Devlete Taksim Gezi Parkı çağrısı

Gezi olaylarıyla başlayan kutuplaşma aydınları kaygılandırdı. Bazı gazeteci, milletvekili ve aydınlar Başbakan Erdoğan’a gönderilmek üzere hazırlanan metne imza koydu. “İtidalli devlet istiyoruz” çağrısında bulundu.

Devlete Taksim Gezi Parkı çağrısı

Taksim Gezi Parkı olaylarının yankıları devam ediyor. Bazı sivil toplum kuruluşu üyeleri, gazeteciler, milletvekilleri ve aydınlar “İtidalli devlet istiyoruz” çağrısında bulundu. Hazırlanan metin ve toplanan imzaların Başbakan Erdoğan‘a ve kurmaylarına gönderileceği öğrenildi. Eski Bakan Ertuğrul Günay da çağrıyı okuduğunu ve altına imza attığını Twitter’dan duyurdu.

Metinde Gezi olayları nedeni ile, “Toplumsal bir kutuplaşmayı körükleyecek tehlikeli tutumlar gözlemliyoruz” denildi. Gezi olaylarında, sivil toplumun etkisini gösterdiği belirtildi. Metinde, devletin toplumu dinlemesi, hassasiyetlerini anlaması gerektiği savunuldu. Hak arama eylemlerinin şiddet içermemesi talep edildi.

SÜREÇ ZARAR GÖREBİLİR

Özgürlüğün en iyi birleştirici unsur olduğunun vurgulandığı metinde “Gergin ortamlar bölünmelere kapı aralar” uyarısında bulunuldu. Gerginliğin olduğu yerden demokrasinin çıkmayacağının ifade edildiği bildiride, özgürlüğe yönelik adımların atılması gerektiği vurgulandı. “Barışı da, en başta barış dili kullanarak sağlayabiliriz. Yoksa bu zehirli ortamdan, çözüm arayışları da zarar görebilir” ifadesinin yer aldığı metinde şöyle denildi: “Devlet, insan için vardır; insan devlet için değil” Metin şu şekilde son buldu: “İnsanların düşüncesine, giyimine kuşamına, başını örtmesine, açmasına, yaşam tarzına, eylemine, protestosuna, sivil itaatsizliğine saygı gösteren, itidalli bir devlet istiyoruz. Böyle bir ülkenin yurttaşları olmakta kararlıyız.”

YAŞAM TARZINA KARIŞILIYOR

Yazar Tarhan Erdem: “Hükümet on yıl kadarlık politikanın dışına çıktı. Afrika gezisine gitmeden önce ‘evinde içsinler’ dedi. Bu ‘yaşam tarzına karışıyor’ sözüne hak verdirtti. Yazar ve Hukukçu Prof. Dr. Hüseyin Hatemi: Masum çevreci hareket olarak başlayan hareket, hemen ertesi gün iğrenç bir hal aldı. Gördüğüm bir resim var ve bu da itidal çağrısı yapmamı sağladı.

Her kesimden destek var

Akademisyenden siyasetçiye, gazeteciden yazara, değişik alanlarda birçok isim...

Ahmet İnam, Ahmet İnsel, Akasya Asiltürkmen, Ali Akay, Alper Görmüş, Anjel Dikme, Arda Bartu, Arin Manca, Arzu Başaran, Aydın Engin, Ayhan Bilgen, Azad Barış, Balçiçek İlter, Baskın Oran, Betül Tanbay, Cafer Solgun, Can Dündar, Cansu Çamlıbel, Cengiz Aktar, Cengiz Alğan, Cengiz Çandar, Erol Katırcıoğlu, Ferdan Ergut, Doğu Ergil, Ferhat Kentel, Fethiye Çetin, Fuat Keyman, Garo Paylan, Gülten Kaya, Halil Savda, Hüda Kaya, Hüseyin Avni Danyal, Hüseyin Hatemi, İbrahim Betil, İlker Akşit, Jülide Kural, Kemal Şahin, Koray Çalışkan, Mehveş Evin, Mahmut Alınak, Mebuse Tekay, Mehmet Ali Kılıçbay, Mehmet Bekaroğlu, Mesut Yeğen, Nebahat Akkoç, Necdet İpekyüz, Nedim Saban, Nil Mutluer, Ohannes Kılıçdağı, Orhan Pamuk, Oya Baydar, Ömer Faruk Gergerlioğlu, Pakrat Estukyan, Raffi A. Hermonn, Rıdvan Akar, Rober Koptaş, Rojin Ülker, Roni Marguiles, Selami İnce, Şafak Pavey, Şanar Yurdatapan, Şeyhmus Diken, Tahsin Yeşildere, Taner Akçam, Tarhan Erdem, Turgut Tarhanlı, Ümit Fırat, Ümit Kıvanç, Yıldız Ramazanoğlu, Yusuf Eradam, Yüksel Selek, Zeki Kılıçaslan.

Sanatçılar kaygılarını ilan etti

Aralarında çok sayıda edebiyatçı, oyuncu ve şarkıcının bulunduğu 100 sanatçı Gezi Parkı olaylarıyla ilgili gazetelere ilan verdi. “Kaygılıyız” başlıklı ilanda, toplumda yaşanan kutuplaşmaya dikkat çekildi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın Gezi parkı eylemlerini değerlendirirken kullandığı “Ayaklar ne zaman baş oldu” söylemine sanatçılar tepki gösterdi. 100’e yakın sanatçının imzasını taşıyan “Kaygılıyız” başlıklı ilan yayınlandı. İlan metninde “öfke ve nefret kokusuna” vurgu yapıldı. “Sanatı ve sanatçıyı değersizleştirme, hedef gösterme, itibarsızlaştırma, suçlama, baskı altına alma girişimleri olanca hızıyla sürüp gidiyor” ifadesine yer verilen ilanda, ‘Ayaklar baş oldu’ diyen dilin topluma nefret tohumu ektiği ifade edildi. ‘Siz ve biz’ söyleminin toplumsal ayrışmayı artırdığı savunuldu. Sanatın önemine vurgu yapılan ilan şu şekilde son buldu: “Toplumda yeni mağduriyetler yaşanmaması için nefret dilinin sona ermesini, sanatçıların ve sanat eserlerinin hedef gösterilmemesini ve toplum üzerindeki baskıların kaldırılmasını istiyoruz.”

KAYNAK: BUGÜN GAZETESİ
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.