BDP'li vekiller Öcalan'ın mesajını okudu

BDP tarafından Diyarbakır'da organize edilen nevruz kutlamalarında beklenen Öcalan'ın mesajını BDP Milletvekilleri Pervin Buldan ve Sırrı Süreyya Önder okudu. Mesajda silahların yerini siyasetin alması gerektiği duyuruldu.

BDP'li vekiller Öcalan'ın mesajını okudu

 Diyarbakır'da tarihi bir gün yaşanıyor.. BDP'nin düzenlediği ve Abdullah Öcalan'ın yol haritasının açıklanacağı nevruz kutlamasına Diyarbakır'ın yanı sıra Güneydoğu illerinden gelen binlerce kişi sabahın erken saatlerinden itibaren alanı doldurmaya başladı. 1 milyonu aşkın kişinin toplandığı alanda heyecan doruk noktasında...
BDP milletvekilleri Pervin Buldan ile Sırrı Süreyya Önder, Öcalan'ın mesajı okudu.

Sırrı Süreyya Önder Türkçe, Pervin Buldan Kürtçe olarak mesajı aktardı. Mesaj okunurken ekrandan Abdullah Öcalan'ın görüntüleri de yansıtıldı.

İşte Öcalan'ın 'sarsıcı adımlar' içereceği söylenen o mesajı:

Sırrı Süreyya Önder Türkçe okudu:

Size Öcalan'ın selamlarını getirdik. İçinizi ısıtsın diye size Kürt halkının güneşini getirdik.Bütün Türkiye halklarına bütün mazlumlara emek örgütlerine selamını barış dileklerini getirdik nevruzunuz kutlu olsun.

Selam olsun demokratik hakları kendine rehber edinen bu yolculuğun yolcularına. Kürtler sizlere selam olsun.
Binlerce yıllık bu büyük medeniyeti farklı ırklarla dinlerle mezheplerle kardeşçe ve dostça birlikte yaşayan Kürtler için Dicle ve Fırat, Sakarya ve Meriç nehirlerinin kardeşidir. Halay ve delilo, horon ve zeybekle hısım akraba olur.

'BASKICI REJİMLER MİLADINI DOLDURMUŞTUR'

Baskıcı rejimler ve inkarcı anlayışlar artık miladını doldurmuştur. Ortadoğu halkı artık uyanıyor. Kendine dönüyor. Çatışmalara artık dur diyor. Yüzbinler, milyonlar artık kardeşlik diyor, barış diyor çözüm istiyor.

'YENİ BİR TÜRKİYE, YENİ BİR ORTADOĞU'

Bugün artık yeni Bir Türkiye'ye yeni bir geleceğe uyanıyoruz. Mesajımı yüreğine katan anlar, söylemlerimi baş göz eden dostlar bugün yeni bir dönem başlıyor. Siyasi, sosyal, ekonomik yönü ağır basan bir süreç başlıyor. Biz onlarca yılımız bu halk için feda ettik.Helal olsun. Bu mücadelelerin hiçbiri boşa gitmedi. Kürtler kimliğini yeniden kazandı.

'SİLAH DEĞİL SİYASET ÖNE ÇIKIYOR'

Artık silahlar sussun. Yok sayan, modernist paradigma yerle bir oldu. Ben bu çağrıma kulak veren milyonların şahitliğinde diyorum ki artık yeni bir dönem başlıyor.
Silah değil siyaset öne çıkıyor.

Yine diyorum ki artık silahlı unsurlarımızın sınır ötesine çekilmesi aşamasına gelinmiştir. Bu davaya inanan herkesin sürecin hassasiyetlerini gözeteceğine inanıyorum. Bu bir son değil, mücadeleyi bitirmek değil daha farklı bir mücadeleyi başlatmaktır.

"İSLAMİ DEMOKRATİK KARDEŞLİK"

Saygıdeğer Türkiye halkı, bugün kadim Anadolu’yu Türkiye olarak yaşayan Türk halkı bilmeli ki, Kürtlerle bin yıla yakın İslam bayrağı altındaki ortak yaşamları, kardeşlik ve dayanışma hukukuna dayanmaktadır. Gerçek anlamında bu kardeşlik hukukunda, fetih inkar red ve imha yoktur, olmamalıdır.

