'GADAŞUM' VE HZ.ÖMER- 2-


HALİL ŞANLI

HALİL ŞANLI

04 Haziran 2011, 18:48


'GADAŞUM'  VE HZ.ÖMER- 2-

     Asiye  kanserin pençesinde   yaşam  mücadelesi veren,   45 yaşlarında  beş çocuk annesi bir kadındır.  Namazında  niyazında, elinden Kuran-ı Kerimi düşürmeyen,   her nefeste 'Allah'  diyecek kadar,  korku ve sevgiyi  içinde  taşıyan   bir  kadındır gariban Asiye!  Asiye'nin  eşi,  evini  yıllar öncesinden terk ettiği  için  garibim  geçime  muhtaç     zavallı bir   kuldur.  Fakirlik ve çaresizlik yetmezmiş gibi  amansız hastalığın pençesine yakalanınca ,   kanser gibi   pahalı bir tedavi  için  artık ona  çok daha fazlasıyla  para gerekmektedir. Çünkü Asiye'nin  sosyal  hiç bir güvencesi  yoktur. Tek umudu yeşil karttır!Yeşil kartı bulunmayan Asiye'nin  adamları,   'Gadaşum'a'  ulaşırlar. Çünkü 'gadaşum'un kılıcının kestiği günlerin başlangıcıdır  o dönemler. Söz  de  O;     Allah korkusunu içinde  taşıdığı  ve Trabzon'un en güçlü siyasetçisi olduğu için  bu sorunu rahatlıkla çözecektir. Durum acildir. Fakat aradan bir hafta geçmesine karşın  Hazreti 'Gadaşum' dan  cevap alınamamıştır.  
Hasta  yakınları on gün  sonra kendisine ulaşır!  
- Ya  'devletlüm'   ne oldu bizim hastanın yeşil kart işi ?  diye sorulur,  hazreti 'Gadaşum'a!
Cevap  ilginçtir:
--- ' Şey Gadaşum , kocasının bağ-kura  borcu olduğu için  yeşil kart çıkartamıyoruz'!

Tam  Hz.  Ömer misali değil mi ! Eminim ki Allah  dostu  Ömer' de  çaresizlerin   derdine  böyle  yaklaşımlar ile derman olmuştur!!!

Olay  bana  intikal ediyor! Şahsıma... Olayı  bir devlet kurumunda  santral  memurluğu yapan  teyzemin oğluna aktarıyorum. Dikkat buyurun !  Santral memuru teyze oğluna..! Allah razı olsun öyle bir ilgileniyor ki,  24  saat sonra  Arsin kaymakamlığından yeşil kart geliyor!  Gariban ve bir  dilim ekmeğe  muhtaç, kuzularına doyamamış beş çocuk annesi  Asiye'nin gözleri ışıldıyor !  İçinden ; 'Belki  bu yolla  tedavi olurum da  sağlıkla kuzularımı  biraz  daha  fazla görürüm.Onlara doyarım' diye düşünüyor ... Asiye'nin  duaları bizim teyze oğlu için!  Asiye'nin  gariban olması,  bir dilim ekmeğe muhtaç bulunması,  namazı -  niyazı , beş  çocukla  sıkıntılı  günler yaşarken   kanserin pençesinde   can çekişiyor olması,   'gadaşum'  gibi  vicdanlı(!) devlet adamlarımızın    umurunda  olmuyor! ...Ne alaka  denmesin? Şimdi benim vekilim,  ya da bu Asiyeler'in vekilliğini yapacak bir insanın  böylesine    duyarsız olması  hangi insanlık ölçüleri ile bağdaşır ? Bugün Asiye' ye,  yarın  bana,   daha sonra  sana!
xxx

Trabzonsporlu Selami  Güven'i tanırsınız. Eski futbolcumuz! Onun iş ortağı olan  Sedat Şakar'ı da tanımanız lazım! Şakar 'da  Trabzonspor Asbaşkanı Nevzat beyin   kardeşi! Bu ikili yıllardır Trabzon'da çocuklara  dönük eğlence merkezlerini işletirler. İşlerinde de başarılıdırlar. Toplumda  sevilirler.  Yaptıkları işin ehlidirler. Forum'da  işlettikleri oyun salonundan sonra  Varlıbaş'ın  yeni yaptığı  belediye binasında da bu tür bir oyun merkezi açmak isterler.  Kendi  kendilerine derler ki ;'' 'gadaşum' abimize   gidelim. O bu işi çözer.  Bize yardım eder''!
'Gadaşum'a  giderler :
---  Abi   Varlıbaş'ta böyle bir yer  düşünüyoruz. Biliyorsun bizden başka Trabzon'da bu işi yapan yok. Buraya da bir tane açmak istiyoruz. Kirası ne ise  veririz. Süleyman Varlıbaş beyle konuyu sen  görüşsen!Sana yok diyemezler!...
--Tamam  Selami'm  , tamam Sedat! 'Gadaşlarım'  hallederiz  o  iş kolay ya!

