Dünya medyasının gözü ABD'de

Suriye'de kimyasal silah kullanıldığı yönündeki iddiaların ardından sert açıklamalar yapan ABD'nin Suriye'yi vurmak için hazırlık yaptığı dünya basınının manşetine taşındı.

Dünya medyasının gözü ABD'de

 ABD Suriye'ye yakın bölgelere askeri kuvvet göndermeye başladı. ABD Savunma Bakanı Chuck Hagel de Suriye'ye müdahale imasında bulundu.

Dünya medyasına göre Suriye'yi vurmak için geri sayım başladı. 48 saat içinde çok sıcak gelişmeler yaşanabilir.

ABD NİYE ŞİMDİ MÜDAHALE EDİYOR?

Gelen bütün haberler ABD’nin tek taraflı olarak Suriye’ye bir askeri müdahale hazırlığı içinde olduğunu gösteriyor. Muhtemelen, daha önce Kosova’ya yapıldığı gibi Suriye’de belli hedeflerin vurulduğu ‘sınırlı’ bir hava saldırısı gerçekleştirilecek.

Peki, neden ABD iki yıl bekledikten sonra müdahale ediyor ve neden sadece sınırlı bir operasyonla yetiniyor? Radikal yazarı Orhan Kemal Cengiz, ABD'nin etkin köşe yazarlarından dikkate değer 2 yazarın yazısıyla bu soruyu cevaplıyor.


HER AN SURİYE VURULABİLİR

Telegraph gazetesi, manşetten duyurduğu haberde İngiltere'nin Amerika'yla işbirliği yapıp Suriye'ye "günler içinde" saldırmayı planladığını yazıyor. Gazetenin haberi şöyle devam ediyor:

"Komutanlar olası hedefler belirlerken İngiliz askeri gemileri de Amerika'nın yanında Cruise füzesi atışına hazırlanıyor.

Hükümet kaynakları Başbakan David Cameron ve Obama'nın da dahil olduğu uluslararası liderler arasında görüşmelerin devam edeceğini, ama olası bir askeri müdahalenin gelecek hafta kadar erken bir zamanda başlayabileceğini söylüyor."


Andrew J. Tabler’in Foreign Affairs 21 Ağustos günü yayımlanan "Esad’ın Kazandığının Ertesi Günü" başlıklı yazısında aktardığına göre Esad güçleri Şam, Humus, Hama ve Halep’i birleştiren M5 otoyolu güzergâhını tam olarak kontrol altına aldığı anda bu savaşı kazanmış kabul edilmelidir. Bu bölge, Suriye’nin coğrafi olarak yüzde 40, nüfus olarak da yüzde 60-70’ini kapsamına alıyor.

ESAD BUNU YAPARSA ARTIK YIKILMAZ

Esad’ın bu bölgeyi bütünüyle kontrol altına alması, sadece Esad rejiminin belirsiz bir süre daha ayakta kalması değil, ama aynı zamanda Hizbullah ve İran Devrim Muhafızları’nın da Suriye’de kalıcı bir statü elde etmeleri anlamına geliyor. Esad bu bölgeyi kontrol edebilse bile, hem bu bölgedeki ‘direniş odaklarını’ ve hem de kontrol edemediği bölgelerden gelecek saldırıları göğüslemek için epey bir süreden beri Şabiha’yla omuz omuza ‘muhaliflere’ karşı çarpışan Hizbullah ve İran askeri varlığına ihtiyacı devam edecek. Bu şekilde ayakta kalan bir Esad rejimi, İran’ın bölgedeki etki ve gücünün dramatik bir şekilde artması anlamına geliyor.

Bugün ABD’nin müdahaleyi artık kaçınılmaz görme noktasına gelmesi, bu senaryonun gerçekleşmek üzere olmasından kaynaklanıyor. Yani Esad rejimi uzun süre ayakta kalmasına yardım edecek payandalar elde etmek üzere.

ABD'NİN NİYETİ:
NE ESAD NE MUHALİFLER KAZANSIN


BM DENETİME BAŞLIYOR


Birleşmiş Milletler denetçileri, Şam'da geçen hafta kimyasal silah kullanıldığı öne sürülen bölgeyi ziyaret etmeye hazırlanıyor.

