Trabzon Limanı ve Demiryolu…

Başbakan Davutoğlu açıkladı!

Trabzon Limanı ve Demiryolu…

Davutoğlu, İran Ticaret, Sanayi ve Madenler Odası'nda düzenlenen Türkiye-İran İş Forumu'na katıldı.
 
Başbakan Davutoğlu, burada yaptığı konuşmada, Türkiye ile İran'ın coğrafyaları, ekonomik yapıları itibarıyla birbirini tamamlayan özelliklere sahip olduğunu belirterek, "Batı Asya'da Türkiye, İran'ın Avrupa'ya açılan kapısı, İran ise Türkiye'nin Asya'ya açılan kapısı. Bu bize ulaştırma ve lojistik alanında olağanüstü imkanlar sunuyor. Bugün karayolu, demiryolu ulaşımı ve havayolu ulaşımı konularında kapsamlı değerlendirmelerde bulunduk ve çok güçlü bir iradeyle önümüzdeki dönemde bu alanlarda ciddi hamleler yapma kararı aldık. Önümüzdeki dönemde Mersin Limanı ile Bender Abbas Limanı arasında, Trabzon Limanı ile Bender Abbas Limanı arasında, Türkiye'deki hızlı tren koridoruyla, İran'da Tahran'dan Tebriz'e doğru ilerlemesi planlanan hızlı tren koridoru arasında irtibatlarımızı güçlendireceğiz" ifadelerini kullandı.
 
Başbakan Davutoğlu, iş adamlarının kendisine ilettiği tüm konuları İran Cumhurbaşkanı Hasan Ruhani ile paylaştığını aktardı.
 
İş adamlarından ticari değerlendirmelerini yaparken, Türkiye-İran tarafı gibi değil, iki ülkenin potansiyelini bir ülkeymiş gibi görmelerini ve yatırımlarını bu şekilde yapmalarını isteyen Davutoğlu, "Bu konuda siyasi liderler olarak bizlerin bugün üzerinde anlaştığımız çok sağlam bir irade mevcut" diye konuştu.
 
Ulaştırma zemini üzerinde, tarihi İpek Yolu ticaretinin bugün en üst düzeye çıkartılabilecek özelliklere sahip olduğuna işaret eden Davutoğlu, sözlerini şöyle sürdürdü:
 
"Ticari alt yapımız itibarıyla bakıldığında şu anda bütün Afro-Avrasya'da, bunu iddialı bir şekilde söylüyorum, sadece Asya'da, Avrupa'da değil, bütün Afro-Avrasya'da en dinamik iki pazar Türk ve İran pazarıdır. Genç bir nüfus, dinamik bir ekonomik hayat ve özellikle İran açısından yaptırımlardan sonra prangalarından kurtulmuş, talebi gittikçe artan ve bu talebi karşılayacak arza ihtiyaç hisseden çok hareketli bir demografi. Bu çok sağlam bir alt yapı oluşturuyor."
 
Bugün Türkiye'nin yüzde 4 ölçeğinde büyümesinde, Çin ve Hindistan'dan sonra en yüksek kalkınma hızına sahip olmasında iç piyasasının dinamizminin büyük rolü bulunduğunu anlatan Davutoğlu, şunları söyledi:
 
"Şimdi bizim yapacağımız husus, bu iç piyasalarımızı birbirine entegre hale getirmek. Bu çerçevede de geçen sene devreye giren tercihli ticaret anlaşmasının uygulanmasında hiçbir aksama olmaması konusunda da Sayın Cihangiri ile prensip mutabakatına vardık. Dün bana aktarılan tercihli ticaret anlaşmasıyla ilgili, özellikle bürokrasiden kaynaklanan hususları giderme konusunda da kararlıyız. Tercihli ticaret anlaşmasının bir sonrasında serbest ticaret anlaşmasına geçecek şekilde gümrük duvarlarını tümüyle indirecek bir yaklaşımı da benimsemeyi düşünüyoruz. Ayrıca ticaretin kolaylaştırılması anlaşmasını da en kısa zamanda tamamlayacağız. Ticari hayatı canlandırırken, Türkiye'de üretilen malın İran'da satılması, İran'da üretilen malın Türkiye'de satılması şeklinde de düşünmemek lazım. O zaman korunmacı bir refleks girer. Türk firmaları gelecek İran'da üretim yapacaklar, İran firmaları, Türk firmaları Türkiye'de yatırım yapacaklar, sonra piyasalara ortak ürünlerimizi sevk edebileceğiz."
 
Bankacılık sisteminde entegrasyon
 
Başbakan Davutoğlu, ticareti destekleyecek en önemli hususlardan birinin bankacılık sistemindeki entegrasyon olduğuna işaret ederek, konuşmasına şöyle devam etti:
 
"İran riyali ve Türk lirası arasında doğrudan ulusal para birimlerinin kullanılması, eskiden beri aldığımız bir karardı. Önümüzdeki dönemde de bankacılık sistemimizin daha aktif şekilde, iki ülkenin ekonomilerini desteklemesi için de biz devreye gireceğiz ve daha çok sayıda Türk bankasının İran'da çalışmasını, daha çok İran bankasının Türkiye'de faaliyet göstermesini temin edeceğiz. Yaptırımlar döneminde İran'ın hep yanında olduk, yaptırımlara karşı çıktık. Çünkü biz prensip olarak ekonomik yaptırımlara karşı çıkmanın yanında İran'ın potansiyeline hep inandık, İran'ın yaptırımlardan kurtulması halinde çok büyük ivme ile dünya ekonomisine, bölge ekonomisine katkı yapacağına da inandık. Geçmişte biz, yaptırımlar döneminde İran'ın yanında çok kuvvetli bir iradeyle dururken bizi eleştirenler, şimdi kafileler halinde İran'a turlar tertip ediyorlar. İranlı kardeşlerimizin bunu da iyi değerlendireceklerini düşünüyorum. Çünkü bizde bir ilke vardır, dost zor zamanda belli olur. Türkiye'nin dostluğu da kıymetlidir. Dostluğa değer verdiğinde de hiçbir konuda çekinmeden atacağı adımlar konusunda da kendinden emin olduğunu da herkes bilir."
 
İran'da yatırım yapan iş adamlarının geçmişte çok zorlu günler yaşadığını, para transferini yapmakta zorlandıklarını ve birçok uluslararası baskıyla karşı karşıya kaldıklarını iyi bildiğini anımsatan Davutoğlu, Türkiye ve İran dostluğuna güvenen iş adamlarının, uluslararası baskılar karşısında İran'da ticaret yapmaya devam ettiğini ifade etti.
 
Tahran Borsası ile İstanbul Borsası'nın entegre halde faaliyete geçtiğini vurgulayan Başbakan Davutoğlu, "İran dünya ekonomisine entegre olurken en önemli hususlardan bir tanesi borsanın bu niteliğiyle kapasitesinin genişlemesidir. Biz İstanbul'u bir finans merkezi haline dönüştürürken sadece Türkiye için değil, bütün bölge ülkeleri ve özellikle de İran için finans merkezi olmasına önem vermiştik" değerlendirmesinde bulundu.
 
Başbakan Davutoğlu, ileriki dönemde bankacılık işlemleri ve borsa faaliyetleriyle İranlı iş adamlarının İstanbul'u bir mesken haline getireceklerine inandığını kaydetti.
 

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.