Başbuğ'u kaçırmak isteyen şizofren çıktı

Eski Genelkurmay Başkanı Em. Org. İlker Başbuğ'u kaçırma girişiminde bulunan zanlı Serdar E'nin şizofren olduğu ortaya çıktı.

Başbuğ'u kaçırmak isteyen şizofren çıktı

Silivri Cezaevi'ne giden şüpheli Serdar E'nin rahatlıkla İlker Başbuğ'un kaldığı bloğa kadar gidebilmesi birçok soru işaretini de beraberinde getirmişti.

İfade vermek için kaldığı 5 numaralı bloktan çıkarıldığı sırada Başbuğ, kendisini kaçırmak isteyen Serdar E. ile burun buruna gelmişti.

Serdar E'nin Başbuğ'un yanına kadar sızabilmiş olması, Ergenekon Terör Örgütü'nün İlker Başbuğ'a verdiği bir mesaj olarak değerlendirildi.

ODASININ ÖNÜNDE EYLEM


Daha önce de benzer bir olay Ergenek ve Balyoz Davaları'nın zanlısı Em. Tuğgeneral Levent Ersöz'ün başına gelmişti. Ersöz, İstanbul Üniversitesi Çapa Tıp Fakültesi Hastanesi'nde 19 Aralık 2009'da tedavi gördüğü sırada bir şahıs güvenliği geçerek altı el ateş etmişti.

Erhan Keskin isimli eski uzman çavuş, "Beni Albay gönderdi" ifadelerini kullanmıştı. Gözaltında susan Keskin, savcılıktaki ifadesinde de tutarsız davranışlar sergilemiş, psikolojik rahatsızlığı olduğu imajını vermeye çalışmıştı. Ancak Keskin'in herhangi bir rahatsızlığı olmadığı ortaya çıkmış ve şahıs tutuklanarak cezaevine gönderilmişti.

Olayla ilgili iddianamede Ersöz'ün internette yayınlanan ses kayıtlarında Ergenekon Terör Örgütü'nü deşifre edeceğinden bahsetmesi üzerine örgütün 'susması için göz dağı' verdiği belirtilmişti.

Zanlının bilinçli olarak çelişkili ifadeler verdiği, 10 gün hastane ve çevresinde keşif yaptığı belirtilmişti. Erhan Keskin, Ergenekon Davası'nda zanlı olarak yargılanıyor.

MESAJ VERENLER AYNI

Ersöz ve Başbuğ olayında birçok benzerlik dikkat çekti. İki olayda da zanlılar, hedefledikleri şahıslar cezaevi ve hastane gibi güvenlikli yerlerde tutuklu olarak bulunurken yanlarına kadar gidebildi.

Hedeflerine çok yaklaşan zanlıların Ersöz'ün odasını ve Başbuğ'un sevk saatini bilmesi dikkat çekti.

Günlerce keşif yaptıkları ortaya çıkan ve ikisi de asker emeklisi olan şahıslar, akli melekelerinin yerinde olmadığını iddia etti.

En güvenli yerlerde suikast ve kaçırma girişiminde bulunan zanlıların AK Parti'yi kapatma davasının kilit simi İlker Başbuğ ile 2003-2004'te Başbakanı dinleme ve darbe planlarının baş aktörü olduğu iddia edilen Levent Ersöz'ü hedef seçmesi ise dikkat çekici.

TETİKÇİLER ROL YAPIYOR

Danıştay saldırganı Alparslan Arslan da duruşmalarda uygunsuz ve ani hareketlerde bulunmuş ardından avukatı müvekkilinin akli dengesinin yerinde olmadığını iddia etmişti. Ancak Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi' Arslan için "akıl sağlığı yerindedir" raporu verdi.

Malatya Zirve Yayınevi katliamının faillerinden Emre Günaydın da çelişkili ifade vermiş, aynı davanın sanıklarından Varol Bülent Aral da akli dengesinin yerinde olmadığını iddia etmiş ancak zanlılar rapor alamamıştı.

Rahip Santoro cinayetinin zanlısı Oğuzhan Akdin de çelişkili ifadeleri ile dikkat çekmiş, akli dengesi yerinde değilmiş gibi davranmıştı.

Akli dengesi yerinde değilmiş gibi davranan, şizofren olduğunu iddia eden ancak hastaneden bu şekilde raporlar alamayan bu olayların zanlılarının Özel Kuvvetler Komutanlığı'na bağlı 'keşif, gözetleme, bilgi toplama, haberleşme gibi konularda eğitilip, görevlendirildiği' ortaya çıkan Beyaz Kuvvetlerle bağlantılı olduğu ileri sürüldü.
KAYNAK: BUGÜN GAZETESİ
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.