Goyayım o gafaya iki odun

Yener Yanık yazdı...

Goyayım o gafaya iki odun

İki gün önce bir milletvekili “İzmir’i bizden koparıp Avrupa’ya verecekken”, birden bire on beşli kızları bulduk ülke gündeminde…
 
Tecavüzcüsü ile evlendirilme gibi bir iğrençlik de satır aralarında geçtiği için toplum ayağa kalktı…
 
Bildik kavgalar, bildik hengâmeler…
 
Bazen toplu kavgalar çıkar ya hani… Bir adam linçten ölmek üzere iken, vuranlardan biri der ki, la bu bizim adamımız, vurmayın
 
Tıpkı bunun gibi Hükümetin de kendini anlatamama gibi bir derdi var…
 
Erdoğan da bunu “en büyük sorunumuz, kendimizi anlatamamak”diye Türkiye için söylemişti.
 
Ya da malum çevrelerin bir şeyi o şey gibi değil de istediği şey gibi algılayıp ülkeyi kaşıma gibi bir hastalığı da diyebilirsiniz bunun adına.
 
Gezi olaylarında ortaya çıkan bu zihniyet, GEZİZEKALILAR olarak ülkenin altını üstüne getirmişti.
 
Şimdi yeni bir kaşıma ve kaşınma içindeler, dolar üzerinden dolup dolupdolarak  geliyorlar:
 
2000 ve 2001 gibi iki büyük ekonomik krizlerin ve anayasa kitapçıkları, yazarkasa fırlatmalarının ardından 14 yıl önce iktidara gelen AK PARTİ geliş gerekçesiyle götürülmek isteniyor...
 
2008' de dünyayı kavuran kriz Türkiye’yi teğet geçerken krizde bile Türkiye dimdik ayaktayken üstelik şimdi çok çok daha iyi bir durumda olmasına rağmen ne oldu da 1,80' lerden 3,60' a iki yılda gelen ve ülkede yüzde yüze yakın kur ayarlaması yaratan dolar ateşlenmeyebaşladı... 
 

Savaşa mı girdik, ülke haritadan mı silindi...
 
Bu kadar badireye rağmen( 15 Temmuz) hala ayakta kalan bir devleti ve hükümeti tıpkı Osmanlı gibi Duyun u Umumiye ile yola getirmek üzerine bir hamledir bu...
 
Dolar rezerv para olduğu müddetçe tam bağımsız olamayız...
 
Umarım bu çıkış bir hayra vesile olur da RUSYA ile ruble ve TL' ye döneriz...
 
Merkez Bankasının kur' a bilerek müdahale etmemesi, ha bire faizleri düşürmesi umarım bilinçli bir hamledir...
 
4' e yelken açan dolar, çok şeyi sarsar...
 
Diye yazmıştım birkaç gün önce…
 
Asıl konumuzla devam edelim…
 
Tecavüzcü Coşkun görselleriyle sosyal medyayı sallayan bu işin önce aslına sonra da sosyolojik yönüne girelim.
 
Yasayı 9 ay CHP Afyon Milletvekili Burcu KÖKSAL Meclis gündemine şu cümlelerle getirdi:
 
Gerçekten çok büyük bir mağduriyet var. Yani bir taraftan mağdur olan kadınları korumak durumundayız yani onların da hakkını savunmak durumundayız, bir tarafta da sizin gibi mağduriyet oluşanlara da hakkaniyetli davranılmak zorundayız.
 
Dün de Başbakan konuya açıklık getirdi:
 
Yaşı tutmayan, erken yaşta, reşit olmayan yaşta evlenenler var. Bilmiyorlar yasaları. Çocukları oluyor, baba hapse giriyor. Çocuklar anasıyla yalnız başına kalıyor. Bu şekilde 3 bin aile olduğu tespit edildi. Bir seferliğine bu mağduriyetin giderilmesine yönelik bir çalışmadır, Ama bu, tecavüzle ilgili bir konu değil.
Bundan böyle bu şekilde evlenmeler olursa hiçbir şekilde müsamaha edilmeyecek. Geçmişte bu cezaların varlığından haberdarolmayan, yaşı tutmayanların evlenmesi sonucu aile dağılmış, çocuklar anayla birlikte perişan, baba hapiste. Bir seferliğine mahsus olmak üzere 3 bin ailenin mağduriyeti gideriliyor.
 
Bakan Bozdağ ve Kılıçdaroğlu ile devam edelim:
 
Bakan Bozdağ, "Bu geçici bir düzenlemedir. Tecavüzcü ile evlenerek cezadan kurtulma imkânıgetirilmemiştir. Bunun aksini iddia edenler, konuyu bilerek ve isteyerek çarpıtanlardır. Tecavüzcüler kesinlikle bundan yararlanamayacak. Ortada büyük bir çarpıtma söz konusu" demesine rağmen Kılıçdaroğlu, AK Parti'nin 'Cinsel istismar' önergesi için, "5 yaşındaki çocuğa tecavüz edenlere af getiriyorlar. Sizde vicdan, ahlak yok mu? Düşünün 5-6 yaşında kız çocuğuna tecavüz edilecek. Tecavüzcüsü evlenirse affediliyor. Ahlaka bakın Allah aşkına" diye demeç verdi Trabzon’dan…
 
Benim oğlum bina okur, döner döner yine okur misali…
 
ÇARKÇIlar, çark etmeden dönmez çarklar, bizde çarklar maalesef kasetlerle, derin baronlarla dönüyor diyerek sorunun sosyolojik ve kültürel zeminine geçelim:
 
Yakın zamana kadar bölgemizde de görülen çocuk evlilikleri aslında yüzlerce yıllık bir gelenek ve maalesef acı da olsa bu bir gerçek…
 
Hangimizin dedesi ya da nenesi 15’inde ya da 16’sında evlenmedi.
 
