AK Parti'de ikinci istifa depremi

AK Parti politikaları ve disiplinine uymadıkları gerekçesiyle kesin ihraç talebiyle disipline sevk edilen Günay, Özdalga ve Kalkan partilerinden istifa etti. Günay, tabandaki mağdur kitleye rağmen partinin tepesindekilerin kibrin doğrultusunda yelken açtığını savundu.

AK Parti'de ikinci istifa depremi

AK Parti'de 17 Aralık'ta başlayan büyük yolsuzluk ve rüşvet operasyonu sonrası istifalar yaşanmaya devam ediyor. Adı soruşturmaya karışan 3 bakanın istifasının ardından İçişleri Eski Bakanı İdris Naim Şahin istifa etti.

Dün de AK Parti MYK'da kesin ihraç talebiyle disipline sevk edilen Kültür ve Turizm eski Bakanı Ertuğrul Günay, Ankara Milletvekili Haluk Özdalga ve İzmir Milletvekili Erdal Kalkan partiden istifa etti.

AK Parti'de Kütahya Milletvekili İdris Bal ihraç talebi ile disipline sevk edilince 30 Kasım 2013'te, İstanbul Milletvekili Hakan Şükür de 16 Aralık'ta partisinden istifa etmişti. İstifaların ardından AK Parti'nin milletvekili sayısı 321'e düştü. İstifa ettiğini açıklayan Çevre ve Şehircilik Eski Bakanı Erdoğan Bayraktar ise istifasını henüz Meclis Başkanlığı'na sunmadı.

AKLI ZORLAYAN SAVUNMA

TBMM'de bir basın toplantısı düzenleyerek istifasını açıklayan Kültür ve Turizm Eski Bakanı Ertuğrul Günay, "Zulmü alkışlayamam, zalimi asla sevemem" dedi.

AK Parti'nin çok ciddi iddialarla karşı karşıya olduğunu belirten Günay, "İddialar karşısında açık yüreklilikle araştırılmasının önündeki bütün engelleri kaldıran bir anlayışla hareket etmemiz gerekirken ne yazık ki hukuk devleti ilkelerini, siyasi etiği hatta insan aklını zorlayan bir savunma psikolojisi sergilediler" dedi.

TABANDAKİ MAZLUMLAR

Özellikle bakanken, partinin tabanında çok sayıda mağdurlarının, mazlumlarının olduğu bilinci ile partinin düzenini bozmasından, kendisini uzak tutması konusunda uyardıklarını belirten Günay şöyle devam etti: "Ama ne yazık ki, dinletme imkanı kalmadı. Çünkü iki kanat gelişti. Bir tabandaki mütevekkil, mazlum, çeşitli alanlarda mağdur edilmiş geniş bir kitle var. Bir de partinin tavanında mağrur ve mütehakkim bir anlayış. Bu anlayışa bir şey anlatma imkanı kalmadı. Çünkü onlar kibrin doğrultusunda bir başka yere doğru yelken açtı gidiyorlar. Onlara bu yürüyüşlerinde başarılar diliyorum Yolları ayırma noktasına, geldik. O mağrur ve mütehakkim tavanla yollarımızı ayırıyoruz. Daha fazla, katlanmamız mümkün değildi. Herkesin, düsturu olan sözler vardır. Zulmü alkışlayamam, zalimi sevemem. Ekmeksiz yaşarım, hürriyetsiz asla." ifadelerini kullandı.

YÜRÜTMEYLE İŞBİRLİĞİ YAPAMAZ

Danıştay'ın aldığı kararı çok önemli ve olumlu bir gelişme olara yorumlayan Günay, yönetmelik değişikliğinin bir anayasa ihlali olduğunu vurguladı. Adli kolluğun yürütme ile işbirliği yapmayacağını dikkat çeken Günay, şunları söyledi: "Yürütmeye haber verdiğiniz zaman kuvvetler ayrılığı, demokratik hukuk devleti ilkesini ciddi şekilde sarsmış oluyorsunuz. Arkadaşlarımızı bir kere daha ayrılırken uyarıyorum. Onların kanunsuz emirlerine uyma ihtiyacı hisseden kamu görevlilerini de uyarıyorum. Kanunsuz emre uyulmaz. Buna uymak ileride ceza almaktan korumaz. Türkiye mademki bugün geçmişe yönelik hukuk tartışmaları yaşıyor. Herkes aklının bir tarafına yazsın, bugünkü hukuk ihlalleri bugün ya da yarın, ama yarın mutlaka tekrar hukukun önüne çıkar."