(Sırrı Süreyya Önder: Bu selamlar İmralı'ya kadar gitmez daha gür bir selam yok mu. Bu çağrıya cevap yok mu?)

"BİZİ AYIRAN KAPİTALİST MODERNİTEDİR"

Kapitalist moderniteye dayalı son yüzyılın baskı imha ve asimilasyon politikaları halkı bağlamayan iktidar elitinin tüm tarihi ve kardeşlik hukukunu reddeden çabaları reddetmektedir. Bu zulüm cenderesinden ortaklaşa çıkış yapmak için hepimizin ortadoğunun temel iki stratejik gücü olarak, kendi öz kültür ve uygarlıklarına uygun şekilde demokratik modernimizi inşa etmeye çağırıyorum. Bu çağrıma bir cevap yok mu?

'ZAMAN HELALLEŞMENİN ZAMANIDIR'

Zaman ihtilafın çatışmanın birbirlerini horlamanın değil ittifakın, birleşmenin, kucaklaşmanın ve helalleşmenin zamanıdır. Çanakkale'de omuz omuza şehit düşen Kürtler ve Türkler Kurtuluş Savaşı'nı birlikte yapmıştır. Türkler ve Kürtler, 1920 Meclis’ini birlikte açmışlardır. Ortak geçmişimizin ortaya koyduğu gerçek, ortak geleceğimizi de birlikte kurmamız gerektiğidir. TBMM’nin kuruluşundaki ruh bugün de yeni dönemi aydınlatmaktadır.

Çanakkale'de birlikte düşen Kürtler, ortak geçmişimizin önümüze koyduğu gerçek önümüze gelecek günlerinde resmidir. Sınır ve kültür temsilcilerini, ezilen kadınları, mezheplerini, işçi sınıfının temsilcilerini, sistemde ezilen herkese çağrıda bulunuyorum.

MİSAK-I MİLLİ VURGUSU

Tıpkı yakın tarihte Misak-ı Milli çerçevesinde, Türklerin ve Kürtlerin öncülüğünde gerçekleşen Kurtuluş Savaşı’nın derinleşmiş bir türevini yaşıyoruz. Tüm bu kesimleri eşitlikçi özgür ve demokratik ifade tarzının örgütlenmesini gerçekleştirmeye çağırıyorum.

'AYRIŞTIRMAK İSTEYENLERE İNAT BİRLEŞECEĞİZ'

Son 90 yılın tüm hata, eksiklik ve yanlışlarına rağmen büyük felaketlere uğramış halkları yanımıza alarak yeni mücadeleye çağırıyoruz.

Bu çağrıya bir selam. Bu toprakların tarihselliğinde önemli bir yer tutan biz kavramı teke indirilmiştir. Biz kavramına eski ruhunu verme vaktidir. Bizi bölmek ve çatıştırmak isteyenlere karşı bütünleşeceğiz ayrıştırmak isteyenlere inat birleşeceğiz.

Suyun akışına direnenler uçuruma sürüklenirler. Savaşlardan çatışamalardan, bölünmelerden yorulan Ortadoğu hakları artık ayağa kalkmak istiyor. Bu Nevroz hepimize yeni bir müjdedir. Hz Musa, Hz İsa ve Hz Muhammed’in mesajlarındaki hakikatler bugün yeni müjdelerle harekete geçiyor. İnsanoğlu kaybettiklerini geri kazanmaya çalışıyor.

Yeni mücadelenin zamanı fikir, ideoloji ve demokratik siyasettir. Büyük bir demokratik hamle başlatmaktır. Selam olsun bu sürece destek verenler. Selam olsun halkalrın kardeşliği ve sorumluluk isteyenlere..

Yaşasın Newroz Yaşasın Kardeşliği

21 Mart 2013

İmralı Cezaevi

Abdullah Öcalan
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.