BM bu işin bir numaralı sorumlusudur

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan, AK Parti Dış İlişkiler Başkanlığı’nca parti genel merkezinde düzenlenen 7. Geleneksel Büyükelçiler İftar Yemeği'nde konuştu. Erdoğan, İsrail’in Filistin’deki saldırılarına sessiz kalan BM’ye sert eleştirilerde bulunarak, “BM bir defa bu işin bir numaralı sorumlusudur" dedi

BM bu işin bir numaralı sorumlusudur

“SURİYE’DE 200 BİNDEN FAZLA MASUM İNSAN ÖLDÜ”

Son günlerde bu temennilerin gerçekleşmediğini gördüklerinin altını çizen Başbakan Erdoğan, “Orta Afrika Cumhuriyeti’nden Myanmar’a kadar birçok ülkede dinler arası bir çatışma tetiklenmeye çalışılıyor. Suriye’de 200 binden fazla masumun canına mal olan bir iç savaş dünyanın gözleri önünde tüm vahşetiyle sürüyor” dedi.

Başbakan Erdoğan, Türkiye’de şu anda 1 milyon 150 bin Suriyeli sığınmacının bulunduğuna dikkat çekti. Irak’ın hızla Suriye’nin sürüklendiği şiddet sarmalının içine çekildiğine vurgu yapan Erdoğan, “Filistin’e İsrail’in bu mübarek ayda başlattığı operasyon ne yazık ki 8. gününe girdi ve orada da 200’e yakın insan hayatını kaybetti ve bin 700 sivil yaralandı. Ortadoğu’da kimlik siyasetinin tüm çoğulcu hareketlerin üzerine çıktığı bir dönemden geçiliyor. Din ve mezhep ayrımı toplumları ayıran tehlikeli fay hatları olarak giderek derinleşiyor. Irak’ta 2006-2007 yıllarına benzer şiddetli mezhep çatışması yaşanmasından endişe duyduğumuzu ifade etmek isterim. Biz Irak’ta mezhepsel dayatmacı ve çatışmacı politikaların ülkeyi nasıl bir uçuruma sürüklediğini muhataplarımıza anlatabilmek için yıllardır adeta çırpınıyoruz. Maalesef ülkenin şu anda içinde bulunduğu durum bizim endişelerimizi haklı çıkardı. Ülkenin anayasasında yer alan yetki ve gelir paylaşımı ilkelerini özellikle dikkate almayan merkezi hükümet bugün yaşananlarda büyük sorumluluk sahibidir. Irak’taki kaos ortamı ülkemiz başta olmak üzere bölgeyi ve tüm dünyayı tehdit eden aşırı unsurları adeta bir hayat alanı oluşturmak suretiyle saklıyor, gizliyor” diye konuştu.

“TÜRKİYE BÖLGESİNDEKİ OLAYLARDAN DOĞRUDAN ETKİLENİYOR”

Irak’ta IŞİD adlı örgütün faaliyetlerinin bölgeyi olduğu kadar Türkiye’yi de doğrudan ve dolaylı etkilediğinin altını çizen Başbakan Erdoğan, Musul’da sadece Türkiye’nin diplomatik misyonu bulunduğunu kaydetti. Türkiye’den başka Musul’da diplomatik misyon bulunmadığına dikkat çeken Erdoğan, “Bu misyon kuşatıldı. İçerideki çalışanlarımız, konsolosumuz ve ailesi bir aydan fazladır alıkonuluyor. Alıkonulan şoförlerimizi bölgeden almayı başardık ve geçen akşam Şanlıurfa’da kendileriyle beraber oldum. Konsolosluk çalışanlarımızın serbest bırakılması için de girişimlerimiz yoğun şekilde devam ediyor. Irak ve Suriye’de din, mezhep ve etnik ayrımcılığın üstüne çıkılarak halkların ülkeye aidiyet hislerini güçlendirecek siyasi süreçlerin geliştirilmesi gerekiyor. Bölgenin radikal unsurların mücadele alanı haline dönüşmesi ancak bu şekilde engellenebilir. Türkiye’nin güvenlik ve istikrarı bölgede yaşanan olumsuzluklardan doğrudan etkileniyor. Ancak sorunun daha da büyümesi halinde bölge kaynaklı istikrar ve güvenlik tehdidinin tüm dünyayı etkisi altına alması kaçınılmaz olacaktır. Batı başta olmak üzere diğer devletlerden Suriye’ye ve Irak’a savaşmaya gelen gençlerle ilgili öncelikle kendi ülkelerinde önlemler alınması gerekiyor. Biz Suriye’ye geçerek radikal unsurlara katılmayı planlayan üçüncü ülke vatandaşlarıyla ilgili büyük hassasiyet gösteriyor bu noktada gereken önlemleri alıyoruz. Terör örgütleriyle ilişkisi olduğu şüphelenilen veya yasadışı yollarla ülkemize giriş yapan yabancıları belirliyor ve sınır dışı ediyoruz. Ancak bu kişilerin kendi ülkelerin ve geliş güzergahlarındaki diğer devletlerin bu konuda yeterli hassasiyeti göstermediğini de üzülerek belirtmek istiyorum. Sadece hazırlanan listelerin bize iletilmesi bu konuda gerçekçi ve yeterli bir çaba olmadığı gibi böyle bir yaklaşım adilde değildir. Bu konuda tüm ülkelerin sorumluluğu paylaşmasını ve ülkemizle etkin bir şekilde işbirliği içine girmesini bekliyoruz” şeklinde konuştu.

