Anlamlı bir yazı...

Yazarımız bakın neler yazdı

Anlamlı bir yazı...

TEDES ( Trabzon’da da düşünülen elektronik trafik denetleme sistemi )  ile ilgili bir yazıyı tamamlamak üzereyken “son dakika” “Ankara’da patlama” yazısı ile ekrana kilitlendim… Ve çok çok üzülerek görüntüleri seyrettim.

Açık söyleyeyim ki genleştikçe içimizden bu şekilde darbeler alacağız. Kim hangi masalı anlatırsa anlatsın, kim neye itiraz ediyorsa etsin, kim hangi cesaret hapını aldın da böyle konuşuyorsun diye derse desin, ülke bölünüyor, yanıyor, yıkılıyor safsatalarını satarsa satsın…
Bu bombalarla artan terör ve Rusya ile yaşanan kriz Haliç’e şimdilik çekilen zincirlerden farklı bir olay da değil…

İstanbul’u fethedenlerin torunlarının ayak sesidir bu…

Afrika’ya el açan, Litvanya’dan Ukrayna’ya kadar Rusya’ya bayrak açan, İslam ordusuyla dünyaya gözdağı veren; Katar’da Somali’de üst kuran ve içte de Paralel yapının şah damarına neşter dayayan; PKK’YI ve YPG’yi de bir şekilde tuşa getiren, ABD ve Rusya ile ters düşen; Almanya başta olmak üzere Avrupa Birliğini ne dediysek he demeye zorlayan bir durumun ağır bedelidir bu…

Şimdilerde fiilen bölünen ama kimsenin deklare etmediği ve Ankara Antlaşmasına göre garantörlük hakkımız olan Irak’a müdahaleye engel olmak için, NATO’nun 5. Maddesine göre “uğraşın şu PKK ile bırakın dışarıyı, unutun Misak-ı Milli’yi” diyenlerin icraatıdır bu…
 
Halep’e müsaade etmeyeceğimizin, PYD’yi bombalayışımızın ceremesidir bu…

O zaman da söyledim… Daha fazlasına da hazırlıklı olmak gerekiyor. Daha da ağırlarını bekleyin…

Bu bir III. Dünya savaşı ve kuralları bu… Taşeron eliyle ve her türlü TERÖR üzerinden geliyorlar ve gelecekler…

17 Şubat Ankara saldırısı 18: 31 ve bu saldırı 18: 45…

Her iki saldırıyı da maalesef okyanusçular bildi.

17 Şubat saldırısından 11 dakika sonra Amerika’dan tweet atan Emre Uslu ruhen Ankara’da idi… Ve bugünkü saldırıyı da CIA dünden ibraz etti…

İbrazları hainlikleri ile bariz olsa da asıl düşünülmesi gereken şey diğer hainlerin bu eylemdeki hedef kitlesiydi.

Bu zamana kadar olanlarının hepsi Asker ve polise karşı yapılan türdendi. Şimdi ise direk sivillere karşı yapılıyor bu…

Bu bir konsept değişikliğinin adı olduğu kadar, yeni bir kaosun da adı olabilir.

Her yerde her şehirde her ilçede bu şekilde çok çok rahat eylemler yapabilirsiniz. Çünkü en kolay hedef, en masum olan hedeftir. Ve böylelikle ülkede müthiş bir güvensizlik, korku yaratıp iktidarı tartışılır hale getirebilirsiniz.

Burada dikkat etmemiz gereken asıl unsur, Türkiye’nin başkentine yapılan bu saldırılarla net mesajlar verilmek istenmesi ve üçüncü kez Ankara’nın bundan dolayı hedef seçilmesi…

Yani sen kendi haremini, kraliçe arını koruyamıyorsun gidip uzak diyarlarda bal arıyorsun, otur oturduğun yerde,  mesajının hem iç hem de dış kamuoyuna verilmesinin adıdır bu…

Kaç gündür Kilis’e bilerek atılan füzeler de asla tesadüf değil… İngiltere basınının Erdoğan’ı durdurun manşetleri de tesadüf değil…
Ayrıca PKK’nın kalbi anlamında olan Yüksekova’ya 20 bin asker ve polisle yapılacak çok büyük bir operasyonun ( savaşın ) hemen arifesinde bu saldırının olması da tesadüfü değil…
 
Orada 4000 Ermeni piçinin ve yabancı istihbaratçıların olduğu söyleniyor. Sur’da, Cizre’de alt edilen örgüt Yüksekova’yı da kaybederse artık iyice demoralize olur.

