CHP adalete savaş açtı

CHP ve İşçi Partisi'nin 'ayaklanma çağrısı' Silivri'yi savaş alanına çevirdi.

CHP adalete savaş açtı

CHP ve İşçi Partisi'nin günler öncesinden başlattığı 'ayaklanma çağrısı' dün Silivri'de hayata geçirildi. 21 gün aranın ardından görülen Ergenekon davasında duruşma salonuna girmek isteyen kalabalık jandarmanın barikatlarını yıktı.

Salonda da 41 CHP 'li vekil çelik bariyerleri aşıp boş bulunan avukat bölümüne geçmek istedi. Jandarma ile vekiller arasında itişme yaşandı. Mahkeme heyetine yönelik protestolar, sloganlar ve tartışmalar sebebiyle duruşma ertelendi. Mahkemeye yönelik bu girişimlerin amacının, yargılamayı uzatmak ve davadan karar çıkmasını engellemek olduğu belirtiliyor.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 67'si tutuklu 275 sanıklı Ergenekon Davası'nın 282. duruşması dün yapıldı. Duruşmada CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay, CHP Zonguldak Milletvekili Mehmet Haberal, gazeteci Tuncay Özkan ve Özel Harekat Dairesi eski Başkan Vekili İbrahim Şahin'in de aralarında bulunduğu 50 tutuklu sanık hazır bulundu.

Genelkurmay eski Başkanı İlker Başbuğ, İşçi Partisi Genel Başkanı Doğu Perinçek, YAŞ üyesi Orgeneral Nusret Taşdeler ve emekli Tuğgeneral Veli Küçük'ün aralarında bulunduğu 17 tutuklu sanık gelmedi. Kemal Alemdaroğlu ve 15 tutuksuz sanık ise duruşmaya katıldı.

'YURTSEVERLERİ KURTARACAĞIZ'

Günler öncesinden başlayan çağrı nedeniyle Türkiye’nin birçok ilinden kaldırılan CHP’ye ait otobüsler sabahın erken saatlerinde Silivri’ye geldi. Binlerce kişi bayrak, pankart ve döviz açarak duruşma salonunu işgal etmeye çalıştı. Göstericiler, “Yurtseverleri kurtaracağız" sloganları atarak, jandarma barikatlarını yıktı. Jandarma göstericilere tazyikli su ve biber gazıyla müdahale etti.

41 CHP MİLLETVEKİLİ SALONDA

Ergenekon ve Balyoz davasını yakından takip eden CHP milletvekilleri yine salondaydı. CHP Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç, Grup Başkan Vekili Muharrem İnce, İstanbul Milletvekili Nur Serter, Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, Genel Sekreter Bihlun Tamaylıgil ve İstanbul Milletvekili Mahmut Tanal'ın aralarında bulunduğu 41 milletvekili izleyici olarak katıldı.

"BU MÜTAALAYI YIKACAĞIZ"

09.35'de duruşma salonunun kapıları açıldı. 10.35'de tutuklu sanıklar CHP 'lilerin alkışlarıyla salona alındı. Mustafa Balbay, "Bu mütalaayı hep birlikte yırtacağız" dedi. İzleyiciler de 'Sizlerle gurur duyuyoruz' şeklinde slogan attı.

MAHKEME: BARO YETKİLİLERİ KALKSIN

Mahkeme, duruşmaya başlamadan önce sanık avukatlarının olduğu savunma koltuklarına yerleşen İstanbul Barosu yöneticilerinin izleyici bölmesine geçmelerini istedi. Ancak Ümit Kocasakal ve arkadaşları, savunma koltuklarını terk etmedi.

Mahkeme, duruşmanın aksamaması için yargılamayı açtı. Daha önce müdahil avukatları için ayrılan bölümde oturan gazeteciler ve milletvekillerinin bu kez izleyiciler için ayrılan bölüme oturmalarına izin verildi. Duruşma saat 10.50'de başladı.

ALKIŞLI PROTESTO

CHP Milletvekili Mahmut Tanal, mahkeme heyetine seslenerek "Basın mensupları ve milletvekillerine, müdahil avukatları için ayrılan bölümde oturmalarına izin verilsin" dedi. Mahkeme Başkanı Hasan Hüseyin Özese, izin vermeyeceğini açıkladı.

Bu sırada ayağa kalkan Türkiye Gazeteciler Federasyonu Genel Başkanı Atilla Sertel, "Gazeteciler duruşma salonuna alınmıyor" diye bağırdı. Bazı avukatlar da, avukatların içeri alınmadığını savundu. Avukatlar, izleyiciler ve milletvekilleri alkış tutarak mahkeme heyetini protesto etti.

İNCE: GİRİN ARKADAŞLAR

Mahkeme Başkanı Özese, "Burada Türkiye Cumhuriyeti adına yargılama yapıyoruz" dedi. Bu sırada CHP Milletvekilleri ayağa kalkarak koridorda beklemeye başladı. İnce, "40 Milletvekilini ayakta tutamazsınız" diye bağırdı.

