Başbakan Erdoğan dönüş yolunda gündemi değerlendirdi

Başbakan Viyana’dan dönüş yolculuğunda ülke gündeminin önemli başlıkları hakkında değerlendirmelerde bulundu. Başbakan Erdoğan ülkenin ana gündem maddeleri arasında yer alan İmralı süreci, Suriye’deki gelişmeler, kamuda başörtüsü ve 28 Şubat’la ilgili önemli açıklamalarda bulundu

Başbakan Erdoğan dönüş yolunda gündemi değerlendirdi

 Başbakan Erdoğan çözüm süreci ve kamuda başörtüsü sorunuyla ilgili önemli açıklamalarda bulundu.

 

Başbakan Erdoğan kamuda başörtüsü için "Ancak iş noktasında sorunlar var. Onlar da yavaş yavaş düzelecek. Zaman ve zemin çok önemli" ifadelerini kullandı.

 

Başbakan Erdoğan, Viyana gezisi dönüşünde uçakta İmralı’dan, Suriye’ye kadar gündemi işgal eden konularda önemli açıklamalarda bulundu. Sohbette bulunan gazetecilerden Miliyet yazarı Aslı Aydıntaşbaş, Erdoğan'ın açıklamalarını köşesine taşıdı.

 

1- İMRALI SÜRECİ

-  ‘BEN AZ KONUŞUYORUM, BDP ÇOK KONUŞUYOR’ : Yeni anayasa çözüm sürecinde başlıklarından biridir. Ama her şey değil. Dikkat ederseniz ben bu alanda çok konuşmak istemiyorum. Ama BDP’liler maalesef ellerine verilen o notlarla  ilgili hemen açıklamalar yaptı, yapıyorlar. Ne derece doğru, sağlıklı bilemiyorum.BDP’nin için bu işi anlayan ve anlamaya çalışan var. Bir de anlamayan ve anlamak istemeyenler var. Bazıları çok fazla konuştu. Fazla konuştukça da hata yapıldı. Bu kadar fazla konuşmaya gerek yok.  Biz bu zamana kadar konuşmadık. Derdimiz üzüm yemek. Yeter ki huzur gelsin.  

-  TAVİZ VEREMEYİZ: Bir şeyler olacaksa bu benim tek başına elimi taşın altına uzatmamla olmayacak. başından beri terör örgütü uzantılarıyla müzakere, terör örgütüyle mücadele dedik. Nitekim biz süreç içerisinde taviz veremeyiz. En ufak bir rehavet bize ağır bedeller ödetebilir. Silahlar bırakılır, Türkiye terk edilirse benim de güvenlik birimlerim operasyonlara nihayet verir. 

-  EYLEMSİZLİK YANLIŞ İFADE: Eylemsizlik diye bir şey olamaz. Yanlış tabir. Bunlar devletler arasında olur. ‘Barış’ diyorlar. Bu da devletler arasında olur. Burada bizim devlet olarak bölücü terör örgütünden bir yaptırım olarak isteklerimiz olabilir. Silahları bırak, ülkeyi terk et veya suça bulaşmamış olanlar varsa gelsinler.

-  STK’LARIN KATKISI YOK:  STK’lar son süreçte hiçbir işe yaramadı. Bana sordular ‘Akil adamlar oluşturulmalı mı?’ diye. Buyurun oluşturun dedim. Bir şey çıkmadı. Durumdan vazife çıkaranlar var. Gazetelerde boy boy resimler çıkarmak ile akil adam olunmaz. Netice almamız lazım. Akil adam deyince bir karşılığı olması lazım. Türkiye’de hedef kitle karşısında karşılığı olanlar kimler, STK’lar hangileri, bireyler kimler bakmak lazım. Üç beş kişiyle olmaz. Daha geniş bir ekibin oluşması lazım. 

-  MEDYA SÜRECİ DESTEKLEMİYOR: Milli Birlik ve Kardeşlik Projesi’yle ilgili maalesef medyadan yeteri desteği göremedik. Toplantılar yaptık. Ama maalesef bakıyorsunuz, farklı bir hava esmeye başlıyor. Tayyip Erdoğan hangi sorumluluğu hissediyorsa, medyanın da başlıklarla, köşe yazılarıyla aynı sorumluluğu hissetmesi lazım. Vatandaşlar köşe yazılarını tam olarak okumasa bile, en azından atılan başlıkları bakıyor. Görüştüğümüz zaman (medya) hepsi ‘Hiçbir endişeniz olmasın. Desteği veriyoruz’ diyor. Ama sonra bakıyoruz haber kaygısıyla farklı şeyler yapıyorlar .

