1. HABERLER

  2. GÜNDEM

  3. Balistik rapor
Balistik rapor

Balistik rapor

Olayların perde arkası...

A+A-

Terör Örgütü Simgesini kendi simgeniz yaptınız.

 

Katar İhvan'a desteğini kesmeli yani Müslüman Kardeşler'e. Bu konuda İhvan'ı destekleyecek siyasetten Adalet ve Kalkınma Partisi uzak durmalı. Aynı şekilde Rabia simgesinden de vazgeçmeli.

Çünkü Mısır Suudi Arabistan ve BAE Müslüman Kardeşler'i terör örgütü olarak görüyor.

Ne yerli ne milli... Bir terör örgütünün 4 parmağını getirdiniz kendi simgeniz yaptınız. ( Kemal KILIÇDAROĞLU )

 

YORUMU:

Balistik Rapora Sayın Bakan Soylu’nun ve CHP’den ihracı gündeme gelen sonrasında ihtarla geçiştirilen Fikri Sağlar’ın Kılıçdaroğlu ile ilgili beyanatlarıyla başlayalım.

 

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu:

 CHP Lideri Kılıçdaroğlu'nun 'kontrollü darbe' sözlerinin arkasında Alman istihbaratı BND'nin olduğunu söyledi.

Bu lafı ilk önce kim çıkardı? Alman istihbarat teşkilatı (BND) ve ABD ve İngiltere'deki bazı adamlar üzerinden geldi. Kemal Kılıçdaroğlu da bu lafa kondu. Veya ona dediler ki senin görevin bu ve bunu söylemek dediler."

 

Fikri Sağlar:

Karar alınmasına izin vermiyor kulağına ne fısıldanırsa uyguluyor

Kemal Kılıçdaroğlu, PM'de herhangi bir karar alınmasına izin vermiyor. 6-7 saat tartışıyoruz ancak o, kulağına kim ne fısıldıyorsa kararını ona göre veriyor.

……………………………………

Soylu’nun ve Sağlar’ın ne demek istediklerini biraz daha açalım…

 

FETÖ’nün Deniz BAYKAL’I kasetle tasfiye etmesinin ardından CHP Genel Başkanlığına seçilen birinin siyasi mühendislik projesi olduğu aşikâr…

Genel Başkan olmadan önce adı dosyalı siyasetçiydi. Bilgi ve belgeler muhtemelen devletim tüm kılcal damarlarına sızmış FETÖcü unsurlarla kendisine verilerek siyasi arenada önce yıldızı parlatıldı. Sonra İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı seçimini de çok az bir oyla kaybettikten sonra artık Genel Başkanlık için hazırdı ve geriye sadece bir kaset kalmıştı.

Ve istifa etmek zorunda kalan Baykal’ın ardından kendisi Genel Başkanlığa getirildi.

 ( Aynı şey MHP’de de tertiplenmek istendi ama çok şükür ki başarı sağlanılmadı. Sonrasında Demir Leydi projesine geçildi, ben Başbakan olacağım diyen birileri hala sahnede)

İlk iş tasfiyeydi, yerini sağlamlaştırmak ve tek adam olmaktı. İşe partideki ulusalcı, milliyetçi ( Süheyl Batum, Emine Ülker Tarhan vs… ) tüm kadroların tasfiyesi ile başlandı.

Birçok mevkiye  alevi menşeili ( Alisiz Alevilik inancına sahip  ) kadroları getirdi.

Özellikle parti yönetimine çok tartışılacak isimlerin gelmesi, bu isimlerin FETÖ/PKK- PYD ve marjinal sol örgütlerle derin ilişkileri parti içindeki vekilleri de çok rahatsız etti.