Özese, "Arkada yer var. Oraya oturun" diye cevap verdi. Avukatların yoklamasına başlanırken İnce müdahil avukatlar için ayrılan bölümü göstererek "Biz buraya gireriz. Girin arkadaşlar" diye bağırdı. CHP 'li vekiller müdahil avukatların bulunduğu bölümü ayrılan çelik bariyerlere dayanarak aşmak istedi. Jandarma, vekillerin bariyeri aşmasını engelledi. Bu sırada bazı izleyiciler ve vekiller "Aç burayı, adalet istiyoruz, milli irade" şeklinde sloganlar attı. Tartışmanın büyümesi sebebiyle Mahkeme Heyeti duruşmaya ara verdi.

Öğleden sonraki bölümde Özese, yargılamanın yapılmasını ağır şekilde sekteye uğratan, duruşma düzenini bozucu bir kısım olaylar yaşandığını hatırlattı, oturma düzenine uyulmayıp, ikazlara rağmen ısrar edildiğini kaydetti.

Özese, bu durumun önceki celselerde yaşanan sorunlara neden olabileceğini,duruşma salonu içinde ve dışındaki olaylar da göz önüne alındığında sağlıklı ve güvenli bir şekilde yargılamanın yerine getirilemeyeceğini dile getirdi.

Özese, bu gerekçelerle duruşmanın 11 Nisan Perşembe gününe ertelendiğini söyledi.
Bu karar üzerine salonda bulunan CHP 'li milletvekillerinin de aralarında bulunduğu izleyiciler alkış tuttu.

64 SANIĞIN AĞIRLAŞTIRILMIŞ MÜEBBET HAPİSLE CEZALANDIRILMASI İSTENMİŞTİ

Ergenekon Davası'nda savcıların 18 Mart'ta açıkladığı 2 bin 271 sayfalık esas hakkındaki mütalaada, aralarında Genelkurmay eski Başkanı emekli Orgeneral İlker Başbuğ, Mustafa Balbay, Mehmet Haberal ve Tuncay Özkan'ın da aralarında bulunduğu 64 sanığın 'Cebir ve şiddet kullanarak Türkiye Cumhuriyeti hükümetini ortadan kaldırmaya veya görevlerini yapmasını kısmen veya tamamen engellemeye teşebbüs' suçundan ağırlaştırılmış müebbet hapisle cezalandırılması istenmişti.

BİBER GAZI SALONA SIZDI

*Duruşmaya davaya giren 3 Cumhuriyet savcısı Mehmet Ali Pekgüzel, Nihat Taşkın ve Murat Dalkuş birlikte katıldı.

*İstanbul Barosu Başkanı Ümit Kocasakal'ın da aralarında bulunduğu baro yönetim kurulu üyesi bir grup avukatların bulunduğu bölümdeydi.

*Sosyalist Enternasyonal Genel Sekreteri Louis Ayala ve eski bakanlardan Yaşar Okuyan duruşmaya izleyici olarak katıldı.

*Duruşma salonu dışında taşkınlık çıkaran göstericileri durdurmak için jandarma görevlileri tarafından atılan biber gazı, duruşma salonuna da sızdı. İçeride bulunan birçok kişi gazdan etkilendi.

*Duruşmaya 100'ü aşkın müdahil avukatı katıldı. Bazı avukatlar da vekalet ve yetki belgesi olmadığı gerekçesiyle içeri alınmadı. Bunun üzerine jandarma ve avukatlar arasında arbede yaşandı.

AVUKATTAN MAHKEMEYE TEHDİT

*Sanık Sevgi Erenerol’un avukatı Vural Ergül, mahkemeyi “Siz kendinizi saplantılı özel yetkili mahkeme sanıyorsunuz. Siz sıradan bir mahkemesiniz. Siz yargılandığınızda yargılama kuralları ne ise size de lazım olacak" diye tehdit etti. Bunun üzerine mahkeme başkanı Hasan Hüseyin Özese, “Saplantılı bir mahkeme olsaydı bu şekilde konuşamazdınız" dedi.

*CHP milletvekili Nur Serter, Muharrem İnce'ye "Muharrem, slogan" diye seslendi. Bazı vekiller, alkışlı protestoyla yetinmedi, ayaklarını yere, ellerini oturdukları sandalyelere vurdu.

CHP’li vekil: Burası zayıf nokta

* CHP’li Ali Özgündüz’ün, eylemcilere seslenerek “Burası zayıf nokta buradan bariyerleri aşabilirsiniz”demesi dikkat çekti.

* Bazı göstericiler soğuktan korunmak için yerleşkenin yanındaki camiye ayakkabılarıyla girdi.

KİM NE DEDİ?

