Başbakan Erdoğan soruları yanıtladı

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, dün akşam A Haber - ATV ortak yayınına katıldı.

Başbakan Erdoğan soruları yanıtladı

A Haber Ankara Temsilcisi Murat Akgün moderatörlüğünde, Sabah Gazetesi Yazarı Mehmet Barlas, Sabah Gazetesi Yazarı Mahmut Övür, Sabah Gazetesi Yazarı Rasim Ozan Kütahyalı, Sabah Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Erdal Şafak’ın sorularını cevaplandırdı. Erdoğan, AK Parti’deki üç dönem kuralıyla ilgili soruya , “Şuanda bu konu gündemimizde yok. Bunlar 30 Mart atlatıldıktan sonra konuşulacak konular" dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün Cumhurbaşkanı olarak kalacağı veya Başbakanlığa geçeği yönünde tartışmaların hatırlatılması üzerine, “Her yaptığımız toplantıda, bu tür televizyon oturumlarında vs. illa bizi oradan köşeye sıkıştırma gayreti var. Cumhurbaşkanlığı seçimiyle ilgili konuyu. Yani ben şimdi diyorum ki, bunu Bahçeli konuşuyor da, bırakalım Bahçeli konuşsun bu konuyu. Bahçeli çünkü yerel seçimi konuşmuyor. ’Sen Cumhurbaşkanlığı Köşkü’ne çıkamayacaksın’ diyor. ’Çankaya’da ayaklarının feri, dermanı kesilecek’ diyor. Biz şimdi yerel seçim yapıyoruz. Bırak yerel seçimi konuşalım. Yerel seçim için bu ülkede senin partin ne yapacak, onu anlat. Adam onu anlatmıyor, geliyor bunu anlatıyor. Ben de hamdediyorum. ’Bu tür muhalefetiniz olursa, zaten işiniz çok kolay’ diyorum. Rahat rahat yola yürür, devam edersiniz” dedi.

“ŞUANKİ HEDEFİMİZ BİRİNCİ PARTİ ÇIKMAK”

“Yerel seçimlerde yüzde kaç oy alırsanız kendisinizi başarılı göreceksiniz?” sorusuna ise Başbakan Erdoğan, “Ben şimdi burada oran vermeyeyim. Şu andaki hedefimiz açık ara birinci parti çıkmaktır seçimden. ’Şu oran’ demek, yıldızları saymaktır. Hedef o değil, hedef birinci parti olmak. Bunun yanında bir de en fazla büyükşehir belediyesini almak. Bu 16 olur, 17 olur, 20 olur, 20’nin üzerinde olur. Burada hedef bu” diye konuştu.

“PARTİMİZİN GENEL KURULUNDA OLAN BİR YETKİ”

Başbakan Erdoğan, AK Parti’deki üç dönem kuralıyla ilgili soruya ise, “Şuanda bu konu gündemimizde yok. Bunlar Cumhurbaşkanlığı seçiminden sonra, partinin kongresi ve üç dönem olayıyla ilgili karar, bir defa partimizin genel kurulunun yetkisinde olan bir şeydir, benim yetkimde olan bir şey değildir. Partimizi kurarken arkadaşlarımızla bu konuyu oturduk, konuştuk, değerlendirdik, dedik ki ’halkın bir de böyle beklentisi var. Nedir? Birileri genel başkan olarak koltuğa oturdu mu, bir daha burayı bırakmak istemiyor. Dedik ki bir farklılık getirelim” ifadelerini kullandı.

“KILIÇDAROĞLU VE BAHÇELİ’NİN MONTAJLI GÖRÜNTÜLERİNİ İZLEDİ”

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, programda CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu ve MHP Genel Başkanı Bahçeli ile ilgili hazırlanan montajlı görüntüleri izledi. Erdoğan, “Dudak hareketlerine varıncaya kadar, dikkat ederseniz, kelimesi kelimesine. Yani o denli, bu iş artık profesyonelleşmiş. Ama bunu hala anlamak istemeyenler var. Bazı yerlerde bakıyorsunuz, ailemle ilgili, çocuklarımla ilgili bu tür iftiralar hala edepsizce, ahlaksızca yapılmaya devam ediyor. Benim evlatlarımın gırtlağından, boğazından haram lokma geçmemiş. Adam kalkıyor, ’şunu yaptı, bunu yaptı” dedi.

“SON ÇETEYİ ÇÖKERTİNCEYE KADAR MÜCADELEMİZİ SÜRDÜRECEĞİZ”

Erdoğan, "Seçimi kazandığınızı var sayalım. Nasıl bir son nokta koyacağız? Nasıl bir çıkış yapacağız" sorusu üzerine, “Biz burada son çeteyi çökertinceye kadar bu mücadeleyi sürdüreceğiz. Çünkü bir defa bu dini bir cemaat falan değil. Saf, o alttaki takım var ya, onlar cemaat. Yoksa bu örgüt. Bunların demokrasi memokrasi diye de bir şeyleri yok. Kesinlikle vesayet rejimi. Bizim bu vesayet rejimini kabullenmemiz, bunlara prim vermemiz asla mümkün değil" diye konuştu.

