CHP'DEN KÖPRÜ ÖZELLEŞTİRMESİNE TEPKİ!

Anayasal suçtur...!

CHP'DEN KÖPRÜ ÖZELLEŞTİRMESİNE TEPKİ!

Otoyol ve köprülerin özelleştirilmesine ilişkin CHP'den tepki geldi. Hükümetin atacağı bu adımın anayasal suç olduğunu,bu özelleştirmenin borç yüklenmesi olacağını söyleyen CHP Sözcüsü Haluk Koç, özelleştirmelerin iptaline ilişkin yasal başvuruları yapacaklarını açıkladı.

CHP Sözcüsü Haluk Koç, otoyol ve boğaz köprülerinin özelleştirilmesine tepki göstererek, hükümetin anayasa suçu işlediğini ileri sürdü. Bunun özelleştirme değil borçlanma olduğunu ifade eden Koç, özelleştirmenin iptali için yasal girişimlerde bulunacaklarını açıkladı.

Partisinin Samsun İl Başkanlığı’nda düzenlendiği basın toplantısında ülke gündemindeki konulara ilişkin değerlendirmelerde bulunan CHP Sözcüsü Samsun Milletvekili Haluk Koç, otoyol ve köprülerin özelleştirilmesiyle anaya suçu işlendiğini kaydetti.

Satışın ancak bütçe yapma hakkı yetkisini elinde bulunduran TBMM kararıyla yapılabileceğini ifade eden Koç, “Bu yapılan satış, TBMM’nin bütçe yapma hakkının elinden alınmasıdır. Bir anayasa suçudur. Bütçe hakkı yasama organı TBMM’nindir. Bu satış ancak TBMM’nin kararıyla yapılabilir.

Devlet şirketlerini, arsalarını, yollarını, köprülerini, imtiyazlarını satıp cari giderlerini karşılayacak. Bu bir babanın evini geçindirmek için kanını satmasına benzer. Kanını satar satar sonunda ölür. Evini geçindiremez hale gelir. Yaşadığımız tablo budur. “ dedi.

Otoyolların ve köprülerin özelleştirilmesinin üzerinde çok ciddi şekilde durulması gerektiğini söyleyen Koç, “Bunlar hepimizin ortak malıdır. Bu bir özelleştirme değil, borçlanmadır. Rakamları vereceğim.

25 yıl sonrasının taşıt sayısı ile hesaplamıyorum. Bu günkü taşıt sayılarına baktığımızda köprü ve otoyolların 25 yılda elde edeceği gelir, en az 15 milyar dolar. Hesap çok açık. Artacak olan nüfusu, taşıt sayısını da dikkate alacak olursak bu rakamlar 25 yılda 20-25 milyar dolar arasına geliyor. Gelecek 25 yılda elde edilecek 25 milyar doları bugün biz 5.7 milyar dolara devrediyoruz.

Akıllı bir ticaret mi bu. Hepimizin o yatırımlar. 25 milyar doları ben 5.7 milyar dolara birine veriyorum. Böyle bir mantık olur mu. Kategorik bir karşı çıkış değil söylediğim. Bir hesap. Onun için bir satış değil, borçlanmadır. Yasal girişimlerimiz olacak.“ açıklamasında bulundu.

“BAŞBAKAN, GENÇLERLE ALAY EDİYOR”

Başbakan Erdoğan’ın 3 çocuk tavsiyesini yaptırdığı çalışma ve TÜİK rakamlarıyla eleştiren CHP Sözcüsü, Erdoğan’ın işsiz gençlerle alay eden, tepeden bakan, bir fotoğraf çizdiğini iddia etti. Koç, “Ben bir istatistik çıkarttım. İşsizlik rakamları Türkiye genelinde yüzde 9,1.

Bunlar TÜİK rakamı. Şehirlerde işsizlik rakamı yüzde 11,3. Yaşı 15 ile 24 arasında olan yani evlenme yaşına gelen gençlerin işsizlik oranı yüzde 18. Genç işsiz rekoru olan bir ülkede yaşıyoruz. Kentlerde yaşayan gençlerin dörtte biri işsiz. Nişan ve düğün yapmanın maliyeti en asgari koşullarda 33 bin 500 TL. Arkadaşlardan rica ettim. 43 kalem eşya. Bunlar bir evin kurulması için gerekli olan eşyalar.

Tamamı ihtiyaç olan perdeden tavaya, halıya yatağa kadar sobalı bir evde oturmanın karşılığı bu günkü fiyatlarda 33 bin 237 lira. Düğünü yaptın, evini kurduk, ondan sonra Başbakan’ın siparişini yerine getirmeye geldi sıra, 3 çocuk. 1 çocuğun aylık giyim ve okul gideri en asgariden 449. TL. 3 çocuğu gelin hesaplayalım. Yani Başbakan'ın bu mantığının altında aslında Türkiye’de işsiz gençlerle alay etme mantığı yatıyor.