O dönemin ailesi yapısı böyleydi. Her şey bilek gücüne dayandığı için eve çocuk da olsa çalışacak adam lazımdı. Tarlaya, ağıra, dağa, bayıra, çayıra, işe güce her şeye gelin lazımdı.
 
Okutulmayan, çocuk yaşta evlendirilen, sonradan üstüne kuma getirilen, karnından sıpa, başından dayak esirgenmeyen, gelin- kaynanana- görümce üçlemesiyle de iyice yıpranan bir kadın kültüründen geliyoruz. 
 
Şimdinin on beşlilerini bakkala bile yollayamayan bir toplum, o dönemin 15’lilerine annelik gibi çok çok büyük bir yükü maalesef yüklemiş.
 
Demek ki on beş yaş annelikse, şairin 35 yaşında ölümü düşünüp hayata veda eder gibi bakması gayet normal…
 
Şiirlerden türkülere gelelim:
 
Sadece gelenekte değil sözlü edebiyat geleneğinde de 15 yaş ile ilgili “ aşkı, flörtü hatta ve hatta erotizmi”  görebilirsiniz.
 
Şu türküleri hangi birimiz hiç dinlemedi ya da hiç bilmiyor:
 
 
Hey onbeşli onbeşli, tokat yolları taşlı 
On beşliler geliyor, kızların gözü yaşlı 




Ekin ektim çöllere de / Yoldurmadım ellere / Onbeşinde yar sevdim de / Sevdirmedim ellere
 

Ah aylari aylari / Geldi cicim aylari/ On beş yaşunda gızin/ Sallaniyi şalvari
 

Küçüktür benim yârim / Orucunu tutamaz/ Neyleyim böyle yâri/ Dar günümde yaramaz
 
 
On birinde bir yâr sevdim, / Taze açmış güle benzer. /On ikide şeker, şerbet,/ Oğul vermiş bala benzer.
 
Naçar Karac’oğlan, naçar, / Aşkın kitabını açar. / Yirmisinde vakti geçer, /Geçmez akça pula benzer.
 
Örnekleri onlarca ifade etmek mümkün ama “değil 15, 11 yaşa kadar bile inip yar seven” bir gelenek maalesef kültürümüzde var.
 
Geleneğe ne kadar kızıyorsak ya da bu durumu tasvip etmiyorsak bugün de bazı şeyleri özgürlük altında karşımıza dikenlere o derece tepki vermeliyiz.
 
Hatırlayın, Kürtaj yasasını protesto eden bir kesim vardı. Sevişirim de, hamile kalırım da, etime dokunma diyecek kadar ahlaki bir zafiyet içinde olanlar, birkaç yıl önce eylem yapmıştı.
 
Kim nasıl yaşamak istiyorsa öyle yaşasın. Eti de kendine kalsın ama yeter ki kimse bireyin ve toplumun huzurunu kaçırmasın. Ve kendisi gibi olmaya ve düşünmeye de kimseyi  zorlamasın.
 
Erkek ya da kız çocuğunu taciz eden, bunlara tecavüz eden fikrim odur ki asılsın. 60 yaşındaki adama 15’lik kızını veren baba da onu alan adam da cezasını fazlasıyla çeksin.
 
Çocuk yaşta olanları evlendirecek olanlar da bundan sonra aklını başına alsın. Ama gerçekten gelenek kurbanı olup da iki üç çocuğuyla ortada kalıp çaresiz kalan bir genç annenin de mağduriyeti göz önünde bulundurulsun.
 
 
 
Gelelim pusuda bekleyip ofsayttan gol koklayanlara:
 
Buradan bir çıngar çıkarıp da ülkeyi yine bir kündeye getiririz diye heveslenen GEZİZEKALILAR… Sözüm size…
 
Avucunuzu yalarsınız.
 
Birkaç söz de baştakilere:
 
Ah hökümet... Sırası mı şimdi... Adamlar zaten bir ivyeri arıyorlar... 



Şu OHAL zamanı,“attığın kartopu”belki de çığa dönüşmek üzere...
 
Yok, üç bin kişiyi kapsayacak, yok tecavüz mağdurları bunun dışında...
 
Sen ne dersen de, hangi iyi niyeti izah edersen et…
 
Sırası mı be Müslüman...
 
Buradan bir GEZİ bahanesi arıyor GEZİZEKALILAR...
 
Adamlar iki gün önce İzmir' i bölelim dedi, çıt yok...



Bunların Eski genel başkanı: 


 
Sırf AKP' ye muhalefet edeceğim diye ne kadar bölücü, kandilsempatizanı varsa partiye doldurdular, dedi, taban sessiz...
 
Şimdi, Ülkeyi böldürmeyeceğiz diye miting düzenleyip, miting ayağına HDP' lileride yanlarına alarak ülkeyi Gezi’ye çevirecekler...
 
"Sevişirim de, hamiledekalırım da, yetime dokun etime  dokunma" diyen afişliler en önde…
 
Yanlarında “bu meydan kanlı meydan diye halay çekenler..



Fetücüler, Demir Leydi’ciler" Kimi Hindu kimi yamyam kimi bilmem ne bela"cılar...
 
Ve bu fırsatı da en az iki yüz kişinin öleceği bir bombayla altın gole çevirmek için ellerini ovuşturan FETÖ- PKK- İŞİD soslu derin baronlar...
 
Höküm senin anladuk da
 
Hökümet’im,habuçahılgaffamlan demem o gi saha bizumTrabzon ağziylan:
 
 
GOYAYIM O GAFAYA İKİ ODUN...

 
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.