Ahmet Davutoğlu'ndan Şii liderlere çağrı

Dışişleri Bakanı Davutoğlu Irak ziyaretinin ikinci gününde Şiiler için kutsal kabul edilen Necef ve Kerbela’ya gitti. Bu tercih, ‘Türkiye’nin yeni Irak oyun planı’nın ipuçlarını barındırıyor.

Ahmet Davutoğlu'ndan Şii liderlere çağrı

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, iki günlük Irak seyahatinin ikinci ayağında dün Şiiler için kutsal kabul edilen Necef ve Kerbela’ya gitti.

Aslında bu tercih bile ‘Türkiye’nin yeni Irak oyun planı’nın ipuçlarını barındırıyor.Bir bakıma bugüne kadar ‘Sünnicilik’ yapmakla suçlanan/itham edilen Türkiye, bu ziyaretle söz konusu algıyı tekzip etmiş oldu.

Gerçekten de iki günlük ziyaretin görüşme trafiğine bakarsak Bakan Davutoğlu’nun ‘Irak’ın tüm kesimleri ile görüştüğünü’ söyleyebiliriz.
‘Irak’ın tüm kesimleri’ beylik bir ifade gibi gelebilir.

MALİKİ MEMNUN OLMADI

Ancak ülkedeki siyasi ve etnik dağılıma daha yakından bakınca şu net olarak görülebiliyor; Irak siyaseten de toplumsal olarak da paramparça.

Aynı mezhep ya da etnik kökenden olanlar bile farklı kutuplarda olabiliyor. Hal böyle olunca herkes birbirini kolluyor.

Mesela Maliki, Davutoğlu’nun Mukteda El Sadr ile görüşmesinden pek de memnun olmadı.

Davutoğlu sırasıyla; Bağdat’ta Başbakan Maliki, Cumhurbaşkanı Vekili Huzai, Başbakan Yardımcısı Mutlak, Dışişleri Bakanı Zebari, Irak İslam Yüksek Konseyi Başkanı Ammar El Hekim, Şii Vakfı Başkanı Salih El Heydari, Sünni Vakfı Başkanı Ahmet Es Samari ve Türkmen temsilcileri, Necef’te Seyid Ayetullah Sistani, Necef Meclis Başkanı Hudy Nima El Cuburi ve Mukteda El Sadr ile görüştü.

SON DERECE MANİDAR

Ayrıca yerel yöneticilerle de görüşmeler oldu. Görüşülen her ismin bir siyasi ya da toplumsal tabanı var.

Genel olarak baktığımızda şu gözüküyor; Irak’ın geleceğinde yer alabilecek herkese eşit mesafede durmaya çalışan bir Türkiye var.

Öte yandan merkezi Irak hükümeti ile yakınlaşmanın Kuzey Irak Kürt yönetimi ile arayı bozmamasına da dikkat ediliyor.

Davutoğlu son dönemde sık sık mezhep çatışması uyarısı yapıyordu. Irak seyahati sırasında da bunu tekrar etti. Zaten seyahatin ve görüşmelerin temel motivasyonlarından birisi de bu.

Çünkü bölgede yaşanan gelişmeler zincirleme olarak birbirini etkiliyor.

Suriye’de başlayan bir mezhep savaşı tüm bölgeyi cehenneme çevirebilir. O yüzden düne kadar Sünnicilik yapmakla itham edilen Türkiye’nin Sistani’den Sadr’a oradan El Hekim’e kadar tüm aktörlerle fotoğraf vermesi önemli.

Ayrıca Muharrem ayında Şiiler’in kutsal mekanlarının ziyaret edilmesi, türbelerde samimi fotoğraflar verilmesi de son derece manidar. Bakan Davutoğlu’nun türbe ziyaretleri ve buradaki sözleri Iraklı makamların da takdirini kazandı.

Amerika ile İran arasındaki temas, İran’daki yumuşama doğal olarak Irak’ı da etkiliyor. Maliki’deki Türkiye aleyhtarı havanın azalmasında bu durum etkili.

Türkiye ise bu yumuşama ile birlikte tıkanan kanalları yeniden açmaya çalışıyor.

