AK Parti'ye 'taşıyıcı annelik' görevi verildi

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, gazetelerin genel yayın yönetmenlerine çözüm süreciyle ilgili önerilerini ve kaygılarını anlattı.

AK Parti'ye 'taşıyıcı annelik' görevi verildi

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, gazetelerin genel yayın yönetmenleriyle Swiss Otel'de bir araya gelerek, çözüm sürecine ilişkin önerilerini ve kaygılarını paylaştı. Kılıçdaroğlu, kalıcı toplumsal barışa katkı yapmak üzere "Demokrasi,Hukuk ve Toplumsal Barış İçin CHP'nin Önerileri ve Öncelikleri"ni içeren 19 maddelik bildirilerini de kamuoyuna duyurdu.

Kılıçdaroğlu, AK Parti'nin yürüttüğü çözüm sürecinin içeriğini açıklanmadığını öne sürerek, "İçeriği açıklanmayan pazarlıklar süreci hakkında halkımızın da paylaştığı ciddi kaygılarımız vardır. CHP'ye göre çözüm sürecinin adresi TBMM, AK Parti'ye göre ise Öcalan'dır" ifadelerini kullandı.

DENGELER DEĞİŞİR

AK Parti'nin, süreçte Öcalan'ı Kürtler’in temsilcisi haline getirdiğini, yine muhatap almakla PKK'ya meşruiyet sağladığını iddia etti ve "sürecin başarısız olması halinde bir felaket yaşanacağını" ileri sürdü. AK Parti'nin PYD'nin Suriye'nin kuzeyini kontrol eylemleri karşısında sessiz kaldığını ifade eden Kılıçdaroğlu, Irak ve Suriye'nin kuzeyini ele geçiren güçlerin Akdeniz'e çıkış sağlamaları halinde bölgesel dengelerin değişeceğini ifade etti.

Bu gelişmelerin Ortadoğu'da sınırların değişmesini orta vadede yeni savaşlar ve çatışmalar eşliğinde zorunlu kılacağını söyleyen CHP lideri, "Egemen güçlerin bu bağlamda AKP için biçtiği rol yeni oluşumlar için 'taşıyıcı annelik' görevidir" dedi. "Sürecin başarısız olması halinde felaket olur" ile neyi kastettiği sorulan Kılıçdaroğlu, "taşıyıcı annelik" ifadesini çok bilinçli kullandıklarını söyleyerek cevapladı. "AK Parti çözüm stratejisi konusunda bugüne kadar hiçbir açıklama yapmamış ve TBMM'ye bilgi vermemiştir. Meclis çatısı altındaki siyasi partilerle görüşmek yerine Öcalan'ı muhatap almayı tercih etmiştir" diyen Kılıçdaroğlu, 76 milyonun Kandil'den yapılan açıklamalardan süreci takip ettiğini söyledi. AK Parti'nin kamuoyuna açıklamaktan çekineceği taahhütler altına girdiği için bu yolu seçtiğini iddia etti.

KANDİL AÇIKLAMIYOR

Kılıçdaroğlu sözlerini şöyle sürdürdü: "Silahlı PKK unsurlarının ülke dışına çıkmaları konusundaki hukuk devleti ilkelerine aykırı uygulamalar yapılması ihtimali çok güçlüdür. İzin verip imkan tanıyanlar hukuku karşısında mesul olurlar Silahların susması, elbette olumlu ve gereklidir. Toplumumuza geçici olsa da rahatlık sağlayacaktır. Ancak bu yeterli değildir. Yeterli koşul; PKK, Türkiye Cumhuriyeti'ne karşı her türlü terör ve şiddet eylemlerinden vazgeçtiğini ve silahlarını yetkili kurumlara teslim edeceklerini kesin bir dille alenen ilan etmelidir. Öcalan, Kandil bundan özenle kaçınmaktadır. Çözüm süreciyle yeni anayasa hazırlıkları iç içe geçirilmiştir. Halkımız başkanlık sistemine geçişe destek karşılığında Öcalan'a tavizler verildiğini düşünmektedir." CHP lideri, Kürt meselesi ve terörün, hükümeti aşan, bütün toplumu ilgilendiren ve çözüm için her kesimin katkısını gerektiren bir konu olduğunu söyledi. AK Parti'nin önerdiği Çözüm Sürecini Değerlendirme Komisyonu'na CHP'nin neden üye vermediğini şöyle açıkladı:

TBMM ORTAK EDİLMEMELİ

"AK Parti'nin araştırma komisyonu önerisi, PKK'yla yapılan pazarlıkların uygulanmasında meşruiyet ihtiyacını karşılayarak, hükümetin elini rahatlatmak ve yasama organı olan TBMM'yi hükümetin icraatına ortak etmek amacıyla atılmış bir adımdır. Hükümet özellikle silahlı PKK unsurlarının ülke dışına çekilmesi konusunda karşılaşılan sıkıntıları aşmak için Meclis'i kendi icraatının içine çekmeye yani çözüm süreciyle ilişkilendirmeye çalışmaktadır. Oysa TBMM icra organı değil, yasama organıdır. CHP, icra organının tek taraflı ve yanlış icraatlarına TBMM'yi ortak etmemek için AK Parti'nin önerdiği komisyona üye vermemiştir."

İşte CHP’nin önerileri

CHP lideri, "Demokrasi, Hukuk ve Toplumsal Barış İçin CHP'nin Önerileri ve Öncelikleri" bildirgesindeki önerilerine ilişkin kanun tekliflerini TBMM'ye verdiklerini belirtti. Kılıçdaroğlu, "Kimse bize 'Söylüyorsunuz ama gereğini yapmıyorsunuz' diyemez. Verdiğimiz kanun tekliflerinin her hafta birisini önümüzdeki haftadan itibaren TBMM Genel Kurulu'na indireceğiz. 'Gelin yapalım' diyeceğiz. Sizler de takip edin. Hangi parti samimi, hangisi değil, oturup kararınızı verin. Biz samimiyiz. Bu ülkede demokrasi ve barışın olmasını istiyoruz. Düşüncelerimizi söyledik, önerilerimizi yaptık, kanun tekliflerimizi verdik. Arzumuz bütün siyasal partilerin bunlara destek vermesi ve Türkiye'de demokrasi ve özgürlük iklimini yaratılmasıdır" şeklinde konuştu.

19 maddelik öneriler paketinde öne çıkan bazı başlıklar:

* Yüzde 10 seçim barajını düşürelim.

* Vekilleri liderler değil, ön seçimle millet seçsin.

* Düşünce, ifade ve inanç özgürlüğünü güvence altına alalım. Toplantı, gösteri ve örgütlenme özgürlüğü bir haktır.

* Tutuklu siyasetçi, gazeteci ve öğrenci ayıbına son verelim.

* Özel yetkili mahkemeleri kaldıralım. Yeniden yargılama yolu açalım.

* Faili meçhul cinayetleri çözelim.

* Gizli tanık ve yasa dışı dinlemelere son verelim.

* Nevruz'u resmi bayram ilan edelim.

* Uludere'nin hesabını soralım.

* Diyarbakır Cezaevi'ni müze yapalım.

* Mayınlı arazileri temizleyip köylüye verelim.
KAYNAK: BUGÜN GAZETESİ
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.