Cumhurbaşbakanı Gül Kuveyt’te temaslarda bulunuyor

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün resmi temaslar yapmak için gittiği Kuveyt’te vermiş olduğu mülakatın çevirisi yayınlandı. Mülakat sırasında Kuveyt’le ilişkilere değinen Cumhurbaşkanı Gül’ün Kürt sorunu hakkındaki açıklamaları da dikkat çekti.

Cumhurbaşbakanı Gül Kuveyt’te temaslarda bulunuyor

 Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, çözüm süreci çerçevesinde silahı ve terör faaliyetini bırakması durumunda terör örgütü PKK ile resmi düzeyde masaya oturulacağının mesajını verdi. Gül, "PKK, Türkiye'de bulunan bütün Kürtleri temsil etmiyor sadece bir kısmını temsil ediyor. Biz ülkemizde barışın ve istikrarın sağlanmasına istiyoruz. Silah bıraktıkları ve terör faaliyetlerinden uzak durdukları zaman onlar ile oturup konuşacağız çünkü silahın olduğu yerde barış olamaz" dedi.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün, Kuveyt'te yayınlanan El Ray Gazetesi'ne verdiği mülakatın özgün metni ile çevirisi, Cumhurbaşkanlığı'nın internet sitesine kondu. Cumhurbaşkanı Gül, mülakatında, Kürt sorunu, Türkiye - Kuveyt ilişkileri, İsrail'in özür dilemesi ve Suriye'deki iç savaşla ilgili değerlendirmelerde bulundu.

"Kürt asiler" sorusu

Gül, "Türkiye her zaman ülkede Kürt sorunu olmadığını savundu ve Kürt asiler ile çatışmasını terör ile mücadele olarak nitelendirdi. Öcalan'ın silah bırakma çağrısından sonra bu durum değişebilir mi? Dünkü düşmanınız olan Kürt asiler bugünün dostu olabilir mi?" sorusuna, şu yanıtı verdi.:
"Bundan önce de Türkiye’de Kürt sorunu olduğunu söylemiştik. Ancak hak talep etmek ve terör faaliyetine katılmak kavramlarını ayırmamız gerekir. Biz her zaman teröre karşıyız. PKK, Türkiye’de bulunan bütün Kürtleri temsil etmiyor sadece bir kısmını temsil ediyor. Biz ülkemizde barışın ve istikrarın sağlanmasına istiyoruz. Silah bıraktıkları ve terör faaliyetlerinden uzak durdukları zaman onlar ile oturup konuşacağız çünkü silahın olduğu yerde barış olamaz. Eskiden demokrasi ve insan hakları konusunda bazı sorunlarımız vardı ancak biz bu soruları çözdük. Artık ülkede barışın sağlanmaması için bir neden kalmadı."

Gül, mülakatında şu görüşleri dile getirdi:

TÜRKİYE - KUVEYT İLİŞKİLERİ:

Ekonomi, Türkiye ile Kuveyt arasındaki ilişkilerde çok önemli bir yere sahip. İki ülke arasındaki ticaret hacmi 600 milyon dolar ancak bu rakamın önümüzdeki yıllarda daha fazla olacağından eminiz. Türkiye’de çok sayıda Kuveytli yatırım gerçekleşmektedir ve bunların en başında Kuveyt Finans Kurumu yer alıyor, bu banka Türkiye’de çok başarılı işlere imza attı. Yine yatırım konusunda Türkiye’de yeni Kuveytli bir banka açıldı: Burgan Bank. Bu banka çok iyi faaliyet gösteriyor. Ayrıca İstanbul’daki Cevahir Alışveriş Merkezi, Kuveytli yatırımcılara bağlı ve buna benzer çok örnek var. Kısaca Kuveyt, Türkiye’de ne kadar yatırım yaparsa biz de o kadar mutlu oluruz. Turizm alanına gelince, bu alan iki ülke arasında her geçen gün gelişme gösteriyor, sadece bu yıl 70 bin Kuveytli turist Türkiye’yi ziyaret etti. Biz Kuveytli kardeşlerimizin Türkiye’yi ikinci evleri gibi hissetmelerini istiyoruz. Türkiye Anayasası'na göre yabancı mülk sahipleri Mütekabiliyet İlkesine tabi tutulur. Bana göre bu gerçekçi bir ilke değildir çünkü bazı ülkeler çok küçük ve yeterli toprağı olmadığı için bu ilkeyi uygulamıyor. Biz bu konuda bir araştırma yaptık ve bazı yasalarımızı değiştirdik. Bu yeni yasalara göre kardeş ve dost ülkeleri bu ilkeye tabi tutmuyoruz. Buradan Kuveytli kardeşlerime sesleniyorum: Türkiye’de ikinci bir ev alın ve yılın bir bölümünü ikinci ülkenizde geçirin.

ESAD'IN KİMYASAL SİLAH KULLANMASINA İZİN VERMEYİZ:

Suriye’deki durumun Türkiye politikasına etkisi olamaz. Ancak komşu ve kardeş bir ülkenin kendi kendini yok etmesi bizi çok derinden üzüyor. Suriye’de binlerce insanın ölmesi ve yüz binlerce insanın mülteci durumuna düşmesi tabii ki bizi çok üzer. Biz bu durumu önceden tahmin ettik ve Şam rejimini uyardık. Biz Beşar Esad'ı defalarca uyardık ve kendisinden Suriye halkının sesini duymasını ve halkın meşru isteklerini yerine getirmesini istedik. Biz Suriye’deki durumun ne kadar ciddi ve ne kadar tehlikeli olduğunun farkındayız ve bu durumun bölge ülkelerini olumsuz etkileyeceği endişesini taşıyoruz. Türkiye’de yaklaşık 200 bin Suriyeli mülteci bulunmaktadır ve yaklaşık 100 bin Suriyeli Türkiye’de kendi imkânlarıyla yaşamlarını sürdürmejktedir. Bu çerçevede Kuveyt hükûmetine Türkiye’deki Suriyeli mülteciler için 360 milyon dolar tahsis etmesi, çadır ve insani yardımda bulunmasından dolayı teşekkür ediyoruz. Suriye’deki istikrarsızlık sadece komşu ülkeleri değil bütün bölgeyi olumsuz etkileyecek. Ayrıca terör örgütlerinin faaliyette bulunmaları için uygun zemin hazırlayacak. Suriye’de yaşananlardan sonra bu rejimin ayakta kalması imkânsızdır. Suriye rejimi bu inadından vazgeçmeli ve halkın demokrasi ve özgürlük yolunda isteklerini yerine getirmelidir. Biz Türkiye olarak kimyasal veya herhangi yasak silahların kullanılmasına karşıyız. Rejimin Suriye halkına karşı kimyasal silah kullanmasına kesinlikle izin vermeyeceğiz. Bunu herkesin bilmesini istiyoruz.

İSRAİL SÖZ VERDİ:

Türkiye ile İsrail arasında ilişkilerin normalleşmesi, Türkiye’nin koştuğu şartların yerine gelmesine bağlıdır ve İsrail bu şartları yerine getirme konusunda söz verdi. Biz bölgede sadece barışın sağlanmasını istiyoruz. Biz Filistin devletinin kurulmasını istiyoruz. Biz Filistin halkının kendi ülkelerinde barış ve refah içinde yaşamalarını istiyoruz. Filistin başta olmak üzere bütün bölgede barışın sağlanmasını istiyoruz.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.