Allah’ın inayeti ve Al-i İmran 54.ayet

Halil Şanlı şok darbe girişimi için yazdı…

Allah’ın inayeti ve Al-i İmran 54.ayet

Türk milleti tarihte eşi benzeri görülmemiş bir kahpelikle karşı karşıya kaldı. Milleti korumakla mükellef , o şanlı üniformayı giyerek kamfule olanların hainlikleri,  akıllara durgunluk verecek türdendi. Olayın üzerinden üç güne yakın zaman geçmiş olsa da, ülkem insanı üzerinde ki şok dalgası halen daha devam etmektedir. Çünkü bu millet böyle bir hainlikle karşılaşmamıştır.
 
    Olayın ayrıntılarını anlatmaya gerek yok. Konuyu dağıtmaya da…. Benim burada anlatmak istediğim ve dikkat  çekmek istediğim birkaç konu var.
 
    Aslında darbe  gece saat 03:00 olarak planlanmıştı. Eğer darbe planlanan saatte yapılmış olsaydı, her şey çok farklı olacak, belki bugün  çok daha farklı şeyleri konuşuyor olacaktık. Çünkü o  saatte darbe yapıldığında, Cumhurbaşkanı dahil tüm yetkililer yataklarından alınacak, devlet başsız kalacak, kaleler kuşatılmış olacak ve vatandaş tepkisi ile karşılaşılmayacaktı!  Sabah gün açtığında da iş bitmiş, her yer kuşatılmış, vatandaş evinde  sinmiş olacaktı. Sonra mı? Sonrasını düşünmek bile istemiyorum. Belki kan gövdeyi götürecek, belki küçük bir Amerikan uşağı devlet yapısı, belki iç karışıklıktan yararlanarak ülkeye Nato müttefiki hikayesi ile el koyacak yabancı güçler! Çünkü iç karışıklık durumunda Nato’nun 5. Maddesi gereği müttefikler müdahale hakkını kendilerinde bulabilecekti!
 
Allah’ın inayeti -1-
 
Allah bu millete acıdı. Rahmet gösterdi. Kötü emeli olanları musallat kılmadı. Onlar için her şey tıkırında giderken,  tamamen Allah’ın inayeti ile olayı bilen bir vatansever, (ki darbecilerden biri olduğu ileri sürülüyor) Mit’e bu planı haber veriyor. Yani kalplerden birine hidayet eriyor. Devlet yetkilileri karşı hazırlığa geçerken, olayın duyulduğunu haber alan hainler, süratle kuvvet komutanlarını,  o komutanların koynuna yerleştirilmiş yılanları vasıtası ile etkisiz hale getirip,  hazırlıklara fırsat vermeden mecburen  planlarını erkene çekip, gece yarısı dahi olmadan harekete geçiyor. Yani  hain darbe girişimi, zorunlu olarak erken saate alınıyor. Ve bu durum yani  darbe saatinin değişmesi  hainliğin başarısız olmasında en önemli etken oluyor.
 
Allah’ın inayeti - 2-
 
Yüce Allah, yıllardır darbelere boyun eğmiş bu millete adeta cesaret yüklüyor. Geçmişte başbakanının idamına seyirci kalmış bir millet, yediden yetmişe  sokaklara dökülerek;  kurşuna, bombaya, tank namlularına meydan okuyacak kadar deli bir cesaretle hareket ediyor. Onlar için bu direnişte ‘ölüm’ tam manasıyla şehitlik  anlamı taşıyordu. Ey kalpleri evirip çeviren Allah’ım sen ne yücesin…
 
Allah’ın inayeti-3-
 
Bir paşa çıkıyor ortaya… Adı Ümit Dündar… Orgeneral… 1.Ordu komutanı… En kritik komutanlardan birisi o… ‘Ben bu millete silah doğrultmam’ diyecek kadar asil, halkın Cumuruna bağlılık yemini edecek kadar helal süt emmiş bir komutan. Onu doğuran anadan Allah razı olsun. Bazı dar beyinliler bu davranışı belki,  Recep Tayyip Erdoğan’a bağlılık olarak algılayabilir. Hatta  nefsi duygularına yenik düşüp,  içten içe hayıflanabilir de… Fakat o şanlı komutan aslında milletine, vatanına, devletine  bağlılığını bildirmişti. O giydiği üniformanın hakkını vermişti. O komutan, o şanlı insan ilk dakikadan itibaren, TV ekranlarında adeta meydan okumuş, kararlılık mesajları vermişti. Yetmemiş; Cumhurbaşkanımızı arayarak, ‘Darbeciler oraya gelecek. Oradan ayrılın. Hem de vakit kaybetmeden hemen ayrılın. Ankara’ya değil, İstanbul’a gelin. Ordumla sizi korurum’ diyen bu yürekli, bu şeref abidesi insan, müthiş bir olaya imza atmıştı. Belki de darbecilerin belini kıran kararlılık bu komutanınkiydi! Çünkü Cumhurbaşkanı onun tarafından uyarılmasa; hainler, milletin başını öldürecek, başsız devletin milleti, şok içinde organize bile olamayacaktı. Allah’ın inayetine bakınız ki, yiğit bir vatan evladı, hem de bazı ordu komutanlarına meydan okurcasına,  milletine- devletine sadakatten ödün vermedi. Vatanını seven, milletine aşık insanlar, Ümit Dündar paşayı kalplerine yazıp, hiç unutmamalıdır. O paşanın ellerinden öpüyorum.
 
