banner238
banner264

Aslolan iki husus

Muammer Şahin yazdı…

banner295
Aslolan iki husus

Muhtemelen 9 ya da 16 Nisan tarihinde ülkemiz için kritik  bir öneme sahip Anayasa referandumu yapılacak.  Şu an için her kesimin olumlu ya da olumsuz olarak konuya ilişkin görüşlerini seslendirme zamanıdır. Bu durum anlayışla karşılanmalıdır.
 
Düşünülen değişiklikler ile ilgili olarak  beğenilen yanlar olduğu gibi eleştirilen yanların da olması normal! Cumhurbaşkanlığı sisteminin  ağırlıklı olarak  konuşuluyor olması da işin ayrı bir boyutu. Fakat  aslolan iki  nokta  vardır.  Birinci nokta, millet iradesinin daha etkin olması ya da olmaması noktasıdır.
 
Geçmişte görüldüğü üzere her seçimin sonunda bir kazanan olmuştur. Birileri kaybederken, birileri kazanmıştır. Ama  kazanan olmasına rağmen,  ülke zaman zaman kaos ortamı yaşamamış mıdır? Koalisyonlar arayışları, pazarlıklar derken, uzun bir zaman kaybı vuku bulmamış mıdır? Bugün bu Anayasa, darbecilerin millete  zorla kabul ettirdiği bir anayasa değil midir?  Halen yürürlükte olan anayasa, tek adamlık ve vesayet üzerine kurgulanmamış mıdır? Siyasi partiler yasası ortada iken millet iradesinin tam anlamı ile egemen olamadığı açık ve çok net  değil midir? Tüm yaşananlar gözümüzün önündeyken, elindeki anayasanın  koca eksiklerini  görmezden gelerek, yeni sistemle ilgili  yalan yanlış algı yaratmak ne kadar doğru olur?  Sırf birileri ‘ak’ dediği için ‘kara’ demek,  yakışık alan bir tavır mıdır? Mevcut anayasa her bakımdan fiyasko olmuşken, her türlü vesayeti içinde barındırırken ‘milletin egemenliği yok oluyor’ iddiası, hakikatten çok uzak bir yaklaşım olmaz mı?
 
Şimdi ise  yeni düzenlemeler millet tarafından onaylanırsa, kısaca  şunlar olacak.  Başkan halk tarafından seçilip,  halka karşı sorumlu olacak. İşin ehli bakanlar atanarak, siyasi ikbal taşımayan bir bakanlar kurulu oluşacak. Seçilme, seçim kaybetme gibi bir tasası olmadan sadece devlete ve millete hizmet etmekten başka bir amacı  olmayacak, bir bakanlar kurulu sistemde yerini alacak. Koalisyonlar dönemi yerle bir olacak.  Bugünkü sistemde bakanlık bütçeleri, bakanın yetkisine veriliyorken, yeni sistemde ise meclis onayı gerekecek. Her şeyden önemlisi yasama görevini yürüten meclis,daha  etkin konuma gelecek.  Halen hayatımızda olan Anayasa’da  Cumhurbaşkanı tek taraflı olarak meclisi feshedebilirken , yeni düzenleme onaylandığı takdirde,Cumhurbaşkanının böyle bir keyfiyeti kalmayacak. Çünkü meclisi feshettiğinde kendisini de feshetmiş olacak.
 
Ve daha da önemlisi sayın Cumhurbaşkanı,  yeni sistemle artık yargılanabilecek. Yani sadece vatan hainliği suçu ile değil, sorumluluk aldığı konularda yargılanması mümkün olabilecek. Elbette  yeni Anayasa’da her şey dört dörtlük olmayacak. Zaten dünya üzerindeki sistemlerin hiç birisi dört dörtlük olmamıştır. Olamaz da! İnsanın koyduğu her kuralın, her kanunun mutlaka belli zaaf tarafları ve eksikleri olmuştur, olacaktır da! Fakat anlatıldığı şekli ile yeni anayasanın millet iradesini yansıtma gücü,  mevcuda göre daha fazla olacak.
 
Aslolan ikinci hususa gelelim… Önümüzde  iki seçenek var.  Ya ‘evet’ ya ‘hayır’  tercihi yapılacak.Milletimiz  bir tercih yapacak.  Ve herkes milletin verdiği karara saygı duymak durumunda olacak. Bugünlerde bakıyorsunuz ki  başka bir algı daha yaratılmak isteniyor. ‘Evet’ diyen şu,‘hayır’ diyen bu, şeklinde yakıştırmalar ortaya atılıyor. Beyler, biz 15 Temmuz’da milli irade için beraberce tankların önüne yatmadık mı? Birlikte mermilere göğüs germedik mi? O vakit bugün ayrışma yaratabilecek ve çok tehlikeli  olanbu yaftalamalar neyin nesi!  Biz bu tartışmayı;   ayrışma meylinde değil, tamamen birbirine saygı duymak şeklinde daha güçlü bir Türkiye yönünde yapmalıyız!  Saygı içinde  tartışın, kalp kırmayın, iyi araştırın ve iyi analiz edin, tercihinizi de ona göre  yapın.  Bu süreç asla  kardeşliğimize gölge düşürmeden atlatılmalı. Siyasilerimiz zaman zaman istemesek de birbirlerini kırabilirler. Fakat biz bu vatanın her bir ferdi olarak daha sağ duyulu, daha hoş görülü ve daha saygılı olmak zorunluluğu ile mükellefiz. Vatan için, bayrak için ortak değerlerimiz için bu hususta mükellefiz.Zaten  referandum mitingleri başladığında kimin ne yapmak istediği, yeni kanunların neler getirip, neler götüreceği hepimiz tarafından çok daha net anlaşılacaktır. Hepimiz  aynı gemide yolculuk yapıyoruz. Bu gemi batarsa hepimiz batarız. Şahsi fikrim, millet olarak görüş farklılıklarımız olsa da kardeşliğimizin hassasiyetlerini kaybetmeden tercihlerimizi yapmaktır.
 
Ha referandum ile ilgili benim kullanacağım oy merak da ediliyorsa, düşünceme göre kaptana güvenmek ve sağlıklı bir şekilde gemiyi limana yanaştırmak, en doğru karar olacaktır diye düşünüyorum.

 
banner140
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Adnantükenmez - 3 ay önce
EVET