Erken değil tekrar seçim

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, seçim sonrası takvimini Bakü dönüşünde açıkladı. Görevlendirme öncesi liderleri tek tek davet edip onlarla görüşme planı olduğunu belirten Erdoğan sonraki sürecin ise şu şekilde olacağını anlattı: Birinci parti hükümeti kuramazsa görevi ikinci partinin liderine veririm. Koalisyonu kurarlarsa problem olmaz. Kuramazlarsa sandığı gidilir. Bu erken seçim değil, tekrar seçim olur. Zira ülkenin hükümetsiz kalması düşünülemez

Erken değil tekrar seçim

 Azerbaycan tarihinin en büyük organizasyonu olan 1'inci Avrupa Oyunları'nın açılışına katılan Cumhurbaşkanı , Bakü ziyareti dönüşünde uçakta gazetecilere önemli açıklamalarda bulundu. Cumhurbaşkanı olarak seçim sonrası izleyeceği takvimi açıklayan Erdoğan, aynı zamanda  Devlet Başkanı  ile yaptığı görüşmeleri de anlattı. İşte o açıklamalar: 

MİLLİ İRADEYE SAYGI 

CUMHURBAŞKANLIĞI MAKAMI TARTIŞMA KONUSU YAPILIYOR: Milli irade sandıkta tecelli etti. Sonuçlara hep beraber saygı duymak durumundayız. Ancak bir Cumhurbaşkanı olarak bazılarının farklı spekülasyonlar içerisine girmeye çalışmalarını doğru bulmadığımı da belirtmek isterim. Halkın yüzde 52'sinin oyuyla seçilmiş bir Cumhurbaşkanı'nın, makamının tartışma konusu yapılmasını doğru bulmam. Milli iradeye saygı, yüzde 52'ye de saygı göstermeyi gerektirir. Zira Cumhurbaşkanına bu görevi de bizzat millet vermiştir. 

MEDYA, AZINLIĞIN ÇOĞUNLUĞA TAHAKKÜMÜNÜ TEŞVİK EDİYOR: Bu seçimin birincisi, ikincisi, üçüncüsü ve dördüncüsü bellidir. En küçüğü en büyük gösterme gayreti siyasi acemiliktir. Ayrıca ülkenin geleceği açısından da müspet bir yaklaşım değildir. Seçimden sonra, bazılarının azınlığın çoğunluğa tahakkümünü teşvik eder bir tutum sergilemesini yanlış buluyorum. Buna ulusal ve uluslararası düzeyde bazı medya kuruluşları da dahil. Bundan kaçınmak lazım. 

UMARIM SÜREÇ UZAMAZ 

BAYKAL İLE TBMM AÇILIŞI İÇİN GÖRÜŞTÜK: Deniz Baykal ile görüşmenin içeriği genel hatlarıyla zaten basına da yansıdı. Kendisini davet etmemin sebebi, en yaşlı üye sıfatıyla TBM'nin açılışını yönetecek olması. Ayrıca gerek parlamento gerekse koalisyonlar konusunda kendisinin ciddi tecrübeleri... Konuştuk ve tüm bu hususlarda kanaatlerimizi paylaştık. 

GÜL, HÜKÜMETİN BİR AN ÖNCE KURULMASI GEREKTİĞİNİ SÖYLEDİ: Sayın Abdullah Gül de seçim günü aramıştı, seçimden sonra tekrar aradı. Kısaca süreci konuştuk. Bir an önce hükümetin kurulmasının iyi olacağını ifade etti. Ben de aynı kanaatte olduğumu belirttim. 

SÖYLEYECEK SÖZÜ OLANLA GÖRÜŞÜR��M: Görüşmem gereken, söyleyecek sözü olan, istifade edilebilecek herkesle tabii ki görüşürüm. Yemin törenleri ayın 24'ü 25'i gibi biter. Net söyleyeyim, siyasi ahlakım gereği, en fazla oyu olan siyasi partinin genel başkanını görevlendiririm. O kuramaz ise, yine siyasi ahlakım gereği, görevi bu kez de en fazla oy almış ikinci partinin genel başkanına veririm. Malum o noktada 45 günlük bir süreç var. İnşallah uzamaz. 

