banner238
banner264

ALMANLARA TEŞEKKÜR…


12 Ekim 2011, 23:10

    Türkiye(miz) grupta 17 puanla 2. Oldu.
  
10 maçta 13 puan fark attı bize Almanya.
   Panzerler, göbek bağımızı kesince, İstanbul takımlarının yalakalığını yapanlar, başlığı Almanca attılar: “ Danke schön”
   Düne kadar eleştirdikleri Mesut Özil’e de övgü yağdırdılar:
 “ Çok Mesut’uz çok” ( Bu kadar da yanar-döner olunmaz ki…)  
***  
Gazetem Karadeniz’de, bir yazımda Mesut Özil’in Türkiye’yi neden tercih etmediğine değinmiştim.     Şu kadarını söyleyeyim:   Siz bakmayın, “Mesut’un kendisinin istemediği” laflarına…   Milli Takıma çağrılan gurbetçi oyuncular, Milli Takım’ı yönetenlerin taraflı olduklarını, bazı oyuncuların âli kıran-baş kesen tiplemesinde davrandıklarını görünce, doğal olarak gördüklerini-yaşadıklarını, diğer ‘aday’ oyunculara söylüyorlar.    Ayrıca “ Gel gülüm… Forma senin” denilen oyuncular bir müddet sonra unutuluyorlar.   
***  
Ve o Mesut Türkiye’ye gelmedi, hayat onu Madrid’e kadar sürükledi.   Gelseydi, daha öncekiler gibi silinip giderdi.   Ayrıca, gelenlerden kaç kişi oynuyor-oynatılıyor ki?  
***  
Kimbilir, Mesut, milli formayı giyseydi, belki de Türkiye Play-Off’a gidemeyecekti.   Zira çocuk, Belçika maçında bir attı, iki asist yaptı.  
***  
Maça gelince…   Azerilerin gücü belli…   Bizimki de…   Buna rağmen,   Burak Yılmaz hariç herkes futbol Tarzanlığına soyunmuş durumdaydı. Topu alan, kahraman olma derdinde… Arda Turan, “ Avrupalı oynuyorum” havalarında…   Bir panik-bir telaş…   Niye böyle?   Ahbap ilişkilerine önem veren futbolcuların, çavuş pozisyonundaki hocalarını mahcup etmeme ve mahcup olmama psikolojisi…  
***  
Yıllardır görmedikleri-görmek istemedikleri Egemen Beşiktaş’a gelince Milli Takım’a çağrıldı.    Tıpkı Selçuk İnan gibi…   Sen, Selçuk İnan’ı kesip, Emre’yi oynatıyorsun.   Emre iyi oyuncu olabilir, fakat hazır değil. Hal böyle olunca, siz taraflı değil de nesiniz?  
***   
Kaleci Sinan’ın Selçuk’a, Selçuk’un Burak’a aktardığı, Burak Yılmaz’ın 60. dakikada kaleye yolladığı meşin yuvarlak, hepimize, daha doğrusu taraflı olanlara şunu hatırlattı:    Bu ikili, hatta o üçlü ( Egemen) Trabzonspor’dayken milli takıma çağrılmalıydılar. O manada Trabzonspor’a yanlış yapıldı.    Futbol; ekip oyunudur… Futbolda adam kayırma olmaz…    Hele o gol bir dakika sonra (61)gelseydi, çömlek hepten patlayacaktı. Öyle ki; golün 60’da olduğu bir maçta, maçın yorumcusu Rıdvan Dilmen “ Türkiye’de, Avrupa Kupaları’nda oynayan tek takım Beşiktaş’tır” diyorsa, 61’de kıskançlığından çatlayacaktı. Belki de o zaman “Kabataş” diyecekti.   
Almanlara teşekkür etmeye sıra gelince:    Onlar sadece futbolun gereğini yerine getirdiler, her daim yaptıkları gibi… İlle de “teşekkür” etmek gerekiyorsa, Yıldıray ve Altıntop kardeşlerin Milli Takım’a çağrıldığı tarihten başlamak gerek…
     Mustafa Denizli, Derwall’a, Fatih Terim’de, Piontek’e dua etmeli ama…  
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
istanbul escort
ankara escort porno dikmen escort