Ateş düştüğü yeri yaktı!

Adana, Erzincan, Samsun, Bursa, Zonguldak, Konya... Çocuklarının şehit olduğu haberini alan aileler büyük bir acı yaşıyor

Ateş düştüğü yeri yaktı!

Diyarbakır'ın Silvan ilçesinde dün yaşanan çatışmada şehit olan 13 askerin babaevlerine ateş düştü. Acı haberi dün geceden itibaren askeri yetkililerden alan aileler derin bir acı yaşadı.
 
Acı haber duyulduğu andan itibaren şehit evlerine taziye ziyareti için vatandaşlar koşarken, acılı anne ve babaların ağıtları yürekleri dağladı. Şehitlerin evlerinin önüne sağlık araçları da gelerek derin bir acı yaşayan şehit yakınlarına müdahalede bulundu.
 
 
ERZİNCAN'DA YAS VAR
Şehit olan Erzincanlı Uzman Çavuş Fahrettin Aksu'nun memleketinde yas var. Diyarbakır'ın Silvan ilçesinde 13 askerin şehit edildiği terör saldırısı sonrası Erzincan'daki ailesiyle irtibata geçen askeri yetkililer, Uzman Çavuş Fahrettin Aksu'nun (26) şehit düştüğünü, ağabeyi Nizamettin Aksu'ya bildirdi. Bunun üzerine Nizamettin Aksu, annesi Şükriye Aksu'nun evine gelerek kardeşinin şehit haberini verdi.
 
Oğlunun şehit olduğunu öğrenen anne Aksu, fenalık geçirdi. Yakınları tarafından Erzincan Devlet Hastanesine kaldırılan Aksu, burada yapılan müdahalenin ardından evine getirildi. Evli ve 1 çocuk babası olan Uzman Çavuş Fahrettin Aksu'nun şehit haberi kentte büyük üzüntüye neden oldu.
 
Kayınvalide İsmihan Doğan, kızıyla ve damadıyla sadece internetten ve telefonla görüştüğünü, yüz yüze bir araya gelmediklerini belirterek, ''Damadım telefonla konuştuğum kadarıyla çok iyi bir insandı. Kızımla kaçarak evlenmelerinin ardından beni arayarak özür diledi. 'İzninizi almadan bir iş yaptık bizi affedin' dedi. Damadım, kızım ve torunum 15 gün sonra Kırıkhan'a gelecekti. Onlarla kucaklaşıp barışacaktık. Ancak evimize damadımın şehit haberi geldi. Çok üzgünüz'' dedi.
 
Fransa'da çalışan ve 2 gün önce bir aylık izin için Kırıkhan'daki evine gelen kayınpeder Cemal Doğan da, kızı ve damadıyla, kaçarak evlenmelerinin ardından görüşmediğini, torunu Damla'yı da internetten gördüğünü söyledi. Çok üzgün olduğunu belirten Doğan, damadının cenaze törenine katılacağını söyledi.
 
Şehidin annesinin yaşadığı eve Türk bayrağının asılırken, İl Jandarma Komutanı Kurmay Albay Mehmet Artar, Erzincan Belediye Başkanı Yüksel Çakır ve İl Emniyet Müdürü Mehmet Güzel'in taziye ziyareti için şehidin evine gelerek yakınlarına başsağlığı diledi.
  
 
BİR HAFTA SONRA TATİLE ÇIKACAKTI
Şehit olan uzman çavuş Gökhan Yıldırım'ın (25), Adana'daki baba evinde büyük üzüntü yaşanıyor. Merkez Yüreğir ilçesine bağlı Levent Mahallesinde oturan Gökhan Yıldırım'ın babası Yaşar Yıldırım'a, oğlunun şehit olduğu haberinin sabah saatlerinde Garnizon Komutanlığı yetkilileri tarafından verildiği öğrenildi.
 