Bu bombayla, hem psikolojik üstünlük sağlamak hem de devlete üst perdeden mesaj vermek amaçlandı.

Yüksekova PKK’nın kalbi olması ve prestij yönüyle çok çok kritik bir yer…
 
Bütün bu süreçte asıl dikkat çeken ise yukarıda zikrettiğim ABD Büyükelçiliğinin dün yaptığı uyarı… Adeta patlamayı haber veriyor bu uyarı…
Burada çok sinsi bir oyun var… Malum yapının bir neferinin attığı tweet bu kurnazlığı ve oyunu deşifre eden türden…

MİT’e birkaç km ötede patlatılan bu bomba MİT tarafından bilinmezken 10 bin km öteden CIA vatandaşlarını uyararak bombalamayı  biliyor…

Denilmek istenen şu:

Beceremediniz, yönetemiyorsunuz, adam sizi kalbinizden vuruyor, ruhunuz bile duymuyor, o zaman bırakın gidin…

Tıpkı Kâinat İmamının 28 Şubat sürecinde Erbakan Hoca’ya dediği gibi…Beceremediniz ve bırakın gidin…
 
Bunun içinde Rusya başta olmak üzere CIA de var…

Yoldan çıkan, verilen rotaya uymayan, kendisine biçilen rolü kabul etmeyen, dünyanın her yerine dağılan ve de destek bulan bir Türkiye PKK üzerinden dizginleniyor.
 
Cumhurbaşkanının Azerbaycan gezisinden hemen önce, Yüksekova gibi çok çok kritik bir yere devasa bir güçle operasyona ramak kala böyle bir eylem tesadüfi değil…

Tekrar söylüyorum… Daha da ağırlarını bekliyorum.

Bu bir III. Dünya savaşı… Ve oluş şekli bu…

1992’de SSCB’nin çöküşüyle start verildi, Irak’ın işgaliyle eyleme geçti, Arap Baharı ile adı konuldu. Suriye’nin işgali ile de resmen başladı…

En büyük potansiyel de biziz. İslam’ın sancaktarlığını yapan ve bütün dünya Müslümanlarının hasretle beklediği güç biziz. Allah’ın izniyle gümbür gümbür geleceğiz…

 
Bu bombaların adı da bu… Birilerinin surda açtığı gedik de bu, gözüken fetih yolu da bu… Daha da şiddetli şekilde gelecek dediğimiz de beklediğimiz de bu…

İçimi asıl acıtan ise Atatürk’ün partisine Demirtaş’ın bugün yaptığı omuz omuza olalım çağrısı…

Teröristlerin hainliğine direniş diyen bu Ermeni çocuğu maalesef ana muhalefete çağrı yapabilecek gücü buluyor ve böyle bir potansiyeli de biliyor.

Attığı taşlar bu zamana kadar çok ses getirdi, çok kurbağa ürküttü. Şafak Pavay’le beraber çok çok iyi salladılar, beraber çok ortak söylemde bulundular.

1938 Dersim’in rövanşı alındı. Partinin gerçek sahipleri tasfiye edildi, PKK ve malum yapı ile kanki olundu ve en acısı da birileri de bizim gibi seyreder oldu.

Cumhurbaşkanlığı düşmanlığı kısmi değil kalıcı körlük eder oldu.

Yazık gerçekten yazık…

Kalp soldadır, aşk da soldadır diyen ve vatan aşkıyla ortak paydada buluştuğumuz ulusalcılar heder oldu…

Ve onlara ne olduysa azar azar oldu…

 Bize de bu acı şarkıyı söylemek vacip oldu:

Ankara’nın taşına bak, gözlerimin yaşına bak, uyan uyan Mustafa Kemal, şu partinin haline bak…

 
Sabredin dostlar… Canımız yanıyor olsa da bu bombalar ve artan eylemler, küllerimizden doğuşun öncü felaketleridir maalesef…
 
Ezcümle… Ankara’da gözyaşı, kan deryası Kızılay’ı…
 

 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.