DARBE ÜZERİNE!

DARBE ÜZERİNE!

15 Temmuz Cuma akşamı başlayan darbe teşebbüsü sadece bir kalkışmadan ibaret değildi. Aynı zamanda millet iradesine, milletin kendi kendini yönetme hakkına da vurulmak istenen bir darbeydi. Ama bu halk buna izin vermedi. Türkiye tarihinde ilk defa vatana ve millete vurulmak istenen zincire bu vatanın evlatları hep beraber DUR dedi. Bu mücadele belli bir kesimin mücadelesi değildi kesinlikle. Dini, dili, ırkı, ideolojisi ne olursa olsun bütün bir Türkiye’nin mücadelesiydi. Millet bize burada bir mesaj verdi. “Yeter! Söz milletindir” diyerek bu millet ; artık bu tür girişimlere, bu tür zorbalıklara, halk iradesine vurulmak istenen kelepçeye artık müsamaha gösterilmeyeceğini ve Türkiye Cumhuriyeti’nin gerçek sahiplerinin de 7’si ile 70’i ile bu halkın olduğunu çok açık bir şekilde ortaya koydu. Eski Türkiye-Yeni Türkiye tartışmalarının da yapıldığı son yıllarda 16 Temmuz 2016 sabahına bambaşka bir Türkiye’yle de uyanabilirdik. Ancak millete darbe yapmak isteyenlere bu millet darbe yaparak, “Artık milletin üzerinde bir güç yoktur” dendi.
 
ACI BİLANÇO

Kendilerini Yurtta Sulh Konseyi olarak tanımlayan bir grup asker tarafından gerçekleştirilen bu darbe teşebbüsünde millet iradesinin tecellisi olan Türkiye Büyük Millet Meclisi bombalandı. Bir çok kamu kurum ve kuruluşu işgal edildi.Sivil halkın üzerine ateş açıldı. Bu hunharca ve haince saldırılar neticesinde başbakanın son yaptığı açıklamalara göre 208 şehidimiz var. 60 tanesi polis, 3’ü asker, 145 sivil. 1491 tane de yaralımız var. 7543 gözaltı oldu,  316 darbeci tutuklandı, 24 darbeci öldürüldü, 50 darbeci  yaralı olarak ele geçirildi, 5 HSYK üyesinin üyeliği düştü ve 2 bin 735 hakim ve savcı da açığa alındı. Bu gözaltı ve tutuklamaların daha da artacağı aşikar.
 
DEĞERMİYDİ?

   -Milletin iradesini hiçe saymaya değer miydi?
   -Komik bir şekilde sonu olmayacağını bile bile  böyle bir hainliğe  değer miydi?
   -Onca cana kıymaya değer miydi?
   -Demokratik yöntemlerin kapıları sonuna kadar açıkken antidemokratik bir şekilde milletin üzerine ateş açacak kadar, meclisi bombalayacak kadar, Genel Kurmay Başkanı’nın boğazına ip geçirecek kadar gözü dönmüşlüğe değer miydi?
   -Hepsinden önemlisi arkanızda bir ömür bunun ezikliğini yaşayacak olan bir aile bırakmaya değer miydi?
   -Ekmeğini yediğiniz, hayatınızı kazandığınız, PEYGAMBER OCAĞI olan Türk Silahlı Kuvvetlerini bu kadar itibarsızlaştırmaya değer miydi?
 
KINAMA

Yapılan darbe teşebbüsüne sadece alet olan, hiçbir şeyden haberi olmayan, oraya tatbikata geldiğini zanneden, terhisine 3-4 gün kalmış  emir eri olan askerlerin bir kısım densizlerden gördüğü muamele bu vatan evlatlarına reva mıydı? Doğuda her gün hain tuzaklarıyla asker polis öldüren teröristlere bile teslim olmaları için güvence verilirken, teslim olduktan sonra ise su ve yiyecek ikram edilirken, orada teslim olmuş ve verilen görevi yerine getirmekten başka çaresi olmayan er askerlere yapılan haddini aşan saldırıları şiddetle kınıyorum. Allahtan polisler bu konuda duyarlı davrandılar. Yoksa bilanço çok daha ağır olurdu ve yüz karası olarak tarihe geçebilirdi diye düşünüyorum.
 
