Davutoğlu: Tarihin akışını değiştirecek tek ülkeyiz

NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı için Brüksel'e giden Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, önlerindeki en önemli konunun Suriye olduğunu söyedi.

Davutoğlu: Tarihin akışını değiştirecek tek ülkeyiz

Davutoğlu, "Tarih bu bölgede akıyor ve bu akışı yönetebilecek tek ülke biziz" dedi

Diplomaside baş döndürücü bir trafik var

Eskiden ancak 3 ayda yaşanabilecek gelişmeler şimdi bir hafta içinde yaşanıyor. NATO Dışişleri Bakanları Toplantısı'na katılmak için önceki gece yarısı Brüksel'e uçarken Bakan Davutoğlu sohbete bu durumu konuşarak başladık. Davutoğlu "Son 10 günde 2 gün üst üste aynı yatakta yatmadık" diyerek başladı yoğun trafiği anlatmaya: "AB yüksek temsilcisi, Rus ve ABD Dışişleri Bakanları geldi.

Somali ve Somali Land buluşmasını yaptık. Suriye gündemli olarak 11 ülkenin dışişleri bakanları İstanbul'daydı. Myanmar için taraflar Türkiye'deydi. Buradan Kazakistan'a gidiyoruz. Detayları çoğaltmak mümkün. Böyle bir takvim 10 yıl öncesinde mümkün müydü? Bütün bunlar Türkiye'nin gücünü gösterir."

"ÖNCELİĞİMİZ SURİYE"

Gerçekten de Davutoğlu ile sohbet ederken Afrika'dan Orta Asya'ya oradan Uzak Doğu'da bir şekilde Türkiye ile irtibatlı bir konuya geçmek mümkün. "Peki bütün bu gündemler içerisinde bir öncelik sıralaması yapsak hangi konu birinci sırada yer alır?" Bakan soruya teorik bir izahla cevap verdi: "'Üç tür ülke vardır. Birisi zaruretler ülkesi.

Bu tür ülkeler önündeki tek dosya yada zaruri işlerle ilgilenir. İkincisi öncelikler ülkesi ki 1990'larda biz öyleydik. Türkiye'nin Kıbrıs ve Ermeni meseleleri öncelikliydi. Başka bir şey ancak yapılması gerekiyorsa yapılırdı. Üçüncüsü ise entegre siyaset uygulamak zorunda olan ülkeler. Bu ülkeler aynı anda üç beş konuyla ilgilenir. Amerika böyle bir ülke. Biz de öyleyiz. Öncelik sıralaması değişebilir ancak şu anda birinci sırada Suriye var. Filistin ve Kıbrıs da öncelikli. ABD Dışişleri Bakanı ile ilk seyahatinde İsrail ve özrü, ikincisinde Filistin ve üçüncüsünde Suriye ve Ermeni meselesini konuştuk."

Davutoğlu sohbetimiz sırasında ABD Dışişleri Bakanı Kerry ile olan bir diyaloğunu anlattı. ABD'nin Filistin sorununu öncelediğini anlatan Davutoğlu, "Filistin tavrınızı anlıyorum. Eğer diplomatik bir başarı elde etmek istiyorsanız Kıbrıs'a bakın. Donmuş krizlerden biri ve tek eksik siyasi irade" demiş. Davutoğlu, 2005'te Afrika yılı ilan edip seyahatlere başladıklarında 'Ne işimiz var Afrika'da" diyenlerin çok olduğunu ancak bugün bölgedeki bir çok sorunun çözümünde Türkiye'nin aktif olarak rol aldığını anlattı: "Somali meselesi çözülecekse Türkiye'siz olmaz. Son 4 günde 4 ülkenin dışişleri bakanı Türkiye'deydi."

BÖLGEMİZDE TARİHİN AKIŞINI YÖNETECEK TEK ÜLKE BİZİZ

Kerry göreve geldiğinden bu yana sık sık Türkiye'ye geldi. Hatta 'en sık görüştüğü mevkidaşı Davutoğlu' dersek abartı olmaz. Bu durum iki bakan arasında esprilere de neden olmuş. Davutoğlu bu durumu 'tarihin bölgemizde akması' olarak tanımlıyor. 1990'lı yıllarda ABD'li bakanların nadiren Türkiye'ye geldiğini şimdi ise son bir ayda üç kez Kerry'nin Türkiye'de olduğunu hatırlattı. "Eskiden ikili görüşmelerde 45 dakika çok uzun sayılırdı" ifadesini kullanan Davutoğlu "Şimdi 4,5 saat görüşmeler yapıyoruz. Tarih bu bölgede akıyor ve bu akışı yönetebilecek tek ülke biziz" dedi.

RESMİ ZİYARET PROTOKOLÜ

Türk-Amerikan ilişkilerinde şu anda en önemli gündemlerden birisi Başbakan Erdoğan'ın 16 Mayıs'ta yapacağı Washington ziyareti. Davutoğlu, Amerikalılar'ın seyahate çok önem verdiğini şu sözlerle anlattı: "Başbakanın görüşmeleri neredeyse bir güne yayılacak. Toplantılar, görüşmeler... İşin doğası değişti. Türkiye'ye bakış da değişti. Şimdiye kadar çalışma ziyaretleri oldu. Şimdi ise resmi ziyaret hüvviyeti öne çıkan bir gezi olacak. Resmi ziyaret protokolü uygulanacak. Ayrılan mekan, çalışma yemeğinin mahiyeti bu çerçevede."

