Başbakan partisinin grup toplantısında konuştu

Başbakan Erdoğan bugün gerçekleşen AK Parti grup toplantısında halen devam etmekte olan Gezi Parkı olayları hakkında açıklamalarda bulundu ve artık bitmiştir bundan sonra tahammül yok dedi.

Başbakan partisinin grup toplantısında konuştu

 İşte Başbakan Erdoğan'ın konuşmasından satır başları:

Değerli misafirler, değerli arkadaşlarım son 15 gündür süren tüm Türkiye başta İstanbul olmak üzere, Ankara ve İzmir'de ve diğer illerde bir sürü gösteriler meydana geldi. Daha önce yaptığımız çalışmalar da olduğu gibi bunda da dikkatliyiz.

AK Parti olarak, yaşanan olayları analiz etmek, yapılanları değerlendirmek açısından her zaman dikkatli olduk. şuraya dikkat çekmek istiyorum sandıktan çıkan sonuçlar zaferi gösterdiğinde kendimizi kaybetmişlerin yerine koyduk.

Sandıktan çıkan sonuçlar kesin bir zafere de işaret etse de nerede hata yaptığımızı, nerede yanlış yaptığımızı tüm boyutlarıyla değerlendirdik. Bize oy vermeyen kitleyi de anlamaya çalıştık. Her toplumsal olaya böyle yaklaştık. Farklı etnik gruplara da bu hassasiyetle yaklaştık.

Biliyoruz ki biz devlet olarak, mal, can, inanç, nesil güvenliğini sağlamak zorundayız.Cumhuriyet mitinglerini bile hedeflerini bildiğimiz halde dikkatle inceledik.

Yüzde 50'nin oyuyla da iktidara gelsek kendimizi yüzde 100'ün iktidarı olarak gördük. Bölgesel, dinsel millliyetçiliği ayaklar altına aldık.Etnik ayrımcılık yapmadık.

Hep helalleşmeden yana olduk. Hep birleştirici, kucaklayıcı olduk.Her ölçekte insani değerleri savunduk.

Son 2 haftadır devam eden olayları her boyutuyla değerlendiriyoruz. Bazı gençlerin neden bu tepkiyi verdiğini araştırıyoruz.

SAPLA SAMANI KARIŞTIRILMASINA İZİN VERMEYİZ

Bundan sonra da hiçbir kesimi bir kenara itmedik, itmeyeceğiz.Bundan sonra da empati kurmaya devam edeceğiz. Acaba ne talep ettikleri belli mi. Siz böyle bir şey görebildiniz mi?Bütün bunları yaparken sapla samanın birbirine karıştırılmasına kusura bakmasınlar izin vermeyeceğiz. Veremeyiz.

10,5 yıldır farklı tedbirlerle nasıl başettiysek onlara karşı nasıl dik durduysak bundan sonra da öyle yapacağız. Biz kimseye ne dayatma yaparız. Ne de kimsenin dayatmasına izin veririz.

OLAYLAR FARKLI YERE ÇEKİLMİŞTİR

Tek katmanlı olarak kesinlikle görmüyoruz. Gezi Parkı'nda bulunan ağaçların taşınmasıyla başlayan olay ilk günden farklı yerlere çekilmiştir.

Taksim'de yapılan yayalaştırma projesinde, ağaçlar başka yere taşınacaktı. Yanlış bilgilendirme yapıldı.

Bazı siyasilerin sürecef müdahale olmaları, oy verdikleri projeye karşı durmaları yine çark ettiklerinin göstergesidir.Kaldırım taşlarının sökülmesi, çiçek saksılarının yerle bir edilmesi, ağaçların göstericiler tarafından yakılması, olayların ne boyutta olduğunun göstergesidir.Farklı odak ve çevrelerin müdahil olmasıyla farklı boyutlara taşınmıştır.Çevre hassasiyeti diye başlatılan olaylar sebebiyle 4 vatandaşımız hayatını kaybetmiştir.Bütün otobüs durakları, reklam panoları, alt geçtilerdeki çevre adına düzenlenmiş seramiklerin nasıl kırıldığını görüyorsunuz. Bunları çevre adına mı yapıyorlar.

Esnafa ciddi oranda zarar verdiler. İnsanları tencere,tava sesleriyel gürültü kirliliği yapmışlardır. Bize çevrecilik dersi vermeye çalışanlar bunu da bilmelidir.