Aradan yaklaşık bir ay geçer. 'Gadaşum'dan cevap yoktur. Fakat   yaşanan  bir gelişme vardır. Varlıbaş'ta   birileri çocuk oyun  merkezi açmıştır. Yine soruyorum! Bilin bakalım kim ? Niye soruyorum biliyor musunuz?  Bazı   'andavalların'  iyi anlaması  için,  bilerek soruyorum.
Evet cevabı bildiniz;   'gadaşum'un trilyonlarla oynayan oğulcukları  açmışlar  o çocuk merkezini!  
Ne oldu Selami  abi, Sedat abi ? Ne dersiniz , verelim mi oyumuzu   'gadaşum' a ?  Verelim, verelim abiler! Verelim ki  onların çocukları,  torunları,  yedi ceddi, ceddinin  ceddi   rahat etsinler.  Verelim ki  bizim  aleminyumdan  imal edilmiş bebelerimiz   naneyi yesinler!!!
Ne muhteşem değil mi  sevgili okurlarım!  Tıpkı  Hz. Peygember'in   sadık dostu,  Hz. Ömer'in  yaptığı gibi....!

xxx

Nuri Albayrak yönetimi zamanındayız. 'Gadaşum' devletin en etkili isimlerinden birisi.   '  'Gadaşum' bizden ya,  nasıl olsa halleder'  diye  Albayrak'ın yöneticileri  ona koşuyor!  Akyazı projesini ona  sunuyorlar ilk!    Ama  o   tepki   veriyor:   'Ne işiniz  var sizin projelerle falan, kulübü bakın da adam gibi yönetin'  diye de  fırçayı basıyor!  Ve sonraki günler  defalarca basına  beyanlar veriyor.. 'Akyazı hayaldir! Uçuk  bir  projedir! Yasalara aykırıdır'!  vs....
İnatla bu projeye  yaklaşık dört yıl,   evet evet geçen yıla kadar  muhalefet eder  bizim 'gadaşum'  hazretleri!
Asıl korkusunun  bu proje ile Albayraklar'ın Trabzon'da efsaneleşmesi olduğu   da   ona yakın kaynaklarca  hep iddia edilir!  Yani  onun derdi,  buraya olacak ,  bu şehre yapılacak yatırım değil! Yatırımı  kimin  yaptığıdır! Tıpkı Trabzonspor şampiyon olacaksa, kimin başkanlığında olacağının, onun nezdinde  ayrı bir öneme haiz  olduğu  gibi. Örnek, Trabzonspor Albayrak’la  , M. Ali Yılmaz'la  asla şampiyon olmasın! Yani ona 'itaat etmeyen' hiç kimse  bu takımı şampiyon etmesin gibi... Neyse  Akyazı 'ya,  yani 'gadaşum'un  'hayal'  diyerek karşı çıktığı olaya tekrar  dönüyoruz.
Şimdi  12 Haziran  seçimleri öncesi! Geçen hafta  'gadaşum' şöyle diyor:

'Diğer siyasi partiler ne yapacaklarını söylesinler. Trabzonspor'u kullanmasınlar. Bakın biz  Akyazı dedik. Akyazı'yı  yaptırıyoruz. Bizim ortaya koyduğumuz bir eser  var'!

Vay  vay  vay..!Bu kadarına pes..! Nasıl ama;  tam  mübarek Ömer  gibi değil mi ! Ya da  Sülo misali ; dün dündür ...