Şehit uzman çavuşun evine Türk bayrağı asılırken, Yüreğir Belediyesi tarafından evin önüne taziye çadırı kuruldu. Taziyeleri kabul eden gözü yaşlı baba Yıldırım, oğlunun 5 yıldır görev yaptığını, 1 Ağustos tarihinde de ilişik keserek, Edirne'de göreve başlayacağını anlattı.
 
Oğlunun 25 Temmuz tarihinde izine geleceğini ifade eden Yıldırım, şunları kaydetti: ''En son geçen hafta telefonla görüştük. (25 Temmuzda izine gelir, 15-20 gün memlekette kaldıktan sonra Edirne'ye giderim) demişti. Onu bekliyorduk. Ancak, dün çatışma haberlerini televizyondan takip ettik. Sabaha kadar aradık, ancak bir türlü telefonları cevap vermedi. Endişelerimiz arttı. Bugün sabah namazının ardından da askerler gelerek acı haberi verdi. Vatan sağ olsun. Yapacağımız bir şey yok. Hepimiz o yolun yolcusuyuz.''
 
Yakınları tarafından güçlükle sakinleştirilen anne Yıldız Yıldırım ise gözyaşlarına hakim olamadı. Oğlunun arkasından ağıtlar yakan Yıldırım, ''Komşular sizi oğlumun, delikanlımın düğününe çağıracaktım, şimdi cenazesine çağırıyorum. Yiğidim niye acele ettin, daha düğününü yapacaktık, damatlıkla görecektim seni... (Annem 10 gün sonra yanındayım) demiştin böyle mi yanıma gelecektin'' diye konuştu.
 
Bekar olduğu bildirilen Yıldırım'ın 2'si kız 3 kardeşinin bulunduğu öğrenildi.
 
BABANIN ACI İSYANI: "NEDEN BÖYLE OLUYOR?"
Çatışmada şehit düşen Er Ufuk Başarı'nın Konya'nın Doğanhisar ilçesindeki baba evine ateş düştü. Şehit Er Ufuk Başarı'nın (27) şehit haberi, Doğanhisar ilçesine bağlı Başköy beldesindeki ailesine askeri görevliler tarafından verildi. Türk bayrağı asılan eve akın eden belde halkı, aileye baş sağlığı dileyerek, acısını paylaşıyor. Şehidin babası İsa Başarı (62), oğluyla şehit olmadan bir gün önce telefonla görüştüğünü söyledi.
 
Baba Başarı, 8 aylık asker olan oğlunun Açıköğretim Fakültesi'nde okuduğunu ancak okulunu dondurup askere gittiğini belirterek, ''Oğlumla bir gün önce konuştuğumda, bana saldırı sonucu 1 askerin şehit olduğunu, 2 askerin yaralandığını söylemişti. Daha sonra oğlumun şehit haberini aldık. Tüm askerler benim evlatlarım. Neden böyle oluyor?'' diye konuştu.
 
Şehidin amcası Mevlüt Başarı ise ağabeyinin 2'si kız 3 çocuğu olduğunu, evin tek oğlununu da şehit verdiklerini söyledi.
 
Şehit erin devresi ve aynı bölgede görevli Jandarma Er Erdoğan Özoğlu, arkadaşını anlattı. Özoğlu,"Gitmeden iki gün önce karşılaştık, ben Manisa Kırağaç'a gidiyorum dedim. O da ben İzmir Foça'ya gidiyorum demişti. Her ikimizde acemi birliğine gittik, dağıtıma geldik ve tekrar görüştük. Ufuk bana Diyarbakır çıktı deyince, bende Diyarbakır'a gideceğimi sevinçle söyledi. Diyarbakır'a birlikte gittik, orada gideceğimiz yerler açıklandı. Bana Kocaköy, ona Silvan çıktı. Sonra helalleştik, görüşme dileğinde bulunduk. Aradan 2 ay sonra bir göreve çıktım. Görevde gece boyunca arama yaptık, sonra bir yere toplandık. Orada Ufuk'la karşılaştım, yanıma geldi sohbet ettik. Komutandan fotoğraf makinesini istedi, fotoğraf çektirdik. O fotoğrafı bana gönderecek veya Ağustos'un 25'i gibi izine gelecekti, o zaman bizim eve bırakacaktı ama gelemedi" dedi.
 
