• BIST 108.594
  • Altın 144,421
  • Dolar 3,4942
  • Euro 4,1102
  • Trabzon 25 °C
  • İstanbul 21 °C
  • Ankara 20 °C

Cumhurbaşkanlığı sistemi ve 2019 seçimleri!

MEHMET GÖREN

Türkiye artık yeni bir sistemle yönetilecek. Ne kadar kıyısından köşesinden bir anayasa düzenlemesi yapıldı gibi görünse de artık Türkiye değişik bir noktaya evrildi. Şuanda Feto operasyonları ve yargılamalarına odaklanılmış olsa da 2019 seçimlerine yaklaştıkça Cumhurbaşkanlığı Sistemi yeniden gündemdeki yerini alacaktır.

Ak partinin burada sağlam bir durusu var gerçekten. Kamuoyunu istediği gibi yönlendiriyor ve özellikle CHP’ye bu anlamda çok söz söyleme şansı tanımıyor. CHP şuanda milletvekilleri Enis Berberoğlu’na verilen hapis cezası ve yapılan adalet yürüyüşü ile meşgul. HDP’nin kafası ise tutuklu bulunan sözde milletvekilleri ile meşgul. Ak Parti çok sistemli bir şekilde çalışıyor ve diğer muhalefet partileri de AKP’nin bu siyaset çarkı içersinde eziliyor açıkçası. Kendilerini bile ifade edemiyorlar. Aslında CHP’nin en büyük beceriksizliklerinden birisi de medyayı kullanamamaları, yeni şeyler söyleyememeleri. Her zaman söylemişimdir bu da zaten Kemal Kılıçtaroğlu ile olacak bir şey değil ama “Adalet Yürüyüşü”ne ayrı bir parantez açmak gerekiyor.

Bu yürüyüşün sebepleri ve bu noktaya nasıl gelindiği konusunda çok şey söylenebilir. Haklılığı haksızlığı konusunda saatlerce günlerce konuşulabilir. Yargı bu konuda askeri casusluğun ve devletin gizli bilgilerini ifşa etmenin bedeli budur dedi ve bir daha bu tür hadiselerin yaşanmaması için güzel bir ders vermek istedi. Kemal Kılıçtaroğlu’nun bu yürüyüşü yapma sebebi de cezanın ağır olduğunu düşünmesi ve esasında bir CHPli vekile bu kadar ağır bir cezanın verilemeyeceğini düşünmesidir. Önce bir şok yaşadılar ve bu karara koyulabilecek en makul ve ses getirici tepkiyi de koymaya çalışıyorlar. İktidar Partisi ve özellikle Cumhurbaşkanı da yargı kararına saygı duyulması gerektiğini söylüyor ve bu yürüyüşten hiçbir sonuç alınamayacağı her defasında dillendiriliyor. CHP de aslında bir netice alınamayacağını biliyor fakat toplumsal beklentileri daha fazla olduğu için bu yürüyüşü yapmaları gerektiğini düşünüyorlar. Kılıçtaroğlu beklide ilk defa gündemi bu kadar meşgul etmeyi başarabildi. Öyle ki AK Partiyi bile bu kadar tedirgin edebildi. Bu protesto yönteminin öyle zannedildiği gibi gezi olaylarına ya da toplumsal kargaşaya mahal vereceğini de düşünmüyorum.


Esas konumuza geri dönersek biraz seçim sonuçlarını konuşmak lazım aslında. Söylenmemiş olanları söylemek gerekiyor bu noktada. Ben kendi adıma “Evet” ve “Hayır” oylarının birbirine bu kadar yakın çıkacağını düşünmedim ancak bu sonucu şu aşamada daha hayırlı bir sonuç olarak görüyorum. “Evet” ve “Hayır” oylarının bir birine bu kadar yakın olması Cumhurbaşkanlığı sisteminde dengeleyici unsur olacaktır. Seçimden önce dillendirilen diktatörlük geliyor tabirinin tabi ki gerçekliği yoktu ancak ülke adına alınacak önemli kararlarda ve kamuoyunu ilgilendiren çok önemli konularda bu “Hayır” bloku kesinlikle göz önünde bulundurulacaktır. Daha dengeli ve temkinli siyasetin teminatı olacaktır bu sonuç. Nitekim Başbakan Binali Yıldırım da "Bu seçimin kaybedeni yoktur" demişti. Gerçekten de öyle olacağını umuyorum. Kaybedenler olacaktır tabi ki ama o kaybedenler de kaybolması gerekenlerdir zaten.

