Başbuğ İmralı sürecini değerlendirdi!

“Kandil’deki komuta kademesi de İmralı gibi kendi hayatlarına önem atfediyor” dedi.

Başbuğ İmralı sürecini değerlendirdi!

Eski Genelkurmay Başkanı Başbuğ İmralı süreci hakkındaki çarpıcı açıklamalarını MHP’li Türkan ile paylaştı. İktidarın halkı çözüm için ikna ettiğini fakat PKK terör örgütünün İmralı ile aynı fikirleri paylaşmadığını belirtti.

MHP Kocaeli Milletvekili Lütfü Türkkan dün Silivri’de tutuklu bulunan eski Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ, milletvekilleri Mehmet Haberal ve Mustafa Balbay’ı ziyaret etti. Başbuğ görüşmede MHP Lideri Bahçeli’nin ziyaretinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi ve verilen desteğin önemli olduğunu söyledi. Başbuğ, İmralı süreciyle ilgili de değerlendirmelerde bulundu:

“Benim gözlemim, iktidar halkı çözüm yolunda ikna etmiş görünüyor. Ama İmralı’daki bu görüşmelerin barış sürecine ne kadar katkı sağlayacağı yönünde endişelerim var. Kandil’deki PKK terör örgütünün üst kademesinin İmralı ile aynı düşünmeyeceğini zannediyorum. İmralı kendi hayatına ne kadar önem atfediyorsa, Kandil’deki komuta kademesi de aynı şekilde kendi hayatlarına önem atfediyorlar. Ben süreci iktidar ve Türkiye açısından büyük risk olarak görüyorum” yorumu yaptığı öğrenildi.

Başbuğ’un, “Haziran ayına kadar PKK teröristler Kuzey Irak’a çekilebilirler ve iktidar bunu bir başarı olarak halka anlatılabilir” yorumu üzerine Türkkan’la aralarında ilginç bir diyalog geçti.

Belki artık Moda’da olacak

Türkkan, teröristlerin daha daha önce yurtdışından gelip eylem yaptığını hatırlatması ve “Eskiden de Moda’daki çay bahçesinde miydiyler?” demesi üzerine Başbuğ’un, “Moda’da değil Kuzey Irak’taydılar. Eylem yapıp dönüyorlardı ama belki artık Moda’daki çay bahçesinde olacaklar” ifadesini kullandığı öğrenildi.

Başbuğ görüşmede, Türkkan’a, “Aslında çok ilginç bir durum var. Üç liderin uzlaştığı tek konu ben oldum. Başbakan, ‘Genelkurmay Başkanı terör örgütüne üye olup cezaevinde yatamaz’ diyor. MHP Lideri Bahçeli ve CHP Lideri Kılıçdaroğlu da aynısını söylüyor. Ben niye buradayım anlamadım. Ancak tüm karargahtaki subaylarım buradayken dışarda kalsaydım büyük vicdanı azabı duyardım. Onlar tahliye olmadan da tahliye olmayı asla istemem” dedi.

‘Nerede kalıyoruz görsün’

Türkkan’ın daha sonra ziyaret ettiği Mehmet Haberal’ın ise, “Burası tutukevi değil bir işkencehane. Tuvalet, banyo dahil 5.80’e 2.20 bir hücrede kalıyorum. Bu oda koşulları ancak ve ancak yırtıcı hayvanların için mümkün. Ben yırtıcı hayvan değil bilim adamıyım. Yırtıcı hayvanların konulduğu zeminlere bile toprak basarlar ki hayatla irbitiatı devam etsin. Benim altım beton. Hayatla bütün irtibatım 30’a 40 olan demirden mütevellit bir pencere. Yemeğin verildiği yer kapının ortasında 15’e 30 genişliğinde bir delik. Bu köpeğe yapılan muameledir. Meclis’te milletvekillerinin içtiği çorbanın sıcak soğuk olmasıyla ilgilinen Cemil Çiçek’in millet iradesiyle seçilmiş milletvekillerinin buradaki insan dışı yaşam koşullarını bugüne kadar merak etmemesini hayretle karşılıyorum. Gelip buradaki yaşam koşullarını biran önce görmesini istiyorum. Benim haklarımı savunmak en çok Çiçek’e düşer” dediği öğrenildi.

Balbay 20 kilo verdi

Mustafa Balbay ise görüşmede, tutukluluk sürecinde 20 kilo verdiğini belirtti, kızı Yağmur’a olan hasretini anlattı. Hakkındaki suçlamalara itiraz eden Balbay’ın görüşme bitiminde ayağa kalkarak ceketinin düğmesini iliklediği ve “Sayın Bahçeli’ye hürmetlerimi iletin. Partisini kendisini çok önemsiyorum” dediği belirtildi.

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.