"Arkadaşımın şehit olduğu haberini televizyondan duydum" diyen Özoğlu,"Biz pusu görevine iki kez gittik, birinde 2-3 saat kaldık, diğerinde ise 3 gün kaldık" şeklinde konuştu.
 
Fıtık ameliyatı olduğu için hava değişim raporu alan Özoğlu'nun, Pazartesi günü arkadaşının şehit olduğu Diyarbakır'da tekrar vatani görevini yapmaya gideceği öğrenildi.
 
 
AİLENİN TEK ERKEK ÇOCUĞUYDU
Diyarbakır'ın Silvan ilçesi kırsalında dün çıkan çatışma ve teröristlerin attığı el bombaları sonucu başlayan yangın nedeniyle şehit olan 13 askerden Jandarma Komando Onbaşı Aykut Delimehmetoğlu'nun (20) acı haberi Bursa'nın İnegöl ilçesindeki babaevine ateş gibi düştü. Ailesinin tek erkek çocuğu olan şehit er 5 aylık askerdi.
 
ANNESİ EKMEK PARASI İÇİN PAMUK TOPLAMAYA İZMİR'E GİTMİŞ
Diyarbakır'ın Silvan ilçesi kırsalında dün çıkan çatışmada şehit olan Jandarma Komando Çavuş Ethem Okkay'ın Şanlıurfa'nın merkeze bağlı Payamlı köyündeki ailesi yasa boğuldu.
 
Dün Diyarbakır'ın Silvan ilçesinde teröristlerle girdikleri çatışmada şehit olan 13 askerden biri olan Jandarma Komando Çavuş Ethem Okkay'ın Şanlıurfa'daki anne ocağına ateş düştü. Gece acı haberi alan abla İsmim Kaya ve yakınları gözyaşlarına boğuldu. Acı haberi tarlalarda pamuk toplamak için gittiği İzmir'de alan anne Halime Okkay'ın ise Diyarbakır'a gittiği öğrenildi. Mahalle sakinleri şehidin evine akın ederken, gözyaşları sel oldu.
 
Babası Fevzi Kaya'nın 10 yıl önce vefat ettiği öğrenilen şehidin cenazesinin, Diyarbakır'da düzenlenecek törenin ardından bugün öğle saatlerinde helikopterle Şanlıurfa'ya getirilmesi bekleniyor.
 
 
 
DAHA 6 AYLIKKEN BABASINI KAYBETMİŞ
Şehit Jandarma Komando Piyade Çavuş Noyan Aydın'ın (24) Zonguldak'ın Ereğli ilçesine bağlı Dedeler köyündeki evi yasa boğuldu. İlçedeki Karadeniz Bölge Komutanlığından askeri yetkililer, sağlık ekipleriyle birlikte, sabaha karşı şehit Jandarma Komando Piyade Çavuş Noyan Aydın'ın Çakalovası Mahallesi'nde oturan ailesine acı haberi verdi.
 
İki yıllık üniversite mezunu, askere gitmeden önce bilgisayar teknik servisinde çalışan, babası İsmail Noyan'ın 1989'da inşaat işçiliği yaptığı zaman geçirdiği kaza sonucu yaşamını yitirdiğinde 6 aylık olduğu bildirilen şehidin annesi Ayşe ile kardeşlerinden Türkan, sinir krizi geçirdi. Acılı anne ve kız kardeşe sağlık görevlileri müdahale etti. Şehidin diğer kardeşi Abu Dabi'de çalıştığı bildirilen Orhan'ın da acı haberi alır almaz memleketine gelmek üzeri yola çıktığı öğrenildi.
 