ERKEN DEĞİL, TEKRAR SEÇİM OLABİLİR: Her şey tabii mecrasında cereyan ederse, koalisyon yapılırsa, problem olmaz. Ama diyelim ki seçimlerden birinci çıkan parti bunu başaramadı, ikinci çıkan da hükümeti kuramadı... Böyle bir durumda, anayasa gereği, tekrar sandığa gitmek kaçınılmaz olur. Ben buna 'erken seçim' değil, 'tekrar seçim' diyorum. Zira ülkenin hükümetsiz kalması düşünülemez. Ülkemizin yatırımlarının, uluslararası ilişkilerimizin kesintiye uğramaması açısından da belirsizlik uzun sürmemeli; hükümet bir an önce kurulmalı. 

BARAJIN ALTERNATİFLERİ VAR: Ben Başbakanlığım dönemimde baraj konusundaki düşüncelerimi çok açık biçimde söyledim. Barajın yüzde 5'e düşürülüp daraltılmış bölge sistemine geçilebileceğini ya da barajın tamamen kaldırılıp dar bölge sisteminin benimsenebileceğini belirttim. Mesela mevcut sistemde, Ankara'da 116 bin oyla bir milletvekili seçilirken, Bayburt'ta ise 27 bin oyla, Tunceli'de 32 bin oyla bir milletvekili seçiliyor. Mevcut sistemin de tümüyle adil olduğu söylenemez. 

LİDERLERİ DAVET EDEBİLİRİM: Görevlendirmeyi yapmadan önce liderlerle görüşmek gibi bir planım var. Her birini ayrı ayrı davet edip sürece ilişkin görüşlerini almak istiyorum. Programıma bakacağım. Bu görüşmelere yemin töreninden önce de başlayabilirim. Dolayısıyla kendilerini önümüzdeki hafta davet edebilirim. 

SURİYE İLE İLGİLİ TAKVİMİ BELİRLEDİK

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Azerbaycan ziyaretinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile de geniş görüşmeler yaptı. İkilinin yaptığı görüşmeler hakkında Erdoğan'ın açıklamaları şöyle oldu: 
Ağırlıklı olarak Türkiye ile Rusya arasındaki ilişkileri ele aldık. Bunların başında da nükleer santral ve Türk akımı konuları geliyor. Türk Akım'da Türkiye'nin ihtiyacı olan bir hat söz konusu ama, bunun hedefi 4 hat olacak. Diğer hatlar Avrupa ülkeleri için gerekli. 

Rusya'nın nükleer enerji için yapacağı yatırım 22 milyar dolardır. Yaklaşık 450 megavatlık yatırım yapılması ve Türkiye'nin bu imkana kavuşması demek... Bu sayede daha ucuz enerjiye kavuşacağız. Hele Sinop'taki de tamamlandığında Türkiye sıkıntılarını aşmış konuma gelecektir

Ulaşımda kotalar ve serbest ticaret konularını da ele aldık. Bir diğer konu özellikle Kırım Tatarları'ydı. Kırım'a gönderdiğimiz bir heyet vardı. Bu heyetin raporunu Rusça olarak teslim ettik. Tatar Türkleri'nin endişelerinin olduğunu, akıbetleri noktasındaki sıkıntıları dile getirdik. Putin de bundan sonraki sürecin Kırım Tatarları açısından çok daha güven ve teminat altında olacağını söyledi. 

Putin, Duma Başkanı'nı da Türkiye'ye göndermesinin, hassasiyetinin göstergesi olduğunu söyledi. Dayanışmanın aynı kararlılıkla sürmesini istedi. Yukarı Karabağ konusunda da elinden gelen her şeyi yaptığını ve yapacağını dile getirdi. 

Ayrıca Suriye konusunu görüştük. Suriye ile ilgili takvim belirledik ve gerekli talimatları verdik. Dışişleri bakanlarımız sürecin takipçisi olacak. 

PKK SINIRDA TEHLİKESİ

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Suriye tarafında koalisyon uçaklarının Arapve Türkmenleri bombalaması, PYD ile PKK'nın ise bu bölgeleri doldurması hakkında da konuştu. Erdoğan, "Tel Abyad bölgesinde, Araplar ile Türkmenler'in hedef alındığı gibi bir hava var. O bölgeden yaklaşık 15 bin Arap ve Türkmen, Türkiye tarafına geçti. Onların boşalttığı yerlere, PYD ve PKK yerleştiriliyor. Bu pek hayra alamet değil. Sınırımızı tehditedebilecek bir yapı oluşabilir. Bu konudaki hassasiyetlerimizi herkesin göz önünde bulundurması lazım..." dedi. ABD Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Jeff Rathke de son gelişmeler üzerine, "O iddiaları duyduk. Bu durumdan biz de endişe duyuyoruz. Biz sadece IŞİD'i vuruyoruz. Konuyla ilgili bilgi topluyoruz" diye konuştu. 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.