“İSRAİL’İN TÜRKİYE İLE NORMALLEŞMESİ İÇİN ÜÇ ŞARTI YERİNE GETİRMESİ GEREKİR”

Filistin meselesinin bölge istikrarı için önemli konuların başında yer almaya devam ettiğini ifade eden Başbakan Erdoğan, İsrail’in Filistin’e yönelik saldırılarını sert bir dille eleştirdi. Başbakan Erdoğan, İsrail’in, Gazze üzerindeki hukuksuz ambargosuna devam ederken aynı zamanda yasadışı yerleşimleri sürdürerek iki devletli çözümü pratikte imkansız hale getirdiğini kaydetti. Filistinlilere insan onuruna yakışır bir hayat hakkı tanımayan bu anlayışın bölgede barış umutlarının önündeki en büyük engel olduğunu vurgulayan Erdoğan, şunları kaydetti: “Bu olumsuz iklim İsrail’in Gazze’ye yönelik toplu cezalandırma mantığıyla bir haftadır sürdürdüğü saldırılar sebebiyle insani bir drama dönüştü. Burada huzurlarınızda bir kez daha İsrail’e Gazze’ye yönelik saldırılarını derhal durdurması çağrısını yapıyorum. Bakınız Mavi Marmara olayı ile ilgili olarak normalleşme süreci ne yazık ki tamamiyle ortadan kalkmıştı. Özür kabul edilmişti, tazminatta anlaşma noktasına geldik ve Filistin’e ambargo çözüm noktasına gelmişti ki bu olay patlak verdi. Şimdi böyle bir olay karşısında İsrail ve Türkiye ilişkileri normalleşebilir mi? Bir tarafta burada 400-500 bomba yağdıracaksınız ve burada dünya gözü üzerinde barışı tehdit edeceksiniz, savunmasız insanları tehdit edeceksiniz, öldüreceksiniz ve ondan sonara da İsrail-Türkiye ilişkileri normalleşsin diyeceksiniz. Böyle bir şeyi kabullenmemiz mümkün değil. Eğer İsrail Türkiye ile ilişkilerini normalleştirmek istiyorsa ortaya koyduğumuz üç şartın üçünün de yerine gelmesi gerekir. Bu olmadığı sürece İsrail-Türkiye ilişkileri normalleşemez. Bunu çok açık ve net söylemek zorundayım. Çünkü bu bizim tarihi, insani, vicdani görevimizdir.”

“BU İŞİN BİR NUMARALI SORUMLUSU BM’DİR”

BM’ye de yüklenen Başbakan Erdoğan, şunları söyledi: “BM bir defa bu işin bir numaralı sorumlusudur. Ben hep soruyorum; BM sen ne işe yararsın? Ne için kuruldu BM. Dünya barışını sağlamak için değil mi? Bunu temin için değil mi? Eğer dünya barışını sağlamak için bu görevini yerine getiremiyorsa kendini bir defa şöyle bir çek etmesi lazım. Gözden geçirmesi lazım. BM’ye bakıyorsunuz zaten orası 5 tane ülkenin iki dudağının arasında. Onlar ne derse o. Türkiye Cumhuriyeti’nin Başbakanı sevinmez. Tabi sevilmez… Doğruları söyleyen bu dünyada nerede sevildi ki? Ama biz doğruları söylemeye devam edeceğiz.”
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.