Evin bahçesinde taziyeleri kabul eden anne Ayşe, ''Yavrum kayboldu. İki dalım bölündü. Nasıl canını verdin o memlekette biricik yavrum. Bir taneydin kayboldun'' sözlerini haykırarak tekrarlayıp ağlıyor.
 
 
"KADER NE DİYEYİM..."
Diyarbakır'ın Silvan ilçesi kırsal kesiminde teröristlerle güvenlik güçleri arasında çıkan çatışmada şehit olan Jandarma Komando Er Barış Çiçekdağı'nın Gaziantep'teki baba evinde yas var. Barış Çiçekdağı'nın ailesine acı haberi, sabah askeri yetkililer verdi. Acılı aileden herhangi bir kişinin rahatsızlanması ihtimaline karşılık evin önünde 112 acil servis ekipleri hazır bekletildi. Sokağın girişine dev bir Türk Bayrağı asılırken, sokaktaki diğer evler de Türk Bayrakları ile donatıldı.
 
Acılı ailenin evinin önüne Şahinbey Belediyesi tarafından taziye çadırı kuruldu. Taziye çadırında fenalık geçirenlere sağlık ekipleri müdahale etti. Çiçekdağı'nın yakınları ağıtlar yaktı, çadırda fenalaşanlar oldu.
 
Şehitkamil Kaymakamı Mehmet Aydın da şehidin evine gelerek babası Halil Çiçekdağı'na baş sağlığı dileklerini iletti. Şehidin babasına sabır dileyen ve teselli etmeye çalışan Aydın, gazetecilere yaptığı açıklamada, dün 13 askerin şehit olduğu haberini aldıklarını hatırlatarak, ''13 tane canımız, ciğerimiz, Mehmetçiğimiz şehit oldu. Şehit olan Mehmetçiklerimize Allah'tan rahmet, kalanlara baş sağlığı diliyorum'' dedi.
 
Yaşananların son olmasını istediklerini ifade eden baba Halil Çiçekdağı, ''Vatan sağ olsun, başka bir şey diyemiyoruz'' dedi.
 
Halil Çiçekdağı, şehit olan Barış Çiçekdağı'nın en büyük oğlu olduğunu, onun dışında bir kızı ve bir oğlu daha olduğunu söyledi.
 
Barış'ın askerlikte 4 ayını bitirdiğini, kendisiyle iki gün önce telefonla görüştüklerini belirten Halil Çiçekdağı, ''Operasyona çıkacaklarını söylemişti. Kader ne diyeyim... Ne diyeyim yiğidime, ne diyeyim yavruma, ne diyeyim'' diye gözyaşı döktü.
 
Bu arada, dün Diyarbakır'ın Silvan ilçesi kırsal kesiminde teröristlerle güvenlik güçleri arasında çıkan çatışmada şehit olan 13 asker arasında Gaziantep'ten 2 şehit bulunuyor. Jandarma Komando Er Barış Çiçekdağı'nın yanı sıra Gaziantep'in Nizip ilçesinden Jandarma Komando Çavuş Mehmet Kaz da şehit oldu.
 
ŞEHİT ÇELİK'İN EVİNDE YAS VAR
Diyarbakır'ın Silvan ilçesi kırsalında teröristlerle güvenlik güçleri arasında çıkan çatışmada şehit olan Jandarma Komando Er Vefa Çelik'in (21) Ağrı'daki baba ocağına ateş düştü.
 
İl Jandarma Komutanlığı'nda görevli askeri yetkililer ve sağlık ekipleri, sabah erken saatlerde Çelik ailesinin yaşadığı evine giderek acı haberi verdi.
 
Çelik ailesinin 6 çocuğundan biri olan ve 4 ay önce askere uğurlanan Jandarma Komando Er Vefa Çelik'in şehit olduğu haberini alan anne Hüsna Çelik ve şehidin kardeşleri, sinir krizi geçirdi. Sağlık görevlileri tarafından evin önünde bekletilen ambulansa alınan anne ve çocuklarına sakinleştirici iğne yapıldı.
 