KERRY SÖYLEDİ DİYE TARİH DEĞİŞMEZ

Bakan Davutoğlu ABD ile ilişkilerde gelinen noktanın bir başarı hikayesi olduğu görüşünde. Bir ay önce kongre üyelerinin mektuplar yazıp Türkiye'yi sert bir şekilde eleştirdiklerini hatırlatıp, bugün gelinen noktada sıkı iş birliği olduğunu söylüyor. Davutoğlu, ilişkilerin çok iyi olduğunu söylüyor ancak Kerry'nin 'Başbakan Gazze'ye gitmemeli' açıklaması ciddi bir krizi çıkardı. Davutoğlu'na bu durumu hatırlattığımızda "Başbakanımızın nereye ne zaman gideceği bizim alacağımız karardır. Onun tartışılması söz konusu olamaz. Ancak ikili görüşmelerde bu tip fikirler gündeme gelebilir ancak kamuoyu önünde tartışılması doğru değil. Kerry öyle söyledi diye tarih değişmez" dedi.

Kerry'nin ifadelerinin Türkiye'yi çok rahatsız ettiğini Davutoğlu'nun lisanı halinden anlamak mümkün. Ancak Davutoğlu her zaman olduğu gibi bu konuda da kendi yol haritasıyla ilgili. Başbakan'ın Gazze ziyaretinde temel parametrenin Filistinli gruplar arasındaki görüşmeler olduğunu söylüyor. Bugünlerde Filistinliler arasında uzlaşı görüşmelerinin yapılacağını, orada yaşanan ilerlemelere göre Erdoğan'ın gidebileceğini anlatıyor. Davutoğlu, Erdoğan'ın ziyaretinin orada yaşanan gelişmelere göre netlik kazanacağını belirtip "Başbakanın ziyareti Filistinliler'in beklediği bir ziyaret. Doğru bir zamanlamayla sürece pozitif katkı sağlayacak bir adım olacaktır. Filistin uzlaşısı olduğunda Abbas'ın da Gazze'ye gitmesi söz konusu. Başbakan'ın ziyareti vesile edilerek Filistin uzlaşısında mesafe alınabilir. Abbas ile Halid Meşal'le de konuştuk. Bütün taraflarla bir Filistin ziyareti yapılabilir. Bu önemli bir faktördür ziyarette. Esas bizi ilgilendiren konu bu."

İSRAİL'LE TAZMİNATTA PARA KONUŞULMADI

Davutoğlu ile Brüksel'e doğru yola çıkmadan önce tüm gözler Ankara'da ki İsrail heyetiyle yapılan Mavi Marmara tazminatını belirleyecek komisyonun toplantısındaydı. Davutoğlu komisyon toplantılarına ilişkin detayları 'süreç devam ediyor' diyerek paylaşmadı. Ancak bir mutabakat olduğunu doğruladı. Aslında benzer görüşmelerin 2011 Kasım'ında yapıldığını, o zaman da tazminatla ilgili mutabakat metninin siyasilere sunulacak seviyeye geldiğini ancak sonuca ulaşılamadığını anlatan Davutoğlu, "Dünkü (önceki gün) görüşmelerde mutabakat metni gözden geçirildi. İlkeler bazında parametreler nihai hale getirildi. Rakam bazında konuşulmadı. Burada bizim için önemli olan İsrail'in yasal zeminde bu tazminatı neden ödediğinin kayda geçmiş olması" diye konuştu.

Bugüne kadar çok sayıda örnek olayın ele alındığını, ona göre alternatifli bir çalışma yürütüldüğünü anlatan Davutoğlu, sürecin de zorlu geçmesinin normal olduğunu söyledi.

Başbakan Erdoğan ile Moğolistan dönüşü yaptığımız röportajda kullandığı "Maalesef İsrail sözünde durmuyor, ambargo kalkmış değil" sözünü hatırlattığımız Davutoğlu şunları söyledi: "Mal akışının önündeki engellerin kalkması önemli. Ciddi miktarda yardımın gidişine izin verildi. Bunlar olumlu işretler ama bütünüyle kalkması, hayatın normalleşmesi için bakacağız değerlendireceğiz. Başbakan'ın ziyareti doğrudan gözleyebilmek için imkan sunacak. Başka ülkeler nasıl yaşıyorsa Gazze'de öyle olmalı."

Davutoğlu'nun anlattığı entegre strateji üreten ülkeler sınıflandırmasına bizim de girdimizin delili aslında bu röportajlar denebilir. Davutoğlu ile konuşacak bir düzine başlık var ve hepsi için uzun uzun konuşmak gerekiyor.

Mecburen bir kısım soruları dönüş yoluna bıraktık. Bakan, 24 Nisan'a dönük "Olağanüstü bir gelişme yaşanacak kaygısı yaşamıyoruz. Eskiden 24 Nisan'a yaklaşırken krizler yaşardık. Her konuda olduğu gibi bu konuda da bir özgüvenimiz var" dedi.

O MALZEME HALA BİZDE

Bakan, Rus Dışişleri Bakanı Lavrov ile Suriye konusunda farklı düşündüklerini hatırlatıp "Neredeyse 6 saat sürdü görüşmemiz. Kerry ile hangi sıcaklıktaysa Lavrov'da öyleydi. Suriye konusunda görüş farklılığımız ortada ancak önemli olan şey şu; Rusya Şam için Türkiye ile ilişkilerini bozmak istemiyor. Bugün 'Aman Türkiye ile aramızda sorun çıkmasın' diyen çok ülke var" diye konuşuyor.

Bu arada Moskova-Şam seferini yaparken Türkiye tarafından indirilen uçakla ilgili önemli bir bilgiyi de paylaştı. El konulan askeri malzemeler hala Türkiye'de tutuluyor.
KAYNAK: BUGÜN GAZETESİ
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.