Bir mektup 3 üst yazı

Abdullah Öcalan’ın gönderdiği mektuplar BDP yönetimine ulaştı.

Bir mektup 3 üst yazı

BDP’ye, Kandil’e ve Avrupa’ya aynı mektup gönderilecek. Tek bir zarfta gelen Öcalan’ın mektubunun fotokopisi çekilecek, üst yazı eklenerek Kandil’e ve Avrupa’ya iletilecek. Öcalan ile görüşen Altan Tan ve BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan’ın Avrupa’ya gitmesi bekleniyor. Öcalan’ın yol haritasını da içeren mektubu 20 sayfa.

Abdullah Öcalan’ın gönderdiği mektuplar BDP yönetimine ulaştı. BDP’ye, Kandil’e ve Avrupa’ya aynı mektup gönderilecek.

Tek bir zarfta gelen Öcalan’ın mektubunun fotokopisi çekilecek, üst yazı eklenerek Kandil’e ve Avrupa’ya iletilecek. Öcalan ile görüşen Altan Tan ve BDP Grup Başkan Vekili Pervin Buldan’ın Avrupa’ya gitmesi bekleniyor. Öcalan’ın yol haritasını da içerenmektubu 20 sayfa.

Öcalan’ınmektubu dün BDP’ye ulaştı. BDP’liler TBMM’de yapılan grup toplantısının ardından BDP GenelMerkezi’nde toplanarak mektubu değerlendirdi. Partisinin grup toplantısının ardından odasında bir grup gazeteci ile sohbet eden BDP Genel Başkanı Selahattin Demirtaş önemli mesajlar verdi. Mektubun genel merkezde olduğunu belirten Demirtaş, şunları kaydetti:

CEZAEVİ YÖNETİMİ Mİ GÖNDERDİ?

Üstünde gönderici de alıcı da yok. Bomboş beyaz bir zarf. Elden kurye ile teslim edildi. Pul yok, bir şey yok, nerede o eski mektuplar?

MEKTUPLAR KANDİL’E NASIL GÖNDERİLECEK?

Vardır bir yöntemi, hepsinin ulaşması için bir yöntem kullanırız. Bizim açımızdan çok önemli değil. Biz gidişini sağlayacağız, kendimiz iletmeyeceğiz. Gidişini bir şekilde kolaylaştıracağız. Kandil'in, Avrupa'nın mektubu da bizde. Tek mektup, üç üst yazı. Devlet bu mektupları bize ulaştırdı. Kandil-İmralı arasında mekanizma kurulana kadar biz siyasetçiler olarak kolaylaştırıcı rol oynayabiliriz. Barışın gerçekleştirilmesi için bunu bir fedakarlık olarak görüyoruz, yapıyoruz.

İKİ HAFTA ÇOK KRİTİK

En geç iki hafta içerisinde bu mektupların cevaplarını bekliyor. Bu taslak, öneri ne derseniz deyin. İlgilenen kesimlerin görüşlerini istiyor. Bu görüşlerin en geç iki haftanın sonunda İmralı'ya ulaşması gerekiyor. Ondan sonra kendisi yazmış olduğu taslak metinlere son halini verecek. Bunlar kendi görüşleri. Hükümetle varılan bir mutabakat metni, protokol gibi bir anlam yüklememek lazım. Genel, taslak bir çerçeve metin olabilir diye düşünüyorum. İşin detay kısmı siyasetçilerin, parlamentonun işidir. Biz tartışıp önerilerimizi yapacağız.Öcalan'ın kendi yaklaşımları, kendi çözüm önerileri, yol haritası olacak. İki hafta içinde görüşler gelirse kendisi süreci hızlandıracağını belirtiyor.

İLLA BİZ GÖTÜRECEĞİZ DEMEYECEĞİZ

Görüşleri illa biz götüreceğiz demeyeceğiz. Biz dayatma içinde değiliz. Hükümet başka şekillerde bu mekanizmayı kurursa engel olmayacağız.Taraflar istediği sürece biz mekanizmanın içinde oluruz.

ATEŞKES VE SINIR ÖTESİNE ÇEKİLME VAR

Arkadaşlarımızın görüşmedeki yaptığı izlenime dayanarak söylüyorum, hepsi var. Sürecin son aşamasına kadar tariflenmiş bir yol haritasından söz ediyoruz.

TAKVİM VAR

Takvim olmalı, olabildiğince hızlandırmak istiyoruz.

HÜKÜMETİN BEKLENTİSİ PKK’NIN SINIR DIŞINA ÇEKİLMESİ

Hükümetin beklentisi PKK'nın sınır dışına çekilmesi, Türkiye'ye karşı silahlı mücadeleyi bırakması değil mi? Hükümetin son aşama dediği bu. Özgürlükler konusunda en azından çözüm yolunun açılması. Kürt sorununu, demokrasinin bütün başlıkları ile bir kaç ay içinde çözülmesi mümkün değil. Muhtemelen, adım adım yol aça aça ilerleyecek. Demokratikleşmede son adım diye bir şey yoktur. Asgari olarak demokratik haklar, anayasal ve yasal düzeyde tamamlandığında asgari olarak bu süreç tamamlanır.