Kızının tedavisi için il dışında bulunan baba Numan Çelik ise acı haberi alır almaz Ağrı'ya geldi.
 
Vefa Çelik'in şehit olduğu haberini alan akrabaları ve komşuları da eve akın etti. Evin önünde taziye çadırı kuran yakınları, gözyaşları içinde Kürtçe ağıt yaktı.
 
Acılı aileyi, Belediye Başkan Vekili Hasan İlidi ile Belediye Başkan Yardımcısı İbrahim Kösedağ ve bazı yetkililer ziyaret ederek aileye baş sağlığı dileğinde bulundu.
 
Bu arada, Şehit Çelik'in cenazesinin, Yüzüncü Yıl Mahallesi'ndeki Yavuz Camisi'nde ikindi namazından sonra kılınacak cenaze namazının ardından toprağa verileceği öğrenildi.
 
 
KÖYÜN TEK ÜNİVERSİTELİSİ
Diyarbakır Silvan'da dün şehit düşen 13 askerden biri olan Samsunlu Necmettin Torun'un (22) evine ateş düştü. Baba Şükrü Torun teröre lanet okurken, anne Satı Torun, 'vatan sağ olsun' diyerek, ağıtları yürek dağladı.
 
Samsun'un Alaçam ilçesi Yoğunpelit köyü nüfusuna kayıtlı olan Jandarma Er Necmettin Torun'un şehit olduğu haberi, Alaçam Kaymakamı Sezgin Üçüncü başkanlığında oluşturan bir heyet tarafından gece saat 03.00'de ailesine bildirildi. Baba Şükrü Torun (44) metanetini korurken, anne Satı Torun'un feryatları yürek dağladı.
 
Oğlu ile 1 gün önce telefonda görüşen baba Şükrü Torun, "Bir karakola saldırı olduğundan bahsedip, kendisinin iyi olduğunu söylemişti." dedi.
 
Çiftçilikle uğraşan baba Torun, kısıtlı imkanlara rağmen çocuklarının okutmayı ihmal etmemiş. Yoğunpelit köyünü tek üniversitelisi olan şehit Necmettin Torun'ın diğer erkek kardeşi de Anadolu Lisesi'nde okuyor. Oğluna para göndereceği yerde, aldığı 175 TL er maaşını kendilerine gönderdiğini aktaran baba Torun, konuşurken gözyaşlarına hakim olamadı.
 
Oğlunun Rize Üniversitesi Meslek Yüksek Okulu Muhasebe Bölümü mezunu olduğunu belirten baba Torun, "Okulu bitirdikten sonra askere gitti. 5 çocuk babasıyım. Bir erkek oğlum daha var. İçim yanıyor, Allah başkalarına da bu acıyı vermesin. Lanet olsun bu teröre, evlisi var bekarı var. Ne istiyorlar körpecik yavrularımızdan. Biz yandık başka aileler de yanmasın." diyerek gözyaşlarını tutamadı.
 
Tansiyon hastası Anne Satı Torun'un feryatları ise yürek dağladı. Oğlunun şehit olduğu haberini gece öğrendiğini belirten anne Torun, "Gece kapı çaldığında bir yerde bir olay oldu diye düşündüm. Oğlumun ölüm haberi hiç aklıma bile gelmedi. Babası 1 gün önce telefonda görüşmüş, ben ilçedeydim. Yakın zamanda görüşmemiştim. Keşke ben de görüşebilseydim, sesini duysaydım. Vatan sağ olsun. Daha ne diyeyim." ifadelerini kullandı.
 
ŞEHİT ASKERİN MESAJI
Diyarbakır'ın Silvan ilçesinde terör örgütü ile çıkan çatışmada şehit olan Giresunlu Jandarma Komando Çavuş Emrah Eker'in (22) terhisine 20 gün kaldığı öğrenildi.
 
