Gül: Tarihe saygının gereğidir

Cumhurbaşkanı Gül, Litvanya ziyaretinin son gününde Turgut Özal'ın şüpheli ölümüyle ilgili önemli mesajlar verdi.

Gül: Tarihe saygının gereğidir

Özal'ın "Ergenekon" örgütü tarafından zehirlendiği iddialarını hatırlatılması üzerine Gül, "Doğru olup olmadığını ispatlamak adli makamların görevidir. Tereddütlerin giderilmesi tarihe saygının gereğidir" dedi.

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Litvanya ve Letonya'yı kapsayan Baltık seyahatinin son ayağı olan Vilnius'ta beraberindeki basın mensuplarıyla bir araya geldi. Ziyaretin iş dünyası ve AB ilişkileri açısından faydalı geçtiğini söyleyen Gül, çözüm süreci, 8. Cumhurbaşkanı Turgut Özal'ın ölümü, başkanlık sistemi konularındaki soruları şöyle şanıtladı:

SON SÖZ MAHKEMENİN

* Turgut Özal'ın öldürüldüğü iddiaları var. Savcı, Özal'ın öldürüldüğü şeklinde bir iddianame hazırladı. Nasıl değerlendiriyorsunuz?

Mahkemelere bir şey diyemeyiz doğrusu. Mahkemeler onların doğru olup olmadığını ispatlayacak kurumlardır. Bu konudaki tereddütlerin giderilmesi tarihe saygının gereğidir. Türkiye'de çok tartışıldığı için benden de açıkça talep edildiği için çalışma yaptırdım. Devlet Denetleme Kurulu (DDK) tavsiyeleri doğrultusunda kabir açıldı, Adli Tıp raporlarını sundu. Mahkeme son sözü söyleyecektir.

ALMANYA'YA DÜŞEN GÖREV

* Son dönemde Avrupa'da şüpheli yangınlar yeniden gündemde. Özellikle Almanya'da şüpheli yangınlar oluyor.

Maalesef Almanya'da üst üste bazı gelişmeler oldu. Bunlar üzüntü verici. Hayatını kaybeden vatandaşlarıma rahmet diliyorum. Alman makamlarına düşen bir şey var; tereddüde mahal bırakmayacak şekilde olayların araştırılması ve ortaya çıkarılması gerekir. Daha önce 8 Türk'ün başına geline olayın Naziler tarafından öldürüldüklerinin sonra ortaya çıkması ve o süreçte yaşananlar bugün bunu söylememi gerektirmektedir. Tabi ki olayın ortaya çıkarılmasını bekliyoruz.

BİR İKİ AY BEKLEMELİ

* Başkanlık sistemi ve eyalet sistemi tartışmaları var. Çift başlılık tartışmaları geride mi kaldı?

Bir iki ay içerisinde Anayasa'da herhangi bir sistem değişikliğine adım atılabilecek mi ya da ona gerek kalmadan Anayasa üzerinde geniş bir konsensüs sağlanabilecek mi? Bunları görmek için az vakit kaldı. Ona göre bakmak lazım. Nihayetinde meclislerin çalışma takvimleri de ortada. Yazın en sıcak zamanında çok detaylı çalışmalar da yapılamaz. Bir iki ay beklemek lazım.

BASIN ÖZGÜRLÜĞÜNÜN DURUMU

* Cumhurbaşkanı olarak Türkiye'de basın özgürlüğünü durumunu nasıl görüyorsunuz?

Ben bu konularda çok konuştum. Basın özgürlüğünde önce kurallar gelir, sonra uygulamalar söz konusudur. Basın özgürlüğü deyince sadece işin kurallarına değil basının sahipleri, başındakiler yazarlar çizerler hepsine bir bütün olarak bakarım. Neticede bir ülkenin basını ne kadar ilkeli ve özgür ise o ülke için o kadar değer ifade eder. Basın özgürlüğünün önemini her fırsatta belirttim.

* Hasan Cemal'den sonra Amberin Zaman'ın görevine de son verildi. Nasıl yorumluyorsunuz?

Fikirlerini beğenir beğenmezsiniz ama basın özgürlüğü bir ülkenin en önemli en çok övüneceği konulardan birisidir. Bu konudaki fikirlerimi her zaman paylaşmışımdır.

Atılacak her adımı iyi hesaplamak lazım

* Akil adamlar belirlendi. Siz nasıl buldunuz, tavsiyeleriniz oldu mu?