Bakın bir noktaya özellikle dikkatinizi çekmek istiyorum. Taksim Gezi Parkı'ndaki eylemler çevreci eylemler olarak yansıtılırken şiddet içeren görüntülerin bundan ayrı olduğu belirtiliyor ama hiçte öyle değil.

Bütün eylemleri Taksim Gezi Parkı'nın arkasına gizliyorlar. Sorsanız Gezi Parkı'nın nerde olduğunu bile bilmiyorlardı.

'TAYYİP ERDOĞAN DEĞİŞMEZ'

İşte gördünüz illegal bir başkaldırıyı çevreci hareketi olarak gösteriyorlar. Beşiktaş'ta şiddet kullanarak saldıran kişiler Gezi Parkı'nın arkasına sığındılar. Güçleri yetse dev çınarları sökerlerdi.Bölücü posterleri açacak kadar alçalmışlardır.Örgüt liderlerinin posterleri oralara nasıl astırılır. Biz konuşunca sert diyorlar. Kusura bakmayın Tayyip Erdoğan değişmez..Emniyet güçlerine bu sabahki operasyon sebebiyle teşekkür ediyorum.

'SİZE BRİFİNG VERMEK İSTERDİM AMA...'

Sizlere burada brifing vermek isterdim ama bunu sizi genişletilmiş il başkanları toplantısında sizlere görüntülerle anlatacağım.Böyle bir tabloya biz yürütme olarak onay verirsek tarihimize karşı suç işlemiş sayılırız.

Burası Gezi Parkı'dır işgal alanı değildir.Sistemli şekilde kullanılan eylemlerdir. Çevre için eylem yaptığına inandığım vatandaşlara buradan özellikle sesleniyorum:

Burada ağır tahribat var. Burada farklı bir oyun var. Bazı sermaye grupları tarafından çok açık şekilde bunlar kullanılmıştır.

'KİM DAHA ÇEVRECİ'

Tünel açtığımızda da 70 bin ağaç kestiysek 780 bin fidan diktik. İstanbul'u da susuzluktan kurtardık. Afedersiniz banyolarda küvetler dolduruyor buralardan su kullanıyorlardı.2040 yılına kadar İstanbul'u susuzluktan kurtardık. Bunlar mı çevreci yoksa Tayyip Erdoğan ve ekibi mi çevreci?Biz dikiyoruz, yapıyoruz, bunlar yakıyor yıkıyor. Kim daha çevreci?

Samimi çevrecilerin oradan ayrılmasını diliyorum. Başbakan olarak bunu bekliyorum.

Taksim çevresinde oteller yüzde 810 boşaldı.Bu birilerinin özgürlük alanına müdahale değil mi?

Taksim esnafı kan ağlıyor ama bira satanlar hariç...

Gençlerimizin bugün sahip olduğu özgürlük, demokrasi 10,5 yıl önce hayal bile edilemezdi. Biz 10,5 yıl içinde teslim ettik. Gençlere o kadar güvendik ki. 3 dönem uygulamasını partimizin tüzüğüne koyduk. Bir makama gelen ölene kadar orada olmasın yerini gençlere devretsin istedik. Şuan ben 18 yaş için de çalışma yapıyorum.Muhalif kesim 18 yaşı duyunca burayı çoluk çocuğa mı bırakacağız diye.18'de seçme yetkisini veriyorsun seçilme yetkisini vermiyorsun.

Yoksa geçmişte birilerinin söylediği gibi o da liderdi. Taksim meydanına dört ayaklı koysam seçtiririm diyordu. Biz bunları da gördük. Bu milletin evladı 18 yaşında da, ona da seçilme hakkını vereceksin.

Üniversiteye kızlarımız başörtüsü için giremedi. Çoğu yurt dışına gitti. Bu ülkede inançlarından dolayı nice insanımızın hayatı karardı. Bunlar mı özgürlükçü. Bir genç kızımız başı kapalı diye okumayacak mı? Bir baba olarak ben çok iyi biliyorum. Kızları başörtüsünden yerlerde sürükleyenler nasıl hesap verecek.

Yakın bir dostumun gelinini Başbakanlık Ofisi yakınlarında çocuğuyla birlikte taciz ettiler.