TÜRKLER’İN VE KÜRTLER’İN ARKASINDA DURABİLECEĞİ BİR METİN

Aslında herkesin arkasında durabileceği bir metin. Türklerin de, demokrasiyi savunan Kürtlerin de, demokrasiye inanan diğer kesimlerin de arkasında durabileceği bir çözüm ve yöntemi olacak. Öcalan bugüne kadar hiç bir zaman, hiç bir aşamada tek başına karar vermedi. Kandil, Öcalan tarafından bu şekilde sürece dahil edilmiş oluyor. Kandil, “Öcalan bizi temsil ediyor, o ne derse biz kendimizi bağlı hissederizî dedi, Öcalan da Kandil’e sormadan bir şey demiyor. Bu da Kandil açısından sürece dahil olmanın yöntemidir, sonradan ikna olma aşamasında kolaylık sağlayacaktır.

BU SENE NEVRUZ BİR BAŞKA OLACAK

Van'da savcılık 8 Mart afişlerini yasaklamış, 10 dernekle ilgili kapatma davası açmış. İki hafta içerisinde köklü anayasal ve yasal reformlar yapılamaz. Dil, üslup değişiyor mu bütün bunları izleyeceğiz. 8 Mart'ta çok sayıda kadın mitingleri olacak. Bu mitinglere yaklaşım bizim için bir parametredir. Şiddet içermeyen gösteriler olacak. Bu sene Nevruz bir başka olacak. Özellikle 314. madde örgüt üyeliği meselesinde temel teşkil ediyor. Orada şiddet kriteri yine esas alınabilir. Şiddete karışmamış, örgütlememiş, desteklememiş kişilerin doğrudan örgüt üyeliği ile suçlanması, ceza alması aslında adil yargılamaya aykırı. Bu konuda düzenleme olmadıkça mahkemelerin kolay kolay tahliyeye yanaşacağını düşünmüyorum. Hükümetin basın özgürlüğünü güvence altına alması, adil yargılanma tutumunun değişmesi somut göstergeler olacak. Bunlar gerçekleşmezse ne olacak? Dağa çıkmayacağız.

PKK DE FAKTO EYLEMSİZLİK DURUMUNDA

Bu Kandil Öcalan arasındaki trafikten sonra kesinlik kazanır. Şu kadarını söyleyeyim. Öcalan bu konuda radikal bir duruşa sahip. Kendisi öncelikli adımları atmaktan kaçınmıyor. Mart’ın ortalarına kadar tümüyle şekillenmiş olur. Bu süreç başladığından beri kısmi bir ateşkes var. Operasyonlar yapılmıyor değil tek tük ama PKK’nın tek bir eylemi yok. Bu PKK’nın eylem kabiliyetinin bittiği anlamına gelmiyor. Devlet de aman aman operasyon yapayım demiyor. PKK fiili defakto bir eylemsizlik durumuna geçmiş durumda. Bunların resmiyete kavuşmasını süreç tamamlandığında göreceğiz.

PAMUK İPLİĞİNE BAĞLI BİR SÜREÇ DEĞİL

Bu defa gördüğümüz o ki, bu süreç, “şu provokasyon oldu, hükümet şu adımı atmadı, PKK şunu yaptıî diyerek kopacak bir süreç değil. Çok ciddi bir kararlılık var. Öcalan, arkadaşlarımızla yaptığı görüşmede “Bu süreçten biz de devlet de vazgeçemezî diyor, “vazgeçmezî demiyor, “vazgeçemezî diyor. Taraflar kendisini sürece kilitlemişler, öyle pamuk ipliğine bağlı bir süreç görmüyorlar.

ANAYASA ÖNERİMİZDE DEMOKRATİK ÖZERKLİK YOK

Bizim Anayasa önerimizde “demokratik özerklikî ifadesi yoktu. Bölge, kamu idareleri kavramı kullanıldı. Bizim kavramlara takıntımız yok. Biz bu süreç ortada yokken demokratik özerklik ifadesini kendimiz sunmadık.

CUMARTESİ OLMAZSA PAZAR, PAZARTESİ OLUR

PKK’nın kaçırdığı memurlar, askerler konusunda PKK, Öcalan’ın yaptığı çağrıyı değerlendirir. Kesinlikle karşılıksız bırakmaz. Cumartesi olmazsa, pazar olur, pazartesi olur.

4. YARGI PAKETİ Mİ BEKLENİYOR?

Meclisin üzerinde baskı oluşturmak yanlıştır. 4. Yargı paketini parlamento yapacak. Tabii ki Kandil’dekiler de görüşlerini ifade edecek ama “pakette şu düzenleme olmazsa şu adımı atmayızî denmez.


KAYNAK: BUGÜN GAZETESİ
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.