Çelik: Ulus devletinden ülke devletine geçiyoruz

Bakan Çelik, 'Milletin tüm doğallığıyla kendi tanımını kendisinin ürettiği bir süreç yaşıyoruz. Tartışma Kürtler ile Türkler arasında değil' dedi.

Çelik: Ulus devletinden ülke devletine geçiyoruz

Tartışma siyasal Kürtçü ve Türkçüler arasında” dedi.

Kültür ve Turizm Bakanı Ömer Çelik, Kürt sorunu ve çözüm sürecine ilişkin çarpıcı açıklamalar yaptı. Çelik, “19. yüzyıl ulus devletinden 20. yüzyıl ülke devletine geçiyoruz” dedi. Resmi temaslar için Moskova’da bulunan Bakan Ömer Çelik, beraberindeki gazetecilerle bir araya geldi ve soruları cevaplandırdı. Çelik’in açıklamaları satır başları ile şöyle:

ÇATI, TOPLUMU TAŞIMIYOR

Kürt sorunu siyasal bir tartışma gibi gözükse de temelinde kimlik tartışmasıdır. Tarih içinde baktığınızda Türk kimliği her zaman kültürel bir kimlik oldu, etnik, ırkçı bir kimlik olmadı. Fakat bizim ulus devletleşme sürecimiz Batı’daki gibi değil tepeden inme olduğu için bu kimlikler otantik kültürel bağlamından koptu. Bu durum Türklük için de Kürtlük için de geçerli.

Türk kimliği Anadolu’da yaşayan kimliklerin çatısıyken, tek parti döneminde etnik anlamlar yüklenmeye başlayınca, ulus devlet içindeki makbul vemakbul olmayan vatandaş iyice derinleşti. Bu tanımın yönetenler için elverişli yanı var. Yönetici kadronun, sivil toplumu dışlaması daha kolay olur. Bu, devletin doğasında değişiklik getirdi. Devlet herkesi kapsayan bir aygıt olmadı. Makbul bir devlet halkın örgütlenmiş halidir. Ancak bizdemakbul vatandaşların devlet içinde örgütlenmesi oldu. Kürt kimliği kendi tarihsel sürecinde bu medeniyet havzasının otantik bir kimliği oldu.Otantikbağlamından koparılıp Kürtçülük şeklinde reaksiyona dönüştürüldü ulus devlet sürecinde. Bu durum19. yüzyıl sonlarındaki ulusallaşma hareketlerineOsmanlı’nın cevap verememesinden kaynaklanıyor. 19. yüzyıl ulus devletinden 20. yüzyıl ülke devletine geçiyoruz.

MİLLET ADINI KOYAR

“Anayasadan Türk tanımı çıkacakmı” tartışmasında, millet kendi adını koyar. Dışarıdan ad koymaya gerek yok. 1920’lerde burada yaşayanlara Türkiye ahalisi deniyordu.Ozaman Türklük deyince Kürt’ü, Türk’ü, tüm tarihsel mirasları kapsayan bir şeyden bahsediyorduk. Yüzyıllar boyunca, buradaki kimlikler, büyük çatıyı taşıyan kolonlar olarak kabul görüyordu. Biz getirip de birtakım kolonları dışarıda tutan çatı oluşturmaya başlayınca, hem çatı daraldı hem de o çatının bir kısmı çöktü.

Yaşanan şey şu; dar bir siyasal merkezin çevreyi dışladığı bir şey değil, tam tersine milletin tüm doğallığıyla kendi tanımını kendisinin ürettiği bir süreç yaşıyoruz.BugünKürt ya daTürk kimliğini savunanlardan gelmiyor itiraz. Kürt ve Türk kimliklerini bağlamından kopartmış siyasal Kürt ve Türk milliyetçileri itiraz ediyor. Anayasadan Türklük çıkacakmı? Bu tezi öne sürenlerin Türkiye’ deki milletin, algılanmasıyla ilgili yaşadıkları sıkıntının dışa vurumu. Türklükten ne anlıyorsun?