'ASIL ÖZGÜRLÜK BUDUR'

Kuzey Afrika'dan dönüşümde İstanbul'a 2 saatte toplanan İstanbullu orada bir şey ifade etti 'Asıl özgürlük budur' ama hukuk içinde söylediler.

Biz hiçbir yerde etnik kökeninden dolayı kimseyi dışlamadık. Ne yazık ki nice insanımız dışlandı, işkencelere maruz kaldı. Selamun Aleyküm demenin aşağılanma sebebi olarak görüldü.Nice gençlerimiz okullarını bırakmak zorunda kaldı.

'ONLARA GÖRE ZENCİ BİR GÜRUHUZ'

Eşi başörtülü diye fişlenen, işinden atılan, hatta intihar eden gençlerimiz oldu. Partilerimiz kapatıldı. Bunları bize yaşatan sadece devlet değildi. Biz bu ülkenin bazı sanatçılarından, medya kuruluşlarından bunu gördük. Bidon kafalı göbeğini kaşıyan adam diyorlar bu yeni bir şey değil. Onlara göre biz mimariden anlamayız. Onlara göre resimden, müzikten anlamayız.Yani zenci bir güruhuz. Kendi yaşam tarzlarını kabul etmeyen herkese bunu yapıyorlar.

Biz Mamak zindanlarının şahidiyiz.Orada yatanları görmek için kuyrukta bekleyenlerdenim.Metris'e de Diyarbakır'a da şahidiz. Biz intikam peşinde değiliz.

Alkol düzenlemesi yaptıysak mağdur etmek için değil mağduriyet gidermek için yaptık.Biz imtiyazları kaldırmaya çalışıyoruz. 76 milyon bir olara, beraber olarak kardeş olarak geleceğe ilerleyelim. Kimse kimsenin yaşam tarzına karışmıyor. Karışmayacak.

Bu ülkede isminin başında sanatçı, gazeteci, siyasetçi bulunanlar gençlerin arkasına saklanarak bu çirkin oyunlarına son versin. Gençlerimiz de bunlara karşı dikkatli olsun.

'GÖRÜNTÜLER ELİMİZDE'

Gezi Parkı pis kokudan geçilmiyor. Yani ne demek istediğimi biliyorsun. Dolmabahçe Cami'ne girip ayakkabılarıyla girenleri, ellerinde bira şişeleri olanları, cami müezzinini tehdit edenleri gördünüz. Hepsini cuma günü açıklayacağız.Görüntüler elimizde göreceksiniz.

Bu olayların zamanlaması elbette son derece dikkat çekici. Taksim’deki gösteriler büyütülerek abartılarak Türkiye tarafından tehlikeli bir seviyeye çekilmek istenmiştir.
Bazı medya kuruluşlarının bu olayları büyütmek yaygınlaştırmak adına nasıl sorumsuz yayınlar yaptığını gördük. Sözüm ona sanatçıların, adeta emir almış gibi hep birlikte nasıl aynı ağızla konuştuklarını, tahrik ettiklerini yaşadık.

'POLİS TEŞKLATIM DAVA AÇIYOR'

Kin ve öfkeyle hareket eden insanlar nefret suçu işlediler. Bugün Taksim’de ifade özgürlüğü tehdit altında diye bağıran bir çok marjinal grup, akil insanlar toplantılarını basmaktan terör estirmekten geri durmadılar? Burada konuşamazsınız neden dediniz? Akil insanlar karşınıza geldiler. Adımlar atılıyordu, neden engellemeye çalıştınız? Hep aynı ekipler. Hepsinin tespiti var.

Polisime küfreden ana muhalefet partisinin bir milletvekili. Polis teşkilatım davayı açıyor.

Özellikle, Anti Kapitalist, Anti Emperyalist olduğunu söyleyen gençler bu rakamlara dikkat etsin. 2002 yılında görevi devraldığımızda gösterge faiz yüzde 63'tü. 116 milyar lira bütçemiz vardı. Şimdi bunlar kapitalizmin karşısında değil mi? Kapitalizmin en önemli sömürü aracı faiz ise. Onlara cevap veriyorum. Bu bütçenin 52 milyar lirası yani yüzde 45'i faiz harcamalarına gidiyordu. Yani benim vatandaşımın verdiği her verginin 100 lirada 45 lirası faiz lobisine gidiyordu. Toplanan verginin yüzde 85'i faize gidiyordu. Bugün yüzde 15'i gidiyor. Türkiye bütçesi bugün 404 milyar lira oldu. Faiz harcaması 53 milyar dolar oldu. 10 yılda Türkiye'nin faizi yapmak için yaptığı tasarruf 642 milyardır. Milletin parası bu. Eğer bugün de öyle olsaydı 642 milyar lira faiz lobisine gidecekti.

