Başbakan Erdoğan İmralı sürecini değerlendirdi

Başbakan Erdoğan yurt dışı seyahati öncesinde İmrali sürecinde izlenecek yol haritasını...

Başbakan Erdoğan İmralı sürecini değerlendirdi

Başbakan Erdoğan yurt dışı seyahati öncesinde İmrali sürecinde izlenecek yol haritasını basın mensuplarına açıkladı. Başbakan Erdoğan PKK’nın silah bırakmasının gerektiği ve İmralı tarafından gönderilen mesajların önemli olduğu açıklamasında bulundu.

Başbakan Erdoğan, BDP’lilerin İmralı’ya gitme başvurusu için “Kesinleşmiş tarih söz konusu değil

Adalet Bakanımızın sunacağı tekliften sonra takvim belirleriz” dedi. Erdoğan, İmralı sürecini “Hedeflerle gelinen durumu karıştırmak yanlış olur” sözleriyle değerlendirdi.

BAŞBAKAN Recep Tayyip Erdoğan, İÇek Cumhuriyeti’nin başkenti Prag’a hareketi öncesinde Atatürk Havalimanı’nda düzenlediği basın toplantısında soruları yanıtladı. Başbakan’ın sözleri şöyle:

ARINÇ’IN SÖZLERİ: (Başbakan Yardımcısı Arınç’ın “Öcalan’ın belli bir şekilde verdiği mesajlarla örgütün silah bırakmasının mümkün olabileceği” açıklaması) Burada hedeflerle, gelinen durumu karıştırmak yanlış olabilir. Hedefimizi daha başından açıkladık, silahlar bıraktırılmadan, bizim bölücü terör örgütüyle mücadeleyi kesmemiz söz konusu değil. Bu kararlılığımız devam edecek. Siyasi temsilcileri, siyasi uzantılarıyla da müzakerelerimizi hep yapabileceğimizi söyledik... İmralı’nın vermiş olduğu mesajlar çok önemli. Bunu istihbarat örgütümüzün bizlere aktardığı bilgiler çerçevesinde ediniyoruz, görüyoruz.

AYNI NOKTADAYIZ: Burada kendilerine göre Kandil’in, Avrupa’nın vermiş olduğu, siyasi uzantılarının da vermiş olduğu mesajlar var. Bu mesajlar çerçevesi içerisinde bu silahlar bırakılacak olursa, teröristlerin ülkemizi terketmeleri halinde, bizler geçmişte yapılanın tam aksine onların güvenlik içerisinde bu ülkeyi terk etmesine de imkan hazırlarız. Bunları da söyledik ve şu anda da aynı noktadayız. Yeter ki ülkemizin refahına, huzuruna adım atalım ve bölgedeki sükuneti, Güneydoğu Anadolumuz, Doğu Anadolumuz ve ülke genelinde sağlamış olalım.

OPERASYONLAR: Şunun altını çizerek söylüyorum; Bizim güvenlik güçlerimiz operasyon meraklısı değildir. Gerek asayişin temininde, gerekse terörle mücadelede onların asli görevi güvenliği sağlamaktır, huzuru sağlamaktır. Bunun için operasyon yapılması gerekiyorsa o zaman operasyon yapılır. Bunun dışında ne polisimizin durup dururken gidip operasyon yapma derdi vardır, ne de durup dururken askerimizin operasyon yapma derdi vardır. Dertsiz başını niye derde soksun? Ama onların bir görevi var.Varoluş sebepleri neyse o varoluş, varlık sebeplerinin nedeni neyse yeri geldiği zaman yerine getirecektir.

2. İMRALI ZİYARETİ: Siyasi uzantılarının adaya gitmesi noktasında verilmiş bir zaman veya söz, söz konusu değil. Fakat bu konuda bizler bu süreci, çözüm sürecini sağlıklı işletebilmek için Adalet Bakanlığımıza bu noktada tasarruf yetkisi verdik ve birincisi gerçekleştirildi. İkinci bu noktadaki ziyarete yönelik izni ve bunların kimler olabileceği noktasındaki tespitini Adalat Bakanımız yapar. O bu hafta içerisinde mi olur yoksa daha sonraki hafta içerisinde mi olur o da yine Adalet Bakanımızın şahsıma sunacağı tekliften sonra takvim belirleriz. ’Bu hafta içinde olur’ diye böyle kesinleşmiş tarih söz konusu değil.

