Bölünme değil büyük Türkiye

Akıbeti belirsiz kayıtsız yavrular. Kürt anne babaların dramı... “PKK neden silah bıraksın” diyenler ‘Kara Çadır’ belki sizi de ikna eder...

Bölünme değil büyük Türkiye

Türkiye yeni bir döneme giriyor. Öcalan'ın Nevruz mesajının beklenenden güçlü ve net olması, silahlı mücadele döneminin kapanacağına dair umutları artırdı.

Mesaj, bırakın bölünme arzusunu Misak-ı Milli atfıyla "Büyük Türkiye" öneriyor. Demokratikleşme her alanda olduğu gibi burada da Türkiye'ye kazandıracaktır.

İstikrar, güvenlik ve huzur, ister istemez bölgede yatırım patlamasına neden olacaktır. Refahta artış ve demokratikleşme tabii bir şekilde bölge insanındaki bağlılık duygusunu besleyecektir.

Daha önemlisi de 30 yılın insanların yüreklerinde açtığı yaranın sarılması olacaktır.

Ergenekon, JİTEM ve faali meçhuller konusunda zaten bir mesafe alınmıştı. Şiddet terk edilirse daha cesur adımların atılması ve gönüllerin kazanılması da mümkün hale gelecektir.

Başbakan Erdoğan'ın ifade ettiği gibi "Maç 90 dakika, uzatmalar da bitene kadar temkini bırakmamalı..." Ancak süreç Nevruz'da Öcalan'ın ortaya koyduğu mesaj esas alınarak yürürse, zaten kamuoyunun satın aldığı "kalıcı barış" beklentisi, daha güçlü ve kolaylıkla ilerleyecektir. Unutmayalım ki "Hayır sulhtadır. Sulh hayırdadır..."

Silahlar neye karşılık bırakılacak?

Hemen hemen herkes haklı olarak "Ne oldu da Öcalan ve PKK bu adımı atıyor? Karşılığı ne" sorusunu soruyor. İlk olarak, silahlı mücadele döneminin bittiğinin içselleştirilmesi en önemli neden gibi...

İkinci olarak, Suriye'deki yapılanma sürecinin sağlıklı yürüyebilmesi için bu çatışmanın sonlanması gerekiyor.

Üçüncü olarak, PKK terörü Türkiye'ye zarar verdiğinin daha fazlasını bölge halkına verdi. En yüksek teşviklere rağmen yatırımların gitmemesi bunun açık göstergesi.

Bölge, Türkiye'nin kalkınmasından alması gereken yatırımları alamıyor ve uçurum giderek büyüyor. Dördüncü olarak, örgütün istismar edebileceği kültürel ve bireysel haklardaki eksikler yapılan reformlarla en aza indi. Atılması gereken ve Türkiye'nin zaten gündeminde olan bazı adımlar da hayata geçtiğinde tamamen boşa çıkacaklar.

Kaldı ki, 30 yılda alınan bir mesafe yok. Şemdinli'deki son "kurtarılmış bölge" hamleleri de başarısız oldu. Son olarak, terör örgütü eylemleri nedeniyle hayatını kaybedenlerin büyük çoğunluğu bölge insanı...

Orantısal olarak değerlendirildiğinde neredeyse her aileden bir kişi hayatını kaybetti. Birçok aile çocuklarının eğitimi ve örgütün baskısından kurtulmak için batıya göç etti.

İnsan hayatı nasıl bu kadar ucuza alınır? Anlamak mümkün değil. PKK lider kadrosunun çoğunun evli olmaması, belki de "evlat acısı" konusunda ailelerin dramını hissetmelerini zorlaştırıyor.

Ma na bese (Yetmedi mi artık?)

Çocuk yaşta dağa çıkarılan çok sayıda yavrunun ve ailenin dramını, Kandil'de yapılan son Nevruz kutlamasında görmek mümkün. Arkadaşımız SerbestÖzden müthiş bir gazetecilik yaparak, Öcalan'ın mesajının da okunduğu Kandil'de Nevruz kutlamasını takip etti. Kutlama alanında yakaladığı bir ayrıntı dün gazetemizde "KARA ÇADIRIN SIRRI" başlığıyla manşet oldu. Aslında acının fotoğrafıydı... Her şeyi özetliyor. İmkân bulan aileler, Kandil'deki kutlamaya giderek çocuklarının akıbetini öğrenmeye çalışıyor. Kara Çadır'ın önünde onlarca kadın ve erkek "ACI KUYRUĞU" oluşturmuşlar.

PKK'nın görevlendirdiği kişilere çocuklarının akıbetini soruyorlar. PKK temsilcileri de onlara yardımcı olabilmek için, çocuklarına ait "saç, sakal, yara, bere, ben, yanık" her türlü detayı aktarmalarını istiyor. Demek ki doğru dürüst bir isim kayıtları bile yok. Akıbetleri gibi isimleri de meçhul... Kuyruktaki insanlar orada buldukları her kâğıda isim ve ayrıntı yazıp teslim ediyorlar.

Ümit Fırat, çok yerinde bir benzetmeyle, "Bu görüntü, Galatasaray önünde her hafta eylem yapan Cumartesi Anneleri'ni hatırlatıyor" diyor. Evet... Kürt anne babaların dramı... Akıbeti belirsiz, kayıtsız yavrular... "PKK neden silah bıraksın" diyenler, belki "Kara Çadır" sizi de ikna eder. "Türk ve Kürt halkının acılarını bitirmek ve bölge insanına daha müreffeh bir hayat imkânı sunabilmek için" PKK silah bırakmalı. Kandil'deki kutlamaya katılan ve arkadaşımız Serbest Özden'in görüştüğü PKK militanı genç kızın dediği gibi "MANA BESE?" yani "YETMEDİMİ ARTIK?.."
KAYNAK: BUGÜN GAZETESİ
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.