafasındaki şapkaya getirdik, “ Niçin değiştirmediğini?” sorduk.

         Soluğunun altından mırıldandı. Doğruldu, adeta beton sütünü kesildi bacakları. Başını yağmurun dövdüğü mağazanın tentesini dikti. Bakışları tutkalla yapışmıştı sanki bu sıra dışı görüntüye. “ Emekli olduğunu, Trabzonspor’un İstanbul’daki bütün maçlarına gittiğini” söylüyordu ama, biz eski fese takmıştık bir kere.

          **

          Cana yakın, sevimli, yaşlı kurdun dış görünümü ömrünün büyük bölümünü geçirdiğini gösteriyordu fakat Trabzonsporluluğu bebek kadar temiz, rüzgâr gibi sertti... 

      -  Bu yaşta… Üstelik kafamda eski şapka… Tuhaf geliyor dimi size?

      -  Hiç de tuhaf gelmedi. Senin yaşındaki insanın Trabzonsporluluğuyla herkesin gurur duyması gerekir. Fakat bu yaşta bu enerji?

         Açık havada çalışmaktan teni kırış kırış olan yaşlı hemşehrimiz ellerini koltuk altlarına soktu, “ Oğlum… Oğluma sözüm var, her zaman Trabzonspor’un yanında olacağım, bu şapka da onun yadigârı, ölene dek başımda duracak ” derken, yağmur damlalarıyla, gözlerinden süzülen birkaç damla yaş aynı anda yanaklarından aşağıya dökülmeye başladı.

         **

        Murat hoca, cebinden çıkarttığı kâğıt mendil ile yaşlı adamın yüzünü kuruladı. Ellerini, hüzünlenen adamın zayıf bedenine öyle bir doladı ki, hayli zaman oldukları yerde heykel gibi hareketsiz kaldılar, kırk yıllık dostlarmış gibi.

        Oğlunun birkaç sene önce vefat ettiğini, ölmeden önce, onun yerine maçlara gitmesini, şapkasını başına koymasını vasiyet ettiğini söylerken, yatsı ezanının sesi geliyordu Üsküdar’daki minarelerden…

      

 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
murat akbulut - 5 yıl önce
bir yıl üstüne bugünki gibi taze geldi anılar sanki taze sıcak bir simit gibi teşekkürler aksal yavuz teşekkürler...
istanbul escort
ankara escort porno dikmen escort