• BIST 105.026
  • Altın 162,753
  • Dolar 3,9187
  • Euro 4,6430
  • Trabzon 6 °C
  • İstanbul 10 °C
  • Ankara 4 °C
  • İşte Çalımbay’ın gitmesini istediği oyuncularla ilgili düşünceleri…
  • Çubukçu’ya dedi ki: “Bu haliyle ona forma vermem!”
  • Ak Parti’ye karşı Trabzon’da ittifak…
  • İşte Çalımbay’ın gitmesini istediği oyuncularla ilgili düşünceleri…
  • Çubukçu’ya dedi ki: “Bu haliyle ona forma vermem!”
  • Ak Parti’ye karşı Trabzon’da ittifak…

Bakan'dan öğretmenlere şok!

Bakan'dan öğretmenlere şok!
Bu kadar öğretmene ihtiyacımız yok...

 Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer, 12 Eylül darbesi ürünü olan YÖK'ün yapısını değiştireceklerini söyledi. "Üniversiteleri akademik olarak özgürleştireceğiz" diyen Dinçer, eğitime ayrılan bütçenin savunmaya ayrılandan 20 milyar lira daha fazla olduğunu belirtirken, kamu yönetiminin geleneksel zafiyeti yüzünden açıkta kalan 264 bin öğretmene "Bu kadar öğretmene ihtiyacımız yok, yeteneklerine uygun başka mesleklere yönelsinler" tavsiyesinde bulundu.


İşte Taraf Gazetesi'ne konuşan Milli Eğitim Bakanı Ömer Dinçer'in açıklamasının bir bölümü:

Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) yeniden yapılandırıldı. Kimi çevreler bu yapılanmayı, MEB milli vasfını kaybediyor diye nitelendirdi. Yapılanma tam olarak neyi amaçlıyor?

Biz, Milli Eğitim Bakanlığı’nın teşkilatıyla ilgili kanunda değişiklik yaptık. Eğitimle ve eğitim sistemiyle ilgili bir değişiklik yapmadık. Türkiye’de eğitimin temel ilkelerini belirleyen kanun, Tevhid-i Tedrisat Kanunu ile milli eğitim temel kanunudur. Bizim yaptığımız değişiklik bu kanunlarla alakalı değil. Teşkilat kanununda yaptığımız değişiklik ile hiyerarşik basamakları azalttık. Dolayısıyla, Türk eğitim sistemini daha etkin ve verimli kılmayı amaçlayan bir yapı oluşturmaya çalışıyoruz. Çünkü önceki yapı çok büyümüştü, esnekliğini kaybetmişti, katılaşmıştı. Dolayısıyla da bir görevi birden çok birim yapmaya başladığı için koordine olamıyordu ve etkinlik kaybolmuştu. İkincisi, hiyerarşik basamaklar çok arttığı için kararlar gecikmekteydi. Üçüncü olarak, çok katı gelenekler, bakanlıkta yenilik yapma fırsatı sunmuyordu. Yaptığımız çalışmada tüm dünyada meydana gelen gelişmeler karşısında daha esnek, daha çabuk karar verebilen, işlerini daha etkin yürütmeyi başaran bir örgüt tasarlamaya çalıştık.

MEB bütçesinin Milli Savunma Bakanlığı (MSB) bütçesinin üzerinde olduğu belirtiliyor. Ancak, savunmaya ayrılan ve bu yıl ilk kez Sayıştay’ın denetimine tabi olacak olan bütçe dışı kaynaklar ortaya çıktığında, MSB bütçesinin yine MEB bütçesinden yüksek olacağı belirtiliyor...

Başbakanlık müsteşarlığının bilmediği kaynak olamaz. Biliyorsunuz ben başbakanlık müsteşarlığı yaptım. MEB, ÖSYM, YÖK, üniversiteler ve birde il özel idarelerinin eğitim için ayırdığı payları dahil edildiğinde milli eğitim bütçesi bu yıl 59 ila 60 milyar liraya ulaşıyor. MSB, Savunma Sanayii Müsteşarlığı (SSM) fonu, askeri vakfa ait firmalar ve benzeri kaynaklara baktığınız zaman bu yıllık 38, 39 milyar lira civarındadır. Arada 20 milyar liralık fark var. Bir başka ayrıntı ise şöyle; daha önceki yıllarda savunma ihtiyaçları ile ilgili olarak şayet bütçe kaynakları yetmezse örtülü ödenekten de destek sağlanıyordu. Hatırlarsanız, 2003 yılından önce örtülü ödenekten savunma ihtiyaçları için bazı demirbaş alımları_ki ben hücumbot alımını biliyorum_yapılıyordu. Ancak 2003’ten sonra hükümetimizin yaptığı düzenlemeye göre, örtülü ödeneklerden demirbaş sayılacak türden hiçbir şeyin alınmaması kararlaştırıldı. Mesela, MSB, İçişleri Bakanlığı, Emniyet Genel Müdürlüğü ve MİT, artık demirbaş sayılacak harcamalarını kendi bütçelerinde açıkça göstermek zorundalar. Çünkü şeffaflık çok önemli. Şayet bu kurumlar, demirbaş alımlarını kendi bütçelerine koyamıyorlarsa Başbakanlık’taki Güvenlik İşleri Başkanlığı bütçesinden alım yapabiliyorlar. Dolayısıyla kimi alımlar, bu kurumların kendi bütçelerinde görülmüyorsa güvenlik işleri başkanlığı bütçesinde görülüyor. O yüzden insanların gönlü rahat olsun. Milli Eğitim Bakanlığı’nın bütçesi 2002’de 7,5 milyar Türk lirası iken 2011 yılında yüzde 354,6 artışla 34,1 milyar TL oldu, 2012’de ise 39,2 milyar TL öngörülmesiyle bu artış oranı yüzde 425’de çıktı.

Bazı okul isimlerinin değiştirileceğini söylediniz. Neden?

Şimdiye kadar sadece kendi kaynaklarımızla değil aynı zamanda hayırsever kaynaklarıyla çok ciddi anlamda eğitim sistemine okul kazandırdık. Çoğu kere de bağış yapan kişiler, ister şahıs olsun ister tüzel kişilik olsun, bağışladıkları okullara kendi isimlerini vermek istiyorlar.

  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu habere henüz yorum eklenmemiştir.
Diğer Haberler
  • Esrarı sobada yakınca sızıp kaldılar23 Kasım 2017 Perşembe 09:50
  • Bitlis’te deprem!23 Kasım 2017 Perşembe 08:52
  • Trabzon'da hava nasıl olacak?23 Kasım 2017 Perşembe 08:19
  • Jandarma ekiplerini dikkati faciayı önledi22 Kasım 2017 Çarşamba 22:36
  • Torba tasarıdan belediyelerle ilgili flaş karar!22 Kasım 2017 Çarşamba 21:40
  • Soçi’deki üçlü zirve sonrası ortak bildiri22 Kasım 2017 Çarşamba 21:22
  • Milli Savunma Bakanı Canikli'den flaş bedelli askerlik açıklaması...22 Kasım 2017 Çarşamba 19:33
  • Fırtına balık tezgahlarını boş bıraktı22 Kasım 2017 Çarşamba 16:37
  • Balıkçıların oltasına takıldı, korkudan çekemediler!22 Kasım 2017 Çarşamba 14:42
  • 11 yaşındaki oğlunu boğarak öldürdü!22 Kasım 2017 Çarşamba 14:22
  • Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Trabzon Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.