Halil Şanlı’dan müthiş bir yazı

Abula...

Halil Şanlı’dan müthiş bir yazı

 Mesleğe başladığımda, yani  yaklaşık 23 yıl evvel tanıdım kendisini. Birlikte bir süre de çalıştık. Sıcakkanlıdır, girişkendir!  Kolay sevdirir kendisini. Fakat geçen 23 yıl zarfında  ben de bıraktığı izlenim ‘göründüğü gibi’ olmadığı şeklindedir.

Kısa zamanda bir hayli mesafe alan genç kardeşimiz sevecen ve girişken yapısı ile kısa zamanda birilerinin ‘ablası’ oldu. Olabilir. Saygı duyarım. Hatta o liyakatı taşıyabilirse gurur da duyarım. Hızla merdivenin basamaklarını tırmandı. Siyasette yerini aldı. Gelebileceği en güzel noktaya geldi. O yükselirken bizler alkışladık. Asla aleyhinde tek cümle etmedik. Bizim ‘sembolümüz’ olsun diye düşündük. Ancak üç ay içerisinde çok daha net gördük ki, taşıyamadı! Kimseye kolay kolay zararı dokunmaz. Fakat kimsenin ‘yaralı parmağına da i…..’! Oysa devlet ve millet makamları, çözüm yeridir. Dert dinleme noktasıdır. Vatandaşa hizmet noktasıdır.  Sizinle çok samimi, çok sevecen, güler yüzlü gözüken  ‘abla’ aslında göründüğü gibi hareket etme vasfına sahip değildir.  Samimi görünür, gerçekte öyle değildir. Bakın; ‘hal-hatır’ sormada üzerine yoktur. Herkesle ilgilenir gibi gözükür. Ama kimsenin derdi, onun derdi değildir. Çok  şeyi yapmacıktır! Onun derdi sadece kendine ve onu finanse eden üç beş iş ortağı arkadaşınadır! Bulunduğu makamı, milletin verdiği sorumluluğu taşıyamaz! Çünkü sorumluluk aldıktan ve ‘abla’ unvanı kazandıktan sonra ki tavırlar;  laubalilik, ukalalık, ciddiyetsizlik üzerine  tecelli etmiştir. Gerek arkadaşlarına, gerek parti organlarına, gerek vatandaşlara karşı tavır ve lauballi yaklaşımlar, bunu net bir biçimde ortaya koymuştur. Ve bu noktada  sayın Süleyman Soylu tarafından  ‘kendine çeki düzen ver’ şeklinde uyarı da almıştır. O, şu an ki görünümü ile bazen bir ilk okul çocuğu, bazen ise sadece  ‘egoisti’ oynamaktadır. Kaldı ki Cumhurbaşkanının ‘Paralel Yapı’ dediği tarafın,  son üç aya kadar avukatlığını yaparak, aslında Ak Parti davasının adamı olmadığını da net şekilde ortaya koymuştur. Dedik ya o, hep kendine oynamıştır ve öyle devam edecektir.

Özel yaşamında mutlu, kazancı ve işlerinde muvaffak olmasını dilerim. Lakin devlet, millet, dava sorumluluğu adına baktığımda ise o sorumluluğu taşıyacak bir kapasitede olduğunu söylemem mümkün değildir. Kısacası  ‘abla’ dedikleri, benim gözümde  tam bir ‘abula’ olmuştur. Benim gözüm birileri için önemli olmayabilir! Buna da saygı duyarım. O vakit dava adamlarına ve seçmenlere birilerinin ‘ablası’ benim gözümdeki abulayı sormak gerekmez mi? 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Bender - 1 yıl önce
Guzel harika tesbit.
Avatar
REMZİ - 1 yıl önce
metin feyzioğlu ile boy boy resimler çekip facebookta yayınladığı halde Ak partiden nasıl milletvekili seçildi şaşılacak iş,bu yazı çok yerinde bir yazı..