DARBE GİRİŞİMİNİN YANSIMASI


AK Parti İstanbul Milletvekili Bülent Turan: CHP’li milletvekillerinin tutumu hukuk tanımazlık. Yaşananlar CHP tarihine kara bir fotoğraf olarak geçecek. İleride kendileri de dönüp baktıklarında yaptıklarından utanç duyacaklar. Yaşananlar darbe girişiminin bir başka yansıması. Dün silahla yaptıklarını bugün mahkemeye fiili müdahale ile yapıyorlar. Hukuka saygı duymayan milletin çözüm iradesine saygı duymayan CHP’nin yapacak başka bir şeyi kalmadı.

KABA GÜÇLE SONUÇ ALINMAZ

AK Parti Bartın Milletvekili Yılmaz Tunç: CHP’li milletvekillerinin mahkemeye fiili müdahalesi çok yanlış ve kabul edilemez. Kaba güçle sonuç elde edilemez. Mahkemenin kararını beğenmeyeceklerse bunun temyiz ve Yargıtay aşamaları var.

YARGIYA AÇIK MÜDAHALE

Hukukçular Birliği Vakfı Başkanı Avukat Sinan Kılıçkaya: Kesinlikle yargıya açık müdahaledir. Ergenekon ve Balyoz davaları dışında bugüne kadar görülen davaların hiçbirinde bu tür davranışlar olmamıştır ve olmamalıdır. Bu müdahaleyi yapanlar suçludur. Zor kullanarak sonuç almaları mümkün değil. Bunu da kendileri bildikleri halde kamuoyunda yargıyı zan altında bırakacak algı oluşturmayı amaçlıyorlar. Hem hukuk devletine hem de bir siyasi partiye veya parlamentere yakışmayacak bir davranış. Bu yaptıklarına karşılık haklarında yargıya müdahaleden dava açılabilir.

SUÇ İŞLENDİ DOKUNULMAZLIK İŞLEMEZ

Demokrat Hukukçular Derneği Başkanı Avukat Halil Doğan: CHP'li vekillerin davranışı duruşma disiplinini bozma mahiyetinde. CMK 203. maddeye göre dışarı çıkarılmaları gerekir. Ayrıca eylem duruşmanın yapılmasını engelleyici mahiyette ise TCK 265. maddedeki "görevi yaptırmama için direnme" suçu oluşur. Milletvekillerinin dokunulmazlığı burada işlemez. Hiç kimsenin duruşmanın sağlıklı işlemesine engel olma hürriyeti yoktur. Duruşma salonları adaletin gerçekleşmesi için yapılmıştır, slogan atılması için değil. Mütalaayı beğenmeyebilirsiniz. Bir noktasını bile kabul edilemez görebilirsiniz. Ama "Bu mütalaayı yırtalım" ifadesini kullanmak doğru değildir. Bu ifade TCK 125/3-4 maddesindeki görevliye hakaret suçunu oluşturur.

PSİKOLOJİK HAREKATIN PARÇASI

Hukuk ve Hayat Derneği Başkanı Avukat Mehmet Kasap: Bu en başından beri yürütülen psikolojik harekat. Mahkemeyi etkilemeye ve yargılama yapılmasını engellemeye çalışacak şekilde bir hazırlık içerisinde bulunuldu. Maalesef Türkiye'de bazı siyasi partiler illegal örgütlerle birlikte hareket ederek adil yargılamayı tehdit edecek davranışlarda bulundu. Bu çok tehlikeli bir durum. Benzer olayları İstanbul Barosu da yaşatmıştı. Amaç yargılamayı sabote etmek. Sonuç olarak bu başlı başına bir suç teşkil ediyor. Kişilerin vekil olması da bir şeyi değiştirmez.

AMAÇLARI YARGIYI İTİBARSIZLAŞTIRMAK

Hukukun Üstünlüğü Platformu İcra Kurulu Başkanı Avukat Cahit Özkan: CHP ve onun gibi statüko yanlıları, Türkiye'de yargının itibarsızlaştırılması suretiyle bu tür davaların kapatılması yolunu tercih etti. Oda TV baskınında ele geçirilen belgelerde bu eylem planında yer almıştı. Bunun kabulü mümkün değil. Elbette yargının sorunları tartışılabilir. Ancak yargının sorunları var diye bu tür davaların üzerinin kapılmaya çalışılması söz konusu olamaz. Bu davalar, Türkiye'ye ağır bedeller ödettirmiş, siyasi cinayetlerin, ara rejimlerin ve gerek basın gerekse yargı camiasının baskı ile sindirilmeye çalışılmış dönemlerin yargılandığı davalardır. Hukukun ve özgürlüğün yanında yer alan herkes bu tür iddiaların yargılanmasını talep etmesi gerekir. CHP , yanlış bir noktada duruyor. Derhal hukukun sınırları içerisine çekilmek suretiyle mahkemelerin önü açılmalı. Yaptıkları suçtur. Çünkü burada herhangi bir usul hatası dile getirilmiyor. Davaların tümden kapatılması isteniyor. Bunun için de kamuoyu baskısıyla hakimlerin etki altında bırakılması amaçlanıyor.
KAYNAK: BUGÜN GAZETESİ

Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.