Önceki yazımda da söylediğim gibi söyleyecek sözü olmayanı bu sistem kabul etmeyecektir. Dolayısı ile bazı siyasi anlayışlar ya silinip gidecek ya da kendi kısır siyasetlerinin içerisine hapsolmayacaklar ve reform yapmayı göze alabileceklerdir. Özellikle “Hayır” blokunun başını çeken CHP’yedir sözüm. Bunu göze alamayanlar partiyi gözden çıkarmak zorunda kalacaklardır kesinlikle.

“Evet” ve “Hayır” oylarının bir birine bu kadar yakın olması kimseyi şaşırtmasın. Kimse Kemal Kılıctaroglu’na yüzde 49 “Hayır” oyu ile destek verildiğini zannetmesin. Neticede sistem değişiyor ve yeni sistem hakkında çoğu doğru düzgün bilgi sahibi değildi. Osmanlı Devleti’nin son dönemlerini de eklersen yaklaşık 200 yıllık bir arayışın neticesidir aslında bu. Bizim sistem adeta yap boz tahtasına dönmüş ve millet de bunun yorgunluğu içerisinde. O yüzden bu yönde milletin açlığının giderilmesi gerekiyor. Kulaktan dolma bilgilerle kafası karışık bir şekilde “Evet” verenler olduğu gibi “Hayır” verenlerde oldu. Yani bilinçsiz seçmen çok idi bu referandumda. Neye oy verdiğini tam anlamıyla bilmiyordu. Bu yüzden oy kullanmaya giderken bile tercih değiştirenler oldu. Yani demem o ki bu oy oranları kimseyi yanıltmasın. 2019 seçimleri bu yönde daha belirleyici olacaktır. Zamanla saflar daha da sıklaşacaktır. 2019 seçimlerine kadarki süreç özellikle AK Parti iyi değerlendirilirse ve akıldaki soru işaretleri büyük oranda giderilebilirse yeni sisteme de destek artacaktır. Bu da önümüzde ki seçimlerde oy oranlarına yansıyacaktır zaten.


O nedenle bu oy oranı “Evetciler” adına büyük bir zaferdir aslında. Kararsızların oranı hala mevcuttur. Burada Cumhurbaşkanı’nın tavrı ve uygulamaları da belirleyici olacaktır. Ülkenin yüzde 70’i sağcı yüzde 30’u solcu diye bir telaffuz var ya da bu iki zihniyetin temsilcileri diyelim. Bu oran tabi ki bir birine yaklaştı ama yüzde 51'e 49 denecek kadar değil. Bu sonuç AK Parti’ye bir şeylerin işaret fişeğidir aslında. Burada özellikle AK Parti oy oranlarını artırmak istiyorsa yeni sisteme karşı büyük bir tedirginlik içerisinde olup o kararsızlık ile gidip “Hayır” oyu veren muhafazakâr seçmeni bu sistemin söylenildiği gibi tehlikeli olabilecek bir yönetim şekli olmadığı konusunda ikna etmelidir. AK Parti’nin referandum sonrası hemen seçimlere gitmemesinin sebebi de aslında bu yönde kararsız kalan seçmene hitap etmek ve Cumhurbaşkanlığı sisteminin hazmedilmesini sağlamaktır. Bu süreç Ak Parti için samimiyet sınavı olacaktır ama esas hareketlilik ve samimiyet göstergesi 2019 seçimlerinden sonra olacaktır diye düşünüyorum.

Bu vesile ile bütün müslümanların ramazan bayramını kutluyorum. Hep beraber nice bayramlara inşallah

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Trabzon Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.