Doğrusu bunlar teknik konular. Nihayetinde onlara detaylı girersem ister istemez polemik olur. İlk gün işin ana hatlarıyla ilgili ve çerçevesiyle ilgili görüşlerimi paylaştım. Başta siyasi partiler olmak üzere herkes katılırsa faydalı olur. Kim olur, ne tip komiteler kurulur, bunlar teknik ve karışmak istemediğim konular. Nihayetinde şu anda bunları yürüten hükümet var. Onların bileceği şeyler.

HÜKÜMET DÜŞÜNÜYORDUR

* Çekilme sürecine yönelik tartışmalar var. Hükümet ve Kandil başka şeyler söylüyor. Bu sıkıntı nasıl aşılır?

Dikkat edilmesi gereken hususlar, teknik hususlar. Girmek istemiyorum o konuya. Meclis'te yasal düzenleme vs. bunlar enine boyuna detaylı düşünülmesi gerekir. Atılacak her adımın neticeleri de var. Atılacak her adımı iyi hesaplamak lazım. Eminim ki bunları hem hükümet hem güvenlik birimleri düşünüyorlardır.

Litvanya ile yeni fasıllar açılacak

Litvanya, 3 ay sonra AB dönem başkanlığını devralacak 11 yıl aradan sonra Cumhurbaşkanı seviyesinde yapılan ziyaretler çok faydalı oldu. Letonya ile 300 milyon, Litvanya ile 500 milyon dolar ticaretimiz var. İş forumlarına her iki ülkenin cumhurbaşkanları ile bir araya geldik. Her iki ülkeden de Karadeniz üzerinden Türkiye'ye uzanacak kargo tren seferlerinin başlamasıyla ilgili anlaşma imzaladık.

Litvanya 3 ay sonra AB dönem başkanlığını devralacak. Her iki ülkenin Türkiye'nin AB desteğinden görmekten memnun oldum. Bazı fasılların Litvanya dönem başkanlığında açılacağını söylediler. Kendilerine istismar edilebilecek bazı konularla ilgili uyardım.

* İstismar edilmesi ihtimal olan konu nedir?

Malum bazı parlamentolar, 1915 olayları ile ilgili kararlar alıyorlar. Her ne kadar 2005'te böyle bir deneme olduysa da hükümetler şiddetli şekilde karşısında durmuşlar. Türkiye ile olan müttefiklik ilişkilerine önem veriyorlar. Bunun her iki ülkede farkında.

Yeni devletler söz konusu olduğunda dikkatli olmalıyız

* "İmparatorluk refleksiyle hareket etmeliyiz" ifadeniz daha önce var olan 'Yeni Osmanlı' tartışmasıyla beraber gidiyor. Yeni Osmanlı ile imparatorluk refleksi aynı şeyler mi?

Osmanlı bizim gurur duyduğumuz geçmişimizdir. Ama bugün Türkiye Cumhuriyeti üniter bir devlettir. Politikaları, dış politikaları bellidir. Herhangi bir ülkenin toprağında gözümüz olmadığı gibi herhangi bir politikayı da empoze edemeyiz. Her ülkenin bir gururu vardır. Her milletin bir onuru vardır. Hele hele eskiden beraber olduğumuz topraklardaki yeni devletler söz konusu olduğunda daha dikkatli olmamız gerekir. Dış politikada bunlar hassas meselelerdir. Onun için benim söyleyişim kendi üniter sınırlarımız içinde, üniter yapımız içinde, bizim devraldığımız bir özgüven olmalı. Kendi içimizde bir özgüven içinde hareket etmek, farklılıkları zenginlik olarak görmek ve sahiplenme açısından söyledim. Niyetim çok açık burada. Türkiye cumhuriyeti büyük bir ülke. Koskoca imparatorluğun bakiyesiyiz. Bu kadar göç olmuştur. herkes bir şeyler taşımıştır. Ama hepimiz bir kazanın içinde kaynamışız. Reel politikayı bilen, dikkate alan biriyim.

KERRY'NİN ZİYARETİ

* ABD Dışişleri Bakanı Kerry'in bir ay içinde iki kez Türkiye'ye gelmesi bölgesel dengeler açısından bir şey ifade eder mi?

Çok dinamik bir süreç yaşanıyor bölgede. Olağanüstü bir şey görmüyorum şu olup bitenler çerçevesinde. Yeni olağanüstü bir şey beklemiyorum o anlamda. Yaşananlar son bir iki senedir zaten olağanüstü. Yeni bir şey pek görmüyorum.
KAYNAK: BUGÜN GAZETESİ
Yorum Ekle
İsim
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.