“BU PARALEL YAPININ BİR TUZAĞIDIR”

Anayasa Mahkemesi’nin eski Genelkurmay Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ hakkında verdiği kararın sorulması üzerine ise Başbakan Erdoğan, şunları kaydetti:

“Dikkat ederseniz Balyoz’da çok hızlı gittiler ama Ergenekon’da hala 6-7 ay oldu gerekçe daha hazırlanmadı. Bu manidardır, düşündürücüdür. Bu yine paralel yapının bir tuzağıdır. Mesela İlker Paşa ile alakalı o da enteresan. Onunla ilgili de yine aynı şekilde bakın hala onun da alt mahkemede gerekçesi hazırlanmadığı için ne yapılamıyor. Üst mahkemeye itirazını yapamıyor. Şimdi zaten bugünkü olayın manidar olan tarafı şu, bunu burada paylaşmamız lazım. Mahkumiyet kararının gerekçesinin yasal süre içinde dava dosyasına konulmaması nedeniyle tahliye talebi hakkında karar verilmemesi yönündeki şikayetler hakkında başvurunun kabul edilebilir olduğuna karar vermiştir, Anayasa Mahkemesi. Bu kapsamda özgürlükten yoksun bırakmanın hukuki olmadığı iddiasının mahkemesince etkili bir şekilde incelenmeden reddedilmesi ve mahkumiyete ilişkin gerekçeli kararın açıklanmamasından dolayı Yargıtay önüne götürülememiş olması, az öncesi söylediğim konu, nedenleriyle kişi hürriyeti ve güvenliği kapsamında Anayasanın 19. maddesinin 8. fıkrasının ihlal edildiğine karar vermiştir. Değerlendirmeye geldiğimizde orada da şunu görüyoruz. ‘Dosyaların devir işlemleri sonuçlandırılıncaya kadar gecikmesinde sakınca bulunan hallerde, devredilen dosyalarla ilgili koruma tedbirleri hakkında karar vermeye, bu mahkemelerin bulunduğu yer, hakim ve mahkemeleri yetkilidir’ hükmü gereğince bu kararın gereğinin takdiri hükmü veren özel yetkili mahkemece değil, bugün biliyorsunuz Cumhurbaşkanımız özel yetkili mahkemelerle ilgili bizim, yani Meclis’ten geçen kanunu onadı, İstanbul Çağlayan Adliyesi’ndeki genel yetkili nöbetçi ağır ceza mahkemesince yapılacaktır. Şimdi bu olayın şu anda bir hızı var, hassasiyeti var dolayısıyla da oradaki nöbetçi ağır ceza mahkemesince, yani süreç devam edecek her ne kadar dosyaların devri vesairesi sürecekse de ama konuyla ilgili süratle nöbetçi ağır ceza mahkemesi arkadaşlarımla da yaptığımız değerlendirmede konuyla ilgili kararını verecektir. Benim de temennim inşallah hayırlı bir şekilde, çünkü başından itibaren biliyorsunuz benim de hep temennim şu olmuştur; tutuksuz yargılanması istikametinde. Hatta hatta burada, ’Şu andaki mevcut mahkemelerde değil, Yüce Divan’da yargılanması gerekir’ demiştik. Hatta Cumhurbaşkanımız bile Yüce Divan’da yargılanmasının gereğini o da ifade etmiştir ama maalesef bu böyle olmadı, farklı bir şekilde oldu.”

“BU PARALEL YAPIYI ADETA İNTİKAM TİMLERİ OLARAK GÖRÜYORUM”

Tutukluluk süreleriyle ilgili soruya ise Başbakan Erdoğan, “Burayla ilgili olarak da onlara yönelik de bir adım atalım istedik. Dolayısıyla böyle kolay kolay insanların tutuklanmasına fırsat vermeyecek şekilde bazı iyileştirmeler getirelim istedik. Mesela bunlar, diyelim ki delil karartma, kaçma vesaire gibi durumları olmayan insanlar noktasında bu işin önünü açalım. Mesela Silahlı Kuvvetlerin mensubu, bu insan, kaçma şansı bunun nedir? Adeta yok denilecek seviyededir. Nitekim bu insanların şu anda içeride olanlarının tamamı da davet edildiler ve kendileri gelip teslim olup ifadelerini verdiler ve ondan sonra da tabii bunların büyük bir kısmı, kahir ekseriyeti tutuklandı. İçerideki kalma süreleri de tabii hatırı sayılır bir noktaya geldi. Şimdi bunların içerisinde eğer mahkumiyet giymesi varsa ver mahkumiyetini, ona göre o da mahkumiyetini yaşasın. Daha sonra bu tutukluluk süresi ona sayılıyor, sayılmıyor ayrı mesele ama akıbeti meçhul. Bu insan beraat ettiği zaman ne olacak? Bunun alacağı var mı? Nasıl bunu alacak, nasıl tahsil edecek? Bu zulümdür, bu adalet değildir. Bunun üzerinde ben, arkadaşlarıma, cezacı akademisyenlere çalışmalarımızı yaptırıyoruz. İnşallah şu sürecin içerisinde. Çünkü ben biraz da bu paralel yapıyı adeta, biraz ağır ifade olacak ama intikam timleri olarak görüyorum. Çok ağır şeyler oldu” dedi.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.