FUTBOL BİZE LÜKSTÜR


HAYRETTİN HACISALİHOĞLU

HAYRETTİN HACISALİHOĞLU

21 Mayıs 2012, 16:33

Genç cumhuriyetimizde 1980 yılını bir milat kabul edersek 80 sonrası kesintilerle de olsa çağdaş dünyayı yakalamada çok önemli mesafe katedildi. Dikkatle incelediğimizde ülkemiz belki de en önce futbol alanında gelişmiş ülkelere yaklaştı. Milli takımımızın Dünya, Avrupa ve Konfederasyon Kupası üçüncülükleri, Galatasaray’ın UEFA şampiyonluğu, Süper Lig’in 3 Temmuz öncesi marka değeri, bunun kanıtıdır. Stadyumların fiziki koşulları, tüm futbol alanlarının çime dönüşmesi, ilçe kulüplerini geçtik, semt takımlarının bile çim alanlara kavuşması da, futbolda çağ atlamamızın birer göstergesi.


Ülkemiz 80 sonrası sağlık, eğitim, güvenlik, ulaşım, adalet ve diğer birçok konudan önce futbolda gelişmeye öncelik vermiş. Eksiği olsa da bunu başarmış, mesafe kat etmiş. Çünkü halkımızın beklentisi ve önceliği bu yönde olmuş, iktidarlar ve yetkililer de buna ilgisiz kalamamış. Futbolun yalnızca sportif bir faaliyet, bir hobi olmaktan öte toplumu adeta uyuşturan, sosyal huzur sağlayan bir faktör olduğu gerçeğini tabii ki iktidarlar göz ardı etmemiş.

Statların çağa uygun yenilenmeleri, adalet saraylarından, emniyet müdürlüklerinden hatta okul ve hastanelerden önce tamamlanmış. Öğretmenlerin sorunlarından önce hakemlerin sorunları dikkate alınarak iyileştirmeler yapılmış.


Doğrusu, yanlışı, eksiği ile birlikte bu ekonomisi zor ülke bunu becermiş. Ay sonunu zor getiren, hiçbir şeyi beğenmeyen, her konuyu eleştiren halkımızda ve basınımızda buna ses çıkarmamış, hatta belki de çanak tutulmuş. Dünyada bu sektördeki gelişmelere paralel olarak futbol kulüplerimiz dev ekonomiye kavuşmuş, kulüplerimiz bu sayede, şimdilik dünya yıldızlarını olmasa da baş altı yıldızları transfer edebilmiş.

Gazeteler siyasete, ekonomiye, sosyal faaliyetlere, günlük olaylara bir sayfa dahi ayıramazken spora 4 sayfa yetmemiş. Dahası adı spor ama aslında futbol özdeşleşen ilgili gazeteler ve televizyonlarda yer almış ve en çok takip edilenler olmuş. Türkiye'mizin siyaseten, sanattan, ekonomiden önce en çok tanınan kişileri spor dünyasından olmuş. Kulüp başkanları valileri, emniyet müdürlerini azarlamayı kendilerinde hak görebilmiş. Antrenör ve sporcular şehrin en zenginleri olmuş.


"Düğmeci Rahmi" senedini ödeyemez durumda, vergi dairesiyle ceza konusunda cebelleşirken, kulüpler ve sporcularımız denetimden adeta muaf tutulmuş, halkımız da bu durumu hoşgörü ile karşılamış.


Futbol dünyamızda çim saha, yıldız futbolcu, dev ekonomi gibi çağa uygun gelişmeler yaşanırken en önemli şey unutulmuş: Futbol camiasına ahlaklı insanların yetiştirilmesi ve ahlaksızların dışlanması.


Gelinmiş bu güne! Bunca özveri gösterilen, önem arz eden futbolumuza, 3 Temmuz’da bir bomba düşmüş. Birdenbire yıllardır herkesin konuştuğu, adı gibi bildiği, dahası bazı yöneticilerin iş bilirlik göstergesi, bazılarının beceriksizliği kabul edilen maç ayarlamalar, değişik adlandırmalarla gündeme oturmuş. Ne olmuşsa siyasi irade karar vermiş, adli makamlar müdahil olmuş, tespit, delil belgeler ortaya çıkmış. Saf Türkiye halkı, tape kelimesini ezberlemiş. Etik kelimesinin ne anlama geldiğini, hiçbir önemi olmadığını anlamış. UEFA toplantısında Başbakanımız "kusur ve kabahatin cezası kişilere uygulanmalı, kurumlar dışında tutulmalı" vecizesini dünyaya haykırmış. Avrupalı alıklar bu sözlere bir anlam verememişler tabii. Biz ise algılamak, anlamak, dahası kabullenmek zorunda kalmışız.


Halkımızın aç kaldığı, parasız kaldığı, işsiz kaldığı, hatta umutsuz kaldığı günlerde bile vazgeçmediği, geçemediği sevgilisi futbol lekelenmiş. Sevenlerini soğutmuş, kırmış, küstürmüş. Adalet de bunun aklanmasına yardımcı olmuyor, bizi temsil etsin diye seçtiklerimiz de.


Bu nedenle diyoruz ki; futbol bu ülkeye lükstür, haramdır!
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
arif vural - 5 yıl önce
bu kararların alınmasına vesile olanlar vicdanlarda mahkum oldular bu ayıp onlara yeter son gülen iyi güler elin hristyanı cezaları döşeyince bizim abdestliler ne yapacak saygılar
Avatar
yılmaz dıskun - 5 yıl önce
sayın hayrettın bey .. halıl abim olmasa bu gazteyıı bu sıteye gelıp yazı yazmam okumamm sırf halıl abının yorumlarını ınana dıgım ıcın burdayım sana yazdım gene yazıyorumm ..lutfen kendi asbaşkanlık döneminizide sorgulayın.