Eker'in, Dereli ilçesine bağlı Yavuzkemal beldesi Şıhlar Mahallesi'nde bulunan evinde büyük acı yaşanıyor. Beldede, Eker'in şehit olduğunun duyulması üzerine, şehidin evinde ve beldedeki tüm ev, iş yerleri ile sokaklara Türk Bayrağı asıldı.
 
Eker'in annesi Medine Eker, gazetecilere yaptığı açıklamada, ''Ben oğlumu büyüttüm, asker eyledim. Teröristlere karşı oğlumu şehit verdim. Oğlum bir daha büyüsün kalksın, bayrağımızın altında oğlumu şehit ermeye razıyım. Vatan sağ olsun'' dedi.
 
Şehit Jandarma Çavuş Eker'in amcasının oğlu Adnan Eker ise dün Diyarbakır'daki terör saldırısını öğrenmelerinin ardından Emrah Eker'e ulaşmaya çalışmalarına rağmen kendisinden haber alamadıklarını, gece geç saatlerde Giresun Jandarma Bölge ve Garnizon Komutanlığındaki askeri yetkililerin ambulans eşliğinde gelerek aileye acı haberi verdiğini söyledi.
 
Eker, şehit Eker'in Emrullah, Çiçek ile Melahat Eker olmak üzere 3 kardeşi bulunduğunu belirterek, ''Emrah'ın komando olma isteği hep vardı. Hatta askerde kalmak istiyordu ama ailesi bunu istemediği için vazgeçmişti. Son derece dürüst ve sosyal bir insandı. Hepimiz çok üzgünüz'' diye konuştu.
 
Öte yandan, şehit Jandarma Komando Çavuş Emrah Eker, bundan 90 gün önce bir sosyal paylaşım sitesinde duvarında şunları paylaşmıştı:
 
''Doğudaki askerin batıdaki askere seslenişi. Sen beklersin çarşı izni. Ben beklerim operasyon tarihi. Sen çarşıda eda seda peşinde. Ben dağlarda Kanascı Leyla peşinde. Sen kan gördün mü bayılan, ben yaralı arkadaşımı sırtımda taşıyan. Senin anan bekler tezkereni. Benim anam bekler kanlı haberimi. Burası şafak 90 deyip de nöbetten düşenlerin yeri değil. Şafak doğan güneş deyip de şehit düşenlerin yeri. Burası Doğu, teröristlerin yuvası. Burada hata bir kere yapılır kanla canla ödenir.''
 
YENİ DOĞAN BEBEĞE İSMİ VERİLDİ
Diyarbakır'ın Silvan ilçesindeki hain saldırıda şehit olan komando er Gökhan Kaplan'ın, Tekirdağ Şarköy ilçesine bağlı Yörgüç köyündeki baba evinde büyük acı yaşanıyor.
 
Acı haberi duyan şehit erin yakınları ve köy halkı, Kaplan ailesini evine gelerek başsağlığı diliyor. Tekirdağ Garnizon Komutanı Tuğgeneral Ömer Faruk Küçük de, şehit evine gelerek, acılı aileye başsağılı diledi.
 
Güçlükle ayakta durduğu gözlenen şehit babası Ahmet Kaplan (58), AA muhabirine yaptığı açıklamada, 3 oğlunun olduğunu, 2 oğlunun daha önce vatani görevlerini yaptıklarını, şehidin ise en küçük oğlu olduğunu söyledi.
 
Gökhan'ın 5 ay önce askere gittiğini anlatan baba Kaplan, ''Oğlum askerlikten geri dönemedi. Burada bizimle birlikte yaşıyordu. Bana köy işlerinde yardım ediyordu. Onu vatani görevini tamamladıktan sonra evlendirmeyi düşünüyorduk. Ama kısmet olmadı. Çok üzgünüz, acımız çok büyük, vatan sağolsun. Oğlumla son olarak önceki akşam telefonla görüştük, bana 'Birkaç gün görüşemeyeceğiz' dedi. Operasyona çıkacaklarını söylemişti. Bu son konuşmamız oldu'' diye konuştu.
 
