Danıştay yasasına tepki

Anayasa Komisyonu’nun MHP’li üyesi Murat Başesgioğlu, Danıştay kanunlarında yapılan değişiklikleri eleştirdi. Başesgioğlu, yeni uygulamaların vatandaşın idare karşısındaki hukuki korumasının zayıflatıldığını söyledi.

Danıştay yasasına tepki

Eski Bakanlardan MHP İstanbul Milletvekili Murat Başesgioğlu, Danıştay kanununda şimdiye kadar yapılan ve yapılması planlanan değişikliklerin Danıştay’ı geleneksel çizgisinden uzaklaştırıldığını belirtti. Vatandaşın idare karşısındaki hukuki korumasının zayıflatıldığını kaydetti.

KENDİ İHTİYAÇLARI ÖN PLANA ÇIKIYOR

Danıştay’ın Adli Kolluk Yönetmeliği’nin yürütmesini durdurma kararı alması ve ardından hükümet yetkililerinin yasal düzenleme söylemleri gözleri TBMM’nde gündeminde bulunan Danıştay yasa tasarısına çevirdi. Önümüzdeki günlerde Meclis Genel Kurulu’na gelmesi beklenen kanuna muhalefet partileri tepkili.

Adalet Komisyonu üyesi Murat Başesgioğlu, rapora yazdığı muhalefet şerhinde, adalet komisyonundan geçen yasa tasarısı ile idarenin kendi ihtiyaçlarının ön plana çıkarıldığını kaydetti. Danıştay’ın idarenin iş ve eylemlerinin hukuka uygunluğunu denetleyen köklü bir kuruluş olduğunu vurgulayan Başesgioğlu, “Asli misyonu da ferdi, devlet ve idareye karşı hukuki koruma altına almak, idarenin hukuk içinde kalmasını sağlamaktır” dedi.

Raporda, ivedi yargılamalarda, yürütmenin durdurulmasına ilişkin verilen kararlara itiraz yolunun kapatıldığına dikkat çeken Başesgioğlu “İvedi yargılama usulüne tabi olacak uyuşmazlıklar, özelleştirme, ihale işlemleri, acil kamulaştırma, afet riski altındaki alanların dönüştürülmesine dair kararlar gibi, zaten mevcut haliyle idarenin çok güçlü olduğu alanlarda, vatandaşı daha da savunmasız bırakacak bir yol açılmaktadır” ifadelerini kullandı.

HAK ARAMA YOLLARI KISITLANMAMALI

Son yıllarda, Danıştay Kanunu’nda ve İdari Usul Hukuku alanında sık sık önemli değişiklikler yapıldığına dikkat çeken Başesgioğlu, “Bu değişikliklere artan iş yoğunluğu ve yargılamanın hızlandırılması gerekçe gösterilmiştir. Evet Danıştay’da ve İdare mahkemelerinde dosya sayısı fazladır. Davaların sonuçlanması makul süreleri aşmaktadır. Ancak, bu gerekçeler hiçbir zaman bireylerin hak arama yollarını kısıtlamamalı,kapatmamalıdır” dedi.

Hakimlik teminatı dikkate alınmıyor

Yeni tasarı ile dava açma sürelerinin 60 günden 30 güne, ivedi yargılama usulünde ise 15 güne indirildiğini dile getiren Başesgioğlu şunları kaydetti: “Sabit hale getirilen İdari ve Vergi Dava Daireleri’nin oluşumu hâkimlik teminatı dikkate alınmadan yapılmaktadır. Görev yapacak üyeler için bir seçim mekanizması düşünülmemiştir. Asliye Ceza mahkemelerinde Cumhuriyet savcısı bulundurulmaması da adil yargılamayı etkilemektedir. Bu sürenin 5 yıl daha uzatılacak olması doğru değil.”

ADİL YARGILANMAYI ZEDELEYECEK

Grup dava ve ivedi yargılama adı altında oluşturulması planlanan ve Danıştay sistemine iki yeni kurumun dahil edildiğini aktaran Başesgioğlu, her iki kurumun da hak aramaların önlenmesi, savunma hakkının kısıtlanması ve neticede adil yargılama hakkını zedeleyeceğini ifade etti.


KAYNAK: BUGÜN GAZETESİ
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.