Nükleer müzakereler için tarihi gün!

ABD Dışişleri Bakanlığı, nükleer müzakerelerde anlaşmaya varılması hedeflenen son gün 31 Mart'a girilirken İran ile anlaşma ihtimalinin yüzde elli olduğunu açıkladı.

Nükleer müzakereler için tarihi gün!

İran ile BM Güvenlik Konseyi daimi üyeleri ve Almanya'dan oluşan P5+1 ülkeleri arasındaki nükleer müzakerelerde bir anlaşmaya varılması için belirlenen son güne girildi. Taraflar arasındaki görüşmeler İsviçre'nin Lozan kentinde devam ediyor. Bugün gece yarısına kadar müzakerelerden bir karar çıkması bekleniyor.

Kararın açıklanmasına saatler kala İran tarafı sessizliğini korurken karşı taraftan ise anlaşmadaki sorunlarla ilgili açıklamalar geliyor.

ABD: BUGÜNDEN SONRA KARAR ALINMASI KOLAY OLMAYACAK

ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Marie Harf, günlük basın toplantısında İsviçre'nin Lozan şehrinde devam eden nükleer müzakerlere ilişkin açıklama yaptı. Anlaşmaya varılması için son günün 31 Mart olduğunu hatırlatan Harf, tarihin önemine vurgu yaptı ve anlaşma sağlanamaması halinde müzakerelerin tıkanabileceğine dikkat çekti. Harf, "31 Mart'tan sonra kararların alınması kolay olmayacak." dedi.

"HER ŞEY YÜZDE 50, YÜZDE 50"

31 Mart akşamına kadar herhangi bir anlaşmanın sağlanamaması halinde tekrar bir durum değerlendirmesi yapacaklarını kaydeden Harf, "İnsanların önümüzdeki soruna gerçekçi yaklaştığını düşünüyorum. Siyasi anlayışa ulaşabilmek için hala bir yolumuz olduğunu düşünüyorum. Bu konuda açık olmak istiyorum. Bunu yapmak için hala bir yol var. Muhtemelen söyleyeceğim şey yüzde 50'ye yüzde 50. Bilemiyorum. Hiçbir zaman yüzde tahmini yapmaktan hoşlanmadım. Ancak bunu yapmak için hala bir şansımız var." şeklinde konuştu.

Sözcü Harf, müzakerelerdeki en zorlu konulardan birinin de uranyumun stoklama meselesi olduğunu kaydetti. Bu konuda İran tarafı ile herhangi bir anlaşmaya varılamadığını sözlerine ekledi.

"KÖTÜ BİR ANLAŞMAYI KABUL ETMEYİZ"

Beyaz Saray'dan bu yönde yapılan açıklamalarda ise daha sert bir ton kullanıldı. Beyaz Saray Sözcü Yardımcısı Eric Schultz, Başkan Barack Obama'nın kötü bir anlaşmayı kabul etmeyeceğini duyurdu.

Başkan Obama'nın bu yöndeki açıklamalarının çok net olduğuna dikkat çeken Schultz, "İran'ın nükleer silah elde etmesini engellemenin en iyi yolu İran'ın nükleer silaha giden yolunu kapatmak ve en beklenmedik ve sıkı denetimleri yapmak. Başkan Obama kötü bir anlaşma için hazır değil." dedi.

Müzakerelerde anlaşmaya varılması hedeflenen günün ileri bir tarihe alınma ihtimalinin sorulması üzerinde Schultz, anlaşma çerçevesinin Mart ayında çizilmesi konusundaki fikirlerinin değişmediğini kaydetti. Bir yıldan uzun bir süredir İran ile müzakere yaptıklarına dikkat çeken Schultz, müzakerelerde son gün yaklaşırken bazı zorlu kararlar almanın İran tarafına kaldığını söyledi.

"İRAN NÜKLEER PROGRAMINI EN AZ 10 YIL DONDURMALI"

Başkan Barack Obama daha önce yapılan açıklamalarda İran'ın nükleer programını en az 10 yıl süreyle dondurması gerektiğini ifade etmişti. Obama'nın bu talebi ABD'nin müzakerelerdeki ilk şartı olarak göze çarpıyor. Ancak İran bu sürenin 8 yılı geçmemesini istiyor. Ayrıca İran'dan uranyum zenginleştirme düzeyini yüzde 5'in altında tutması talep ediliyor.

URANYUM ZENGİNLEŞTİRMEDE KULLANILAN SANTRİFÜFLER DE MÜZAKERELERİN ANA BAŞLIKLARI ARASINDA

Uranyum zenginleştirmede kullanılan santrifüjler de müzakerelerin ana başlıkları arasında yer alıyor. İran, 10 bini aktif toplam 18 bin santrifüje sahip. Batılı ülkeler İran'ın santrifüj sayısını 6 bin 500 ile sınırlamasını istiyor. İran sayıyı azaltma konusunda yumuşasa da en az 9 bin olması için direttiği ifade ediliyor.

EN BÜYÜK ANLAŞMAZLIĞIN YAŞANDIĞI KONU

Müzakerelerde en büyük anlaşmazlık zenginleştirilmiş uranyum stoklarının İran dışına çıkarılması konusunda yaşanıyor. Batılı ülkeler zenginleştirilmiş uranyum stoklarının Rusya'ya gönderilmesi ve orada yakıt çubukları haline çevrilerek barışçıl amaçlı faaliyet gösteren nükleer reaktörlerde kullanılmasını talep ediyor. Önceleri İran'ın stoklarının büyük bir bölümünü Rusya'ya göndermeyi kabul ettiği ifade ediliyordu ancak geçtiğimiz pazar günü İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Abbas Arakçi sürpriz bir açıklama ile İran'ın zenginleştirilmiş uranyum stoklarını yurt dışına göndermek gibi bir niyetlerinin olmadığını dile getirdi.

MASADAKİ KRİTİK KONULAR

* Batılı ülkeler İran'ın uranyum zenginleştirme oranını yüzde 5'in altında tutmasını istiyor. Yüzde 20 oranından daha yüksek oranla zenginleştirilmiş uranyum, nükleer silaha sahip olmanın başlangıç noktası olarak kabul ediliyor. Ancak etkili bir nükleer silaha sahip olmak için gereken oran yüzde 90.

* Uranyum zenginleştirme işleminin yapıldığı cihaz olan santrifüjler de diğer bir müzakere konusu. İran'ın elinde 10 bin adedi aktif olan 20 bin santrifüj var. Batı bunların sayısının 6500'i geçmemesini İran ise 9000'den az olmamasını istiyor.

* Bir diğer anlaşmazlık da anlaşmanın süresiyle ilgili. Batı ülkeleri İran ile varılacak nihai anlaşmanın ülkenin nükleer programını en az 10 yıl kontrol altında tutmasını istiyor. İran ise 8 yılda ısrarcı.

* İran, ayrıca, ABD, AB ve BM'nin uyguladığı yaptırımların tamamen kaldırılmasını istiyor. Tahran'ın öncelikli talebi enerji ve finans alanındaki yaptırımların durdurulması. Batı ülkeleri ise yaptırımların ağır ağır kalkmasını, önce askıya alınmasını daha sonra tamamen iptal edilmesini savunuyor.

İlk etapta kaldırılması gündemde gelmesi beklenen BM yaptırımları.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.