2,5 yıl öncesinde Irak’ın tüm aktörleri ile yakın temasta olan Türkiye, Maliki’nin politikaları nedeniyle bu avantajını kaybetmişti.

O kanallar şimdi yeniden açılıyor.

Ziyaretin siyasi yönüne ilişkin son bir not. Son dönemde Batı başkentlerinde ve Batılı medya organlarında sıklıkla gördüğümüz ‘Türkiye’nin El Kaide’yi desteklediği’ iddiaları burada da sık sık bakana soruldu.

SADECE BASINDA KALMAZ

Davutoğlu bu algının bilinçli olarak üretildiğini, Iraklı siyasilerin hiçbirinden doğrudan ya da dolaylı bu yönde bir yaklaşım görmediğini söylüyor.

Ancak, Bağdat’ta her geçen gün daha fazla İran ve Şii etkisi gözlendiği düşünülürse bu algının sadece basında kalmayacağını söylemek kehanet olmasa gerek.

Öte yandan Bağdat, Kerbela ve Necef’te geçireceğiniz iki gün bile size İran’ın bu ülke üzerindeki etkisinin tahminlerin ötesinde olduğu gerçeğini anlamanıza yetiyor.

Mezhep çatışmasını önlemeliyiz

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Irak ziyaretinin ikinci gününde Şii liderler Ayetullah Ali Sistani ve Mukteda El Sadr ile ayrı ayrı görüştü. Dün Bağdat’tan Necef’e geçen Davutoğlu ilk olarak Şii liderlerden Sistani ile bir araya geldi. Bir saati aşkın süren görüşme sonrası Davutoğlu, Sistani’nin tüm dünyada önemli bir şahsiyet olduğunu belirterek, kendisine 76 milyonun selamını getirdiğini ifade etti. Davutoğlu, bölgedeki mezhep çatışmalarının bir an önce sona ermesi gerektiğini vurguladı.

CİDDİ MESAFE ALINDI

Davutoğlu bu görüşmenin ardından Mukteda El Sadr ile bir araya geldi. Basına kapalı görüşmenin ardından Davutoğlu şunları söyledi: “Ziyaretimizin birden fazla boyutu vardı. Yeni eylem planının uygulanmasında ciddi mesafe alındı. Irak Başbakanı Nuri el-Maliki aralık sonu ya da ocak başında muhtemelen Türkiye’yi ziyaret edecek. Irak’ta her kesimle sağlam bağlar kurma yolunda görüşmeler yaptık. Bölgedeki sorunların mezhep çatışmasına dönüşmesini engellemek için birlikte neler yapabileceğimizi konuştuk. Biz mezhep çatışmasının önüne geçmek için çalışıyoruz. Provoke edenler oluyor, olacak. Burada temaslarda bazı görüş ayrılıklarımızın olduğunu gördük ama bunlar derin ayrılıklar değil ve istişare edilerek giderilir. Temel bazı konularda neredeyse aynı fikirdeyiz.”

Kerbela’ya hizmet için elimizden geleni yapacağız

Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, 2 günlük Irak ziyaretinin son gününde Necef ve Kerbela’ya gitti. Önceki akşam Bağdat’ta İmam-ı Azam Ebu Hanife’nin türbesini ziyaret eden Davutoğlu dün ilk olarak Necef’e geçti. Şii liderler Ayetullah Ali Sistani ve Mukteda El Sadr ile görüşen Davutoğlu, daha sonra Hazreti Ali Türbesi’ni ziyaret etti.

HAZRETİ HÜSEYİN’İN TÜRBESİNDE

Burada olmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Bakan Davutoğlu, yerel halk ile sohbet etti. Daha sonra Kerbela’ya geçen Davutoğlu, ilk olarak Vali Akil el-Turayhi ile bir araya geldi. “Allah bizlere de İmam Hüseyin yolunda yürümeyi nasip etsin” diyen Davutoğlu, Türkiye’nin Kerbela’ya hizmet ve katkı için elinden geleni yapacağını ifade etti. Dışişleri Bakanı daha sonra Hazreti Hüseyin’in türbesini ziyaret etti.


KAYNAK - BUGÜN GAZETESİ

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.