UYARDIM

Erdoğan Bayraktar'ın sözü hatırlatılınca Günay, "Bakanken İstanbul'daki bu yağmayı durduralım dedim.Değil Taksime kışla adı altında bir yapı, imkan verilse Sultanahmet Meydanı'na AVM yapmaya kalkacak bir aç gözlülük var diye 2 yıl önce ısrarla söyledim. Benim bu yaklaşım dinlenmek yerine bakan değişikliği tercih edildi. Bu söylediklerimin üzerine gidilseydi belki bugün buraya gelmezdik" şeklinde konuştu.

DEVLET VE REJİM KRİZİ YAŞANIYOR

AK Parti Ankara Milletvekili Haluk Özdalga da TBMM'de bir basın toplantısı düzenledi. Özdalga, yolsuzluk ve rüşvet operasyonu ile başlayan süreçteki gelişmeleri bir devlet ve rejim krizi olarak nitelendirdi. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün yetkileri çerçevesinde müdahale etmesi teklifini tekrarladı. "Eğer mevcut gidiş devam ederse çok ciddi endişelerim var. Çok ciddi bir krizden geçiyoruz. Bu gidişin demokratik rejim içerisinde sürmesi mümkün değil. Türkiye'nin kritik bir yol ayrımında olduğunu düşünüyorum. AK Parti üyeliğinden ayrılıyorum." dedi.

YENİ BİR GENELGE ÇIKARILMAMALI

Yolsuzluk iddialarının üzerinin uluslararası komplo ve faiz lobisi söylemleri ile kapatılamayacağını vurgu yapan Özdalga, yaşananların uluslararası zeminde Türk hukukuna gölge düşürdüğünü kaydetti. Özdalga, Danıştay'ın iptal kararını da yorumladı. Kararı olumlu bulan Özdalga, "Sakın ola Danıştay tarafından iptal edilen yönetmelik benzeri bir yönetmelik hazırlanmamalıdır.17 Aralık'tan itibaren Türkiye yanlış bir yola girdi. Yargıda kriz yok, yargıya müdahale var. Adli polis üzerindeki siyasi baskılar kaldırılmalıdır" ifadelerini kullandı.

ÖZAL YÜCE DİVANA GÖNDERMİŞTİ

Özdalga, merhum Turgut Özal'ın, Bakan olan bir siyasetçiyle ilgili yolsuzluk iddiaları kendisine gelince hemen harekete geçtiğini, görevden azlettiğini ve Yüce Divan'da yargılanmasının yolunu açtığını belirterek, "Tarihe devlet adamı olarak geçecek liderlerin yapması gereken işte budur" dedi. Özdalga, "Türkiye, yanlış bir yola girmiştir. Polis teşkilatı doğrama makinesinden geçirilmektedir. Adli polis üzerinde baskı kurulmaktadır. Yargıya müdahale edilmektedir. Anayasa'ya, kanuna, akla, vicdana ters kurallar uygulamaya konulmuştur. Yolsuzluk iddialarının üstünün örtülmeye çalışıldığı çok açıktır. Bunların savunulması hiçbir şekilde mümkün değildir. Gidilen yol yanlış. Bu yoldan Türkiye'nin biran önce dönmesi gerekiyor" ifadelerini kullandı.

HALKIMIZ HAKEM OLSUN

AK Parti İzmir Milletvekili Erdal Kalkan ise istifasını twitter hesabından duyurdu. Kalkan; "Ben bu partiye askeri müdahale döneminde girdim. Sayın Erdoğan'dan önce tavır koydum. Siyasi partiler demokratik rejimin vazgeçilmez unsurlarıdır. Siyasi partiler kimsenin babasının çiftliği değildir. Hele Sayın Tayyip Erdoğan'ın değil, onlar milyonlarca insanın yarattığı sosyal varlıklardır. Hükümet ve iktidar ve parti disiplini yolsuzlukları, hırsızlıkları, soygunu engellemek için vardır. Bu iş burada bitmez. Yüce Halkımız her şeyi görüyor. Hakem halkımız olsun. Kurtuluş savaşı yapan bu halk bunu da çözer. Kalkınma Partisinden istifa ediyorum. Biliniz ki dünya dönüyor, halkımızda aptal değil, yolunuz kapalıdır" dedi.


KAYNAK: BUGÜN GAZETESİ
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.