Ayıyla Yatağa Girdik

Halil Şanlı yazdı...

Ayıyla Yatağa Girdik

 'Büyük devletlerle ilişki kurmak ayıyla yatağa girmeye benzer' derdi İsmet İNÖNÜ…

Bırakın ayıyla yatağa girmeyi, Rus Ayısı’nı Bozkurt ormanında vurunca yer yerinden oynadı.

Putin’in karizması ilk defa çizildi… 66 yıl sonra bir Rus uçağı düşürüldü.

 İlla ki istenilmeyen sonuçları olacaktır… İçimizdeki hainler başladı şimdiden. Tıpkı Mavi Marmara hadisesindeki gibi… 'İsrail bize bunu ağır ödetir' diyen o hainler, şimdi Putin’e güveniyor.

Neticede biz de muz cumhuriyeti değiliz!Köklü bir devletiz ve gerektiğinde gerektiği gibi de davranırız.

Rusya da olsan haddini bilmek zorundasın… Öyle her kuşun eti yenmiyor…

Gürcistan, Ukrayna, Kırım karizma o biçim…

Güney Osetya ile başlayan, Dünyaya 'posta koyma' işi Ukrayna’nın işgali, Kırım’ın ilhakı ile zirveye çıktı. Soğuk Savaş dönemindeki Varşova Paktı'nın, Stalin Rusya’sı Putin ile yeniden ruh buldu…

Gorbaçov ile SSCB tarihe gömülürken, sapık Yeltsin ile Rusya “dişleri dökülmüş pençeleri kalmış bir ayı”dan ibaret hale geldi.

 Kimsenin bilmediği KGB ajanı Katarina torunu Putin,  Rusya’yıyeniden Rusya yaptı.

30 dolardan 160 dolara çıkan petrol, Türk Cumhuriyetlerinde devam eden Rus ekolü, stratejik akıl ve güçlü bir liderlik ile Rusya yine uykusundan uyandı ve mağarasından çıktı.

 

Tarihte on iki defa savaştığımız ve birçoğunda yenildiğimiz Rusya; Osmanlı’yı tarihten silen devletlerin belki de en başta geleniydi.

Yaşadığımız bu şehirde bile 'URUS' ifadesi,  'MOSKOF GÂVURU' söylemi, muhacirlik hezeyanları, hep Rus’un hafızamızdaki acı kalıntılarıydı.

'Devletlerde kin olmaz, çıkar ön plandadır' parolasıyla, Erdoğan ve Putin güçlü kişilikleri ve üstün liderlik vasıflarıyla bir araya geldiler. İkilinin karşılıklı 'dostum' hitapları Türk- Rus ilişkilerinde tarihin en ihtişamlı dönemini ortaya çıkardı.

Yıllık altmış milyar dolarını enerjiye harcayan Türkiye; doğalgazdan- petrole kadar Rusya’ya bağımlı hale geldi. Özellikle Nükleer Santral ihalesinin Ruslara verilmesi, artık onları  daha da vazgeçilmez hale getirdi.

Bunun yanında Ukrayna krizinden dolayı Avrupa ile restleşen ve çok ağır ekonomik yaptırımlarla karşı karşıya kalan Ruslar, Türk akımı kartıyla bizi iyice vitrine aldı.

Bir doların 33 rublelerden 70 rublelere çıkmasıyla, ekonomik anlamda bayağı bir sarsıntı geçiren Rusya, Avrupa’ya rest çekerken Suriye ile bu kayıplarını karşılama ve doğacak ganimetten pay alma yolunu seçti.

Şimdi anlıyoruz ki, bizi de blöf unsuru olarak kullanmayı yeğlemiş başından beri…

 Rus Doğalgaz Şirketi Gazprom’un, Türk akımı konusunda somut hiçbir adım atmayışı, doğalgaz konusunda öngörülen indirimleri yapmaması, Rusya’nın kaypaklığının aslında bir aynasıydı.

Antalya’ya akan turistlerden ve de yaş sebze meyve ihracatından başka, bizim Rusya’ ya verdiğimiz bir şey de yoktu.

