• BIST 107.206
  • Altın 143,369
  • Dolar 3,5533
  • Euro 4,1312
  • Trabzon 22 °C
  • İstanbul 24 °C
  • Ankara 18 °C

Abdullah Gül'den bomba yazı!

Abdullah Gül'den bomba yazı!
11. Cumhurbaşkanı Gül, Kanada'nın ulusal gazetelerinden National Post için bir makale yazdı.

Abdullah Gül'den dikkat çeken yazı... 11. Cumhurbaşkanı Gül, Kanada'nın ulusal gazetelerinden National Post için, "IŞİD artık başarılı olmamalıdır" başlıklı bir makale yazdı. ‘Yeni bir yol haritası çizmek istiyorum' diyen Gül, IŞİD'in sonlanması için önerilerini kaleme aldı. Gül batı dünyasının müslümanlara yönelik tutumunu eleştirerek "Batıda müslümanlar demokrasiden anlamayan kişiler olarak lanse ediliyor..." diye yazdı

Türkiye'nin 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Kanada'da yayınlanan National Post gazetesinin 18 Kasım tarihli Full Comment bölümünde gündemle ilgili açıklamalarda bulundu.

Gül yayınlanan makalesinde, "Müslümanlara atfedilen sıfatların başında mantıksızlık gelir ve bunu tehlikeli, baskıcı, demode, aşırı ve geri kalmışlık izler. Bunun en büyük nedeniyse medyanın yansıttığı haberlerdir. Ama kendimizi aklamak amacıyla sadece kolonializmi ve Batı medyasını suçlayamayız" dedi.

"BAŞLATTIKLARI HİKAYENİN BİTİRİLMESİ LAZIM"

Ankara saldırısının Türkiye tarihinin en kötü terör saldırısı olarak tarihe geçtiğini belirten Abdullah Gül, şunları kaydetti:

"Bu korkakça işlenen terör saldırısı İŞİD tarafından gerçekleştirmişti. Katiller bu korkunç eylemle halkımızı bölmeyi başarmış, nihayetinde faydasız, yaralayıcı bir suçlama oyununu sadece ülke içinde değil komşularımız arasında da tetiklemişlerdir. Artık bu kişilerin durdurulması ve başlattıkları hikayenin bitirilmesi lazımdır. Bunların karşısında durulacaksa din, ırk ve mezhep ayrımı olmaması insanların bu ortak düşmana birlikte karşı koyması lazımdır."

"İSLAM YARALANDI"

Yıllarca süren bölücü görüş ve davranışlar ile hiç bitmeyen suçlamaların, İslam'ı yaraladığına değinen Gül, makalesinde şu görüşlere yer verdi:

"Fakat bizler defansif ve inkarcı duruşa geçemeyiz. Ben konu hakkında yeni bir yol haritası çizmek istiyorum. Bilindiği gibi Batıda İslam, bir doğu dini ve Müslümanlar da okumamış, demokrasiden anlamayan, barbarca kolay ölen ve öldüren ve her şeyden fazla Batıdan nefret eden kişiler olarak lanse ediliyor.

Müslümanlara atfedilen sıfatların başında mantıksızlık gelir ve bunu tehlikeli, baskıcı, demode, aşırı ve geri kalmışlık izler. Bunun en büyük nedeniyse medyanın yansıttığı haberlerdir. Ama kendimizi aklamak amacıyla sadece kolonializmi ve Batı medyasını suçlayamayız.

Bizler ne olduğumuzla, medyada lanse edilişimiz arasında bir fark görüyorsak, tarafsız olarak sorunları araştırmamız gerek. İlk ve en önemli olarak baktığımızda, IŞİD'in ana görüşlerinin neden Selefilikten geldiği ve neden Sünniliğin veya Şialığın ılımlı görüşlerini benimsemediklerini görüyoruz. Bunun nedenini Irak'ta, Afganistan'da ve Suriye'de demokrasi adına başlatılmış ve hiç bitmeyen savaşlara mı atfetmeliyiz yoksa İslam'ın ana dallarının uzun süredir yeniden yorumlanmamasına mı?"

"HAYALİ OLAN ÜMMET KAVRAMI"

Araştırılması gereken ikinci konun, İslam ve Müslümanların homojenik bir yapı olarak lanse edilmesi olduğunu aktaran Abdullah Gül, "Müslümanlar, Mağrib'in batı kıyılarından Endonezya'ya, oradan Sibirya ve Sahra Altı Afrika'ya kadar uzanan ve değişik kültür ve milletlerden oluşan bir din topluluğudur.

Fakat Hristiyanlık için hiçbir şekilde bir homojenik kavram yoktur. Bu homojenik görüşün nedenini, kendi kültürü dışında kaldığı için herkesi tek gören Batılılara mı atfedelim yoksa birlik yani 'ümmet' kavramıyla tek bir aile olarak kendilerini tasvir eden Müslümanlara mı ? Hayali olan 'ümmet' kavramı son yıllarda Ortadoğu'nun haline bakıldığında yoksa gerçeğe mi dönüştü?" diye sordu.

"TÜRKİYE ÖRNEĞİ TARTIŞILAN BİR KONUDUR"

Gül, Müslümanlar ve demokrasi ilişkisinin de araştırılması gerektiğinin altını çizerek, makalesine şöyle devam etti:

"Fark ettiyseniz 'İslam ve demokrasi' demedim. Çünkü bence İslam, hiçbir şekilde bir yönetim şeklini dikta ettiğini düşünmüyorum.

Batılı çevrelerde genel düşünce İslam ve demokrasinin bir arada iyi gitmediğidir. Bu yüzden çok kıymetli olan Türkiye örneği tartışılan bir konudur. Tarihe bakarsanız, 14. yüzyıldan bu yana Müslüman şehir ve devletlerde demokratik yönetilme uygulamalarını görebilirsiniz ve bu Batının demokrasiyi yeniden bulmasından çok ama çok öncedir. Bu yüzden bu konuya derin bir şekilde bakılması lazımdır.

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Merve Kavakçı büyükelçi oldu!26 Temmuz 2017 Çarşamba 17:13
  • Erdoğan'dan kritik toplantı26 Temmuz 2017 Çarşamba 16:48
  • TBMM önünde eylem26 Temmuz 2017 Çarşamba 16:34
  • MHP'den Davutoğlu'na zehir zemberek yanıt26 Temmuz 2017 Çarşamba 15:47
  • Park halindeki otomobil alev aldı26 Temmuz 2017 Çarşamba 15:11
  • Askere yardım bahanesiyle hırsızlık!26 Temmuz 2017 Çarşamba 15:07
  • Kıbrıs'ta 50 yıllık BM süreci bitti26 Temmuz 2017 Çarşamba 14:33
  • İncirlik Hava Üssü'nü havaya uçuracaklardı!26 Temmuz 2017 Çarşamba 14:21
  • Görmez'den ayrılık açıklaması26 Temmuz 2017 Çarşamba 13:29
  • Dışişleri İsrail'i kınadı!26 Temmuz 2017 Çarşamba 13:01
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Trabzon Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.