3 çocuk bin 500 TL, ev gideri hariç. Evlenmenin, ev geçindirmenin, çocuk yapmanın maliyetinden Başbakan’ın ya haberi yok ya da bir ezik, muhtaç gençlik yaratmak peşinde. Bu Türkiye’de işsiz gençlerle alay eden, tepeden bakan, bir başbakan fotoğrafıdır.“ değerlendirmesinde bulundu.

‘Bende olsam dağa çıkardım’ sözüyle Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’a yüklenen Koç, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nu da Suriye meselesi üzerinden eleştirdi. Basın toplantısında CHP Samsun Milletvekili İhsan Kalkavan ile İl Başkanı Mehmet Atalay da hazır bulundu.

"YEĞENİNİ BOTAŞ GENEL MÜDÜRÜ YAPARKEN YÜZÜ KIZARMIYOR"

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç’ın ilginç bir siyasi kimlik olduğunu dile getiren Haluk Koç, "AKP’nin iç tüzüğünde vekillik 3 dönemle sınırlı. Sayın Arınç, 3’üncü dönemini dolduruyor. Birinci, ikinci, üçüncü adamların artık AKP’de siyaset yapma imkanı ortadan kalkıyor. Böylece emeklilik öncesinde bir gevezeliğe yakalanmış durumda. İlgili ilgisiz Türkiye’de polemik yaratacak her konunun üzerine gitmekte kendini görevli sayıyor. Bakıyorsunuz bir bayan milletvekiline akla hayale gelmeyecek şekilde hakaret edebiliyor. Açıklıkla söylemek isterim ki, Sayın Arınç zaman zaman yüzünün kızardığını ifade ediyor. Kendisine sormak lazım. Sen kendi yeğenini BOTAŞ Genel Müdürü yaparken, Türkiye’deki milyonlarca işsizin önünde yüzün kızarmıyor, siyasette beğenmediğine ‘beddua ediyorum’ demeyi içine sindirip yüzün kızarmıyor, sahte suikast mağduru rolünü 3 yıldır oynuyorsun bir adım ilerleme olmuyor orada yüzün kızarmıyor, ‘şeyini şey yaptığımın şeyi’ derken yüzün kızarmıyor ama en temel bayan hakkını savunan bir bayan milletvekiline karşı takındığın tavır karşısında yüzünün kızardığını söylüyorsun. Kadını eşit saymayan, kadını kuluçka makinesi gibi gören, üretimde görmeyen, sosyal hayatta görmeyen, kadını dışlayan bir dünya görüşünün iç dünyasındaki yansımasıdır sayın Arınç" diye konuştu.

"EMPATİ YAPACAKSA ŞEHİT BABASININ YERİNE KENDİNİ KOYSUN"

Başbakan Yardımcısı Arınç’ın, "Ben de olsam dağa çıkardım" sözünü hatırlatan CHP Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç, "Aslında bunları hiç ciddiye almamak lazım. Sen ne yapacaksın kardeşim dağa çıkıp diyeceksin. Sana olsa olsa orada ancak çamaşır yıkatırlar. Ne yapacaksın Karayılan’a çay mı demleyeceksin? Neye dayanıyor bu mantık? Yani dağa çıkmayı özendirme, dağa çıkmayı kutsama, dağa çıkmayı masum gösterme gayreti nerden geliyor? Diyarbakır’da cezaevinde işkence yapılmış, ben de olsam çıkardım mantığına sığınıyorsan 10 yıldır iktidardasınız; kim, nerede, ne şekilde işkence yaptıysa bunları bul, sorgula, cezalandır. Senin görevin bu. Peki binlerce şehidin yakınları aileleri ne hissediyor bu açıklamalar karşısında. Nasılsa TRT ve Anadolu Ajansı beyefendinin elinde. Onun verdiği imkanla hemen her yerde saçmalama hakkını sonuna kadar kullanan bir başbakan yardımcısı. Ne dese haber, ne dese televizyon ve gazete gündemini dolduran bir başbakan yardımcısı. Eğer empati yapacaksa, binlerce şehit ailesinden birinin babasının yerine kendisini koysun" dedi.

"APO’YU MÜSLÜMANLIĞA TERFİ ETTİRDİLER"

Haluk Koç sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bir de Apo üzerinde yürütülen bir başka cilalama, parlatma politikası var. Biliyorsunuz ki Apo’yu 5 vakit namaz kılan, dindar bir kimlik olarak Türkiye’ye pazarlama gayretleri var. Yani Apo başbakanın deyişiyle zerdüşlükten, şimdi dindarlığa terfi etti. Apo’yu Müslümanlığa terfi ettirdiler. Bunu kim yapıyor, yine aynı kişi. 30 bin kişinin katilini, terör örgütü elebaşını masum göstermeye çalışmak, ileride Apo üzerinden yürütülecek bir takım pazarlıklara kapı açmak veya yürütülen pazarlıkları meşru göstermeye dönük söylemler bunlar. Bunlar CHP temsilcisi olarak söylemiyorum. Türkiye Cumhuriyeti’nin değerlerine inanan bir yurttaş olarak söylüyorum. Bu sözler Türkiye’yi acıtıyor. Onu ifade etmek istiyordum."
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.