 

2- SURİYE’DEKİ DURUM

-  PYD ESAD’IN KONTROLÜNDEN ÇIKTI: Suriye bunu (PYD’yi kontrol) denedi ama denediğiyle kaldı. Dağdan Suriye’ye geçenler oldu. Ama (artık) Beşar’ın kontrolünden çıktı. Yönetecek durumda değil. Ama bu durum bize rehavet getirmemeli. Niye getirmemeli? PYD bölücü terör örgütü mantalitesinde hareket edecek olursa Kuzey Suriye gelişmelerini değerlendirmemiz çok daha farklı olur. Yani şu andaki bakış açısı içerisinde bakmayız. 

-  MUHALİFLER FİNALİ OYNUYOR: Şu an muhaliflerin hükümet kurma çalışmaları var onları izliyoruz. Bana öyle geliyor ki artık finali oynuyorlar. Bu final sürecinden başarıyla çıkmalarını bekliyoruz. 

-  KERRY NE DİYECEK?: Bakalım Kerry Suriye konusunda nasıl bir paketle gelecek. ABD’nin öncelikli olarak yapması gereken, BM’de Rusya ve Çin’i daimi olarak sıkıştırması. Fransa, İngiltere ve ABD üçlü olarak Rusya ve Çin’i sıkıştırmaları lazım. Bu işi yapmadıkça onlar devamlı kilitlemeye devam edecekler. Orda silahlı müdahale olmayacaksa, yapılacak diplomatik girişimlerdir. Diplomatik olan ise Rusya ve Çin’in tavrını değiştirmektir. Beşar’ın ordan aldığı desteği kaybetmesi lazım. Beşar (Rusya’dan) aldığı desteği kaybettiği an zaten bu iş bitmiştir. İran’ın ona verdiği destekle bu iş yürümez. İşte Kerry’nin ziyaretinde bunları göreceğiz.

 

3- 28 ŞUBAT

Başörtüsü düzenlemesine gerek yok

Şu an (başörtülüler) Ziraat Bankasında, Türk Hava Yolları’nda çalışabiliyorlar. Onlara bir heyecan verdik. Her şeyin yeri, zamanı var. Kutlu doğum sancılı olur. On yıl oldu biz iktidara geleli, 28 Şubat’tan kalma bazı yasaklar kaldırıldı, mağduriyetler giderildi. Diplomalarını aldılar. Ancak iş noktasında sorunlar oldu. O da yavaş yavaş düzelecek. Anayasal bir değişikliği gerektireceğine inanmıyorum. Anayasamızda başörtüsünü yasaklayan bir düzenleme yok. Anayasayla gelmeyen yasak anayasayla kaldırılmaz. O zaman başka sıkıntılar çıkar. Mevzuatla ilgili bir düzenleme yapılabilir .

-  BAŞÖRTÜLÜLER BELEDİYE BAŞKANI OLABİLİR: Başörtülülerin belediye başkanı olmasıda bir mani yok. Milletvekillerine de mani yok. Geçmişte Ecevit’in Merve Hanım’a başörtüsünden dolayı yaptığı yasal değildi. Yasal olmayan bir çağrıyla yasak haline getirdiler. Fiili durum meydana getirdiler. 

-  HÂKİMLERİ HSYK’YA ŞİKâYET:  Danıştay bunları aşmış durumda. Avukatlarla ilgili bir süreç de başladı. Ancak henüz gerekçeli karar açıklanmadı. Gerekçeli karar açıklansın o zaman belki o kendilerine engel çıkartılan avukatlar, o hakimleri HSYK’ya şikayet edebilecek. Duruşmadan çıkartılanlar şikayet yoluna gidecekler. Belki şu an engel çıkartılan kardeşlerimiz gerekçeli kararı bekliyor olabilir. O karar çıktığı andan itibaren bu yollar açılır. Ayrıca Anayasa Mahkemesine bireysel başvuru haklarını kullanarak da böyle bir süreci başlatabilirler. 

-  ALLAH’IN EMRİ KANUNLA MI TEMİNAT ALTINA ALINIR?: Vatandaşın inanç özgürlüğüyle ilgili ve milyonlarca aileyi ilgilendiren bu durumun çözümü rahatlamayı getirecektir. İnanıyorum ki bu süreç eğitim-öğretim alanında da toplumun önünü açacaktır. İnançlarla ilgili özgürlüklerle ilgili genel düzenleme olabilir ancak namaz kılmayı, oruç tutmayı Allah’ın emrettiği ibadetleri kalkıp da kanunla mı teminat altına alacağız? Herkes inancında özgürdür. Her inanç devletin teminat ve güvencesi altındadır. İster ateist olsun, ister Müslüman olsun fark etmez. Ayrıcalık olmaz.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.