banner238
banner264

Trabzon’daki o okulda ‘darbe’ mi var?

Gülşah Yıldırım yazdı...

banner295
Trabzon’daki o okulda ‘darbe’ mi var?

Dünya var oldu olalı canlılar için olmazsa olmazların ilk sıralarında ne gelir diye sorsalar, ben ‘eğitim’ derim. Eğitimin temel özelliği, onun bir sosyalleştirme süreci olmasıdır. O, her yerde ve her zaman vardır: Ailede vardır. Ekonomide vardır. Dinde vardır. Siyasette vardır. Yeni doğan bir çocuk için ilk eğitim ailede başlar, sonrasında anaokulu ve ilkokul ile devam eder. Aileler, çocukları okula başladıktan sonra onların eğitiminden ve onları takip etmekten muaf olabilirler mi? Asla… Bilinçli bir ebeveyn çocuğunun okuluyla gerektiği kadar ilgili ve alakalı olmalıdır. Sürekli takipte kalmalıdır.
 
Şimdi ideal bir ebeveyn düşünün… Çocuğu ile ilgili, okuluyla alakalı ve takipte olan bir ebeveyn…  Bunun yanında velinin okula gelmesini istemeyen, okula gelen velilerden rahatsızlık duyan bir okul yönetimi düşünün. Ne canlandı gözünüzde? Evet bu okulda yüksek ihtimalle tuhaf şeyler oluyor.
 
Trabzon’un Akçaabat İlçesi’ne bağlı Yıldızlı Toki İlkokulu… Bu okulun pisliğinden tutun da yönetim anlayışındaki eksikliklere kadar birçok konuda yazı kaleme aldım şimdiye kadar. Bu sefer ki durum ise daha farklı ve daha rahatsız edici bir durum…
 
Eskiden okulların ana giriş kapısında nöbetçi öğrenci, nöbetçi öğretmen veya nöbetçi herhangi bir görevli bulunurdu. Okula girmek isteyen velilerin isim, soy isim, imza, hangi öğrencinin velisi olduğu ve okula geliş sebebi not edilir ve veli içeri alınırdı. Birçok okulda bu sistem devam ediyor aslında. Efendim bahsi geçen okulda kapıda hiçbir nöbetçi bulunmamakla birlikte, okula mutlaka geçerli bir sebeple gelmiş olan veliler, okulda temizlik işlerine bakan hizmetliler tarafından tıpkı bir ülkede darbe olmuş edasıyla yolu kesilip, “Nereye gidiyorsun? Okula girmek yasak? Niye geldin buraya?” tarzında kaba bir dille sorguya çekiliyor. Kantinde oturan bir veli, yine bir hizmetli tarafından “Burada oturmazsın, okul yönetimi yasakladı!” şeklindeki kaba üslupla kantinden kapı dışarı ediliyor. Okul girişinde hiçbir güvenlik yok, ancak okul içerisinde ‘darbe’ havası esiyor. Bu durumu kabullenmeyip, sorgulayan velilere ise şu sebepler sunuluyor:
 
  1. Bir veli okula gelip, çocuğunun kavgalı olduğu bir arkadaşına saldırdı.
  2. Veliler gelip boş boş koridorda dolaşıp kalabalık ediyor.
  3. (Buraya lütfen dikkat!!!) Bir veli elindeki telefonla gizlice öğretmenin sesini kaydetmeye çalışırken yakalandı)
 
Şimdi yönetime soruyorum.
 
1-İlk 2 maddede yapılan yanlışlar için bir şikayette bulundunuz mu?
2-Bir - iki velinin yaptığı yanlışın hesabını bütün öğrenci velilerine kesmek hangi sivri zekalının fikri?
3-Okul girişinde, kayıt tutan bir nöbetçi neden yok?
4-En önemlisi, bir ebeveyn sebepsiz yere neden okula gelip gizlice öğretmenin ses kaydını almak istesin? Bu okulda neler oluyor?
5-Bu okulda velilerin bilmesini istemediğiniz bazı yanlış olaylar mı dönüyor?
 
Bir diğer konu;
 
Geçtiğimiz günlerde Okul Aile Birliği tarafından yapılan ve okul müdürünün de katıldığı, tüm sınıfların yalnızca sınıf annelerinin davet edildiği bir toplantıdan bahsedeceğim şimdi. Toplantının ana konusu para! Çok detaylı bir şekilde yazarsam satırlar yetmez. Yazacağım şekliyle ne demek istediğimi çok iyi anlayacaksınız. Okul Aile Birliği Başkanı sınıf annelerine, öğretmenler gününde öğretmenlere kesinlikle hediye alınmamasını söylüyor. Velilerin kendi aralarında para toplayarak gönül rızası ile öğretmene hediye almasından size ne! Sana ne kardeşim kimse kimseden zorla para, hediye istemiyor. Cebimdeki paranın kahyası sen misin!!! Kaldı ki bizim vefakar öğretmenlerimizi böyle bir konuya alet edip de, bu kadar değersizleştirmek kimin haddine!!
 
Toplantının ikinci maddesi de şu: Her velinin kendi çocuğunun sınıfını güzelleştirmek adına kendi aralarında gönüllü olarak para birleştirip sınıfa yapılan katkılardan rahatsız olduklarını ve o paraların bundan sonra Okul Aile Birliği hesabına yatırılması gerektiğini söylüyorlar. Yine bu Okul Aile Birliği çocuklarla birlikle evlere kağıt gönderip her veliden 100 ila 150 lira arasında para istiyor ki, bu paranın tümü yatırılırsa ortaya büyük bir mebla çıkıyor. Birçok veli ne demek istediğimi çok iyi anlayacaktır. Hatta bazılarınızın “Bugüne kadar yatırdık da okulda ne değişti!” dediğinizi duyar gibiyim.
 
Bu uygulama kati suretle yasaktır. Okul Aile Birliği mevcut yönetmeliklere göre, maddi durumu iyi olan velilerden, ya da hayırsever vatandaşlardan okula bağış yapmalarını rica edebilir. Bağış yapma işi de, teklif giden kişinin hür iradesine kalmıştır. Yok öyle evlere kağıt gönderip, sınıf annelerini toplayıp para istemek. Yasak!!!
 
Akçaabat Milli Eğitim Müdürlüğü’ne sesleniyorum. Bu okulda neler oluyor? Araştırılsın, soruşturulsun. Bu konunun takipçisi olacağımı yüksek sesle söylüyorum.
 
… Ve bu tür durumlara maruz kalan velileri uyarıyorum. 150 no’lu hattan BİMER (Başbakanlık İletişim Merkezi)’i arayarak şikayet edin. İçinize sinmeyen, yasak olduğunu düşündüğünüz her durumu bildirin. Devlet büyüklerimiz de her fırsatta bunu dile getiriyor. Bu ülkede kanunlar, kurallar var. Ali Baba’nın çiftliğinde yaşamıyoruz…

 
banner140