Sakinleştiricilerle ayakta durduğu belirtilen anne Nevin Kaplan (51) da, gözyaşları arasında, oğlunun asker uğurlama töreninde taktığı kırmızı oyalı yazmayı öpüp kokluyor.
 
Oğlunun askere gitmek için çok istekli olduğunu anlatan anne, Gökhan'ın her zaman ''Anne gidip o kalleşleri öldüreceğim'' dediğini ifade ederek, şunları kaydetti:
 
''Ben gitmesini istemiyordum. Oğlum çok dürüst, duygusal ve cesur bir çocuktu. Oradan geri dönemedi. Ciğerimi yaktılar, onlar da yansın. Oğlumu şehit haberi gelmeden önce rüyamda gördüm. Sabaha karşıydı arkadaşı geldi, bana Gökhan'ı kaybettiklerini söyledi. Ama bu rüyamı herkesten gizledim. Sonra da oğlumun şehit haberi geldi. Onu ben evlendirecektim. o benim sözümü hep dinlerdi, kimselere bakmadı. Ama bana onu evlendirmek kısmet olmadı. Gökhan'ımı benden alıp götürdüler. Ben şimdi kime Gökhan'ım diye sarılacağım.''
 
Şehit erin ağabeyi İsmail Kaplan ise, dün akşam saatlerinde bir oğlu olduğunu, oğlunun adını Gökhan koyduklarını belirterek, ''Acımız çok büyük. Gökhan'ımızı kaybettik ama bir Gökhan daha doğdu'' dedi.
 
Şehidin diğer ağabeyi Reşat Kaplan da, komando olarak askerliğini Siirt'te yaptığını dile getirerek, ''Gökhan'ı şehit verdik. Büyük acı çekiyoruz'' dedi.
 
Şehit erin cenazesi yarın öğle vakti köy camisinde kılınacak cenaze namazının ardından, köy mezarlığında toprağa verilecek.
 
 
İKİ ŞEHİT YAN YANA
Çatışmada şehit olan Jandarma Uzman Çavuş Mustafa Güney'in Adana'daki ailesinin evinde hüzün yaşanıyor.
 
Merkez Yüreğir ilçesine bağlı Çelemli Beldesi bir yıl arayla aldığı ikinci şehit haberiyle sarsıldı. Silvan'daki hain saldırıda yaşamını yitiren Güney'in ailesinin oturduğu beldedeki cadde ve bazı evlere asılan Türk bayrakları ile şehit ailesinin acısı paylaşılıyor.
 
Şehit uzman çavuşun 75 yaşındaki annesi Dudu Güney ve 9 kardeşine, ilk başsağlığı ziyareti de 2 Temmuz 2010 tarihinde Van'ın Çatak ilçesinde araziye döşenen mayının patlaması sonucu şehit olan uzman çavuş Yusuf Tuna Güzey'in babası Behlül Güzey'den geldi.
 
 
Yaklaşık 20 gün önce kalp ameliyatı olan Dudu Güney'in sık sık fenalaşması nedeniyle evin önünde acil servis ekipleri beklerken, şehidin kardeşleri de Yüreğir Belediyesi tarafından kurulan çadırda taziyeleri kabul ediyor.
 
Şehidin ağabeyi Reşit Güney, ailenin en küçük çocuğu olan Mustafa'nın baba olmaya hazırlandığını, Nisan ayında da memlekete izne geldiğini söyledi.
 
Kardeşinin saldırıdan önceki gün telefonla aradığını belirten Güney, şöyle devam etti:
 
''Annemle kısa görüştü. İyi olduğunu söyledikten sonra, 'Acil işim çıktı' deyip kapattı. Dün gece de inanmak istemediğimiz bir haber aldık. Yüreğimize ateş düştü. Bu ateş başka yakıyor. Fırındaki ateş gibi değil. Çok başka bir ateş. Geçen yılda arkadaşımız, kardeşimiz Yusuf Tuna şehit oldu. Onun üzüntüsü bitmeden bu yaşandı. Sıra kimde merak ediyorum.
 