Türkiye, çözüm sürecini başarıyla götürüyor. Bunların hemen arkasından Türkiye adeta şaha kalkmışken, ağaç diyerek çevre diyerek Taksim diyerek, Topçu Kışlası diyerek mızrak çuvala sığmaz.

Biz istedik ki Taksim'de bütün trafiği yer altına almak suretiyle tamamen yayalaştırıp, güzelleştirmek istedik.Burada Topçu Kışlası yapılırken yeşili yok etmek diye bir şey yoktur.Bir AVM ifadesini kullandık diye aldılar bunu tek alternatif diye kullandılar.

Son olaylar 1960 öncesi merhum Menderes'e kurulan tuzağın aynısıdır.Birileri bu oyunu oynamak istemişlerdir. Ancak o birileri bu sefer millete toslamıştır.

Toplumda gerilimi yükselten CHP bu olaylarda başrol oynamak istemiş ama becerememiştir.Gençlere para veren de polislere küfreden de onlardır.Cumhuriyet tarihinin yüz karası olmuşlardır. Eylemcilerin arkasına sığınmışlardır.

Eylemci elinde molotof kokteyliyle TOMA'ya saldırdı. 2 TOMA yandı. Bunların amacı bu.

CHP, bu olaylardaki tutumuyla çamurun içinde kaybolmuştur. Reyhanlı'da da bunu yaptılar. 52 kardeşimizin şehid eden oalyların faili yakalandı. Başarılı operasyonlarımızdan dolayı polisimizi ve jandarmamızı kutluyorum.

CHP'nin yeni süreçte böyle genel başkan ve yardımcılarıyla bu yolda yürümesi imkansızdır. Bir kez daha istifaya davet ediyorum. Diyeceksiniz ki Sayın Genel Başkan'ın orada kalamsı bizim için daha iyi olur ama biz güçlü bir muhalefet istiyoruz. Derhal liyakat sahibi birine o koltuğu devretmeli.

Yaşananlar herkes için bir sınavdır. Kimin nerede durduğu belli olmuştur. Dost ile düşman belli olmuştur. Türkiye'de egemenliğin kendisine ait olanlar varsa bundan vazgeçsinler.

Türkiye ekonomisi ve demokrasisine güçlü bir şekilde sahip çıkacaktır. Millet egemenliğine dil uzatmak kimsenin haddine değildir. Bu millet Merhum Menderes'i unutmadı. merhum Özal'ı merhum Necmettin Erbakan'ı unutmadı unutmayacak.

Biz kimsenin karşısına yüzde 50'yi çıkarmadık çıkarmayızda. Her yaptığımızı hukuk için yaparız. Biz kırıp dökenlerden asla olmadık. Edep ve adap içinde eylemlerimizi yaparız. Hesabımızı sandığa saklarız.

Derdimiz sayıları yarıştırmak için eğil biz daha çoğuz demek için değil. Sessiz meydanların sesini duyurmak için çıkıyoruz.Haftalardır evinde sukunet içinde, dişlerini sıkarak olanları izleyen vatandaşlarımız bu süreçta başını önüne eğmesin. Aşırı uçlar, marjinaller karşısında kimse eziklik hissetmesin. Bugün ne yapacağını bilen bir kadro var. Haddini hududunu bilmeyenlere demokrasiyle hadlerini bildirecek bir iktidar iş başında. Kimsenin yaptığı yanına kar kalmayacak. Polis katledenlerin yanına bırakmayacağız.Bu vesileyle şehit polis Mustafa Sarı'yı rahmetle anıyoruz.


Samimi duygularla oraya gittiğini kabul ettiğim gençlere artık bu işi bitirin diyorum ve onların gözlerinden öpüyorum. Bu iş bitmiştir. Bundan sonra buna tahammül yoktur.

Hepinizi saygıyla ve sevgiyle selamlıyorum.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.