VİLDAN GÜRSOY ÖDÜLE DOYMUYOR!

Vildan Gürsoy okullar arası kompozisyon yarışmalarında ödüle doymuyor...

VİLDAN GÜRSOY ÖDÜLE  DOYMUYOR!

Trabzon Gazi Anadolu Lisesi 11.sınıf öğrencilerinden Vildan Gürsoy okullar arası kompozisyon yarışmalarında ödüle doymuyor.


Milli Eğitim tarafından belirlenen konularda son üç yarışmaya katılan Gürsoy , katıldığı üç yarışmada iki il birinciliği ve birde ikincilik elde etti. Kompozisyon yarışmasında güçlü kalemi ile dikkat çekerek derecelere ambargo koyan Gürsoy Öğretmenler günü münasebetiyle de   yazdığı kompozisyonla yine Trabzon birinciliğini elde etti. Trabzon valisi Recep Kızılcık’tan birincilik ödülü alan Gazi Anadolu Lisesi öğrencisi Vildan Gürsoy için öğretmenleri; ‘Elinden tutulursa ülkemiz büyük bir yazar kazanacak’ değerlendirmesinde bulunuyor.

 
İşte Vildan Gürsoy’un il birinciliği kazandığı yazısı...


BAŞKOMUTAN, BAŞÖĞRETMEN VE BAŞIMIZDA BİNLERCE ÖĞRETMEN

“Ölüm indirmede gökler, ölü püskürmede yer / O ne müthiş tipidir: savrulur enkaz-ı beşer” der üstad Mehmet Akif o günlerin gamını, yasını gönlümüze damlatırcasına tasvir eder. Osmanlının son günleri, işgal altında devletimiz,perişan milletimiz ve ölen milyonlarca gencimiz Akif’in kaleminden böyle dökülür yüreklere.
Ezelden beri belinde özgürlük kuşağıyla dünyaya hükmeden, şanıyla, hoşgörüsüyle gönülleri fetheden, Fatihlerin Kanunilerin yönettiği devletin atisi bu denli bedbaht bir halde olmamalıydı. “Hasta adam” diye anılır olmuştu o nice devaların başkenti olan diyar… Dert, çile boğazdaydı. Çoktan yola çıkmıştı eli silah tutan her er ! Mekteplerde on beşliler kalmamıştı, on beşli türküsünü cephede yazmak için.
Defterlerinde mürekkepleri, annelerinin gözlerinde yaşları kurumadan, kendilerinin deli akan kanı durulmadan, kalem tutan elleri silaha sarılmıştı. Rahleleri açık kalmıştı, hokkaları sahipsiz cepheye koşan yiğitlerin. Ders yoktu belki Kayseri Lisesi’nde ve onun gibi birçok lisede… Öğretmen dahi kalmamıştı memlekette; ancak çağ açıp kapatan ceddin torunları o devirde asıl dersi Çanakkale’de görmüşler ve onca düşman zırhlısına karşı elinde süngüsüyle, Martın ortasında Temmuzdan kalma üniformasıyla ders vermişti yedi düvele karşı. Arıburnu’nda, Conkbayırı’nda, Anafartalar’da her biri öğrenci değil artık birer muallimdi.
O şanlı milletin evlatlarının başında bir lider vardı. Lider ki gözlerinde Karadeniz, kalbinde Anadolu, gönlünde vatan, aklında galibiyete dair onca plan… Bu yolda Bandırma’nın eşliğinde, umutların tükendiği bir vakitte Samsun’a çıktı. Aklında tek düşünce, dilinde bir cümle… Ve nihayet kovulan düşman, kurulan cumhuriyet…
An-ı fecr… Başladı devrimler… Vakanüvisler yazdı 1 Kasım 1928 harf inkılâbı ! Sema berrak, ufuklar açık, halk soluksuz Kemal Paşa’ya baktı. O an kara tahta ebru panosu, tebeşir gökkuşağı paletinden alınmış enfes renkler akıtan fırça,Mustafa Kemal mükemmelliyetin portresini tabloya aktaran nadide sanatçı olmuştu adeta. Elindeki neye içindeki ateşi üfleyen bir neyzen misali duyurmuştu halka harfleri. Hakikat şu ki doğduk, kulağımızda “İkra” emri. Yürümeyi öğrendik sonraları, öğrenmeye yürümek için. Amadeyiz emre elbet, öğrenmek en büyük emel. Ve yeniden inşa edildi okullar, o da biliyordu eğitimin en öncelikli iş olduğunu. Her şeye önderlik ettiği gibi “Öğretmenlik” de ilk ona düşmüştü ve Başkomutan ünvanının yanına bir de “Başöğretmen”liği eklemişti.
Soluk bir hazanı dahi rengarenk bezeyen, her biri biz açılmamış fidanları besleyen güneşe benzeyen, öğretmenlerdi. Yalpaladığımız da olur elbet genciz, tecrübesiz, nice çaylakları sonsuzluğa uğurlayan bu dipsiz girdapta. Sert esen rüzgâr, kayaları dahi kuma dönüştüren kum saatine, zaman denen zoraki kervana hapseden. Sığınaktı öğretmen, savunmasız onca çiçeğin belini büken fırtınada… Isınmaktı öğretmen, zayi olma korkusuyla ilerlediğimiz yola ziya saçan…Sevinçti öğretmen, hüznün zamansız ablukasında… Şemdi öğretmen, biz kısacık ömrüyle var olan kelebekleri ilmin aleviyle yakan…
Bugün hepimiz biliyoruz ki çağ, Atatürk’ün öngördüğü bilim ve eğitim çağı… Bu çağa ayak uyduranlar zirvede, uyduramayanlar ise her yönüyle girdapta…
Gençliğe hitabeyi kendimize rehber edindik. Öğretmenlerimizin öncülüğünde gayemiz aşikâr… Cihana hükmeden ecdadın torunları olarak biz, yeniden Mustafa Kemal’in açtığı yolda dünya liderliğine talibiz ve bu yolda ilerleyeceğiz !
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.