ÖLÜMÜNE YARIŞIRLAR
   
   -Milli yas mı ilan edilmeli?
   -Demokrasi bayramı olarak mı kutlanmalı?
   -Yoksa ortaya karışık bir şeyler mi yapılmalı?
Bu 3 soru da bence ölümüne yarışır.
 
SEVİNDİRİCİ OLAN TARAFI

Bütün bu acı tecrübenin yanında istemeden de olsa bu girişimin sevindirici bir tarafı da olmadı değil. Artık;
   -Yarım asırdır bu milleti iliğine kadar sömüren ve 17-25 aralık operasyonlarından sonra paralel yapı, devlet içinde devlet, devlet içindeki çeteler FetullahçıTerör Örgütü gibi sıfatlarla adlandırılan yapının herhalde sonu gelecektir.
   -Başarısız bir darbe girişimi ile devletin önemli kademelerinde yer alan bu yapıya ait insanlar artık kabak gibi ortadadır.
   -17-25 Aralık operasyonlarından hemen sonra, “Bu maç 3 raundluk bir maç değil ama 12 raund da sürer mi bilmem” demiştim. Evet Gülen hareketi “groki” durumuna getirildi. Artık son darbe de vurulur diye düşünüyorum. E bu vesileyle de artık bütün sorunlarımızın temelinde olan bu yapı gündemimizden çıkar diye düşünüyorum.
 
İDAM GELSİN NARALARI ATANLAR

Arkadaşlar öncelikle şunu söyleyeyim ki idam bu ülkede artık tartışılmaktan öteye gitmez.  Yani idam gelecek hayali kuranlar, idam gelsin çığlıkları atanlar boşuna bu tür fantazik düşüncelere kapılmasın. Çünkü gelmeyecek. Ne kadar devlet yetkililerinden bazıları da bu yönde ucu açık cümleler kursalar da, öyle bir şey olduğu takdirde öncelik İmralı'daki terörist başının olacağı için öyle bir şeye cesaret edileceğini zannetmiyorum! Ne de olsa bir dönemin baştacı Abdullah Öcalan! Ama hakkı verilecekse idam bugün gelsin diyenlerdenim!
 
SON OLARAK DİYORUM Kİ;
 
Ey Türk Gençliği!

Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyetini, ilelebet, muhafaza ve müdafaa etmektir.

Mevcudiyetinin ve istikbalinin yegâne temeli budur. Bu temel, senin, en kıymetli hazinendir. İstikbalde dahi, seni bu hazineden mahrum etmek isteyecek, dahilî ve haricî bedhahların olacaktır. Bir gün, İstiklâl ve Cumhuriyeti müdafaa mecburiyetine düşersen, vazifeye atılmak için, içinde bulunacağın vaziyetin imkân ve şerâitini düşünmeyeceksin! Bu imkân ve şerâit, çok nâmüsait bir mahiyette tezahür edebilir. İstiklâl ve Cumhuriyetine kastedecek düşmanlar, bütün dünyada emsali görülmemiş bir galibiyetin mümessili olabilirler. Cebren ve hile ile aziz vatanın, bütün kaleleri zaptedilmiş, bütün tersanelerine girilmiş, bütün orduları dağıtılmış ve memleketin her köşesi bilfiil işgal edilmiş olabilir. Bütün bu şerâitten daha elîm ve daha vahim olmak üzere, memleketin dahilinde, iktidara sahip olanlar gaflet ve dalâlet ve hattâ hıyanet içinde bulunabilirler. Hattâ bu iktidar sahipleri şahsî menfaatlerini, müstevlilerin siyasi emelleriyle tevhit edebilirler. Millet, fakr ü zaruret içinde harap ve bîtap düşmüş olabilir.

Ey Türk istikbalinin evlâdı! İşte, bu ahval ve şerâit içinde dahi, vazifen; Türk İstiklâl ve Cumhuriyetini kurtarmaktır! Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur!
               
 
 
 
 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.