Putin, çok sinsi ve zeki bir adam… Her şeyi önceden planlıyor ve kimseye sormadan, kimseden korkmadan da zamanı gelince kartını oynuyor.

Yeltsin’in, 'Varisim Putin' dediği anda bütün Rus dünyasındaki şaşkınlık hala hafızamda. Çünkü kimsenin tanımadığı bir Putin, adı büyük bir yolsuzluğa karışan Yeltsin’i ipten alıyor.

 Rusya’nın da en karizmatik savcısıyla işin içindeyken, KGB ajanı Putin devreye giriyor, savcıyı iki üç Nataşa ve bir kameramanla pert ederek, Yeltsin’i kurtarıyor ve karşılığını da fazlasıyla alıyor.

Putin bu dostlar… Klasik Rus… Sözü ininden çıkana kadar! Yani kış uykusundan uyanana kadar! HER ŞEY bahara  kadar!

Çar Deli Petro’dan beri Akdeniz rüyası gören Rusya, Lazkiye’deki üstlerini korumak, Akdeniz’deki varlığını sürdürmek için başından beri hep Esed’in yanındaydı. İran’ı İran yapan Putin, şimdi sadakat zamanı diyerek İran’ı, Hizbullah ile sahaya sürüp, adeta sahip ve sadık köpeği ile Türkmen kanı akıtmak için Bayırbucak’ı hedef aldı.

Şunu çok açıkça söyleyelim ki, Labrov-John Kerry’i görüşmesinin ardından 'biz anlaştık' diyen ABD ve Rusya, sahnelediği oyunu Türkiye’ye rağmen sahaya sürüyor. PYD eliyle açılacak bir Kürt koridoru, Türkiye’yi tamamen çevrelerken, İran’ı bir numaralı aktör haline getirmeyi de hedefliyor.

Bayırbucak Türkmenlerinin hedef olmasını da bu minvalde irdelemek gerekir. Çünkü koridorun, tam Akdeniz’e açılan ağzı ve ne İşid, ne Kürt, ne Arap bir nüfus… Yüzlerce yıldır orada duran ve Hac yolunu kollayan canlarımız, soydaşlarımız Türkmenlerimizin olduğu çok çok stratejik bir yer. Aynı zamanda Lazkiye’nin hemen üstü ve Rusya’nın ensesi…

Anlayacağınız İşid bahane Türkmen kanı şahane…

Şimdi bu 'Rus Ayısı' kalkmış, 'sırtımızdan bıçaklandık' diye zırvalamış. Üstüne üstlük 'İŞİD ‘i destekleyen terör devleti' diye de iyice iğrençleşmiş.

Sen kalkacaksın, önce Rusya’daki görüşmede, sonra Antalya’da G 20’de yüze karşı 'dost' olacaksın, 'Dostum Erdoğan' diyeceksin, kalkıp bizim soydaşlarımızı, oranın binlerce yıllık kadim ev sahiplerini, II. Dünya Savaşı’nı aratmayacak şekilde bombalayacaksın.

Daha öncesinde de Suriye görünümüyle uçağımızı düşürüp, denizin dibinde bize şehit naşı aratacaksın!Canımızı yakacaksın!Defaten ama defaten uyarılmana rağmen, hava sahamızı ihlal edeceksin! Ankara’ya Genelkurmaya izahat vermeye geleceksin! Konsolosunla Dışişleri Bakanlığına her daim pikniğe gider gibi gideceksin! 'Hadi yiyorsa düşür bakalım' diyeceksin! 220km ötede ki İŞİD’i bahane edip, canlarımızı cansız bırakacaksın! Sonra da uçak vurulunca, 'sırtımızdan vurulduk, bedeli ağır olacak' diye de utanmadan tehdit edeceksin…

Uzun Adam; sen 'istemezdik böyle olmasını' diye söyleyip, ufak da olsa bir zeytin dalı uzattın ya ben de diyorum ki Cehenneme kadar yolun var Putin…

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.