Ödüllü gurme Gümüşhane ekmeğinin peşine düştü

İşte detaylar...

Ödüllü gurme Gümüşhane ekmeğinin peşine düştü

Dünya çapında ödüllü yemek yazarı Ömür Akkor, beraberinde 2 arkadaşıyla birlikte ‘Ekşi Mayanın Peşinde’ projesi kapsamında Gümüşhane ekmeğinin belgeselini çekmek üzere Gümüşhane’ye geldi.
 
Yemek kitaplarının nobeli olarak bilinen “Gourmand Yemek Kitapları Ödülü” sahibi, dünyaca ünlü şef Akkor, Gümüşhane’nin Torul ilçesine bağlı Cebeli köyünün bin 904 metre rakımlı Çiçekli mahallesinde 100 yıldan daha eski olan ekşi maya ile ekmek yapımına ortak oldu.
 
Mahalle sakinlerinden Mustafa Akbulut, Kenan Karabulut ve Temel Yolcu ile birlikte bir kısmı tarihi fırında bir kısmı da yeni yapılan fırında gerçekleştirilen çekimlerde misafir heyet, bir gün boyunca mayalanma sürecinden, hamur yoğurma, fırının yakılmasından, ekmeklerin çıkarılmasına kadar ekmeğin tüm yapım aşamalarına katkı sağladı.
 
Bursa’da 30 yıldır fırıncılık yapan Şevki Dilmaç ve tıp fakültesini terk ederek 4 kuşaktır fırıncılık yapan baba mesleğine dönen Hakan Doğan’la birlikte çekimleri gerçekleştiren Akkor, Gümüşhane ekmeğini çekebilmek için 6 aydır beklediklerini ve bin 100 kilometrelik yoldan geldiklerini söyledi.
 
PROJE İLE TÜRKİYE’NİN GİZLİ KALMIŞ EKMEK HAZİNELERİ BULUNACAK
 
Türkiye’nin gizli kalmış ekmek hazinelerini bulmak için başladıkları “Ekşi mayanın peşinde” projesi kapsamında 7. durak olarak Gümüşhane’ye geldiklerini kaydeden Akkor, kendi buğdayları ve köydeki su değirmeninde taşta öğütülen undan yapılan Gümüşhane ekmeğinin ayrıca “Sıcaklık” adıyla mahallede yaşayan herkese dağıtıldığını öğrendiğinde Anadolu insanının paylaşımının hangi düzeyde olduğunu bir kez daha anladığını belirtti.
 
Türkiye’de yerel ekmek, yerel maya, yerel un ve buğday üzerine araştırma yaptıklarını, kendisinin yemek yaptığını fakat Şevki Dilmaç ve Hakan Doğan’ın fırıncı olduğunu dile getiren Akkor, “Burası dünyada ekmekle ilgili gördüğümüz en etkileyici yerlerden birisi. Ekşi maya ve ekmek konusu milli bir mesele. Senin kimliğin, karakterin demek. Kendimize ait bir buğdaydan kendimize ait bir mayadan tamamen milli bir ekmek. Hem ülke hem ev ekonomisine katkı sağlıyor hem de sağlık açısından da ekşidiği için sindirim sistemine çok büyük faydası var” dedi.
 
“EĞER BURAYA GELMESEYDİK BU EKMEĞİ BİLMEDEN ÖLÜP GİDECEKTİK”
 
Türklerin hayatının ortasında ekmek ve yemek olduğunu ifade eden Akkor, “Düğünler yemekli, nişanlar yemekli, cenazeler yemekli. Gümüşhane ekmeğini unutursan, buraya ait kültürü unutursun. Artık sofrada beraber yemek yemiyoruz, kimse kimseyi beklemiyor artık. Ekmek paylaşmaktır. Eğer buraya gelmeseydik bu ekmeği bilmeden ölüp gidecektik” diye konuştu.
 
“BU TOPRAKLARDA PROTEİN 13 BİN YILDIR EKMEKLE SAĞLANMIŞ”
 
Türkiye’nin her yerinde yerel buğday, yerel maya ve yerel ekmekler olduğunu ve bunun da biz hazine olduğunun altını çizerek “Bu milli bir dava” diye konuşan Akkor, “Sağlıklı bir dava. Çünkü dünyanın en ucuz ve en sağlıklı proteinini ekmekle alıyorsunuz. Bu topraklarda 13 bin yıldır protein ekmekle sağlanmış. Her ekmekte bu protein var ama geleneksel yöntemlerle yapılan ekşi mayalı ekmekte çok daha fazla var” ifadelerini kullandı.
 
“30 YILDIR BÖYLE EKMEK GÖRMEDİK DE, YAPMADIK DA”
 
Aslen Rizeli olmasına karşın 30 yıldır Bursa’da fırın işleten Şevki Dilmaç ise ekmeği pişirdikten sonra “30 yıldır fırıncılık yapıyorum, mayanın içerisindeyim ama insanlar orijinalini burada yapmışlar. 30 yıldır böyle ekmek görmedik de, yapmadık da. Biz buraya gelmesek göremeyecektik” tespitinde bulundu.
 
“EKMEK İSRAFINI ÖNLEMENİN YOLU BAYATLAMAYAN EKŞİ MAYALI EKMEKTİR”
 
Ekşi mayanın son dönemde ülke gündemine “mutlaka tüketin” diye girdiğini kaydeden Dilmaç, “Ülke ekonomisini de düşünmek lazım. Ekmek israfını önlemenin yolu da bayatlamayan ekşi mayalı ekmektir. Bayatlamadığı için son dilimine kadar yiyor, israf etmiyorsun. Bizim amaçlarımızdan birisi de insanlara evlerinde ekşi mayalı gerçek ve sağlıklı ekmeği yaptırabilmek. Bunu insanlara öğreterek hem israfın önüne geçeceğiz hem de daha sağlıklı ve kaliteli ekmek tüketmelerini sağlayacağız” şeklinde konuştu.
 
“EKMEK DÜNYADAKİ EN ZOR TEKNOLOJİLERDEN BİRİSİ”
 
Ailesi 4 kuşaktır fırıncı olan, Tıp Fakültesi'nde okurken okulu bırakıp baba mesleğini sürdüren Hakan Doğan ise Şevki Dilmaç’la birlikte üniversitelerde bu konuda dersler verdiklerini hatırlatarak ekmeğin dünyadaki en zor teknolojilerden birisi olduğunu söyledi.
 
Ekmek yapımını herkesin çok basit zannetmesine karşın bünyesinde barındırdığı değişkenler nedeniyle ekmeği “çok bilinmezli bir denkleme” benzeten Doğan, “Türkiye’de ekmek ve ekşi maya yok diyenleri buraya bekliyoruz. Kültür meselesidir ekşi maya. Burada üretilen ekşi mayayı alın gidin değişir. Aynısı olmaz. Gümüşhane’de ki bu mayayı alıp Bursa’ya götürelim 15 gün sonra değişecektir. Tarihi bilinmeyen bir maya var Gümüşhane’de” dedi.
 
Doğan, Anadolu’nun her yerinde geleneksel olarak üretilen ürünler için sertifikalandırılma işleminin biran önce başlatılması gerektiğinin de altını çizdi.


 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.