Türklük dendiğinde “Kürt’üm, Çerkezim” diyen insanlara karşı nasıl bir gelecek tasavvurun var? Geçmişi sürdürmek makyajlamak dışında herhangi bir öneri yok önümüzde. İsimlendirme tartışması aslında perdeleme. İçerikleme tartışmasından kaçmak için yapılan bir perdeleme. Tartışma Kürtler ile Türkler arasında değil. Kendimahşeri vicdanlarında tek millet olduklarının farkındalar. Tartışma siyasal Kürtçüler ve Türkçüler arasında. Şu şu tanımları yerine getiren Türkiye cumhuriyeti vatandaşıdır denilerek çözülecektir.

Milletin sınırları dışında bir şey yok

Türkiye’de neyin yapılıp yapılmayacağını sınırları belli; sınırları da halk çiziyor. Burada da milletin çizdiği sınırların dışına çıkan bir şey yok. Sonuca odaklanmak lazım. bir sürü şey söylenir, ama kan durduktan sonra bunların hepsi retorik olarak kalır.

El Muharebat’ın arşivinde hangi isimler var?

Varsayalım ki Suriye'de El Muhaberat'ın arşivi şu anda önünüzde ve okuyorsunuz. Acaba Öcalan Şam'da iken acaba kim geldi, gitti? Orada kimler aracılığı ile ne tür pazarlıklar döndü? İmkan olsa da bunlar ortaya çıksa.

Daha önce örgüt çekilirken yaşandı. Birileri -ki bunlar güvenlik bürokratı sıfatı taşıyorlardı- örgüt sınır dışına çekilirken "Bir kısım unsurlarını burada bırak, AK Parti'ye karşı lazım olur" diyorsa, başka daha neler olmuştur çok merak ediyorum doğrusu.

Son yıllarda öyle olaylara şahit olduk ki... Eskiden en büyük zevkim polisiye okumaktı. Bu davalar (Ergenekon, Balyoz vs.) yüzünden artık polisiye okuyamaz olduk. Onların yanında polisiyeler hafif kalıyor.

Partilerin söylemi dönüşüyor

Zaman içinde tüm siyasi partilerin söylemlerinde değişiklik yaşandı. CHP Grup Başkanvekili Meclis kürsüsünden Menderes’in akıbetini hatırlatmıştı. Bu tip siyasal refleksler geri döndürülemez şekilde tarihe karıştı. MHP, Kürt kimliğini inkar edemez hale geldi. BDP içerisindeki ayrılıkçılardan ziyade Türkiye’nin bütünlüğü söylemi daha öne çıktı. Kürt kimliği tarih içinde kaybettiklerini geri kazanıyor. Fakat burada bir yol ayrımı konuyor önlerine. Birileri Türkiye gibi ülkeler Kürt kimliğini demokratik kazanımlarını sabitleyen, güçlendiren, demokratikleşme perspektifi içinde yerleştiren tutum aldı Türkiye.

Büyük oyuncuların çıkarları uğruna Kürt kimliği ile ilgili kazanımları heba edebilecek, birtakım silahlı Kürt gruplar üzerinden büyük oyunların parçası haline getirmeye çalışıyor. Türkiye’nin ortaya koyduğu perspektif tüm bölge ve İslam dünyası için de dikkat çekici model olma özelliği taşıyor.

Kürt kimliğinin kazanımlarından yana olanlar, özellikle Kürt siyasiler için geçerli, demokratikleşme perspektifini güçlendiren tutumlar sergileyecektir. Süreç tamamenmilli ve yerli bir süreçtir. Bütün partilerin katkısı kıymetlidir, eleştiri ve kaygılarını dikkate alırız. Ama sürecin omurgasını sakatlayacak işlere girişmek bu bahsettiğim bölgedeki dış oyun kurucularla yan yana gelmek gibi durumu ortaya koyar ki herkesin dikkat etmesi gerekir.

Bakan Çelik’e göre çözüm sürecinde başta CHP olmak üzere MHP ve BDP siyasi söylemlerinde değişikliğe gitti.

KAYNAK: BUGÜN GAZETESİ
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.