Hem Suriye hükümeti hem de isyancılar, denetçilerin sağlıklı bir şekilde inceleme yapabilmesi için ateşkese razı oldu.

Denetçiler, beş gün önce olayın yaşandığı bölgeden laboratuvarda incelenmek üzere toprak, kan ve doku örneklerini toplayacak.

Suriye hükümeti dün denetçilerin bölgeye girişine izin vereceğini açıklamıştı.


ABD'nin olası bir Suriye müdahalesini niye sınırlı tutma niyetinde olduğunu New York Times yazarı Edward N. Luttwak ‘İki taraftan birisinin Suriye’de kazanması durumunda Amerika kaybeder’ başlıklı yazısıyla özetliyor.

Luttwak da ilk olarak, Esad’ın kazanmasının İran’ın kazanması demek olduğunu söylüyor. Ama ardından, ‘muhaliflerin’ kazanmasının da El Kaide’nin kazanması anlamına geldiğini sözlerine ekliyor. Bu durumda ABD için en iyi şık, iki tarafın da kazanamadığı, iki tarafın da tam olarak kontrolü ele geçiremediği bir durumu devam ettirmek olarak görünüyor.

ÜÇ SORU

Peki Suriye'ye yapılacak olası bir müdahale nasıl ve ne zaman gerçekleşir? Bu konuda Financial Times'daki James Blitz imzalı yazı dikkate değer. Blitz, Suriye'ye yapılacak olası bir müdahalenin üç soru taşıdığını yazıyor.

Sorulardan ilki Amerika ve müttefiklerinin geçen hafta gerçekleşen saldırı hakkında delillerin ortaya çıkması için ne kadar bekleyeceği üzerine…

Blitz, Irak'ın işgalinden önce Birlemiş Milletler denetçilerinin Saddam Hüseyin'in kitle imha silahına sahip olup olmadığını keşfetmek için daha fazla vakit tanınması gerektiğini söylediklerini hatırlatıyor. Blitz'e göre bazı Batılı yetkililer bu hatayı bir daha işlemek istemeyecektir.

İkinci soruysa Amerika ve müttefiklerinin BM kararı olmadan bir saldırıya girişip girişemeyeceği yönünde…

Buna cevaben bir kez daha Amerika'nın Irak'a saldırışında BM kararı beklemediğinin akıllara geleceğini yazıyor Blitz, ve Rusya'nın Güvenlik Konseyi'nde veto hakkını kullanma olasılığını aktarıyor. Buna rağmen, Blitz'e göre Amerika, Suriye'nin kimyasal silahları yasaklayan 1925 Cenevre Protokolü'nü ihlal ettiğini söyleyebilir.

Üçüncü soru ise, askeri müdahalenin ne içereceği…

İngiltere ve Amerika'nın, Esad'ın devrilmesiyle ortaya çıkacak bir iktidar boşluğunu dolduracak ılımlı bir grubun dolduramayacağını düşündüğünden geçmişte muhaliflere yardım etmekten çekindiğini hatırlatıyor Blitz ve ekliyor: "Ama şimdi pek çok askeri uzman, kimyasal silah kullanımının kabul edilemeyeceğini göstermek için Amerika'nın bir kerelik müdahale etmeyi düşünmesi gerektiği inancında."

İÇ SAVAŞ İÇİNDE İÇ SAVAŞ ÇIKABİLİR

Bugün Dünya medyasında Independent gazetesi için yazan Owen Jones'un Suriye analizi öne çıkanlar arasında. Jones, Suriye halkının iyiliği için Batı'nın ülkede bir askeri müdahaleye gitmemesi gerektiğini belirtiyor.

Owen Jones, Suriye'deki muhalefetin oldukça farklı gruplardan oluştuğunu, ve Esad'ın yerine gelecek olası bir gruba karşı "iç savaş içinde iç savaş" başlatılabileceğini öne sürüyor.

Jones, Batı'nın müdahalesinin bölgedeki sonuçlarına örnek olarak, Irak'ta çıkan mezhep çatışmalarını, ve Bahreyn'de demokrasi yanlısı protestocuların "Batı desteğini arkasına alan bir diktatöre karşı" çabalarını gösteriyor.

Jones ayrıca, Batı müdahalesinin İran'ın ve Rusya'nın tepkisini çekeceğini, ve durumu daha da kötüleştirebileceğini yazıyor.
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.