Rize'de Meydan Savaşı Gibi Hes Mücadelesi

Yargı iki kez durdurdu, bakanlık üçüncü kez vize verdi. Ancak son sözü yine yargı söyledi...

Rize'de Meydan Savaşı Gibi Hes Mücadelesi

Rize İdare Mahkemesi, Eski Başbakanlardan ve rize Bağımsız Milletvekili Mesut Yılmaz ile Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Hayti Yazıcı’nın da memleketi olan Senoz Vadisi üzerindeki iki ayrı HES projesi için ayrı ayrı ‘Yürütmeyi Durdurma’ kararı verdi. Senoz Derneği Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve davanın avukatı Münir Yazıcı, yargı kararlarına rağmen üç kez 'ÇED olumlu' raporu veren Çevre ve Orman Bakanlığı'nın, bu ısrarıyla, ne kuruluş yasası, ne yönetmelik, ne de çağın doğa koruma anlayışı ve mahkeme kararlarına uymadığını savundu.

Rize İdare Mahkemesi’nin, Rize'nin Çayeli ilçesine bağlı Senoz Vadisi üzerinde yapılması planlanan 2 hidroelektrik santrali (HES) projesine verilen ‘ÇED Olumlu’ kararı için ‘Yürütmeyi Durdurma’ kararı verdiği bildirildi. Senoz Derneği tarafından Rize İdare Mahkemesi’nde açılan davada, Çayeli’ne bağlı Senoz Vadisi'nde yapımı planlanan Melikom ve Uzundere-2 HES projeleri için Çevre ve Orman Bakanlığı’nın verdiği ‘ÇED Olumlu’ kararının yürütmesini durdurdu. Bu karar, daha önce iki kez yürütmeyi durdurma ve iptal kararı verilen Uzundere-2 HES projesi için üçüncü durdurma kararı oldu.

Vadinin aynı zamanda eski Başbakanlardan ve Rize Bağımsız Milletvekili Mesut Yılmaz ile şimdiki Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı ve aynı zamanda AKP’nin Rize 1. sıra milletvekili adayı Hayati Yazıcı’nın da memleketi olduğuna dikkat çeken Derelerin Kardeşliği Platformu Dönem Sözcüsü Ömer Şan, yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye genelinde öncelikle Rize olmak üzere yapılması planlanan HES projelerine karşı hukuki mücadelelerinin devam ettiğini belirtti.

ÇED RAPORU SAVAŞI

Bu proje için bakanlık ilk olarak 2006 yılında ‘ÇED Gerekli Değildir Raporu’ verdi. Senoz Vadisi köylülerinin başvurusu üzerine Rize İdare Mahkemesi, önce ‘yürütmeyi durdurma’, ardından da ‘iptal’ kararı verdi. Bunun üzerine, 2009 yılında Rize Çevre ve Orman Müdürlüğü'ne yeniden başvuran firmaya bu kez, ‘ÇED Olumlu’ raporu verildi. Bu gelişme üzerine açılan davada da mahkeme yürütmeyi durdurdu ve ÇED raporunu iptal etti. Mahkemenin, iki kez yürütmeyi durdurma ve iptal kararına rağmen firma HES inşaatını bitirdi ve santrali elektrik üretimine hazır hale getirdi. Elektrik üretimine geçemeyen santral için şirket bu kez Çevre ve Orman Bakanlığı'na başvurdu. Bakanlık, geçen 24 Şubat tarihinde, 'ÇED Olumlu' kararı verdiğini duyurdu. Bunun üzerine Senoz Derneği'nin açtığı üçüncü davada da mahkeme üçüncü kez yürütmeyi durdurma kararı vermiş oldu.

ŞENOZ'DAKİ ÇALIŞMALAR DOĞA KATLİAMI

Verilen bu son kararlarla birlikte 46 kilometrelik uzunluğa sahip olan Senoz Vadisi'nde yapılması planlanan 14 ayrı HES projesi için açılan on ayrı davanın tamamında yürütmeyi durdurma kararı verilmiş olduğunu belirten DEKAP dönem sözcüsü Şan, "Mahkemenin verdiği her yürütmeyi durdurma kararından sonra, mahkeme kararını etkisiz kılmaya dönük, yandan dolanma yöntemleriyle yeniden tanzim edilen proje tanıtım dosyaları ilgili bakanlıkça onaylanmıştır. Bu şekilde üç kez işlem tesis edilmiştir ve her üç işlem de mahkemece durdurulmuştur. Senoz Vadisi'nin doğasında akıl almaz bir yıkımla yürütülmek istenen bu projeye ilişkin işlemler baştan sona yasa dışıdır. Firmanın dört yıldır kesintili olarak bölgede yapmış olduğu inşaat faaliyetleri tam anlamıyla bir doğa katliamıdır” dedi.