Ve ortada  şok bir iddia  daha var!  'Gadaşum' veya evlatları,   Akyazı'ya  en tepeden bakan yerlerden, 20  dönüm arazi kapatmışlar!  Şimdi   üzeri küllerle örtülmüştür. Bu işle  böyledir. Zamanla görürsünüz nerede ne olduğunu !
Oyy oyyy oyyyy !!! Fırsatçılık ha! Allah' ın dini  böyle  mi söylüyor!   Ya Rab  bizleri affeyle....


xxx

'Gadaşum' ve Hz. Ömer,  adlı ilk yazımdan sonra ortalığa düşen ve 'gadaşum'a  avukatlık yapmaya kalkan,   gücün temsilcisi  gazeteci büyüklerim olayı  saptırmışlardı.  O yazımda ki  bir iddia ile ilgili olarak Olimpiyat  komitesi   başkanına  sormuşlar  ki,  'bir ihale yapıldı mı, gadaşumun evladı aldı mı' diye!   Demogoji yaparak kamuoyunu yanıltmışlar!  Ben Olimpiyat komitesi böyle bir ihale yaptı yazmadım! Ben,  il turizm  müdürlüğünde yapıldı dedim. Hala daha iddiamın arkasındayım!   Gadaşum hazretlerine   avukatlık yapmayı    kendine vazife edinenlere  diyorum ki ;
Zerre  müslümansanız;  'gadaşum'un evladının;  Erzurum Kış Olimpiyatları için yapılan tesislerden, ne kadar iş  aldığını  ve ne kazanç  sağladığını da araştırın...Adam  gibi gazetecilik yapacaksanız ;  evlatların çalıştığı şirketlerin Türkiye'de  ne kadar  ihaleyi  kucakladığını araştırın! 'Gadaşum'un emrinde çalışan üç kuruşluk ekmeğe muhtaç  bürokratlara;   'ihale  yapıldı mı?  O mu, bu mu   aldı'  demekle sonuca varamayacağınızı siz de  biliyorsunuz. Bürokrat size doğruyu nasıl söylesin? Hz. Ömer misali, erdemli politikacılarımız(!) tarafından kellesi mi alınsın yani !!!  


Hey gidi ya  Ömer! Hayatları boyu seni ve bizim muhteşem,   sultanlar sultanı peygamberimizi  ağızlarından düşürmeyenlerin  riyakarlığına   bir bak. Kalk ya Ömer! Bir gör bu  ikiyüzlü  , davaya ihanet eden,  masum görünümlü yüzleri. Efendim'in  adını her cümlelerine katık yapıp , senin devlet adamlığından misaller verenlerin;   nefislerine   nasıl esir  olduklarını,   ahir  zaman fitnesine yenik  düşen  durumlarını bir görsen  ya Ömer!   İçin yanıyor değil mi ya Ömer !  Senin adını kullanıp,  devlet adamlığı davana ihanet  edenleri gördükçe, haşa  isyan edesin geliyor  değil mi ?


Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Kemal - 6 yıl önce
Mükemmel bir yazı, halil abi nin yazarlık yönünün eolduğunu bu yazıdan anladım, anlatımı gayet güzel ve başarılı
Avatar
A.Tarık - 6 yıl önce
Allahımın adaletine inanıyorum belki bu dünyada olmaz ama öteki dünyada yetim hakkı yiyenlerden ve haksız kazanc edinenlere haram zıkkım olsun. gadaşuma selam olsun.Kimse gadaşum
Avatar
OFLU OFLAZOĞLU - 6 yıl önce
ADAM GİBİ DURUŞ,BÖYLE OLUR,HELAL SANA DOĞRU BİLDİĞİNDEN TAVİZ VERMEYEN HALİL ABİ,ADANADAN HAKAN KARNAP
Avatar
talat yılmaz - 6 yıl önce
bu şehirde gazete okumaktan nefret ettim bir tek sen farklısın doğru güvenilir tarafsız 2002 yılından beri yerel kanalları sürekli değiştirmenden belli oluyo gadaşimin gadaşları engel oluyo allah yardımcın olsun kolay gelsin
Avatar
ahmet yıldız - 6 yıl önce
bu devirde bukadar dürüst ve menfaatsiz sadece doğruları yazan bir yazarın olduğuna hala inanamıyorum.helal sana halil şanlı.
Avatar
bekir aslandag - 6 yıl önce
dogruyu söyleyene dogruyu yazana hakki savunana kin kusan bu (gadasmidir nedir)zihniyete yaziuklar olsun trabzon insanida artik uyansin diyorum her hemserime tek tek slm larimi sunuyorum..almanyadan..
Avatar
Kemal - 6 yıl önce
bu sehrin insanlarını aydınlatan yol gösteren ısık tutan son bilgesin.
Avatar
mehmet er/rize - 5 yıl önce
rizedede cok gadasumlar var
marurlanma padisahim senden buyuk Allah var cesaretli yazinizdan dolayi kutlar saygilar sunarim