Hanımı doğum için hazırlık yapıyordu. Telefonla görüştüğümüz zamanlarda, 'İsim bulamadık, güzel bir isim bulursanız, haber verin' diyordu. Çocuğuna ismini koyamadan gitti. Devlet şimdi babalığı bu çocuğa yapsın. 8 yaşında yetim kalmıştı, onu biz büyüttük. Şimdi çocuğunu annesinin karnında yetim bıraktı.''
 
Güney, olayı öğrenince fenalaşan gelinleri Merve'nin Diyarbakır'da askeri yetkililer tarafından hastaneye götürüldüğünü söyledi.
 
Şehit uzman çavuş Güney'in babası Arif Güney'in 1992 yılında intihar ettiği öğrenildi.
 
Şehit uzman çavuş Güney, geçen yıl 2 Temmuz'da mayın patlaması sonucu şehit olan uzman çavuş Yusuf Tuna Güzey'in yanında toprağa verilecek.
 
Yarın düzenlenmesi beklenen tören için Güney'in defnedileceği mezarlıkta, Yüreğir Belediyesi ekipleri tarafından çevre düzenlemesi ve temizlik çalışmaları gerçekleştirildi.
 
BİLGİ VERİLMEDİ
Diyarbakır'ın Silvan ilçesinde 13 askerin şehit düştüğü 7 askerin yaralandığı terör saldırısında yaralanan Jandarma Uzman Çavuş Ahmet Önder'in Afyonkarahisar'daki babası Abdullah Önder, kendilerine oğlu hakkında bilgi verilmemesinden yakındı.
 
Afyonkarahisar'ın Şuhut ilçesine bağlı Başören köyünde yaşayan baba Önder, oğlunun saldırıda yaralandığını, onun telefon etmesiyle öğrendiğini söyledi.
 
Üç oğlundan ikisinin asker olduğunu belirten Önder, küçük oğlu Zafer Önder'in Kayseri'de askerlik yaptığını, diğer oğlu Ahmet Önder'in ise 3,5 yıldır uzman çavuş olarak Silvan'da görev yaptığını söyledi.
 
Saldırının ardından 24 saat geçmesine rağmen hiçbir yetkilinin kendilerine ''geçmiş olsun'' dileklerini iletmediklerini ve bilgi vermediklerini savunan baba Önder, şöyle konuştu:
 
''Oğlum Ahmet, 3 yıldır uzman çavuş olarak görev yapıyor. 9 ay önce kendisini nişanladık, Eylül ayında da düğünü yapmaya hazırlanıyorduk. Oğlum bu saldırıda başından yaralanmış. Hiçbir yetkili bizi arayıp da 'geçmiş olsun, oğlunun durumu şu' demedi. Bu ülkenin valisi vardır, kaymakamı vardır. Kendileri yetişemiyorsa bile birini görevlendirip bize haber verebilirdi. Ben oğlumun yaralandığını, oğlum aradığında kendinden duydum. Bundan dolayı da çok üzgünüz.''
 
Önder, başına şarapnel parçası isabet ettiğini kendisinden öğrendiği oğlunun telefonla arayıp durumunun iyi olduğunu bildirdiğini yineleyerek, şöyle devam etti:
 
''Bize tam detaylı bir bilgi veremedi. Aradan 24 saat geçti. 24 saatte Amerika'ya gidilir. Bırakın Başören köyünü, Amerika'ya gidilir. Bütün oradaki ana kuzuları görevlerini bu memleket için yapıyorlar. Keyif için yapmıyorlar, bu memleketi korumak için yapıyorlar. Yetkililer biraz duyarlı olsunlar. Duyarlı olsunlar ki bizim de yüreğimiz ferahlasın'' diye konuştu.

Etiketler; #Şehit #Adana
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.