ŞENOZ İÇİN YENİDEN SİT UMUDU DOĞMUŞTU

Şan, Şenoz vadisinin Doğal SİT Alanı ilan edilmesi için bölgedeki 11 köy muhtarının, 26 Haziran 2008 tarihinde Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'na başvuruda bulunduğunu belirterek, şöyle devam etti: “Koruma Kurulu açıkladığı nihai kararında ‘Taşocakları ve HES çalışmalarının vadiyi olumsuz etkilediği için Doğal SİT olmayı gerektiren özelliklerini yitirdiği’ gerekçesiyle Senoz Vadisi'nin Doğal SİT Alanı ilan edilmesi isteğini reddetmişti. Bu kararı HES'lerin çevreye, doğaya, sosyal, kültürel ve tarihi değerlerle doğal yaşam alanlarına geri dönüşümsüz zararlar verdiğinin kanıtı ve resmi belgesi olarak değerlendirmiştik. Ancak, Senoz halkı kararı kabul etmeyerek söz konusu kararın yürütmesinin durdurulması için Rize İdare Mahkemesinde yeni bir dava açmıştı. Rize İdare Mahkemesi kararın yürütmesini ‘yeterli araştırma ve incelemeye dayanmadan kararların alınması, kültürel değerler üzerinde geri dönülmez ve telafisi mümkün olmayan zararlar yaratacağından, bu kararları alan karar vericiler hakkında da hukuki ve cezai sorumluluklar doğuracağı’ gerekçesiyle durdurdu.”

BÖLGE HALKI ENDİŞELİ

Bölge halkı olarak yeniden Senoz Vadisi'nin Doğal SİT Alanı ilan edilmesi için Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'na başvuruda bulunduklarını ifade eden Şan, Trabzon Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu'nun yine aynı yönde karar vereceğinden endişe ettiklerini, ancak müracaat edebilecekleri başka bir kurul olmadığını vurgulayarak, inceleme yapılıncaya kadar vadinin tamamen bozulmasından endişe duyduklarını, bir an önce yöre insanının beklentilerine cevap verilmesini beklediklerini kaydetti.

'HUKUK TANIMAZLIĞI KINIYORUZ'

Senoz Derneği Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve davanın avukatı Münir Yazıcı ise, kuruluş yasasında amacı çevreyi korumak ve geliştirmek olan Çevre ve Orman Bakanlığı'nın, bu ısrarıyla, ne kuruluş yasası, ne yönetmelik, ne de çağın doğa koruma anlayışı ve mahkeme kararlarına uymadığını ifade etti. Çevre ve Orman Bakanlığı'nın bu hukuk tanımaz anlayışını kınadıklarını belirten Yazıcı, Şenoz'un doğasında akıl almaz bir yıkımla yürütülmek istenen projelere ilişkin işlemlerin baştan sona yasa ve hukuk dışı olduğunu öne sürdü. HES firmasının dört yıldır kesintili olarak bölgede yapmış olduğu inşat faaliyetlerinin tam anlamıyla bir doğa katliamı olduğunu savunan Yazıcı, "bu hukuksuzluk içersinde işini yürütmeye çalışan firma yetkilileri en son geldiğimiz aşamada çizmeyi aşmışlardır. Para güçleri ile bölge insanını birbirine düşürmenin peşindedirler. Geçen günlerde 'güvenlikçi' adı altında yanlarında çalıştırdıkları yine bölgemizden kişililerle birlikte Çataldere Köyü'nden iki gence saldırarak darp etmişlerdir. Bu yeni planları ile akılları sıra bölge insanını birbirine düşman hale getirip işlerini yürütebileceklerini sanmaktadırlar. Bu duruma zemin hazırlayan firma yetkililerine bir çift sözümüz var. 'Böl, parçala, yönet' yöntemini bölge insanı çok iyi bilmektedir. Tarih boyunca bu tuzak buralarda hiç kimseye bir fayda getirmemiştir. Niyetlenenlerin hevesleri kursaklarında kalmıştır. Yazmış olduğunuz senaryonuzda bölge gençlerini figüran olarak oynatamayacaksınız. Bölge insanı, planlarınızı bozacak zeka ve izan'a sahiptirler. Senoz Deresinin suyu, kazdığınız çukurları elbette dolduracaktır. Senozlu gençler bu vadide gözü kapalı olarak tek ayağını bile çukura düşürmeden yol almayı çok iyi bilirler. Dikkat edin, kazdığınız çukurlara iki ayağınızla düşebilirsiniz” diye konuştu.

'ŞENOZ'U KORUMAYA KARARLIYIZ'

Kamu düzenini sağlamakla görevli olan yetkililere de seslenen Yazıcı, “Bu hukuk dışı uygulamaya nasıl seyirci kalabilirsiniz? Bu duruma gerektiği şekliyle derhal müdahale edin. Hak ve hukuku kimler tesis edecekse, görevlerini eksiksiz yapsın. Herkes aklını başına alsın. Herkes hukuka uygun davransın. Birileri, Senoz doğasını ve bu doğayı var eden suları hiçbir çevre koruma anlayışı gözetmeden birilerine rant sağlamak üzere peşkeş çekmeye ne kadar kararlı ise, bilinsin ki biz Senozlular da yaşam alanımız olan Senoz doğasını, misli ile korumaya kararlıyız” ifadelerini kullandı.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.