CHP İzmir Milletvekili Birgül Aymar GÜLER’in “ Partimiz cemaat ile ittifak yaptı.”  söylemi ve bu söyleminin ardından partiden ihracı bunun bir delilidir 

CIA’nin TR705 kodlu ajanı diye bilinen birinin de Genel Başkan yardımcılığına getirilmesi, Türkiye ile İran savaşa girerse İran’ı tutarım diyen Eren Erdem gerçeği, birçok PKK cenazesine katılan ya da cezaevindeki teröristleri ziyaret eden vekiller ucubesi de başka başka deliller…

 Türkiye İŞİD’e destek veriyor diye ortalığı ayağa kaldıran, 15 Temmuz’a kontrollü darbe diyen, Türkiye’yi Ukrayna, Mısır gibi iç karışıklığa hatta bölünmeye götürecek bir kalkışma olan Gezi OLAYLARINI DEMOKRASİ ve ÖZGÜRLÜK kisvesiyle savunan, FETÖ’den tutuklu hainleri meydanlarda alkışlatan birinin ne olduğu ya da ne olmadığı takdiriniz…

MİT tırlarının durdurulması hadisesinde Türkiye İŞİD’e destek veriyor denilerek, Terörist Erdoğan algısı yaratıp Erdoğan’ı Lahey’de yargılatma sürecinin içinde de maalesef bu zihniyet vardı.

Şu an Almanya’da olan ve Alman BND Ajanı JAN Dündar’a o dönem MIT tırlarıyla ilgili kaseti veren de CHP’li vekil Berberoğlu idi…

Anlayacağınız, Rahmetli Necip Fazıl’ın: "Bugün bizdeki muhalefet, iktidarı düşürme şartıyla vatanı düşürmeye bile razıdır…” sözünü yâd etmemek mümkün değil…

Avrupa’dan Türkiye’ye karşı ekonomik yaptırım isteyenler de bunlar, darbeye kontrollü darbe deyip içerdeki Fetöcüleri iyice arsızlaştırıp onlara moral verenler de bunlar…

 AKORTLAR AYNI

Pennsylvania Şarlatanı geçen ay Artık tanımadığım Türkiye’ başlığı ile The Washington Posta yazdığı yazıda 15 Temmuz darbe girişiminden 'üzücü darbe teşebbüsü' diye söz ederek, darbeyle ilişkisi olmadığını iddia etti.   Erdoğan sistematik bir şekilde masum insanlara zulmediyor, onları tutuklatıyor, gözaltına aldırıyor, işten kovduruyor" diyerek de birileriyle aynı perdeden akort yaptığını kulağıma fısıldamış oldu.

Son akort Rabia işareti… Tek Millet, Tek Bayrak, Tek Vatan, Tek Devlet' sloganlarını içeren Rabia işaretinin tam da Katar krizinde zikredilmesi yine kulağa fısıldanan BAŞKA bir nota değil de nedir…

NATO Türkiye’ye müdahale etsin diyen bir hain, Avrupa Türkiye’ye yaptırım uygulasın diyen bir vekil ve Katar nezdinde Türkiye’yi hedefe alan bir süreçte Rabia’ya terörist işareti diyerek “ İHVAN- RABİA- KATAR- TÜRKİYE” denklemini, çerde oturtup dışarıda pazarlanmasına vesile olacak olan bir genel başkan…

Hem de Atatürk’ün koltuğunda ve altı okunun gölgesinde… Yani bir o kadar yerli ve bir o kadar milli ( ! )

Akort aynıysa teller aynıdır, teller aynıysa tek bir enstrüman vardır, tek bir enstrümanı da tutan tek bir eldir. O el de ABD’dir…

 Siyasette, ekonomide, medyada, cemaat görünümlü yapılanmalarda, sivil toplum örgütlerinde en az 60 yıldır bu ele, el verip el ele olanlar temizlenmedikçe elimiz yüzümüz pak olacak değil…

 

Ezcümle… Ankara’nın taşına bak, gözlerimin yaşına bak, uyan uyan Mustafa Kemal, şu partinin haline bak…  

HABERE YORUM KAT

UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.