Allah’ın inayeti- 4-
 
Cumhurbaşkanı uçağı ile İstanbul’a gelecek. Fakat kuledekiler, hainler… Havaalanına kendilerine yakın olan uçaklar dışında uçak inişleri yasak!  Onların izni olmadan hiçbir uçak inemeyecek! Yani Cumhurbaşkanı bile… Fakat Allah’ın inayetine bakınız ki,  her şeyi göze almış, milletini ülkelerine sahip çıkmaya çağırırken, yurt dışına kaçmayı zerre kadar aklından geçirmemiş bir Cumhurbaşkanı cesur davranıyor. Pilot bir risk alarak yolcu uçağıymış numarası ile havaalanına yaklaşıyor. Kule ile irtibata geçiyor. O sıra Cumhurbaşkanı, “pistlerin  ışıklarını yakmazlarsa iniş yapabilir misin”  diye soruyor. Pilot “İnerim ama riskli olur”  cevabı veriyor. Her şeyi göze alan Cumhurbaşkanı, “sonunda ölüm de olsa in”  diyor. Ve uçak tüm tehlikelere, havada dolaşan hain uçaklara rağmen inişini yapıyor. Bir başka deyişle o uçak, ilahi güç tarafından,  adeta  hain gözler perdelenmiş vaziyette korumaya alınıyor. Çünkü Allah, ABD ajanlarının bu ülkeyi ele geçirmesini,  Müslüman dünyanın en önemli kalesinin düşmesini  istemiyor.
 
Allah’ın inayeti -5-
 
Haziran Gezi hamlesi, 17-25 Aralık Yargı darbe girişimleri, 15 Temmuz kanlı askeri darbe planı…Üçü de atlatıldı. Çünkü Allah’ın inayeti bunlara müsaade etmedi. İslam aleminin en önemli kalesi olan bu vatan;  hem en önemli, hem de Haçlı zihniyeti için son kaleydi. İşte Mevla Hazretleri,  son kalenin düşmesine, ajanların, hainlerin eline geçmesine izin vermedi.  Tüm bunlarda inananlar için çok önemli dersler vardır. Tabi görebilenler için…
 
Hz. Allah yüce kitabı Kur-an’da şöyle buyuruyor: “Onlar hileye başvurdular. Allah da onların tuzağını boşa çıkardı. Allah hileleri boşa çıkaranların en hayırlısıdır”…(Al-i İmran-54.Ayet)
 
Bu ayetten yola çıkarsak; hile yapıldı mı? Evet, hem de yıllardan beri!  Allah’ın Kur-an’ı hileye alet edilerek! “Allah’ın peygamberinin yolundayız” denilerek, bir Yahudi sabrı ile çok büyük bir hile hazırlandı!  Bunca hileden, bunca hainlikten sonra, yapılmak istenen üç darbe girişimi de hüsranla sonuçlandıysa, Rabbimiz’in bu ayeti tam olarak karşılığını sizce bulmadı mı? Bütün hamd-ü senalar sana olsun ey Rabbimiz.
 
Bir hatırlatma daha… İmam Şafi Hazretleri buyuruyor ki;  “Fitne fesatın kol  gezdiği ahir zamanda, düşman okları kime yönelecekse, biliniz ki o kişi doğru yol üzeredir”!
 
Allah yürekli liderlerimize, yürekli komutan ve   kahraman emniyet güçlerimize, milletimize, devletimize zarar ve zeval vermesin. Allah milletin korumasını sağlamakla mükellef olup, ihanet gafletine düşen ve milletin savunması için milletin parası ile alınmış silahları, millete doğrultanları kahr-u perişan etsin.  Allah bu milleti daima ayık eylesin. Çünkü mesele bir siyasi parti meselesi, ya da bir kişi meselesi değil, mesele tamamı ile millet ve vatan meselesidir.
 
Son olarak, iki çift lafımda sayın Devlet Bahçeli beye… Belki davasını iktidar yapamadı. Fakat milletin gönlünde taht kuran bir isim oldu. Başbuğ Bahçeli bey, uzun yıllardır takip ediyorum ki, devlet-millet meselelerinde  siyasi hesapları, nefsi arzuları bir kenara koyarak, adı gibi devlet adamlığını gösteriyor. Tıpkı son hainlik planı esnasında,  milletinin- devletinin yanında dimdik durduğu gibi. Allah sağlık afiyet versin bu tür siyaset adamlarımıza, büyüklerimize.
 


Etiketler; #halil şanlı
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
yakup satır - 5 ay önce
ağzına yüreğine sağlık sayın abim
Avatar
uğur - 5 ay önce
Çok güzel yazmışsınız
Avatar
osman necip sevinç - 5 ay önce
Allah geç yapabilit, ama güç yapmaz. Teşekkürler Sn.Şanlı.