Başbağlar katliamı'nın 22. yılı

Başbağlar’da 28 kişinin kurşuna dizildiği, 5 kişininde evlerde diri diri yakıldığı katliamın üzerinden 22 yıl geçti. Ancak katliamın failleri halen bulunamadı.

Başbağlar katliamı'nın 22. yılı

Erzincan'ın Kemaliye ilçesi Başbağlar köyünde 5 Temmuz 1993 tarihinde, Başbağlar sakinlerinin ifadelerine göre "yakın bir köyden gelenler" tarafından gerçekleştirilen saldırıda hayatını kaybeden 33 kişinin katledilmesiyle henüz hiçbir hukuki sonuca ulaşılabilmiş değil.

1993 yılında yaşanan Sivas olayları ve Başbağlar katliamı ile ilgili Cumhurbaşkanlığı'na bağlı Devlet Denetleme Kurulu tarafından bir inceleme yapılıyor ancak bu incelemeyle ilgili de henüz açıklanan bir sonuç olmadı.

Eğitim-Bir-Sen Genel Başkan Vekili Latif Selvi, yaptığı yazılı açıklamada, "Sivas gibi mezhebi farklılıkların belirgin olduğu bir şehirde, 2 Temmuz 1993'te Madımak Oteli'nde yaşanan provokasyondan üç gün sonra misilleme olarak yapıldığı algısıyla planlanan bu olay üzerinden toplumsal fay hatları oluşturularak ülke bir kaosa sürüklenmek; Alevi-Sünni, Kürt-Türk ayrışması üzerinden topluma ekilmek istenen kin ve öfke tohumları infial uyandıracak bu olaylarla yeşertilmek istendi. Amaç, önüne geçilemez öfke patlamalarıyla kitlesel şiddeti ölümcül boyutlara, oradan da kardeş kavgasına taşımaktı. Milli birliğimiz, toplumsal dayanışmamız, kardeşliğimiz hedef alınmıştı. Tam manasıyla ülkeyi boyunduruk altına almak, insanları kardeşliğinden ayrıştırarak birbirinin katili haline getirmek arzulandı. Bu olay, failleri meçhul trajedilerle dolu yakın geçmişimizde sahnelenen oyunların sadece bir perdesidir. Bugün de aynı oyunların farklı aktörler kullanılarak değişik sahneleri oynanmaya çalışılmakta, maddi-manevi varlığıyla gelişen Türkiye'ye diz çöktürülmek istenmektedir. Bu bakımdan Türkiye'nin yakın tarihine kara bir leke olarak geçen Başbağlar katliamının üzerindeki sis perdesinin bir türlü aralanmaması, olaya ilişkin davanın oldubittiye getirilmesi manidardır. Türkiye'nin demokratikleşmesi, hukuken şeffaflaşması, farklılıkların zenginlik zemini bulabilmesi için bu ve benzeri karanlıkta kalan ve bırakılan olayların toplum vicdanını tatmin edecek ölçüde aydınlığa kavuşturulması, sorumlularının cezalandırılması son derece önemlidir" ifadelerini kullandı.

"BU ACI OLAYI UNUTMAYACAĞIZ VE UNUTTURMAYACAĞIZ"

Selvi, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Madımak ve Başbağlar katliamının politik, ideolojik propaganda malzemesi yapılarak acı yarıştırmayı toplumsal barışın önünde engel, geleceğe yönelik bir tuzak olarak görüyoruz. Bugün dahi çeşitli vesilelerle devam ettirilmeye çalışılan ideolojik kamplaştırmaları tasvip etmiyoruz. Ölen her insanın bizim vatandaşımız olduğu bilinciyle acının ortak omuzlanmasını önemsiyoruz. Toplumsal barışın tesisi ve kalıcılığı için tüm aydınlarımızdan, siyasilerimizden ve kanaat önderlerimizden sorumluluk üstlenmesini bekliyoruz. Eğitim-Bir-Sen olarak, yaranın kabuk bağlamadığı Başbağlar katliamının, failleri bulunarak hukuk karşısında yargılanıncaya kadar takipçisi olacağız. Bu acı olayı unutmayacağız ve unutturmayacağız, katledilen masum insanların hatırasını ise hep yaşatacağız."

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.