banner238
banner264

En çok eleştirildiği konuyu kaleme aldı...


HAYRETTİN HACISALİHOĞLU

HAYRETTİN HACISALİHOĞLU

06 Ekim 2011, 10:16

 Transfer bir kulübün hem en zor hem de en önemli konusu. Transferin teknik ve ekonomik zorlukları dışında, bir de sosyal eksiklikler nedeniyle futbolcuların küçük şehirleri tercih etmeyişleri, ülkemizin yurtdışındaki olumsuz imajından etkilenme, Avrupa futbol piyasasında yeteri kadar vitrine çıkamama, çocukları için yabancı tedrisatlı okul olmaması gibi engelleri var.
 
Bu sorunları hiç değilse imkanlar ölçüsünde asgariye indirmek gerekiyor. Diğer bir yapılması gereken de, başka kulüplerde olmayan özelliklerinizi ön plana çıkarmak.
Trabzonspor’da her nedense büyük polemik konusu olan, başkanın baştan memnun olduğu, sonradan da karşı çıktığı Çiftlik fikrinin çıkış noktası tam da budur.
 
Trabzonlu olmayan özelikle de yabancı uyruklu oyuncuların eş ve çocuklarının zaman geçirecekleri bir oram yaratmaktı bu faaliyetin nedeni.
Mehmet Ali Yılmaz Tesisleri’nin Yomra tarafındaki son sahayı da geçince boş olan araziye yıllardır moloz ve çöp dökülmekteydi. Bu durum her şeyden önce bir spor tesisine yakışmıyordu. Buradaki molozu kaldırmak hem görüntü hem de pis kokunun son bulması açısından ciddi bir fayda sağlarken, oraya toprak dökerek topu topu 500 metrekarelik bir alanında da organik tarım amaçlı kullanılma fikri doğdu.
 
Bir futbol kulübünün organik tarıma destek verme çabasıyla mesaj vermesi çok yankı bulurdu. Nitekim son Hollanda kampında 300 kilometre uzaktan gelip bu yapılandan dolayı başkanı kutlayan taraftar da, bunun kanıtıdır.
 
KENDİ TUTTUĞUN BALIĞI YESEN NE OLUR?
 
Futbolcuların elleri ile koparıp yiyecekleri kavun, karpuz, domates ve benzeri ürünler enteresan gelecekti. Yan tarafta yapılan küçük bir alanda da iki inek ve 20-30 tavuk ile günlük süt ve köy yumurtasının gün içinde oyunculara servis edildiği bir ortam. Ayrıca yine boş araziye dikilen yöresel meyveler ( karayemiş, Yomra elması, patlıcan inciri, Osmanlı çileği, Ardeşen armudu vs.) ve yat limanına koyulan masalarda denize karşı yemek yeme, çay içme hatta denize girme imkanı. Futbolcular için tekne gezintisi, balık tutma ve kendi tuttuğu balığı yeme zevki. Daha sonra yapılması planlanan çocuk parkı vs.
 
 
Hepimiz, en önemli anılarımız arasında gençliğimizde köyümüzde dalından kopararak yediğimiz elmanın, incirin tadından, tuttuğumuz balığın ebadından bahsetmez miyiz? Çocukların en çok vakit geçirmek isteyeceği yerler değil midir oyun parkları? Baba antrenmanını yaparken ailesinin meşrubat içtiği, belki denize girdiği, tekneyle gezdiği, bunları babası ile de yaptığı bir ortamın kime ne zararı var?
 
İŞTE HAYRETTİN’İN ÇİFTLİĞİ
 
İşte sizlere aylarca Hayrettin’in çiftliği diye lanse edilen ortam bu. Hepsi 500 metrekare. 4 inek, 30 tavuk 1 kayık ve toplam maliyeti en fazla 20 bin lirayla, iki asgari ücretli çalışan.
 
Diğer kulüplerdeki imkanlar bizde zaten yok. Bu tür özellikleri olan bir tesis de bırakın Türkiye’yi dünyada bekli de ilk ve tek örneği.
 
Ancak olmadı. Burada çalışan iki asgari ücretli tasarruf bahanesiyle çıkartılıp ömründe burayı hiç görmemiş ya da tek işi muhalefet olan kişilerin fikirlerine itibar edildi. Bunun adı kıskançlık değildir, sadece kompleks ile izah edilebilir bu durum.
 
KİMSZE AZİZ’İN ÇİFİTLİĞİ DEMEDİ
 
Emsali olan Fenerbahçe’nin gururla sunduğu Topuk Yaylası Tesisleri’nin açılışına katılıp boy göstermek mi doğru, burayı yıkmak mı?
 
Evet yabancı tedrisatlı kolej projesini gerçekleştiremedik. Bu benim içimde de bir eksiklik. Bu konudaki her türlü tenkite de hak verdim. Para gerektiren bir proje idi. Fakat sırf muhalefet etme düşüncesindeki birilerinin gazına gelip küçük paralara sağlanan bu ortamı yıkmak neyin nesi?
 
Tıpkı bedelsiz ama bir çok zahmetle kazanılan yat limanı ve yayla kent tesislerini “ağabeyin” aklına uyup kinle ve siyasi düşünceyle alelacele devretmek gibi.
Trabzonspor’ u takımın sırtından alıp, sosyal bir yapı kazandırmak lazım.
 
Özetle; Büyük Kulüp olmak için büyük düşünen yöneticiler lazım. 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
melih baykurt - 6 yıl önce
bi sus hayrettin allahını seversen.ne dediysen tersini yaptın.bu kulübü artık ne düşün ne konuş.kendidni unuttur.yönetime bile aday olsan trabzon seni hep çizecek.
Avatar
Kral Reis - 6 yıl önce
şu adamı burada köşe yazısı yazdırmak böylesine güzide bir siteye hiç yakıştıramadım .