CHP Lideri süreci değerlendirdi

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu İstanbul’da gerçekleştirdiği konuşmasında gazetelerin genel yayın yönetmenlerine ülkemizin en önemli gündem maddelerinden biri olan çözüm ve çekilme sürecini değerlendirdi.

CHP Lideri süreci değerlendirdi

 PKK’nın çekilmesinin toplumda geçici bir rahatlama sağlayacağını söyleyen Kılıçdaroğlu, “PKK terörden vazgeçtiğini ilan etmeli” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu İstanbul’da gazetelerin genel yayın yönetmenleriyle bir araya geldi ve CHP’nin çözüm süreciyle ilgili görüşlerini aktardı.

Kılıçdaroğlu toplantının basına açık bölümünde çözüm sürecine ilişkin CHP’ye yapılan eleştirilere değinen Kılıçdaroğlu, partisinin süreci engellemek, sürecin dışında kalmak, sürece katkı vermemek ve kendi çözüm önerilerini ortaya koymamakla suçlandığını anlattı. CHP lideri, kalıcı toplumsal barışa katkı yapmak üzere “Demokrasi, Hukuk ve Toplumsal Barış İçin CHP’nin Önerileri ve Öncelikleri” başlıklı 12 maddelik bildirgeyi açıkladı.

Belgede, CHP’nin Kürt sorununa bakışına yer verdiklerini dile getiren Kılıçdaroğlu, “Kürt sorunu eksik demokrasi, hak ihlalleri ve eşitsizlikten beslenen bir sorundur. Öncelikli görev, bu zemini ortadan kaldırmak, bireysel hak ve eşiklik ile özgürlüklerin önünü açarak vatandaşlarımızın huzur, refah ve mutluluklarını sağlamaktır” dedi.

Hiç bilgi vermediler

“CHP’nin AK Parti ile iş birliği yaparak sürece katkı vermesi” gerektiği yönünde söylemler bulunduğunu hatırlatan Kılıçdaroğlu, AK Parti’nin Kürt sorunuyla ilgili girişimlerini gizli tuttuğunu savundu. Kılıçdaroğlu, “CHP, Kürt meselesinin kalıcı çözümü için atılacak samimi ve sağlıklı sonuçlar verecek bütün adımların destekçisidir” diyerek, sürece ilişkin partinin kaygılarını şu şekilde sıraladı:

“Silahların susması, elbette olumlu ve gereklidir. Toplumumuza geçici olsa da rahatlık sağlayacaktır. Ancak bu yeterli değildir. Yeterli koşul; PKK, Türkiye Cumhuriyeti’ne karşı her türlü terör ve şiddet eylemlerinden vazgeçtiğini ve silahlarını yetkili kurumlara teslim edeceklerini kesin bir dille alenen ilan etmelidir. Halkımız başkanlık sistemine geçişe destek karşılığında tavizler verildiğini düşünmektedir.”

Önerilerimizi yaptık

- Kürt meselesi ve terör, hükümeti aşan, bütün toplumu ilgilendiren ve çözüm için her kesimin katkısını gerektiren bir konudur.

- Çözüm arayışı, PKK’nın belirlediği çerçeve ve koşullara göre değil, hükümetin de içinde yer alacağı bir yöntemle oluşturulacak geniş ve kapsayıcı toplumsal bir mutabakatla yürütülmelidir.

- Düşüncelerimizi söyledik, önerilerimizi yaptık, kanun tekliflerimizi verdik.

Arzumuz bütün siyasal partilerin bunlara destek vermesidir.
CHP lideri aralarında Yayın Yönetmenimiz İsmail Turgut Yuvacan’ın (soltan üçüncü) da bulunduğu gazete yayın yönetmenleriyle kahvaltıda buluştu.

‘MIT Müsteşarı gelip bilgi verse düşüncemiz yenilenir’

Televizyon kameraları çıktı, salonda genel yayın yönetmenleri kaldı.

Kılıçdaroğlu’nun o ana kadar söylediklerini haber sütunlarında okuyabilirsiniz.

Soru cevap faslında bir kaç nokta dikkat çekici.

Kılıçdaroğlu “Çözümün planını halk bilmiyor, akil insanlar bilmiyor, bakanlar, vekiller bilmiyor. Sadece 5 kişi biliyor (VATAN’ın notu: Erdoğan, Başbakanlık Müsteşarı Efkan Ala, MİT Müsteşarı Hakan Fidan, Adalet Bakanı Sadullah Ergin ve Başbakan’ın Siyasi Başdanışmanı Yalçın Akdoğan’ı kastediyor...) Bilmediğimiz sürece nasıl dahil olacağız? 76 milyon süreci Kandil veya İmralı’dan öğreniyor” diyor.

Peki süreçle ilgili bilgilendirilse, CHP’nin tavrında değişiklik olur mu? Mesela ana muhalefet lideri olarak Erdoğan’a gider mi?

Hayır... “Destek isteyen Başbakan. Onun gelmesi lazım. Kredi tanıdık, ertesi gün kredine ihtiyacım yok dedi, nasıl gideceğiz? İktidar adım atmalı.”

Başbakan değil ama süreci bilen o 5 kişiden biri, örneğin MİT Müsteşarı Hakan Fidangelip bilgi verse? Kılıçdaroğlu bir an duraklıyor, ve cevap: “Düşüncemizi yenilememizi sağlar...”

Neden konuşmuyor?

Kılıçdaroğlu’na göre Erdoğan, halka izah edemeyeceği angajmanlara girdi, yerine getiremeyeceği sözler verdi. O yüzden konuşmuyor. Hatta bir adım öteye gidiyor, “Bize gelen bazı ayrıntılar var. Toplumdaki kaygıyı artırmamak için kamuoyu ile paylaşmıyoruz...”

Aldatma olmamalı

Sonra ekliyor: “Çözüm süreci kişisel ve partisel hesaplar için kullanılmasın. Başkanlık sistemini getirmek için Anayasa değişikliği amacıyla bir aldatma olmamalı. Karayılan ‘Bundan önce çözüm söylemiyle üç kez aldatıldık’ diyor. Baktık, 3’ü de seçim zamanlarına rast gelmiş... Devletin İmralı ya da Kandil’le görüşmesi yanlış, PKK’ya meşruiyet kazandırıyor. Sonra terörist aktivist oluyor.”

Taşıyıcı annelik

Klıçdaroğlu “Sürecin başarıya ulaşmasını istiyoruz. Başaramazlarsa felaket olur... Öcalan Nevruz’da misak-ı milli sınırları dedi, Irak ve Suriye’den toprak mı alıyoruz... Başbakan Kuzey Suriye diyor... Sınırları değiştirme hedefli uluslararası bir senaryoda taşıyıcı annelik mi yapıyoruz?” diye soruyor.

Kolektif haklar yok

CHP’nin 19 maddelik ‘Demokrasi ve Özgürlükler’ bildirgesinde bireysel hak ve özgürlükler var, örneğin ana dilde eğitim gibi ‘kolektif haklar’ yok. Neden?

“Çünkü ana dilde eğitim toplumu ayrıştırır, doğru olmaz. Ama herkes ana dilini öğrenmeli. Kimlik siyasetine karşıyız. Türk kimliği etnik bir kimlik değil. Göreceksiniz, yeni Anayasa için önerdiğimiz vatandaşlık tanımını BDP de kabul edecek...”
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.