• BIST 99.639
  • Altın 139,870
  • Dolar 3,5032
  • Euro 3,9191
  • Trabzon 24 °C
  • İstanbul 28 °C
  • Ankara 26 °C

ERSUN YANAL ALARM VERİYOR!

MEHMET GÖREN
Trabzon eşittir futbol demektir. Trabzon dediğin zaman akla gelecek ilk şey Trabzonspor’dur. Bu şehir futbol ile yatar, futbol ile kalkar. Trabzonsporsuz hayat, hayat değildir Trabzon’da. Futbolu çıkar Trabzon’dan bu şehir, Trabzon olmaktan çıkar. Trabzon yarım kalır. Bu şehrin insanları bir vatanını ölümüne sever, birde Trabzonspor’u. Bizim için önce vatan, sonra her zaman Trabzonspor’dur.Ekmektir, aşktır, sevgidir Trabzonspor. O yüzden Trabzon’da yedisinden yetmişine herkes futbol ile haşır neşirdir ve Trabzonluların futbol zekası da bir hayli yüksektir. Biz de haliyle belki fanatik denecek kadar Trabzonspor sevdalısıyız. Son birkaç haftadır Trabzonspor ile ilgili geleceğe yönelik sıkıntılar gördüm ki kesinlikle azımsanmayacak kadar ve bir o kadar tehlikeli özellikle yönetim tarafından da görülmesi gereken bir sıkıntıdır bu.
 
Trabzonspor ikinci yarı büyük bir çıkış yakaladı gerçekten. Bu başarıda da tabi ki en büyük pay sahibi kim derseniz akla gelecek en önemli etmen teknik heyettir. Ersun Yanal oynattığı hücum ve baskılı futbol tarzıyla tanınıyor. Bu oyun tarzını sezonun ikinci yarısında yerinde transferlerle bir nebze olsun başardı. İkinci yarıda böyle bir çıkışın yaşanması ve Trabzonspor’un sadece iki yenilgi alması baktığınız zaman başarıdır ancak Trabzonspor’da hala eksik bir şeylerin olduğu aşikar ve gün gibi ortadadır. Son haftalarda ki futbol geleceğe dair olumsuz sinyaller vermektedir.
 
Bordo-mavililerin çok iyi maç çıkardıkları da oldu ancak takımın üzerinde de her zaman bir acemilik ve panik havası hakim. Oyuncular kendilerini çok yıpratıyorlar, koşuyorlar mücadele ediyorlar, güzel futbol ve güzel bir sonuç için her şeyini sahada veriyorlar belki ancak sadece mücadele ile  olmuyor ki bu mücadeleyi son haftalarda da göremiyoruz.  Doğru, daha akıllı ve sonuç odaklı bir oyun tarzı lazım artık Trabzonspor’a. Tabi bunlar belki gelecek sezon yapılacak takviyelerle vs düzelecek şeyler ancak benim dikkat çekmek istediğim daha önemli nokta Ersun Yanal faktörü.
 
Oyun ile alakalı bölüm bir şekilde düzeltilir ancak bu düzeltme de esasında teknik direktör üzerinden olacağı için Ersun Yanal’a ayrı bir parantez açmak gerekiyor burada. Ersun Yanal’ı çok seven, sayan futbolcular olabilir. Hatta onu kendisine badigardlık yapacak derecede seven, sayan futbolcular da olabilir ancak genel anlamda Ersun Yanal ile futbolcular arasında bir iletişimsizlik sorunu olduğunu düşünüyorum. Bunu Trabzonspor-Kayserispor maçında daha belirgin bir şekilde gördük. Rodallega’nın oyundan alınması ve oyuncunun sahadan çıkarkenki gösterdiği tepki, Aytaç’a taraftarların gösterdiği tepki, Yusuf Erdoğan’ın neden oynatılmayışı, oyundaki hamle eksikleri ve beceriksizlikleri bunun en bariz delilidir.
 
