• BIST 108.489
  • Altın 152,547
  • Dolar 3,6704
  • Euro 4,3242
  • Trabzon 17 °C
  • İstanbul 17 °C
  • Ankara 8 °C
  • G. saray maçına üçü de ilk on bir!
  • Çalımbay şehirden ayrıldı…
  • Çalımbay'dan şok talep...
  • G. saray maçına üçü de ilk on bir!
  • Çalımbay şehirden ayrıldı…
  • Çalımbay'dan şok talep...

El el ile değirmen yel ile…

Hasan Akyasan

Her yıl;  devlet, sendikalar ve işverenler arasında pazarlık konusu olan asgari ücret,  gündemi meşgul eden konulardan biri... Elbette ki, asgari ücretteki artışlar, çalışanların gelir düzeyini arttırmak, refah seviyesini yükseltmek adına ciddi bir adım... Fakat, gelir düzeyini dengelemek, asgari ücretle çalışan vatandaşların sıkıntılarını gidermek adına, bu sistemin baştan aşağı düzeltilmesi ve kalıcı bir sistem oluşturularak, ücretin bu sisteme sabitlenmesi  gerekir.

     Asgari ücret belirlenmesi aşamasında ve sonrasında ortaya çıkacak sorunları iyi analiz etmek gerekir. Şöyle ki;

    Ülkemizde, en düşük ücreti belirleme yöntemi, vatandaşla pazarlık konusu olmaktan çıkarılmalı ve devamında, asgari ücretteki devlet katkısı belirgin olmalıdır. İşçi, memur ve asgari ücretlinin maaş farkını dengelemek  için, yaşam kalitesi ve  temel gereksinimler dikkate alınarak,  adil bir  maaş skalası oluşturmak, sosyal devlet anlayışının  bir gereğidir.

    Son dönemde gerçekleşen ücret artışının sonucu, devlet ve sendikalar tarafından incelenmeli , dengesiz artışların kimi kâra kimi zarara soktuğunun iyi analiz edilmesi, ücret sonrası , işsizlik oranlarındaki  değişikliğin takip edilmesi ve bu sebepten doğan işsizlik maaşı yükünün devlete olan maliyetinin dikkate alınması gerekir.İşsizlik maaşına  ayrılan ödeneğin, asgari ücrete devlet katkısı  olarak değerlendirilmesi , işverenlerin yükünü hafifleterek , iş hayatına  büyük katkı sağlamış olacaktır.

    Ayrıca devlete bağlı kurumların,  kâr zarar hesabı dikkate alınarak , özel sektör üzerindeki risk analizini, bütün kurumlarda  da aynı şekilde uygulamak gerekir.Örneğin;  asgari ücretle çalışanın maaş dengesizliği, nasıl ticaretçiyi etkiliyorsa, devlet kurumlarını da  ne  şekilde etkilediği ortaya konulmalıdır.

   Asgari ücretteki artışın; , sosyal açıdan gelir dağılımındaki adaletsizliği gidermesi, ekonomik açıdan piyasaya canlılık  getirmesi beklenir. Fakat, bu durum ticaret ve sanayi kesimi için, ciddi finansal yükler ortaya çıkarır. Asgari ücretteki artış ; kayıt dışı  istihdamı  arttırmakta , işveren üzerindeki yükü hafifletmek için, resmi kayıtları asgari ücret üzerinden gösterip, kayıt dışı elden işçisine para ödemeye yönlendirmektedir.Yabancı  işçi istihdamı , insanı tembelliğe sevk edecek minvalde sosyal devlet yardımları, işsizlik sigortasından yararlanmak için  kayıt dışı  çalışmalar, başlı başına  iş hayatında bir sorun olarak  dururken, bir de asgari ücret  belirlenme sürecinin sıkıntıları ve   belirsizlikleriyle  kaybedecek zamanı yok  bu ülkenin…

  El el ile değirmen yel ile misali, işveren olmadan işçinin, işçi olmadan işverenin, her ikisi de olmadan ekonominin ayakta kalamayacağının bilinciyle, asgari ücretin, uzun vadeli kalıcı yöntemlerle,  en ergonomik şekilde çözüme kavuşturulması gerekir...

  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2012 Trabzon Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.