YEREL YÖNETİMLER: (“Örgütün demokratik özerklik yerine güçlendirilmiş yerel yönetimlere ilişkin bir talebinin olduğu iddiası var, gerçeklik payı var mı?”) Güçlendirilmiş yerel yönetimler ifadesini geçmişte yerel yöneticilik yapmış biri olarak doğru bulmuyorum. Şu anda Türkiye’deki yerel yönetimler hiçbir dönemde olmadığı kadar güçlüdür. Mali noktada hiçbir dönemde görmedikleri imkanı görüyorlar...

ANLAŞMA MASASI: Dünyanın hiçbir yerinde terörle mücadelede takvim ortaya konmaz. ”Kaldı ki biz kimseyle anlaşma masasına da oturmuyoruz. Bizim illegal bir örgütle anlaşma masasına oturmak gibi bir derdimiz asla olamaz.

‘Topçu Kışlası’nı yapacağız’

Başbakan Erdoğan Taksim projesiyle ilgili bir soru üzerine şunları söyledi: “Topçu Kışlası’nı yapacağız. Üst kurul reddetmiş. Biz de reddi reddedeceğiz. Rus mimarisi deniliyor, ona bakarsanız İstiklal Caddesi de barok mimari. Kışlanın bir bölümü müze olabilir, ortası yeşil alan. Diğer bölümünde İstiklal Caddesi’nin devamı niteliğinde alışveriş merkezi. Üstü rezidans ve otel. Yap-İşlet-Devret modelini düşünüyoruz.” Erdoğan Prag yolunda uçakta İhlas Ankara Medya Grup Başkanı ve Türkiye Ankara Temsilcisi Nuri Elibol’un doğum gününü kutladı, pastasını kesti.

ÜÇ GÜNDE 3 ÜLKE

Erdoğan, Çek Cumhuriyeti’nde görüşmelerini gerçekleştireceklerini, ardından Slovakya’ya geçeceğini, Çarşamba günü Macaristan ziyareti sonrasında Türkiye’ye döneceğini söyledi. Erdoğan, her üç ülkeyle de Türkiye’nin ikili ilişkilerini geliştirme yönünde önemli adımları olduğunu belirterek, ”Bu ülkeler aynı zamanda Türkiye’nin AB’ye katılım sürecini de samimiyetle, güçlü bir şekilde destekleyen ülkeler” dedi.

“Bu işten anlamayan yazarlar var”


Başbakan Erdoğan, Şanghay İşbirliği Örgütü’ne ilişkin açıklaması’nın hatırlatılması üzerine ise şunları söyledi: Bu işi anlamayanlar da var. Bazı köşe yazarları, Şanghay İşbirliği Örgütü için ”96’da güvenlik amaçlı kurulmuş, AB ise farklı içeriğe sahip kuruluş, bunlar bir birinin alternatifi olabilir ya da olamaz” gibi garip değerlendirmelerde bulunuyor. Şangay Beşlisi, Avrupa Birliği ile alternatif kuruluşlar değil, bir defa bilmemiz lazım. Birine girdiğinde, birini terk etmek... Terk edersin, o ayrı konu. Fakat, şunu bilmelerini istiyorum, ’(Şanghay Beşlisi) güvenlik niyetiyle kurulmuş ve şu anda sınır güvenliği noktasındaki bir işbirliğiyle devam ediyor’ mantığı yanlıştır. Şu anda ekonomik işbirliğini de en geniş anlamda sürdürmektedirler. Sadece onunla kalmamışlardır. Gözlemci üyeleri vardır. Diyalog ortaklığı, aynı şekilde onlarda mevcuttur.

Nitekim biz şu anda diyalog ortaklığı unvanını Şangay Beşlisi’nde almış bir ülkeyiz. Geçen akşam bir televizyon programında, çok bildiğini söyleyen bir köşe yazarı var, ’Diyalog ortaklığı diye bir şeyi yok” diyor. Dışişleri Bakanlığı Müsteşarı burada, şu an Şanghay Beşlisi’nin diyalog ortağı mıyız? (Feridun Sinirlioğlu’nun ”Evet, ortağıyız” yanıtını vermesi üzerine) O da büyük köşe yazarlarından geçinen bir tanesi. ’Türkiye diyalog ortaklığına bile kabul edilmedi’ diyor. Biz şu an Sanghay Beşlisi’nde diyalog ortağıyız. Buradan onun da bilmesini istiyorum öğrensin. Cehaletinden kurtulmuş olur.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.