Trabzonlu  futbolseverlerin, fotbol zekasının hayli yüksek olduğunu söylemiştik. Rodallega’nın oyundan alınışı sırasında taraftarların gösterdiği tepki de aslında bunun en güzel örneğidir. Orada taraftarlar sıradan bir pozisyona ya da hakeme tepki göstermiyor. Rodallegan’nın oyundan alınmaması gerektiğini düşünüyor ki stadın genelinden gelen ani bir tepki de bunun yanlışlığını ve futbolseverlerin futbol zekasını da ortaya koyuyor bir anlamda. Eminim maçı izleyen herkesin de içten içe de olsa bir serzenişi olmuştur. Aytaç Kara’ya gösterilen tepkinin sebebi de budur aslında. Tamam Aytaç iyi niyetli olabilir, mücadele edebilir, takım için her şeyini ortaya koyabilir ancak olmuyor işte, yapacak bir şey yok. Bu oyuncuda diretmenin sebebi nedir. Bu oyuncuyu bu kadar taraftarların gözünde küçük düşürmenin mantığı nedir. Ben oyuncuyu kazanmak istiyorum, oyuncuyu da psikolojik olarak rahatlatmak istiyorum dersen oyunun krtik dakikalarında değil oyun rahatlar, fark açılır vs o zaman oynatırsın. Oyuncuda bu sefer daha rahat ve özgüvenli oynayarak kendini gösterir. Yenilen gollerde ki Aytaç Kara’nın pozisyonuna bakın mesela. Böyle olunca da tepki kaçınılmaz oluyor tabi. Beşiktaş maçı ve Kayseri maçında  taraftarların ortak tepkisi “Aytaç ne alaka” oldu. Bu maçta da zaten zirve yaptı ve tepkiyi gördünüz işte. Burada olan oyuncuya oluyor başka kimseye değil. Gelecek haftalarda bu psikoloji ile oyuncu nasıl oynayacak. Oynayamaz! Bu saatten sonra bu oyuncu zaten dikiş tutmaz.
 
Aynı şekilde Yusuf Erdoğan neden oynamıyor mesela bu takımda. Yusuf bu Trabzonspor’da tam bir hamle oyuncusu. 60. Dakikadan sonra her zaman düşünebilirsin bu oyuncuyu. Nitekim son birkaç maçtır çoğu futbolsever demiştir kendi içersinde, yada tartışmıştır, “Bu adam neden Olcayı çıkartıp da Yusuf Erdoğan’ı oyuna almıyor” diye. Olcay’ın son haftalardaki performansı iç açıcı değil. Yusuf’unda kumaşı belli. Çok yönlü bir oyuncu olmasa bile hızı ve az da olsa tekniği var. Neden Olcay’ın yerine düşünülmüyor anlamış değilim. Çoğu futbolsever de anlamamıştır zaten bence. “Yusuf Erdoğan ile ilgili ayrı hesapların peşine mi düşüldü?” diye gelmiyor da değil aklıma. Olcay transfer edildikten sonra Yusuf’un adını neredeyse unuttuk.
 
Dikkat edilirse ikinci yarıda yeni transferler ile Trabzonspor’un oyunu 180 derece değişti. Bu tabi puana ve lig sıralamasına da yansıdı ancak performans düzeyine baktığın zaman alınan yeni oyuncularda genel anlamda bir performans düşüklüğü var. Durum böyle olunca, böyle maçlar da üzerine eklenince tabi insan düşünmeden edemiyor ve gözler Ersun Yanal’ı arıyor ister istemez. Neticede içerde ne yaşanıyor biz bilemiyoruz tabi ama biz görünen tablo üzerinden konuştuğumuz için ortada bir teknik direktör beceriksizliği ya da keyfiliği var diyebiliriz.
 
Bir takım da oyuncu kaybetmek, oyuncu kazanmaktan daha kolaydır. Hem de çok kolay. Mühim olan oyuncu kazanmaktır ve ben bu konu da kesinlikle Ersun Yanal’ın eksiklerinin olduğunu düşünüyorum. Ersun Yanal alarm veriyor. Yanal’ın bu anlayışa Trabzonspor’a uzun vadede yararlı olacağını düşünmüyorum. Kimse kendisini bu takımın üzerinde görmemelidir. Yanal, istediği gibi takımın ayarları ile oynamamalıdır. “Ben istiyorum olacak” mantığı içerisinde olmamalıdır. Olması gereken olmalıdır. Trabzonspor’a hizmet için burada olduğunun farkında olmalıdır. Birkaç maç kazanıp da bunların kredisini bu kadar basit harcamamalıdır. Bu taraftar ikinci bir sabır sürecini kaldıracağını zannetmiyorum. O yüzden yönetiminde belki Ersun Yanal ile bu anlamda görüşmesi ve Yanal’a balans ayarı vermesi gerekiyor. Yanal kendini bu anlamda sorgularsa ne ala ama yok, “Ne dersem o” mantığı içerisinde olursa ve yönetim de buna sessiz kalırsa, takıma da, kendisine de, yönetime de zarar verir. Olan yine taraftara ve kulübe olur.
 
  • Yorumlar 0
  • Facebook Yorumları 0
UYARI: Küfür, hakaret, rencide edici cümleler veya imalar, inançlara saldırı içeren, imla kuralları ile yazılmamış,
Türkçe karakter kullanılmayan ve büyük harflerle yazılmış yorumlar onaylanmamaktadır.
Bu yazıya henüz yorum eklenmemiştir.
Yazarın Diğer Yazıları
Tüm Hakları Saklıdır © 2016 Trabzon Haber | İzinsiz ve kaynak gösterilmeden yayınlanamaz.